1 milyon Türkiye fotoğrafı
|
 |
Gokhan_19
19 yıl önce - Çrş 16 Hzr 2004, 10:59
İslam Konferansı Örgütüne Türk Genelsekreter
İKÖ, İstanbul zirvesinde demokrasiye adım attı ve tarihinde ilk kez genel sekreterini seçimle belirledi. İKÖ Genel Sekreterliği’ne Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu seçildi.
İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) Genel Sekreterliği’ne Türkiye’nin adayı Prof Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu getirildi. Bugüne kadar Genel Sekreteri konsensusla seçen İKÖ’nün tarihinde ilk kez demokratik seçim yapıldı. Birden fazla adayın çıkması ve bir aday üzerinde uzlaşmaya varılmaması üzerine, genel sekreterin oylamayla belirlenmesi yöntemi benimsendi. İKÖ’ye üye 56 ülkenin katıldığı oylamanın ilk turunda, Türkiye’nin adayı Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu 32 oy aldı. Varılan anlaşma üzerine 12’şer oy toplayan Bangladeş ve Malezya adaylıktan çekildi.
İKÖ Genel Sekreterliği’ne seçilen Prof. İhsanoğlu, ‘Toplantılarda Kıbrıs için alınan sonuç ve Türkiye’nin genel sekreterliğe getirilmesi, Türkiye’nin çifte bayramıdır’ dedi. Prof. İhsanoğlu, Türkiye’ye gösterilen alaka ve Türkiye’nin adayına yönelik güvenden emin olduklarını belirterek, bu sonuçtan dolayı çok mutlu olduğunu ifade etti.
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, ‘Bu aslında teşkilat için yeni bir adım, İslam dünyası için bir işaret oldu’ dedi. Gül, ‘Demokrasinin, şeffaflığın, genelde bazılarını korkuttuğunu, önceden karar vermenin tercih edildiğini, ancak bu kez genel sekreterin seçimle belirlenmesiyle demokrasi için adım atılmış olduğunu’ söyledi. Gül ‘Reformları, demokrasiyi konuşuyorduk, İslam dünyası bunun adımını fiilen atmış oldu’ dedi. İslam, Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi Genel Direktörü İhsanoğlu’nun, 24 yıldır örgüt bünyesinde çalışması, yapısal reformların gerekliliğinin tartışıldığı bir dönemde seçilme şansını daha da artırdı.
Eşlerin İstanbul gezintisi
İKÖ Toplantısı’na katılan delegelerin eşleri, dün İstanbul’un tarihi ve turistik yerlerini gezdi. Önce Sultanahmet Camii’ni gezen konuklar, ardından Sarayburnu’ndaki Sepetçiler Kasrı’nda öğle yemeği yedi. Konuklar, Beyoğlu Refia Övüç Kız Teknik Öğretim Olgunlaşma Enstitüsü tarafından hazırlanan ‘Osmanlı’dan Günümüze’ adlı defileyi de izledi.
http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~1@w~7@n ...802,00.asp
|
 |
pavyon osman
3 yıl önce - Pzr 10 May 2020, 15:01
İslam Konferansı Teşkilatı Genel Sekreterliğinden Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Adaylığına Giden Bir Ömür:Ekmeleddin İhsanoğlu
-Küresel emperyal iradenin 2014 yılındaki asıl hedefi BOP'a daha rahat yürüyebilmek için Erdoğan'ın başkanlığını tesis etmek ve bunun ilk adımı da Cumhurbaşkanlığı seçimleri...
-Öncelik Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı seçilmesiydi ve bu organizasyonu yapacak kişi de uzun zaman önce belliydi...
-Emperyal irade güdümünde kaset kumpası sayesinde CHP'nin başından uzaklaştırılan Deniz Baykal'ın yerine bu makama getirilen Kemal Kılıçdaroğlu genel başkanlığındaki CHP yönetimi demokratik bir yolla CHP mebuslarına,belediye başkanlarına ve örgüt emekçilerine ''kimi cumhurbaşkanı adayımız olarak görmeyi tercih edersiniz?'' diye sordu.Ezici bir çoğunlukla ''Prof.Dr.Yılmaz Büyükerşen'' ismi çıktı.CHP kurmayları ayrı ayrı Büyükerşen'e telefon edip adaylığın kesinleştiğini bildirdiler.Büyükerşen'in adaylığının açıklanacağı gün bütün televizyonların canlı yayına bağlanıp nefesler tutulmasına rağmen CHP'nin adayı kamuoyuna bildirilmedi.CHP tabanı ve örgüt emekçileri başta olmak üzere medya amiyane tabirle ülkenin müesses nizamı şaşkındı.Ertesi sabah kameraların karşısına çıkan Kılıçdaroğlu,Bahçeli ve MHP cephesiyle birlikte müşterek olarak İhsanoğlu'nu aday olarak belirlediklerini söyledi.Türkiye'de o tarihte tanınırlık oranı sadece %22 sınırındaydı.İhsanoğlu fikri Gül'ün önerisiyle Bahçeli tarafından ortaya atılmıştı.Yani bugün AK Parti ve Erdoğan'a vefasızlık yapmakla Gül'ü suçlayan Bahçeli o günlerde adaylık için Gül'ün kapısını çalmış ama Gül aday olmayacağını belirleyip muhalefete aday olarak İslam Konferansı Örgütü(İslam İşbirliği Teşkilatı) Genel Sekreterliği yapmış Prof.Dr.Ekmeleddin İhsanoğlu ismini önermişti.Bahçeli de İhsanoğlu ismini cebine koyup Kılıçdaroğlu'na İhsanoğlu'nu fısıldıyor ve İhsanoğlu'nun adaylığını Kılıçdaroğlu kamuoyuna ilan ediyordu.
-Emperyal iradenin hedefi açıktı:En önemli hedefleri Cumhurbaşkanlığı seçimleriydi... Ve bu seçimi mutlak surette Erdoğan kazanmalıydı... Sürprize tahammül yoktu...
-Türkiye'de Erdoğan'ın kesinlikle kazanabilmesi için sosyolojik, siyasal ve kişilik tüm dinamikleri alt alta koyarak rapor hazırlandı.
-Buna göre Erdoğan'ın kazanması için temel şart Erdoğan'ın seçimi 2. tura bırakmadan kazanmasının "zorunlu oluşuydu".
-Zira seçimde 2. tura kalınması halinde CHP+HDP+MHP tabanının "fiili" bir konsolidasyon sağlayarak Erdoğan'ı ala aşağı etme şansı vardı ve bu duruma kesinlikle müsamaha gösterilemezdi.
-O nedenle Erdoğan karşısına öyle bir aday çıkarılmalıydı ki... Erdoğan için çok kolay bir lokma olmalıydı...
-Ama bir yandan Erdoğan'ın seçilememesi halinde bir B planı da gereklidir. KALDIRACIN diğer yanında öyle bir isim olmalıdır ki, olası bir yol kazasında Erdoğan sandığa gömülse bile enerji koridorunu ABD adına savunan, işbirliğine kayıtsız açık olan bir isim seçilmelidir...O isim de "kestirilemez" refleksleri olan Türk seçmeninin Erdoğan'ı sandığa gömme ihtimali karşısında olası bir yol kazasında ABD ve Atlantik Cephesinin çıkarlarını kayıtsız şartsız koruyacak olan bir isim olmalıdır...
-Erdoğan karşısına "çıkartılacak" aday; hem muhafazakâr görünümlü, hem muhafazakârların desteğini alacağı düşünülürken, aslında "Erdoğan varken niye ona vereyim" dedirterek tepkisel olarak muhalif oyları bölecek, hem de ABD çıkarları ile uyum içerisinde bir isim olmalıdır.
-Aday, sol yahut milliyetçi kimliklerin üzerinde bir aday olmalı, eğer 2. tura kalınırsa, bu 2 ideolojik yapının "vatanseverlik" ortak paydası üzerinden bir blok oluşturması da böylece önlenebilmelidir...
-Bu aday, sağda tecrübesiz olmalı "öncelikli tercih" Erdoğan karşısında miting ve kampanyalarda üstünlük kuramamalıdır...
-Ve ilk başta da söylediğimiz gibi, tüm bu olumsuz şartlara rağmen Erdoğan'ı yenip Cumhurbaşkanı olsa dahi ABD enerji hattı çıkarları devam etmelidir...
-Profil netleşmiştir ve artık bu profilin isminin konulması gerekmektedir... ABD öncülüğünde, İngiltere ile Suudi Arabistan da seçimleri yakından izlemektedir...
-Zira ABD ve İngiltere gibi, bu ülkelerin "uydusu" olan ancak aynı zamanda bölgede liderlik iddiasındaki Suudi Arabistan da yeni bir Cumhurbaşkanı, yeni bir ittifak arayışı ile Türkiye'nin BOP Projesi çerçevesinden çıkabileceğinden ve liderlik iddiasında kendisi ile bir başka ittifakın desteği ile yarışabileceğinden endişelenmektedir.
-Özellikle sol tandanslı, Rusya ile iyi ilişkiler kurabilecek, alternatif enerji hatları üzerine İran ile müşterek çalışabilecek bir Cumhurbaşkanı seçilmesi, hem küreselcilerin hem Suud Hanedanı'nın tahammülü olmayan bir ihtimaldir...
-Ve neticede herkesin malumu olan kesin bir vaziyet var ki, bu görüşmeden günler sonra Kılıçdaroğlu,Bahçeli'ye ziyarette bulundu...
-Baş başa yapılan görüşmenin sonrasında Kılıçdaroğlu pek sevdiği kameraların önüne geçti ve CHP'lileri yöneticiler de dahil şok eden "ÇATI ADAY EKMELEDDİN İHSANOĞLU'DUR" açıklamasını yaptı...
-İhsanoğlu, Mısır doğumlu bir Türk vatandaşı olmakla birlikte, yıllarca Türkiye'yi görmemiştir. Öğrenimini İslami eğitimde otorite sayılan Mısır'ın El Ezher Üniversitesi'nde tamamlamıştır...
-Ekmeleddin İhsanoğlu, 24 yıl boyunca İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) İslâm Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi'nin genel direktörlüğünün yürüttü...
-Bu görevinin yanı sıra, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü ile Türk Bilim Tarihi Kurumu'nun başkanlığını ve İstanbul Üniversitesi Bilim Tarihi Müze ve Dokümantasyon Merkezi müdürlüğü görevlerinde bulundu.
-İlaveten Ekmeleddin ihsanoğlu ismi yıllardır birbiriyle sağcı-solcu diye faşist-komünist diye kavgalı olan MHP-CHP tabanlarının ve teşkilatlarının belki de ilk defa ortak müşterek bir aday çerçevesinde birlikte buluşturulduğu en canlı örneği oldu.Ayrıca,İYİ Parti'nin nüvesi kadrolarla CHP tabanının ilk teması da bu olaydır.
-Belki o tarihlerde İhsanoğlu ismi fiyaskoya dönüşüp Erdoğan'ın zaferini muhalefet uzaktan izlemiş olsa da Millet İttifakı'nın temelleri 2014'te atılmıştı.Sağ eliyle bozkurt işareti yapan,sol eliyle Türksolu dergisi sallayan bir İhsanoğlu belki o günlerde AK Parti tabanını gülüp geçirirken CHP-MHP tabanlarına kriz yaşatıyordu.Ama 5-6 yıl içinde CHP-MHP tabanları hiç olmadığı ölçekte yakınlaştı.Ekmeleddin İhsanoğlu'ndan önce Ankara'da Mansur Yavaş,Keçiören'de Turgut Altınok ve yurdun bazı yerlerde yerel düzeylerde CHP-MHP tabanları birbirine ısındırılmıştı.Ekmeleddin İhsanoğlu da bunun ulusal vitrine taşınma çabalarının ete kemiğe büründürülmesi oldu.
-Yani başarılarla dolu bir kariyeri olan Ekmeleddin İhsanoğlu hiç görmediği Türkiye'de belki tecrübesiz biçimde siyasi yarışa başlayıp CB seçimlerinde ve TBMM Başkanlık oylamasında iki kere AK Parti'ye kaybetti ve muhaliflerin tepki oklarını üzerine çekti ama uzun vadede Türk siyasetinde uzun yıllardır devam eden ezberlerin darmadağın edilmesine katkıda bulunarak Türk siyasetindeki yerini almıştır.Zaten İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterliğine de bir Türk sekreter olarak gelebilmek de kolay değil...
|
 |
|
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|