sayfa 55  |
 |
Doğan Elli
13 yıl önce - Cum 25 Arl 2009, 16:06
Biliçleniyoruz..
Değerli üstatlar ve sevgili arkadaşlar...
Küresel Isınmayı tetikleyen faktörlerin başında çevre duyarlılığı gelmektedir.. Özellikle kurulan fabrikalar kimyasallar ve ağır işçiliğin olduğu tüm sektörler çevre kirliliği dolayısıyla küresel ısınmayı üstümüze çeken en önemli faktörler...
Özellikle 1990 yılı sonrasında Ozon deliğindeki büyüme ve şartların ilerleyen senelerde bizi zorlayacak duruma gelmesiyle bir dizi önelmler alınmaya başlandı...
Örnek verececek olursak ilk hareketi 19.yüzyılın başında New Castle binasıyla başlayan ve 1990 yılında bir çok ülkede artık zorunluluk haline getirilen yeşil bina projesi...
Ayrıca fabrikalardaki atıkların geri dönüşüm yollarıyla büyük tasarruflar sağlaması..Araçlardaki egzzozun daha az zarar verebilecek düzeye indirgenmesi...
Ve su tasarrufu... Doğal olarak bilinçlenme bu konuda çok önemli çünkü insanlığın genel hastalığından biridir raporu belli olup ta reçeteyi uygulayamamak...
Bazı Avrupa ülkeleri artık yasalar ve kanunlarla bunları engellemeye başlıyor...Yazıyı daha fazla uzatmamak adına şimdilik örnek vermiyorum ama istenirse tüm örnekleri ve kaynaklarını buraya linkleyebilirim...
Ve gelelim ülkemize... İstanbulumuza... Gazetedeki bir haber benim umutlanmam ve insanların biliçlenmeye başladığına dair çok hoş bir haber bu...
http://www.nethaber.com/Toplum/126735/ISTANBULDA- ...DE-90-DOLU
Bu haberin detayı yağışlarla barajalrın doluluk oranının yüzde doksanlara çıktığı söylenmiş.. Tabii ki bu da mutluluk verici... Ama esas önemli kısım şu satırlarda saklı:Kente yıllık verilen su miktarı ise İstanbulluların suyu tasarruflu kullanma bilincine ulaştığını gösterdi. Geçen yıl 718 bin 347 metreküp olan verilen su miktarı, bu yıl 663 bin 67'ye düştü.
İşte bu haber bile küresel ısınmaya tasarrufa bizim halkımızın da tepkisiz kalmadığını artık bilinçlenmeye başladığını gösteriyor...
Bir de Avrupa Amerika ve diğer gelişmiş ülkelerde olduğu gibi çıkacak kanunlarla bu durum daha da düzelebilir...
Ve 100 yıl sonrası için düşünülen ve çok doğru olan felaketler bizlere uğramamış olur...
İşte buyüzden hepimize önemli görevler düşüyor...Bunları uygularsan torunlarımız ve onların çocukları tıpkı bizim çocukluğumuz gibi cıvıl cıvıl bir dünya ve İstanbulluarsa her kış kar görebilir
Yeter ki başlayan duyarlılığımızı kaybetmeyelim...
Saygılar...
|
 |
obasar84
13 yıl önce - Cum 25 Arl 2009, 16:24
KUVVETLİ POZİTİF-NEGATİF NAO ve ETKİLERİ
NAO’nun uzun vade salınımına baktığımızda ocaklan birlikte tekrardan kuvvetli negatif faza (–2)’lere ineceği gözüküyor.Kabataslak şu sonucu çıkarabiliriz ocak 15’e kadar bölgemizde ılık ve yağışlı havalar beklenebilir.NAO’nun KUVVETLİ NEGATİF(-2) fazda olduğu dönemlerde;genelde avrupa soğurken akdeniz havzası ısınır izlanda a.b’leri geniş bir coğrafyada etkili olur.Y.b’ler genelde 30 derece enlemi ile gröndland civarlarında konumlanır yani avrupa içlerine kadar giremezler.Bu durumda akdeniz havzası özellikle doğu akdeniz havzası ılık ve yağmurlu,kıta avrupası ise soğuk ve genelde kar yağışlı olur.NAO’nun KUVVETLİ POZİTİF(+2) fazında ise bu sefer kıta avrupasında kuvvetli Y.b’ler(1040mb ve daha yukarısı) egemen olmaya başlar.izlanda a.b’si daha çok atlantik üzerinde veya kuzey avrupada iskandinavya üzerinde salınır.Bu kuvvetli y.b avrupanın birçok yerinde yağışı engeller sakin ve ılık havalar yaratır.Burdan şu sonuç çıkıyor Türkiye’nin kar alması için NAO ‘nun kuvvetli negatif ve kuvvetli pozitif fazları işimize gelmiyor.Kuvvetli negatif durumda bol yağış alırız ama hava ılık olur ve kar yağışı görülmez.Kuvvetli pozitif durumda ise bu sefer yağış olmaz ve yine göreceli ılık oluruz.Demek ki NAO ‘nun (–1),0 ve (+1) aralığında nötr’e daha yakın pozisyonda olması kar için şansımızı daha çok arttırmaktadır.Tabi y.b’nin konumuda burda çok önemli,bize doğru değilde avrupaya doğru yönelmesi lazım.
|
 |
obasar84
13 yıl önce - Cum 25 Arl 2009, 16:39
ÖZETLE
Küresel iklim değişikliğinin bölgemiz üzerindeki olası etkilerini(yani sıcaklıklardaki artış ile yağışlardaki azalışın nedenini) fazla tekniğe girmeden herkesin anlayacağı tarzda basitçe açıklayacak olursam eğer en büyük sebebinin YÜKSEK BASINÇ SİSTEMLERİNİN DAHA ÇOK ETKİSİ ALTINDA KALACAĞIMIZDANDIR.TIPKI ORTADOĞU VE KUZEY AFRİKA ÜLKELERİNİN KALDIĞI GİBİ.
|
 |
Emre2001
13 yıl önce - Cum 25 Arl 2009, 16:41
Küresel ısınma sıcaklık dağılımlarında kuzey enlemlerine doğru bir yükselmeye neden olurken acaba daha güney enlemlerin iklimleri birebir aynı mı taşınacak ? Hemen güneyimizdeki ülkelerde bozkır, yarı çöl ve çöl iklimleri hüküm sürerken sadece sıcaklık ortalamalarının artması bu iklim koşullarını bize getirir mi ? Bunlardan çok emin değilim. En basitinden, 10 derece daha kuzey bir enlemde ortalama sıcaklıkların artması durumunda bile yaz/kış gündüz gece uzunlukları daha farklı olacak, gece soğumlarından dolayı gündüz sıcaklıklarındaki havadaki doymuş nem oranları yoğuşma ile gece yağışlarına sebep olabilecektir. 21. yy'ın iklim değişikliklerini tahmin eden simulasyonlarda elbette pek çok değişken göz önüne alınıyordur ama herşeyi birebir simüle edebiliyorlar mı onu göreceğiz.
|
 |
serdarg
13 yıl önce - Cum 25 Arl 2009, 16:49
karlı yılbaşıları
Yılbaşının kar altında geçmesi birçoğumuzun ve çocukluğumuzun rüyasıdır. Burda İstanbul ve Bursada (Aslında Bülent beyin katkıları için; Forumun Adını İstanbul ve Bursa için Kar tahminleri olarak değiştirmek lazım) kar altında geçen Yılbaşılarının istatistiğini belli bir kaynaktan sunamayacağım. Fakat hafızamızın yettiği kadarıyla 1980'lerden itibaren İstanbul için;
31 Aralık 1982 (Kuvvetli)
31 Aralık 1991 (veya 1992) (Kuvvetli)
31 Aralık 2009 (çok zayıf kar ve kky)
sizlerinde hatırladığı varsa lütfen ekleyiniz...Bol karlı yeni yıllar.. 
|
 |
zafer yüce
13 yıl önce - Cum 25 Arl 2009, 17:25
OCAK 8 KAR İHTİMALİ
Bir görünüp bir kaybolsada ocak 7 itibariyle soğuma ve 8 ocakta İstanbul'da kar ihtimali gözükmektedir.Ancak onun öncesinde tahminim Yeni yıla İstanbul'un mevsime göre oldukça ılıman bir havada gireceği asıl ekstrem değerlerin ise ocak ayının ilk günlerinde görülebileceğidir.Geçen kışı karsız geçtik ama sıcaklık hiç bu kadar ekstrem değerlere ulaşmamıştı.Orçun bey ve Bülent beye bir kez daha seslenmek istiyorum 7 ocak itibariyle öngörüleri nelerdir?ve şahsen bu kadar ekstrem sıcaklıkların yaşandığı ve yaşanacağı bir dönemden sonra kuvvetli bir soğumanın olması gerektiğini düşünüyorum.Aksi takdirde ocak ayı normallerin 1-1,5 derece üzerinde değil en az 5-6 derece üstünde biter.1 ocakta 17-18 derece sıcaklık ne demektir arkadaşlar?gerçekleşirse şaka gibi,İstanbullular olarak yeni yıla güney yarımkürede mi giriyoruz kuzey yarım kürede mi?biri bana açıklasın lütfen...
|
 |
obasar84
13 yıl önce - Cum 25 Arl 2009, 18:02
UZUN VADE HAVA TAHMİN TEKNİĞİ
Hava tahmin tekniği hakkında yeterli bilgisi olmayıp buralarda önümüzdeki günler için uzun dönem soğuk ve kar tahmini yapanlara ufak bir ipuçu vermek istiyorum.7 veya 15 günlük hava tahmin modellerinde avrupa üzerinde herhangi bir yüksek basınç sistemi gözükmüyorsa veya alçak basınç sistemleri yoğunluktaysa(tıpkı bugünlerdeki gibi) ilerisi için bölgemizde kar ihtimali çok zayıf diyebiliriz.7 veya 15 günlük haritalarda kıta avrupasında belirginleşen ve gelişen bir yüksek basınç sistemi gözüküyorsa ilerisi için bölgemizde,soğuk havaların ve dolaysıyla kar yağışlarının olabileceği sinyallerini verebilir.Hava tahmin tekniği zayıf olan arkadaşlarımızın uzun vade kar tahminlerinde bu faktörleri mutlaka bilmeleri şart.Şimdi burda kar tarihi verenlere soruyorum basınç sistemleri sizin verdiğiniz tarihte ne durumda olacaklar avrupada hangi basınç sistemi egemen olacak bir bakın bakalım.İşkembeden bedavadan bir tarih atmayın ortaya.Haritalarda basınç sistemlerinin hareketlerini ve baskınlıklarını bir inceleyin ondan sonra önümüzdeki günlerde hangi basınç sisteminin hangi hareketi yapacağını tahmin edin kim kime üstünlük sağlayabilir bunları inceleyin sonra ortaya bir tarih atın.Mesela ben haritaları inceledim ve uzun vadede alçak basınçın yüksek basınca karşı yine üstün olacağını gördüm.Buda uzun vade tahminde kar olasılığını aza indirmektedir.
|
 |
obasar84
13 yıl önce - Cum 25 Arl 2009, 18:47
ANILAR ŞİMDİ GÖZÜMDE CANLANDILAR
Bu sene kış sert ve karlı geçse bile bu bazı dinamiklerin(iklim değişikliğinin) değişmeyeceği anlamına gelmez.Sanayi devrimi ile birlikte ivme kazanan ısınma süreci günümüzde artık dahada büyük ivme kazanmıştır.Sene 2010’a geldi beyler!!! beklenti 2030’da dünya ikliminde(özellikle Türkiye’de) daha belirgin değişiklikler olacağı yönünde.2100 yılına doğru ise bölgemizde artık hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağı doğrultusundadır.Dünyadaki küresel ısınmanın en büyük nedeni ise teknolojinin gelişmesi(örnek bilgisayar,cep telefonu,radyasyon yayan cihazlar v.s) motorlu taşıt kullanımındaki artış(örnek istanbul trafiği v.s) ve bir sürü değişik sanayi alanlarının çoğalması ve gelişmesidir(örnek yeşil alanların yok edilip betonlaşma ve sanayi üretim tesisleri için kullanılması v.s).Bu saydığım faktörlere önlem alınmazsa eğer gelecekte dahada artacaktır.Çünkü teknolojinin gelişmesi ile insanoğlunu “para hırsı” bürümüştür ve kamçılamaktadır dahada çok nasıl kazanabilirimin hesabını yaptırmaktadır.Belki bizler 2100’lü yılları göremeyeceğiz ama varsa çocuğunuz veya torununuz bu yılları büyük ihtimalle görecek ve yaşadığımız bu nesile karşı yani bize karşı isyan edeceklerdir niye bize böyle bir dünya bıraktınız diye..
|
 |
Doğan Elli
13 yıl önce - Cum 25 Arl 2009, 19:57
Değerli Obasar;
Yaptığınız tahminlerin gerçekçilik payları ve küresel ısınmayla ilgili mesajlarınız taktire şayan hem uyarıcı hem de bilgilendiricir.. Bu bakımdan teşekkür ederiz...
Ancak üslubunuz biraz kırıcıdır... Zafer Bey'in yaptığı bu tahmine benzer tahminleri şu anda 15 günlük tahmin yapan iki site havadurumu.com ve accuweather.com da aynı şekilde vermiştir..
Bir evvelki sayfada acuuweather ve 15 günlük tahminlerin geçerliliği konusunda zaten kişiler görüşlerini belirtmişlerdi.. Buna benzer görüşleri söyleyebilirsiniz ama ''işkembeden sallamak'' gibi tabirler bizlere yakışmaz...
Bildiğim kadarıyla burası özgür bir forumdur ve isteyen istediğini söyleyebilir.. Eğer yanlış ya da ters gelen bir şey varsa düzgün birşekilde tartışılır... Ama bu durumda üslubun dozunun ayarlanmasının gereğine inanmaktayım...
Siz, Sayın Orçun Bostancı ve Sayın Bülent Bey bu işi bilen bazı görüş farklılıklarınız olsa da gerek açıklamalarıyla gerekse yaptığı tahminlerle burada saygınlık kazanan ve yorumları merakla beklenen insanlarsınız... Şahsen ben de sizin her yorumunuzu dikkatle okuyor sayenizde birşeyler öğreniyorum...
Tek ricam üslubunuzun da en az meteoroloji öngörünüz kadar muhteşem olmasıdır...
Saygılarımla;
|
 |
Bülent BİRDEN
13 yıl önce - Cum 25 Arl 2009, 22:04
Kuzey atlantik salınımı
http://www.cpc.noaa.gov/products/precip/CWlink/pn ...index.html sitesinden takip edebilirsiniz.
-1'den 0'a doğru hareketler var. obasar84 kardeşimin anlattığına göre Türkiye'de soğumanın gözlemlenmesi gerekir. Bu da Zafer Yüce beyi doğruluyor olabilir. Dediği tarihlerde soğuma gerçekleşebilir.
Yalnız NAO verisini çekinerek kullanmayı tercih ediyorum. Çünkü aşağıda 50 yıllık ortalama aylık NAO verileri var. Kaynakla belirttim. Kırmızı renkli boyadığım kalınlığı 20 cm geçen kar kalınlığı yaşadığımız dönem. Sarılar ise karla kaplı kışların geçtiği dönem. (10-20 cm). Her karlı dönemde 0'a yaklaşmamış. -0.89'dan, +1.7'ye kadar kar görmüşüz.
(+)
30 Kasım tahminimde Aralık soğuk geçecek diye gaza gelmemin sebebi de NAO. NAO Düz gidecek zannettim. Ama mortingen oldum. Referans alınacak düzgün bir kaynak. Ama Jet Akımlarını, Uydu görüntülerini, uzun yıllar istatistiklerini izlemek lazım.
Hepimiz bilgimizi birbirimizle paylaşalım. Bilgimiz arttıkça, tahminlerimizde tutarlı olacak. Bu konuda uzmanlaştıkça ülkemizde daha bilinçli insanlar olacak. Gelecek nesiller belki bu merakımıza özenip usta birer meteorolog olabilir. Küresel ısınma geleceğin sorunu. Evet Kar tahminleri ile bu platform başladı. Zaten hayattaki tüm ciddi işler insanların hobilerinden ve meraklarından ortaya çıkmıştır.
|
 |
sayfa 55  |