1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 5  |
 |
Olgay Sadak
17 yıl önce - Cmt 20 May 2006, 19:53
Sayin Özisik siteye hos geldiniz, eski günleri hatirlayanlar cogaliyor diye sevindim,
Hakikaten bahsettiginiz senelerde Magiruslarin Türkiye yollarinda Kral ligi ilan edilmisti, biliyorsunuz önce Saturn tipi* ile Jet Turizm baslatmisti. Bahsettiginiz MAS ile benim de yolculugum vardir, Ankara merkezli bu firma en pahali olani idi, genellikle MAN otobüsleri kullaniyorlardi daha sonra dik camli Mercedes getirttiler yanilmiyorsam 10-12 adet idi. Bunlarda, o zaman icin yenilik olan, koltuk arkasinda, küllügün üst tarafinda bir kücük kapagi actiginizda o koltuk icin okuma lambasi yanardi. Tabi o zaman her koltuga bir lamba kimsenin aklindan gecmiyordu bile.
*Fatih Kocaoglu arkadasimizin yukarida adresini yazdigi sayfada Magirus Saturn görüntülenmistir.
|
 |
M.Ali Sade
17 yıl önce - Cmt 20 May 2006, 21:03
Ancak maaşallah derim.
|
 |
M.Uğur.K
17 yıl önce - Cmt 20 May 2006, 21:07
| Alıntı: |
| Peki buna ne diyeceksiniz |
Bu otobüslerden, yanlış hatırlamıyorsam, daha çok Aran Turizm firmasında vardı. Böyle bir 303 ile İzmir-Akçay arası gitmiştim. Aradan uzun bir zaman geçmesine rağmen kötü bir yolculuk olduğunu hatırlıyorum. Bu otobüslerin arka stop lambası tasarımları 404'lere kadar gelmiştir.
|
 |
M.Ali Sade
17 yıl önce - Cmt 20 May 2006, 21:53
Daha önceden de yazdığım gibi bu arabalar As Turizm ağırlıklı olmak üzere pek çok firma tarafından kullanıldı.Aslinda V8 motorlu seri ,körüklü ve rahat arabalar olmalarına rağmen ağır masrafları nedeniyle pek uzun ömürlü olamadılar.Ama 0302S in çıkışına da zemin hazırladılar.
|
 |
Olgay Sadak
17 yıl önce - Cum 26 May 2006, 03:29
Madem eskilerden acildi, o yillardaki seyahat sartlarini iletmek istedim sizlere.
1965 senesinde agabeyimin Mardin tayini cikti (ögretmen) beraber gitmeye karar verdik. O yillarda direkt otobüs hak getire.
Istanbuldan Ankaraya oradan hatirlamadigim bir sirketle Adanaya, ordan da aksam otobüsüne Diyarbakira bilet aldik, bir önceki iletide bahsettigim yerli kasa icerden motorlu bir otobüs ve biz de sagda motorum yaninda 3-4 no da oturuyoruz, o zamalar Gavur dagi gecidi gecilirdi ve burasi oldukca sarp sert virajli, tehlikeli bir yoldu, ama söförümüzün ustaligi bu günkü kaptanlarin coguna parmak isirttiracak kadardi . Tabi cift söför filan yok o senelerde.Allaha emanet sabah sag saglim Diyarbakir a ulastik. oradan dolmusla Mardine gectik yani 2 gece 2 günde hedefe vardik. Mardin de belediye otobüsü olarak 2 adet O321 calisiyorbir bastan bir basa karsilikli gidip geliyorlar.
Bir hafta sonra tek basima dönüs yoluna koyuldum. Mardinden 1 tek otobüs ( yesil renkte, Krupp marka tabi ki burunlu otobüs) calisiyor o da Mardin-Adana arasinda. haftada 2 sefer yapiyor. zorla ona bir bilet bulduk normal sehir ici otobüs koltuklari tipinde bizim simdiki minibüslerdeki gibi koltuklar. bir taraf 3 kisilik diger taraf 2 kisilik, iki kisilik koltugun yaninda (8 kisilik dolmuslarda olan) acilir kapanir bir koltuk daha, yani bir sirada 6 kisi . Tabi yolda inen binen, sayilmayacak kadar durk kalk, millet de hakli 2-3 günde bir geciyor Adana arabasi. Her seye ragmen aksam üstü Adanaya vardik.
Tabi bu arada daha önce bahsettigimiz mola yerlerindeki tuvaletlerden hic bahsetmeyecegim , zira bazi mola yerlerinde aradan 40 sene gecmesine ragmen ayni manzarayla karsilasabiliyoruz .
Ayni hatta (Mardin-Istanbul) bu gün tahmin ederim bir kac sirket son model araclarla hizmet veriyordur ve bizim 2 gece 2 gün de yaptigimiz yolculugu tahminen 20-24 saat arasinda cift söförle tamamliyorlardir.
Imkansizliklar icinde o günkü sartlarda, her kosulda aracini tamir eden, lastigini degistiren, kisin zincirini takan ardindan da muavinin siseden döktügü su ile elini yikayip direksiyon basina gecip yolcusunu sag saglim gidecegi yere ulastiran kaptanlari burada saygiyla anmak gerekir diye düsünüyorum.
|
 |
M.Ali Sade
17 yıl önce - Cum 26 May 2006, 07:29
Olgay üstadım yine çok güzel bir konuya değinmişsiniz.
Zamanımızda gerçekten kabiliyetli şoförler azaldı diye ben de düşünüyordum.Eski şoförler aynı zamanda teknisyendi.Çünkü pek çok konuda yokluk ve kıtlık vardı.Yedek parça şimdiki kadar bol ve ucuz değildi.Tamirat maliyetleri yüksekti.Dolayısıyla şoför (genellikle aynı zamanda da mal sahibi) bir takım ufak tefek onarımları kendisi yapardı.Her arızada hemen tamirhanenin kapısına gitmezdi.Hatta o yılların kabusu patlayan lastiklerini bile kendileri onarırlardı.
Bizim çocukluğumuzda Edirne-İstanbul arasında çalışan üç firma vardı.Serhat,Güvenler ve Tanerler.Tanerlerde V8 230luk Magiruslar vardı ve biletleri diğer iki firmaya göre de biraz pahalıydı.Diğerlerinde ise kamyondan bozma önden motorlu burunsuz İnternational ve MAN lar vardı.Dedim ya o yıllarda yokluk vardı biz de çoğunlukla ucuz olan diğer iki firma ile gidip gelirdik.Ancak arızasız ve vaktinde yerimize ulaştığımız vaki değildi.
Şimdi hatırlayabildiğim ya mazot filtreleri şişer hava yapar,ya kayış koparır,ya şaft istavrozlarını koparır şaftı düşer,ya aks keser,ya frenleri boşalır,ya rotu çıkar bunların hiçbiri olmazsa da lastik patlatırdı.Magiruslar lastik konusu hariç biraz daha iyiydiler,en azından yolda arızalanma yüzdeleri düşüktü .Ancak bütün bunların üstesinden o şoförler gelir,5 defa da lastik patlasa 10 kere de arızalansa yine de yolcusunu sağ salim yerine (geç te olsa) ulaştırırlardı..
|
 |
Olgay Sadak
17 yıl önce - Cum 26 May 2006, 15:22
Sayin Özisik, anlatmak istedigim de buydu, ülkemiz ne yazikki hep tüketime egilimli olarak bu yillara geldi, bir ara burda (Almanyada) eski otobüs kalmadi hepsini bizimkiler topladi, yedek parca varmi yokmu demeden döküntü otobüslerle doldu memleket, yanilmiyorsam Setralar da o zamanlar girdi pazara, daha önce bizde Setra pek enderdi.
Japon arabalarina gelince Mitsibusi(Maraton) girene kadar pek yoktular ortada. Benim bildigim, 1963-65 seneleri arasinda Gülhan da 2 tane calisiyordu Izmit-Istanbul arasinda. Galiba Kawasaki idi markasi, arka kapisi da hatirladigim kadariyla ortada idi. Hic alismadigimiz bir yapisi vardi dis tarafindaki sac aksami ucaklardaki gibi percinli idi 2-3 sene icinde kayboldular ortadan her halde yedek parca sorunu oldu.
Sizin de bahsettiginiz Mas firmasinda da, bir bucuk katli bir otobüs vardi ayni yillarda belki Mercedes olabilirdi, o da cabucak kayboldu ortadan.
Galiba biz modayi cok yakindan takip etme lüksüne sahipiz.
|
 |
M.Ali Sade
17 yıl önce - Cum 26 May 2006, 18:38
| Alıntı: |
| Galiba biz modayi cok yakindan takip etme lüksüne sahipiz. |
Tamamen katılıyorum üstadım.
|
 |
Serdar0007
|
 |
Serdar0007
17 yıl önce - Sal 30 May 2006, 23:22
Ismail Ayaz

|
 |
sayfa 5  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|