Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 7
doqu
13 yıl önce - Sal 15 Hzr 2010, 12:47

Alıntı:
Özlemle andık



İzmir’in unutulmaz Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina, vefatının 6. yıldönümünde hasretle anıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Narlıdere Aşağıköy Mezarlığı’nda düzenlediği anma törenine Başkan Aziz Kocaoğlu, Ahmet Piriştina’nın eşi Mine Piriştina, oğlu Levent Piriştina ve eşi Nevda Piriştina, kızı Zeynep Piriştina, Ahmet Piriştina’nın ablası Mergim Gülmen, Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan, Narlıdere Belediye Başkanı Abdül Batur, Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa İnce, meclis üyeleri, belediye bürokratları, gazeteciler, eski çalışma arkadaşları ve çok sayıda Piriştina dostu katıldı. Başkan Aziz Kocoğlu ve törene katılanlar, Piriştina’nın mezarına karanfil bırakarak dua etti.

Ahmet Piriştina’nın oğlu Levent Piriştina yaptığı konuşmada, “Bir kişi, onu anan hiç kimse kalmayıncaya kadar ölmez. İlk günkü özlemimizi, ilk günkü acımızı bizleri hiç yalnız bırakmayarak paylaşanlara şükranlarımızı sunuyorum” dedi. Törende Kur’an okundu ve lokma dökülerek vatandaşlara dağıtıldı.

http://www.Reklam_link.com/default.asp?sayfa=habe ...le-anildi-




Alıntı:
Fotoğraf kareleri ve Ahmet Piriştina...
15 Haziran 2010, Banu Şen, Milliyet



BİRİKTİRDİKLERİM çoğaldıkça, resimlere bakıp her birinin altına yazmak istiyorum... O günün hikayesini, resimdekilerin şimdi ne yaptıklarını, nereden nereye gelindiğini... En çok artık o fotoğraf karelerinde kalıp, hayattan başını alıp gidenler etkiliyor beni.
En çok onlarla ilgili yazmak istiyorum.
Bir anıda, bir fotoğrafta, bir sohbette iz bırakıp, yanımızdan ayrılanların sayısı ne kadar da çok artıyor?
Her ölüm; hayatımızdan eksilen her dost, arkadaş, akraba, tanıdık bizi de bir parça eksiltiyor. Zaman, onlarsız akıp gidiyor, günlerin ne çabuk geçtiği şaşırtıyor. Özlem artıyor. Bir bakıyorsunuz üç yıl, dört yıl, beş yıl geçmiş.
Sadece biriktirdiğiniz anılarla kalıyorsunuz. Geriye kalan sadece birlikte yaşadıklarınız ve özlem oluyor. Zor geçiyor. Alışılmıyor. Gidenler dönmüyor...
Alışamadıklarımdan biri de Ahmet Piriştina... Altı yıl olmuş. Bugün mezarı başında anılacak efsane başkan.
Bazen gözlerim arıyor. Ne zaman İzmirle ilgili önemli bir şey olsa, “Şimdi burada olsaydı. Ne düşünürdü, ne yapardı?” diye iç geçirmeden duramıyorum. Hep gözleri sanki bu şehrin üzerinde gibi geliyor. İnsan bazen gidenlerin bıraktığı izlere, yakından dokunmak istiyor. Bazen kürek çektiği körfeze bakıyorum, bazen Fuar’da İzmir Sanat’taki kalabalığa bazen, Kordon’daki cıvıl cıvıl gruba...

Duygu habere karışmazHaberci olunca, birini çok sevemezsiniz ya da çok nefret edemezsiniz. Duygular karışmaz habere. Ancak ne Ahmet Piriştina’nın ani ölümü ne o İzmir’de yer yerinden oynayan cenazesi geldikçe gözümün önüne; duygularıma, içimdeki hüzüne engel olamıyorum. Onun İzmir’i bir baba gibi sevdiğini, bir baba gözüyle baktığını hatırlayıp içimdeki özlemi dışa vurabiliyorum.
Geride kalan fotoğraf karelerine bakıyorum özledikçe.. Mesela Lozan’dan her geçişte, o dev resmine bakmadan edemiyorum.
Bilgisayarımda kalan kareler var bir de...

Dediği oluyor ama...
Mart 2004, yerel seçimlerden iki gün önce... Eşi Mine Piriştina, oğlu Levent Piriştina ile oturmuşuz İzmir Sanat’ın çimlerine. Buca’daki seçim konvoyundan gelmişler. Yasaklardan önce, seçimin son dönemecinde keyifli bir röportaj. İzmir’in çocuğu olduğu, bu kadar çok sevildiği için ölse de gam yemeyeceğini anlatıyor. Birkaç ay sonra dediği oluyor ama o gam, keder bizlere kalıyor.
Bir başka fotoğrafta gazetedeyiz. Bu kez seçimden hemen sonra, ilk röportaj... Ben çok iyi tavla bilmem. Röportajdan sonra
“Sen sorularla terlettin. Ben de tavlada yeneyim seni” diyor. Tavla oynuyoruz. Neredeyse marsa gidiyor. Sonra üzülüp bana yenilmek için uğraşıyor... Röportajda, seçim için çok uykusuz kaldığını, sekiz kilo verdiğini anlatıyor. CHP Genel Başkanlığı’na adı geçiyor o günlerde. Soruyoruz. “Babamın öldüğü yaştayım. Bugünden bir şey söylemek zor” diyor.
Ve Haziran 15... Babasının öldüğü yaşta, İzmir için hayalini kurduğu her şeyi de alıp yanına gidiyor.
Gidenlerden geriye fotoğraf kareleri, anılar ve birkaç sohbet ve dokunduğu izler kalır demiştim ya yazının başında. Ahmet Piriştina’nın da İzmir’de çok izi kaldı geriye; fotoğrafları, sohbeti, anıları kaldı. Yarım kalan hayaller, yapmak istedikleri ise onunla gitti.
İşte bu yüzden bazen, “Olsaydı, ne düşünürdü?” diyorum.
Bugün de altı yıl geride kalırken ve gözleri hâlâ körfezin üzerindeyken yine aynı şeyi soruyorum... Onu, geride kalan fotoğraf kareleriyle ve İzmir için hayalleriyle anıyorum...

http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=Yazar ...tegoriID=7


Ayhan
13 yıl önce - Sal 15 Hzr 2010, 18:14



Kürşat BAŞBUĞ
10 yıl önce - Çrş 03 Tem 2013, 23:29



Yalın35_Göztepeli

10 yıl önce - Cum 05 Tem 2013, 00:07



sanliizzet

10 yıl önce - Cum 05 Tem 2013, 16:21
Priştina miti




Yiğit572
10 yıl önce - Cum 05 Tem 2013, 21:26



sanliizzet

10 yıl önce - Sal 30 Tem 2013, 14:33
İyi de




karpotka
10 yıl önce - Sal 30 Tem 2013, 14:35



35CEM35

10 yıl önce - Sal 30 Tem 2013, 15:04

Alıntı:
Adam vefat etmiş, Allah rahmet eylesin, şimdi öyleydi böyleydi diye arkasından konuşmak ne kadar doğru, hangi inancımızda var vefat eden birinin arkasından konuşmak??

Zaten İzmir'in yarısı bildiği halde "aslında neden öldüğünü" kimse yazmamış.
İcraatlarını eleştirmek te günah değil ki yahu!
Misal Özal'ın arkasından yaptıklarını övebilir de, eleştirebilirde insanlar.
Bu herkes için geçerli...
Sessiz sakin, İzmir'e doğru dürüst bir katkısı olmadan yönetti, bunu söylemek te günah değil ya?


sancaktepe
10 yıl önce - Sal 30 Tem 2013, 15:50
mazgal




sayfa 7
« önceki   123 ... 678 ... 101112   sonraki »
ANA SAYFA -> İZMİR - Haberler ve Sohbet