1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2  |
 |
duygu
18 yıl önce - Pts 11 Ekm 2004, 14:44
hee arkadaşlar unutmadan bende bişey ekleyim,sanatçı olmak için birde önceden manken olmak ve sansasyonlara karışmek lazım öyle kolay sanatçı olunmuyor
|
 |
Ati
18 yıl önce - Pts 11 Ekm 2004, 18:36
Her onune gelen bir filmde oynayabilir ya da muzik piyasasinda
'sarkici' olabilir ama benim gozumde hala sanatci degildir.
Sanatci olmak baska sarkici ya da bir filmde yer almak baska.
Mesela Hulya Avsar usta bir sinema sanatcisidir ama
istedigi kadar muzik albumu cikartsin ses sanatcisi
asla olamaz.
|
 |
Alp
18 yıl önce - Sal 12 Ekm 2004, 00:41
bazi durumlarda eski sanatcilara da kizmiyorum degil hani... televizyona gun gecmiyor ki bir tanesi cikiyor acim diye sokaklarda yatiyorum sanata ve dostuna kimse sahip cikmiyor diye...tamam devletin bu konuda bir yaptirimi olacak ama sen zamanin da para kazanip bu paralari kadinlar pavyonlar gece hayati orada burada yerken sanatci dostu yok yardim demiyordun simdi para bitince herkes elini ayagini cekiyor sonra bakiyor arkasina kimseler yok renkli hayattan parklara sonra da tv gören agliyor bence bu sanatci dostlugu ya da yardim eli ile alakasi yok...zamaninda calistigini biriktirecek ona gore yasayacakti yasliliginda da mutlu mesut gul gibi gecinecekti.
Bu ulkede sanatci mantigini hala anlamis degilim.Amerika yillar yili Frank Sinatrayi bile takdim ederken sarkici dedi biz de Petek dincoz sanatci olarak turneye gitti diyor TRT kanali...Benim ulkemde bu kadar kolay bir ustad olunuyor baska ulkeler bu isi bilmiyor demek ki ne kabiliyetli bir ulkeyiz helal...
|
 |
Oktay Kasman
16 yıl önce - Cmt 16 Eyl 2006, 20:13
Sanatçı diye bir deyim yok.Kelimenin aslı Sanatkar dır. Sanatkar ise herhangibir sanat kolunda uzmanlık derecesine yükselmiş kişi demektir. Misal:Ressam Mehmet Güleryüz,
Mimar Sedad Hakkı Eldem,Aktrist Yıldız Kenter,Aktör Şener Şen,Solist Ahmet Özhan ve daha saymaya gerek olmayan bu isimler gibi Milletin gururu olmuş kişilerdir.
Oysa kısa bir mankenlik yaşamından sonra veyahut televizyon kanallarında yapılan yarışma proğramları sonrası sahne yaşamına başlayanlara da aynı sanatçı sıfatı verilmektedir.Bence önce bu önemli ayırım yapılmalıdır.
|
 |
semihunal
15 yıl önce - Prş 01 Ksm 2007, 18:24
Beyoglu ve Sanat
Ne guzel yazmışlar !
Resim 29 ekimde beyoglunda çekilmiştir.

|
 |
BİLnur
15 yıl önce - Prş 01 Ksm 2007, 19:09
Sanaçı olanlarla ünlü olanları ayırmak lazım bence. Televizyonda en çok gördüğümüz kişileri sanaçı olarak düşünüyoruz çoğu zaman oysaki hiç birinin herhangi bir sanat dalıyla yakından uzaktan ilgileri yok. Ama iş para kazanmaya gelince ünlülerin sanatçılardan çok daha fazla kazandıkları kesin. Birçok sanatçıda en ünlü dönemlerinde kazandığını har vurup harman savuruyor sonrada neymiş efendim devlet sanatçısına sahip çıkmıyormuş.
|
 |
ercanyaren
15 yıl önce - Cum 21 Arl 2007, 02:03
Sanatın günümüz tanımına bakarak " Türkiye' de sanatçı olmak " deyimine verilebilecek en kolay karşılık sanırım " çok kolay" olacaktır. Televole iğrençliğinin başını çektiği bir magazin basınında sanatın tarifi malum. Bir heykeltıraş olarak hala kendime sanatçı diyebilmiş değilim. Yaptığım işi "heykeli aramak" olarak açıkladım hep. Ama şunu da söyleyebilirim; bu ülkede sanatla uğraşmak ya da sanatçı olmak inanın çok zor. Önce bunu kendinize kabul ettirmeniz gerekiyor.Zira annem hala yaptığım işin saçma ve gereksiz olduğunu düşünür durur. Bu gün bile bayram ziyaretine gittiğimde " Ah be oğlum, taşlarla uğraşacağına sigortalı bir işe girseydin daha güzel olmaz mıydı" diye söylendi. Hal böyleyken "Sanatçıyım" demek o kadar kolay oldu ki. Sanatı ne sanıyorlarsa.
Devletin sanatçısından önce sanatına sahip çıktığı zamanlar gelirse, umuyorum bu tanımlar yerine oturacaktır. Yoksa hala bana "taşçı", ressam arkadaşlara " boyacı ", müzisyenlerimize de " çalgıcı " diyor olacağız.
Tüm dostlara iyi bayramlar...
|
 |
NADİR TAPAZİ
15 yıl önce - Prş 27 Arl 2007, 23:50
Avrupa Birliği Fazıl Say’ı “2008 Kültürlerarası Diyalog Yılı”nda “büyükelçi” unvanıyla görevlendirdi. AB’nin “Kültür Büyükelçisi” sıfatı verdiği diğer ünlüler arasında Brezilyalı yazar Paulo Coelho, Slovak Orkestra Şefi Jack Martin Handler’da var.
Fazıl Say’ın kazandığı ödüller:
• Avrupa Birligi Piyano Yarışması, 1991
• Genç Konser Solistleri Yarışması Avrupa Birinciliği, 1994
• Genç Konser Solistleri Yarışması Dünya Birinciliği, 1995
• Radio France/Beracasa Vakfi Ödülü, 1995
• Paul A. Fish Vakfı Ödülü, 1995
• Boston Metamorphosen Orkestrası Solist Ödülü, 1995
• Maurice Clairmont Vakfı Ödülü, 1995
• Telerama Ödülü, 1998, 2001
• RTL Televizyonu Ödülü, 1998
• Le Monde de la Musique Ödülü, 2000
• Diapason d’Or ( Altın Plak ) Ödülü, 2000
• Classica Ödülü, 2000
• Le Monde Ödülü, 2000
• Avusturya Radyo-TV Ödülü, 2001
• Deutsche Phono Akademie ECHO Ödülü, 2001
Televolelerde boy gösterenlere sanatçı denilen bir ülkede adeta vur emri çıkarılmışçasına hedef gösterilen Fazıl Say’ın Türkiye’de işinin zor olduğu mutlak bir gerçek değil mi?
|
 |
İsmail TAŞLI
15 yıl önce - Cum 28 Arl 2007, 00:19
Sanatçı üretkendir. Gerçek sanatçıların ürettiklerini tüketenlere de bilinçsizce sanatçı diyenler çıktı. Eskiden türkücü, şarkıcı, denirdi. Ama kimse Zeki Müren'e şarkıcı demedi. Çünkü onun sanatçılığını biliyordu. Yıldız Kenter'e kimse tiyatrocu demedi. Çünkü o bir tiyatro sanatçısı. Bu örnekleri her sanat alanında çoğaltmak mümkün.
|
 |
ceyli
15 yıl önce - Cum 28 Arl 2007, 01:22
Türkiye'de sanatçı olmak
Türkiye'de sanatçı olan çok az ama sanatçıyım diye gezinen çok fazla...Her önüne gelen televizyon kanallarına çıkıp birbirlerine çamur atanları mı ararsın, sarhoş sarhoş çıkıp onu bunu tokatlayanımı ararsın, yaşından başından utanmayıp genç delikanlılarla evlenmeyi geç tv de gençlere örnek teşvik etmeyen cıvık hareketler...İşte bizim sanat camiası...Ne kadar utanç verici ama malesef gerçek...Sanatçı ortada yok Sanatçıyım diye gezinen maymun çok...Hakaret dozajını aştımsa affola...Ama saklanamayan gerçekler
|
 |
sayfa 2  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|