Son yıllarda, Almanya gibi çevre bilinci ve yenilenebilir enerji yatırımları yüksek ülkeler sayesinde yıldızı parlayan “güneş enerjisi”, temiz bir alternatif olarak dikkat çekiyor.
Alıntı:
Ancak son dönemdeki bu hücumun sürmesiyle, gelecek 5 yılda “gümüş” fiyatlarının tırmanışa geçebileceği iddiası ortaya atıldı.
Güneş panellerinin bir numaralı ve en kritik malzemesi olan gümüşe talebin, güneş enerjisi yatırımlarına paralel olarak artacağını belirten uzmanlar, bu yüzden gelecek 5 yılda gümüş fiyatlarının uluslararası pazarlardaki değerinin katlanarak artacağı tahminin de bulunuyor.
Hesaplar büyük
Bu hafta dünya pazarlarında altın ile birlikte düşüşe geçen ve “bir ons”u (yaklaşık 3 gram) son üç ayın en düşük seviyesi olan 14 dolara kadar gerileyen gümüşün, ileriki dönemde daha fazla talep göreceğini belirten uzmanlar, güneş enerjisi kapasitesinin son 10 yılda “her yıl yüzde 53” oranında arttığına da dikkat çekiyor.
Isı ve elektrik iletiminde en verimli metal olması nedeniyle güneş panellerinde tercih edilen gümüşün gelecekteki potansiyelini şimdiden tam olarak belirlemenin mümkün olmadığını da kaydeden uzmanlara göre, şu an gümüş talebinin sadece yüzde 6’sının güneş enerjisi sektöründen geliyor. Ancak 2014-2020 yılları arasında kurulmuş güneş enerjisi kapasitesinin şimdikinden 5 kat fazla olacağı öngörülüyor. Güneş panellerinden “bir gigawatt” kapasite için 2.8 milyon ons gümüş gerektiği vurgulanıyor.
KAYNAK: MILLIYET.COM.TR
Yeni kurulacak olan hükümetin mutlaka daha ciddi bir yesil politikasi olmali...
İstanbul’da düzenlenen akıllı kentler konulu konferansta konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur, şehirleşme oranının artışına dikkat çekerek, “Bu durum, doğal ve kültürel eşiklerin de dahil olduğu daha sınırlı alanda, daha fazlı insanı barındırmayı gerektiriyor” diye konuştu.
Alıntı:
Uğur, “Artık kentlerin akıllıca planlanması ve akıllıca işletilmesi kaçınılmazdır” dedi. “Büyüyen ve gelişen Türkiye’nin lokomotif kentlerinden olan Balıkesir’i, artan şehirleşme talebine ve enerji ihtiyacına yenilenebilir enerji yatırımları ile hazırlıyoruz” diyen Uğur, “Balıkesir, bugün Türkiye’de kurulu rüzgar enerji santrallerinin yüzde 25’ine ev sahipliği yapıyor.
Konumuyla çok ciddi sanayi yatırımları çekiyor. Bu nedenle Balıkesir’i 5 milyonluk nüfusa (Şimdiki nüfusun dört katı) göre planlıyoruz. Altyapısından atığına, enerji ihtiyacına kadar anlamlı veri analizleri ile yenilenebilir enerji yatırımları için yer seçim kararları oluşturuyoruz” şeklinde konuştu.
Neden akıllı şehir?
Başkan Ahmet Edip Uğur, Türkiye’de “akıllı kent” kavramının çoğunlukla yerel yönetimlerin sunduğu sanal hizmet platformları olarak algılandığını ifade etti. Balıkesir olarak bu konuya çok daha geniş kapsamlı baktıklarını anlatan Uğur, “Yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanabilmek için rüzgar, güneş ve biyokütle yatırım alanlarının tespiti için veri taraması. yapıyoruz” dedi.
Türkiye'de elektriğin yüzde 5'i güneşten karşılanacak
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık: "Konya Karapınar'ın ardından Türkiye'nin 2. enerji ihtisas bölgesini Niğde'nin Bor ilçesinde kuruyoruz" dedi.
Alıntı:
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Türkiye'nin 2. enerji ihtisas bölgesinin Niğde'nin Bor ilçesinde olacağını belirterek, 2 bin 539 hektar büyüklüğündeki bölgede 1.300-1.500 megavat kurulu güç kapasitesine sahip güneş enerjisi santralinin kurulabileceğini bildirdi. Işık, söz konusu santralin yılda 2-2,4 milyar kilovatsaat elektrik üretimi gerçekleşebileceğini ifade etti.
Niğde'nin Bor ilçesindeki bazı alanların Niğde-Bor Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi olarak ilan edilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararı, dünkü Resmi Gazete'de yayımlanarak, yürürlüğe girdi. Bu kararla, Bor ilçesi, Türkiye'nin 2. enerji ihtisas endüstri bölgesi oldu.
Konuya ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulunan Işık, dünya nüfusunun, sanayileşmenin ve bunlara paralel enerji ihtiyacının her geçen yıl arttığını söyledi.
Buna karşın, fosil kaynakların hızla tükendiğine işaret eden Işık, bu durumun da yenilenebilir kaynaklarından enerji üretiminin önemini daha da ön plana çıkardığını kaydetti.
Yenilenebilir enerjide en önemli kaynaklardan birinin güneş olduğunu dile getiren Işık, "Tüm dünya gibi biz de enerji arzının güvenliği ve sürekliliği için önemli çalışmalar yürütüyoruz. Maalesef cari açığımızın en önemli nedeni ödediğimiz enerji faturası. Bu sorunu da ancak yerli kaynakları artırarak, çözebileceğimizi biliyor ve buna yönelik çalışmalarımızı artırıyoruz" dedi.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Türkiye'nin güneş enerjisi potansiyeli incelendiğinde, bu alanda yatırım yapmış bir çok ülkeye göre daha avantajlı bir bölgede yer aldığını söyledi.
Bu avantajı en iyi şekilde değerlendirmek istediklerini vurgulayan Işık, şunları kaydetti:
"Konya Karapınar'ın ardından Türkiye'nin 2. enerji ihtisas bölgesini Niğde'nin Bor ilçesinde kuruyoruz. 2 bin 539 hektar büyüklüğündeki bölgede tüm arazilerin yatırımcılara tahsis edilmesi durumunda 1.300-1.500 megavat kurulu güç kapasitesine sahip güneş enerjisi santrali kurulabilecek ve bu santraller tarafından 2-2,4 milyar kilovatsaat elektrik üretimi gerçekleşebilecek. Bölgenin tam kapasite ile faaliyete geçmesi halinde 1,3-1,5 milyar avroluk yatırım gerçekleşmesini bekliyoruz.
Öte yandan, ileriki aylarda işlemlerini tamamlamayı hedeflediğimiz Karaman ve Van'daki enerji ihtisas bölgelerinin de hayata geçmesiyle günümüz rakamlarıyla bakıldığında Türkiye'nin elektrik tüketiminin yüzde 5'i güneşten elde edilebilecek."
KAYNAK: TRT.NET.TR
Bu gercekten cok güzel bir haber..!! Insallah olur...
Tek istedigim yüzde %5 degilde yüzde 15%-20% olursa, cok iyi olacak hemde Türkiye enerji konusunda ÖRNEK BIR ÜLKE OLABILIR..!!
Ultrasyon (ses dalgaları) kullanılarak nano teknoloji ile plastik menşeeli esnek güneş panelleri üretimi hedefleniyor.
Böylece:
* Enerji üretimi %100 artacaktır.
*Esnek güneş panelleri ile ev ve araçların tüm yüzeyi pencereler dahil kaplanabilecektir.
*Kağıt kadar hafif olduğundan ekstra bir ağırlık oluşturmamaktadır.
* Fiyatı ucuzlayacaktır.
* Plastikten üretildiğinden daha uzun ömürlü,
* Şeffaf olduğundan pencere camları dahi kaplanabilecektir.
Bir binanın tüm cephesi güneş enerjisi plastikleriyle giydirildiğinde ve çatısına 50 metrelik bir direkle rüzgar türbinleri yapıldığında artık binanın elektrik ihtiyacı kalmayacaktır.
Böylece yaz-kış hem elektriğini kullanabilecek, hem ısınabilecek, (bina ısı yalıtımlı olmak kaydıyla) hem de yemeğini, çayını, banyosunu yapabilecek, çamaşır makinesini çalıştırabilecektir.
Kısacası evin hiçbir elektrik, doğalgaz veya tüpgaz yada odun-kömür ihtiyacı kalmayacaktır. Hatta bahçeli evlerde, çiftliklerde su ihtiyacıda kalmayacaktır, kuyudan suyu çekecektir.
Üstüne cihazlarını şarz edecek, elektrikli motosikletine, elektrikli otomobiline binebilecek, benzin veya LPG dahi almayacaktır.
Hatta behçesi geniş olanlar ekstra bir havuz yaparak, suyu güneş enerjisi panelleri ile ısıtıp, evini kaplıcaya bile çevirecektir.
Bütün Eldeki delilllerini Savaş Tamtamcılarının Rabbim elimine ediyor .
Kapitalist düzende bitecek .
TEK dünya Devletine geçilecek ve TEK Para sistemine .
Ve Bütün bunların İkram edilmesinin sebebine Şükredin .
Muhammed A.S Ümmetisiniz .
Yanlış kafalar elimine edilecek edilmesine de Öteki yanlış kafalarda Buna boyun bükecekler ...
Çünkü Savaş tamtamcılarına göre Petrol biterse alemde herkes birbirini yiyecekti enerji ihtiyacı karşılanamadığından .
Bunlara ALLAH bahane vermeycek .
Gören gözlere anlayan şuurlara ilan olunur ...
Ancak kendi başlıklarının davasını ve inadını güderler .
Onları da bir güzel temizlerler tüm insanlık bu sefer .
Boşa toplanmadılar bir yere ...
Ultrasyon (ses dalgaları) kullanılarak nano teknoloji ile plastik menşeeli esnek güneş panelleri üretimi hedefleniyor.
Böylece:
* Enerji üretimi %100 artacaktır.
*Esnek güneş panelleri ile ev ve araçların tüm yüzeyi pencereler dahil kaplanabilecektir.
*Kağıt kadar hafif olduğundan ekstra bir ağırlık oluşturmamaktadır.
* Fiyatı ucuzlayacaktır.
* Plastikten üretildiğinden daha uzun ömürlü,
* Şeffaf olduğundan pencere camları dahi kaplanabilecektir.
Bir binanın tüm cephesi güneş enerjisi plastikleriyle giydirildiğinde ve çatısına 50 metrelik bir direkle rüzgar türbinleri yapıldığında artık binanın elektrik ihtiyacı kalmayacaktır.
Böylece yaz-kış hem elektriğini kullanabilecek, hem ısınabilecek, (bina ısı yalıtımlı olmak kaydıyla) hem de yemeğini, çayını, banyosunu yapabilecek, çamaşır makinesini çalıştırabilecektir.
Kısacası evin hiçbir elektrik, doğalgaz veya tüpgaz yada odun-kömür ihtiyacı kalmayacaktır. Hatta bahçeli evlerde, çiftliklerde su ihtiyacıda kalmayacaktır, kuyudan suyu çekecektir.
Üstüne cihazlarını şarz edecek, elektrikli motosikletine, elektrikli otomobiline binebilecek, benzin veya LPG dahi almayacaktır.
Hatta behçesi geniş olanlar ekstra bir havuz yaparak, suyu güneş enerjisi panelleri ile ısıtıp, evini kaplıcaya bile çevirecektir.
Umarım bu gerçekleşir zaten gerçekleştiği takdirde tüm Türkiye'deki binaların %30 kadarına bu zorunlu tutulsa ülkemiz enerjide dışa bağımlı olmaktan büyük oranda kurtulduğu gibi termik santrallere hatta nükleer santrallere bile gerek kalmaz.
Yrd. Doç. Dr. Yavuz Bayam ve araştırma ekibi, TÜBİTAK desteğiyle bir ilke imza attı; ses dalgaları kullanılarak nanoteknoloji yöntemiyle esnek güneş panelleri üretildi. Kağıt kadar hafif, uzun ömürlü ve düşük maliyetli yarı şeffaf paneller, çevreci enerji kaynağı güneşten elektrik üretimini artıracak..
Gediz Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi’nde yerli teknoloji üzerine çalışan araştırmacılar önemli bir başarıya daha ulaştı. Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yavuz Bayam ile 5 kişilik araştırma ekibi, TÜBİTAK desteğiyle esneyip bükülebilen güneş panelleri yaptı. Ses dalgaları kullanılarak nanoteknoloji yöntemiyle plastikten elde edilen paneller, güneşten elektrik üretiminde yeni bir sayfa açacak, yenilenebilir enerji sektörüne güç katacak.
Yrd. Doç. Dr. Bayam, şu an kullanılan panellere göre birçok üstün özelliği bulunduğunu ve üretim yöntemiyle dünyada bir ilk olduğunu açıkladı. Yrd. Doç. Dr. Bayam, esneyip bükülebilmesi sayesinde her yere uygulanabileceğini, bina cephelerine kaplanarak evlerin elektrik üretmesini sağlayacağını dile getirdi, şu bilgileri verdi: “Şu an kullanılan silikon paneller ağırlığı nedeniyle her yere uygulanamıyor. Bizim ürettiğimiz paneller ise esnekliği ve kağıt kadar hafif ağırlığıyla bu soruna kalıcı çözüm getiriyor, istenen her yüzeye kolayca monte edilebilecek. Aynı zamanda düşük maliyetli olacak. Taşıdığı bu avantajlarla güneşten daha çok elektrik üretilmesini ve yenilebilir enerji sektörüne ciddi katkı sağlamasını bekliyoruz.”
İsviçre’den teklif geldi
Yrd. Doç. Dr. Yavuz Bayam, Gediz Üniversitesi Nanoteknoloji Laboratuvarı’nda 1 yılı aşkın süren çalışmalarıın sonucu esnek güneş panellerinin bilim dünyasında yankı uyandırdığına da dikkat çekti, şunları söyledi:
“Bu alanda dünya çapında bilimsel organizasyonlar düzenleyen SPIE (Society of Photo-Optical Insrumentation Engineers) tarafından ABD’ye davet edildik. Dünyanın dört bir yanından gelen yaklaşık 5 bin araştırmacının katıldığı konferansta projemizi tanıtıp bilimsel sonuçlarını paylaştık, büyük ilgi uyandırdık. İsviçre’nin teknik üniversitelerinden EPFL de bu konferansın ardından işbirliği teklifinde bulundu. Patent başvurusu yaptığımız buluşumuzu İsviçreliler’le birlikte daha da geliştirip kullanıma hazır hale getirmeyi planlıyoruz.”
ç Anadolu'nun en büyük güneş tarlalarından birini Kütahyalı KOBİ Erden Grup hayata geçirdi. Şehrin ilk güneş enerji santrali 10 bin eve elektrik ulaştıracak. Bu alanda 100 milyon liralık yatırım hedefleyen şirket, farklı illere de yatırım planlıyor
Alıntı:
Son dönemin cazip yatırım alanları arasında gösterilen güneş enerjisinde KOBİ'ler gaza bastı. Devlet teşviklerinin rüzgârını da arkasına alan girişimciler, pek çok ilde devasa güneş tarlaları kuruyor. Son olarak Kütahyalı Erden Grup, şehrin ilk güneş enerji santralini hayata geçirdi. 10 bin haneye elektrik sağlayacak olan şirketin hedefinde ise İç Anadolu Bölgesi'nde büyümek var. Enerji yatırımlarına 100 milyon lira ayıran şirketin radarına aldığı ilk il Niğde oldu. Firma, Ar-Ge yatırımlarına da ağırlık verecek.
İSTİKRARDAN CESARET ALDI
Aile şirketi olan Erden Grup'ta Yönetim Kurulu Üyeleri Derya Erden Çerkeş ve Necdet Erden bayrağı taşıyor. Her yıl bir yatırım kararı aldıklarını söyleyen Necdet Erden, "Buradan hareketle sektör arayışına girdik. Türkiye'de enerjide yatırıma ihtiyaç olduğu için güneş enerjisine yöneldik" dedi. Kütahya'da yenilenebilir enerji alanında çok yönlü bir Ar-Ge çalışması başlattıklarını da anlatan Erden, "Fiili üretime başladık. Seçimlerin ardından oluşan istikrar ortamı nedeniyle 2023 hedeflerimizi 2019'a kadar hayata geçireceğiz" diye konuştu.
250 MEGAVATI AŞTI
Ekim 2015 sonu itibarıyla Türkiye'de güneş enerjisine dayalı elektrik üretim tesislerinin toplam kurulu gücü 250 megavatı aştı. Halen 600 megavatlık güneş enerjisi için lisans verme süreci devam ediyor. Yenilenebilir enerji yatırımları için bugüne kadar yaklaşık 8 bin 500 lisanssız başvuru yapıldı. Bunların yüzde 80'i güneş, yüzde 20'si ise rüzgâr enerjisini içeriyor. Önümüzdeki dönemde de sektörün potansiyelinin yüksek olması nedeniyle lisanssız yatırımlarda daha hızlı bir artış bekleniyor. Sektöre yabancı ilgisi de her geçen gün artarak devam ediyor.
İNOVASYON TURU
TEŞVİK
Üniversiteli girişimciye 100 bin lira destek geldi
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na bağlı Teknogirişim sermaye destekleri çok kapsamlı fırsatlar sunuyor. Destekler üniversite ve yüksek lisans öğrencilerini kapsıyor. Halihazırda uygulanan programla, teknogirişimcilere iş fikirlerinin ticarileşmesi için eğitim, iş rehberi ve 100 bin lira sermaye desteği veriliyor. Ayrıca bazı bölgelerde laboratuvar ve işyeri desteği de söz konusu. Bugüne kadar bin 800'den fazla girişimci bu fırsattan yararlandı. Böylece üniversiteler patron yetiştiren fabrikalara dönüştü.
GİRİŞİM
Türk Telekom ile Teradata'dan akademi işbirliği
Türk Telekom Akademi, Teradata ile Veri Ambarı ve Analitiği Programı'na imza attı. İşbirliği ile İş Zekası ve Veri Ambarı birimlerinde çalışan uzmanların ortak bilgi ve deneyim düzeyine sahip olmaları sağlanacak. Teradata ile 2012'de çalışmaya başlayan Türk Telekom Grubu, bugüne kadar birçok dönüşüm projesini hayata geçirdi. Türk Telekom Akademi ve Yetenek Yönetimi Direktörü Saynur Önen, çalışanlara yatırımın, stratejik olarak odaklandıkları en önemli alanlar arasında yer aldığına dikkat çekti.
YATIRIM
Alman Boehringer Ar-Ge'ye 11 milyar euro bütçe ayırdı
Türkiye'de de yatırımları bulunan Alman ilaç devi Boehringer Ingelheim, yeni Ar-Ge stratejisi kapsamında beş yıllık bir yatırım programı başlatıyor. Berlin'deki basın toplantısında açıklanan yeni Ar-Ge programı kapsamında önümüzdeki 5 yılda 11 milyar euro yatırım yapılacak. Toplam yatırımın 5 milyar eurosunun klinik-öncesi Ar-Ge'ye, 1.5 milyarının ise şirket dışı ortaklarla işbirliğine harcanması planlanıyor. Boehringer Ingelheim, yeni Ar-Ge programıyla yeni jenerasyon tıbbi yenilikler geliştirmeyi, rekabetçi konumunu korumayı ve geleceğe yönelik bilimi daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Yeni strateji aynı zamanda Boehringer Ingelheim'ın yeni ilaçların keşfindeki deneyim ve kapasitesini, şirket dışı işbirlikleriyle genişletmeyi içeriyor.
Otoyolun arasına yerleştirilen paneller yardımıyla üretilen güneş enerjisi, yolun aydınlatılmasında kullanılıyor. Aynı yolda, güneş panellerinin altında bisiklet sürücülerini yağmur ve güneşten korumak için bir de bisiklet yolu inşa edildi. Yol üzerinde inşa edilen güneş panellerinin bir diğer faydası da kış aylarında otoyolun buzlanmasını önlüyor. En önemlisi ise ürettiği elektrik ile ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Başkent Seul’un 160 km güneyinde yer alan 6 şeritli otobanda, bisiklet sürücüleri için 32 kilometrelik yol boyunca yapılan panellerin maliyetinin bir hayli yüksek olduğu tahmin ediliyor ancak proje geliştiricileri orta vadede kar sağlanacağını ön görüyor.