Erkeklere uygulanan ömür boyu ekonomik, Terör neden bir şey demiyorsunuz? Çünkü iki yüzlüsünüz. İki yüzlülere münafık denir.
Erkeklere ekonomik şiddet uygulanacak ama herkes susacak.
İyi de başlık 'Aile içi şiddet - Kadına yönelik şiddet başlığı burda genelde fiziksel şiddetlerden bahsediliyor madem şikayetcisin önce foruma üye olursun sonra ''Erkeğe yönelik şiddet'' başlığı açarsın şiddet görmüşsen nelerden şikayetçiysen orda konuyu açıp bahsedersin.
Kadınlar şimdi evden çıkıyor, kocasından izin bile almıyor, gece istediği saatte eve geliyor. Gece Saat 1-2. O saate kadar nerde? Kadın istediği otomobile binip gidiyor ama kocası hiç bir şey yapamıyor. Yada kadın gece boyu eve hiç gelmiyor. Sabah çıkıp geliyor. Hatta bir hafta gidiyor, bir hafta sonra geliyor. Peki böyle evlilik mi olur? Böyle yuva mı olur? Olmaz olsun böyle evlilik, de aile de.
Sonra da erkek boşanmaya kalksa boşanamıyor, ömür boyu nafaka karşısına çıkıyor. Çocuğu varsa çocuklarını da alıyorlar. Bir taraftan karısı aldatıyor, ama erkeklerin eli kolu bağlı.
Bu kavgaların neden olduğunu sanıyorsunuz? Sorumlusu sizlersiniz. Sizin gibileri bu ülkeye en büyük kötülüğü yaptınız. Hala da yapıyorsunuz. Aile kurumunu dinamitlediniz.
Aile yerini dost hayatı, metres hayatı, fuhuş, zina, eşcinsellik, swinger ilişkiler aldı.
Yazdığınız yazıdan, imladan gayet eğitimli bir birey olduğunuz anlaşılıyor. Haklısınız da, ancak bu dayak meşru olamaz beyefendi. Böyle bir haksızlığa maruz kaldığınız için kadını öldürme hakkına sahip olamazsınız. Selam ederim.
"Feyyazuru hiç bir şey pozitif ayrımcılığı haklı çıkarmaz. Bomboş bir mesaj yazmışsın kusura bakma.
Sen erkeklerin bütün yasal haklarını elinden alacaksın, evlilik adı altında devlet eliyle düpedüz dolandıracaksın, kendi öz çocuklarını görmelerini yasaklayacaksın,
hiç bir delil olmadan evinden atıp sokaklarda sürünmeye mahkum edeceksin sonra adam cinnet geçirince mağdurum da mağdurum amma zırladınız be. Kadınların hiç bir iddiası ispata dayalı olmadığı için inandırıcı değildir geçiniz. O işten çıkarılan kadının para almak için yalan söylemediğini nereden bileceğiz acaba? Bir de kadına sürekli saygı gösterecekmişiz neyin saygısı acaba? Hak edene saygı gösterilir etmeyene gösterilmez. Bu kadınların ve onların savunucularının her şartta kendilerini üstün gören tavırları harbiden kabak tadı verdi. Kadın her türlü hakareti eder gerekirse küfrünü de eder ama erkek karşılık verirse suçludur. Neden? Çünkü kadın her zaman haklıdır.
Bir de bu son zamanda ki Acun Ilıcalı, Şeyma Subaşı boşanma olayı evliliğin devlet destekli dolandırıcılık olduğunun ispatıdır. Acun Ilıcalı acaba hangi suçundan ötürü bu kadar tazminatı ödemeye mahkum edildi? (Gelirine oranı konu değil, önemli olan bunun haksızlık olması)
Uyanamadınız ve uyanamayacaksınız biliyorum fakat kadına şiddet yaygarasının asıl amacı bunun üzerinden çıkar elde ederek kadınları sorumluluklardan azat etmek ve emek vermeden işin kaymağını yemesini sağlamak. Bu gün aile içi şiddete uğrayan erkek sayısı kadınlardan kat kat fazla olmasına rağmen (psikolojik şiddet olarak) yaygara çıkaran kadınlar.
Son olarak 3-5 kişinin yaptıkları yüzünden sırf aynı cinsiyetteyim diye yargı tarafından otomatik suçlu kabul edilmeyi ben şahsen gururuma yediremiyorum. Yediren varsa da (ki sitenin en az %90'ı) o da sizin garipliğiniz.
Ayrıca bu yalancı ve devlet destekli dolandırıcı kadınların aldıkları paralar haramdır o istifa eden kadınlara da hakkımı helal etmiyorum. Öbür tarafta iki elim yakalarında olacak.
Kadını korumak için önlem yazmış bir de neyin önlemi? İspat olmadan insanlara iftira atmak mı önlem?
Dilerim Allah'tan biri sana iftira atar da neyin avukatlığını yaptığını anlarsın. Bu lafım sadece sana değil seninle aynı zihniyette olan herkese.
Allah'ın kadın yalakaları sizi."
ALINTI
Teşekkür ederim. Mesajınız arka sayfada yok olup gitmesin.
Bu ülkede bir erkeğin vatana sevgi duyması için hiç bir sebep yoktur. Bu yazdığım vatan hainliği değil acı gerçektir.
Devlet seni sırf cinsiyetinden dolayı suçlu ve şeytan olarak kabul edecek, mağdur olduğun zaman alay konusu olacaksın, çocuk yaşta bile olsan kimsenin umurunda bile olmayacaksın (örneğin okula gidemeyen ve çoğu erkek olan çocuk işçilerin okuyamayan kızlar kadar önemsenmemesi) vs. anca ülke adına birinin ölmesi gerektiği zaman akla geleceksin, ondan sonra vatan sevgisi.
Bu ülke sadece kadınların cennetidir. Erkeğin ise cehennemi.
Ayrıca da evlenen erkeğin telefon dolandırıcılarına kanan aklı evvellerden hiç bir farkı yoktur.
Kadının kocası arabası ile kadının kullandığı arabaya vuruyor ve kaza yapmalarını sağlıyor. Ardından arabadan inip kaçan kadının dostunu kovalıyor ancak adam kaçıyor. Geri dönüp karısını dövüyor. Kadını dövdü diye 10 yıl ceza alır artık.
Kadına yönelik şiddet bir kişiye sırf kadın olduğu için gösterilen şiddettir.
İki kişi arasında herhangi bir sebepten dolayı meydana gelen şiddet olayı kadına şiddet değildir.
Kadına şiddetin tek örneği töre cinayetleridir ki bunun da sayısı son derece azdır.
Günümüz de istenen asıl şey kadının her haltı özgürce yemesi, hiç bir görevini yerine getirmemesi, erkeğin ise buna ses etmeden usulca ödemesini yapmasıdır.
Kadına şiddet olaylarında kadının sorumluluğundan bahsetmeyenler (Örneğin kadın bile bile uyuşturucu bağımlısı birinin peşine takılmışsa veya sırf yasalar kendine hak verdi diye "senin donuna kadar alacağım" tarzı ifadeler kullanan bir kadına acımak gereksizdir.) aslında ilahları kadın olan tiplerdir.
Kaldı ki kadına şiddet rakamı olarak açıklanan rakamların genel de sol medyanın uydurduğu gerçekle bağlantısız rakamlar olduğunu hesaba katarsanız olayın kadının korunması değil, kadın üzerinden toplumun zehirlenmesi olduğunu görebilirsiniz.
Artık kendi devletinize mi güvenirsiniz yoksa kadın çetelerine mi size kalmış.
Kaldı ki bu öldürülenlerin tamamı da aile içi şiddet değil.
Bu gün asıl amaç kadına karşı gösterilen en ufak bir tepkiyi bile kadına şiddet olarak yorumlayıp, Fatma Şahin'in marifeti 6284 kadına en ufak bir anlaşmazlıkta bir beyanla erkeği sokağa atma hakkı vermektedir.
Azıcık olsun kendine kadını ilah edinmemiş olan biri burada zulme uğrayanın kim olduğunu görebilir.
Kadına şiddet yaygarası koparanların, ancak erkeklerin uğradığı ekonomik, psikolojik ve hukuksal şiddeti övenlerin asıl derdi, aile kurumunun parçalanması, gelecek nesillerin başıboş ve aile terbiyesinden uzak yetiştirilmesi bu sayede de asırlardır bitirilemeyen Türk toplumunun bitirilmesidir.
Fatma Şahin eş cinsel haklarının anayasaya alınmasına pozitif bakan biri olduğu gibi, eş cinselliği güvence altına alan ve aile içi anlaşmazlıklarda hem kadının beyanını esas alan hem de arabuluculuk ve uzlaştırmayı yasaklayan İstanbul sözleşmesinin imzalandığı dönemin aile bakanıdır. Bu arada bu sözleşme meclisten geçerken de hiç bir çekince konulmamış hatta bu sözleşmeyi imzalayan ilk ülke de Türkiye olmuştur.
Bu gün kadına şiddet istatistiği diye size itelenen şeyler tamamen kadının beyanı üzerine oluşan, bir belgeye dayanmayan istatistiklerdir. Zaten yukarı da gösterdiğim kadın cinayetleri istatistiklerinde ki fark bunun bir ispatıdır.
Öldürülen kadın sayısı toplama oranlandığında basit bir istisnadır.
Eğer sizler kadına tapanlardan değilseniz, suç işleyenlerin şahsi olarak cezalandırılmasını ister ancak sırf bir kaç kişi suç işledi diye herkesin suçlu kabul edilip kadına adalete sığmayacak yetkiler tanınmasına karşı çıkarsınız.
Sallıyorum falanca yerde 250.000 konut olsun, bunların 377'sine hırsız girmiş olsun ve bu hırsızların ağırlıklı bölümü göçmenlerden oluşsun. Burada yapılması gereken:
1- Suçlunun suçsuzdan ayrılarak suçluların şahsi olarak cezalandırılmasıdır.
2- Bütün göçmenlerin aksi ispatlanana kadar suçlu kabul edilmesi ve yerel halktan biri "Falanca benim evimden hırsızlık yaptı" şeklinde beyanda bulunursa delil olmaksızın şikayette bulunduğu göçmenin sınır dışı edilmesidir.
Sizce doğru seçenek hangisidir.
Çoğunuz birinci seçeneğin doğru olduğunu söyleyebilir ancak konu kadınlar olduğu zaman çoğunuz ikinci seçeneğin doğru olduğunu düşünmektesiniz. Hiç kendinizi kandırmayın.
Kaldı ki ikinci seçeneğin adalet kavramını bitirerek kişileri kendi adaletlerini sağlamaya iteceğini bile bile.
Sizler eğer samimi olsanız şiddetin her türlüsüne karşı çıkarsınız. Ancak kadına taptığınız için sadece kadına şiddeti eleştiriyor şiddetin diğer türlüsünü içten içe destekliyorsunuz.
Acı gerçek birinin gerçeği yazması lazımdı.
Umarım bir gün kadın yalakalığını bırakıp gerçekten adaletten yana olursunuz. Hiç olacağını sanmıyorum ya neyse.
Suçluyu suçsuzdan ayırmak yerine bir cinsi tamamen masum, diğerinin tamamen suçlu kabul ederek girdiğiniz kul haklarının hesabını verirken kadınlarınız korur (!) sizi artık.
Bir arkadaşım eşinin lüks tutkunluğu ve savurganlığı nedeni ile borç batağına saplanmış, tefeciden borç almış, yaşadığı stresi kaldıramayarak hayatına son vermişti. Cenazesi kaldırıldıktan sonra eşi pişkin pişkin reddi miras yapacağını ve bu nedenle kendisine dul maaşı bağlanmasında bir sorun olup olmayacağını sormuştu. Kendimi zor tuttum, ya sabır dedim.
Kadın hakları diyoruz. Anneler de kadındır. Seni büyüten, yemeyip yediren içmeyip içiren anneni yaşlılığında evde istemeyen, sağlığında eve gelmesini istemeyen kadınlar biliyoruz. Bayramlarda eşinin annesini babasını ziyarete gitmeyen kadınlar biliyoruz. Buna tepki gösterip sesini yükselten koca eşinin şikayeti üzerine evinden uzaklaştırılıyor.
Maalesef ne dini nede ahlaki konuda düzgün insanlar yetiştiremiyoruz.
Çok şükür mutlu bir evliliğim var. Bahsettiklerim çevremde şahit olduğum olaylar.
Beni üzen Türk toplumunun, örf, adet ve geleneklerinin yerle bir olmasıdır. Bu Kanunlar yerine başka hiç bir şey Türk aile yapısını bu denli bozamazdı.
Aileler dağılıyor, çocuklar perişan oluyor, gençler evlenmekten korkuyor, nikahsız birliktelikler artıyor.
Kadın ve erkeğin sorumluluklarını net olarak ortaya koyan bir kanuni düzenleme yapılmasa gelecek daha kötü günlere gebe.