Misalen biz trakya yoresindeniz rumeli Türklerinden bizim Burda pek disari kiz verilmesinden hoslanmiyoruz kendimizi daha iyi veyahut daha kaliteli gordugumuzden degil fakat ic Anadolu yada dogu Anadolulular ilen cok farkli kulturlere sahibiz Kadin erkek iliskileride farklidir misalen biz amca veyahut akraba cocuklari evlilikleri yoktur hosgorulmez AMA ich Anadolu dogu Anadolulular bolgelerinde normaldir bizde bayanlar genelde serbest ve daha liberaldir diger tarafta bu Boyle degil Ben misal olarak amca cocuklarinin ayri odalarda yemek yedigine sahidim onun Icin siddet olaylari genelde o bolgeden Gelen insanlarin bir sorunu
"Hukuk konusunda sana ders verebilirim; akademik eğitimim sağolsun. : ))) Bu yüzden tanımadığın insanlara cahil diyerek zırvalama istersen!... TC Medeni Kanunu katolik falan değildir; Katoliklerde boşanma var mı ki?!... Öyle klavye başında höykürmekle olmuyor bu işler. TC Medeni Kanunu çağın gereklerine uydurulmalı; bunun için akademik çalışma yapılmalıdır. Ama bu "ortaçağa" döneceğiz demek değildir."
ALINTI
Mevcut Medeni Kanun Hristiyan kanunudur. Gerisini külahıma anlat. Siz gizlemeye çalıştıkça biz deşifre etmeye devam edeceğiz.
Katolikte boşanma evet yoktur. Boşanma olmadığı için avrupada pek çok Hristiyan protesto edip ateist olmuştur. Avrupada erkeklerin uzun mücadele sonucu boşanma hakkı verilmiştir. Ancak ceza karşılığı. Türkiyedeki gibi nafaka ve tazminatlar karşılığı zorla erkeklere boşanma hakkı tanınmıştır.
Daha sonra erkeklerin mücadelesi sonucunda boşanma kolaylaştırılmış ve nafaka 5-10 yıla indirilmiştir. Bazılarında ise evlilik süresi ile sınırlandırılmıştır.
Türkiye ise Avrupadaki hristiyanlardan çok daha katı Hristiyanlığa soyunmuş ve Katolik Hristiyan nikahına ve kanununa, sıkı sıkıya bağlı kalarak, hristiyandan daha çok ve daha katı Hristiyancı olmuştur.
Tekrar ediyorum külahıma anlat.
Medeni Kanun derhal değiştirilmeli, İslam Aile hukuku uygulanmalıdır. Bu Hristiyan kanunu ülkedeki kadın cinayetlerinin müsebbibidir.
Cahillerin öğrenmesi için Medeni Kanunu nerden aldık?
İsviçre'nin Neuchatel Kantonundan alınmıştır.
Önce İsviçre'yi tanıyalım. Yüzölçümü Konya ile eşittir. İsviçre yüz ölçümü:41 bin 285 km kare, Konya 41 bin 001 km kare.
İsviçre 26 Kantondan oluşur. Neuchatel 26 kantondan biridir. Yani Konya'nın 26'da biri.
Neu:Almancada "Yeni" demek. Chatel ise "Şato" anlamına gelir. Eskiden derebeylerin yani toprak ağalarının oturduğu yere şato denirdi.
Neuchâtel:803 km kare, Nüfusu köy ve kasabalarıyla birlikte 175 bin. Belediye sınırları içindeki Neuchâtel şehrin nüfusu ise:33 bin.
Papaz Kanunun alındığı yıllarda ise 22 bin nüfusa hakimdi.
Koskoca Türkiye Cumhuriyeti'nin aile düzeni, 22 binlik bir Hristiyan Kanton aile hayatına, teslim edilmiştir.
Cumhurbaşkanlığı forsundaki 16 devleti simgeleyen 16 yıldıza hakarettir.
5 bin yıllık Koca Türk Tarihini çöpe atıp, 22 binlik hristiyan aile yapısına teslim olmak bu Milletin hiç onuruna dokunmuyor mu?
80 milyonluk Koca Türk Milletinin, Konya'nın 26'da birine teslim olması gurur mu verici?
Avrupa hukukunun Merkezi Roma'dır. Neden Romam Hukuku? Çünkü Roma'da Vatikan var. Vatikan ise Hristiyan dünyasının özellikle de Katoliklerin Merkezidir. Vatikan Papalığın merkezidir. Papa kanunları önce Roma'dan tüm Avrupaya yayıldı. Avrupa ülkeleri hukuk sistemini, Roma'dan almıştır. Sonra Avrupa'dan Türkiye'ye geçmiştir.
Benim diyecek tek kelimem yok,
Bir erkek olarak, bir baba olarak, 5 yıl evlat hasreti ile yanmış bir insan olarak benim söyleyecek tek bir kelimem yok.
Bunun erkeği kadını yok,
Bunun müslümanı, hristiyanı yok,
Bunun doğrusu yanlışı yok,
Bunun izahı da yok.
Ya şu olaya ne demeli? (video olarak koyacaktım link olarak koyuyorum videosu orda var)
Alıntı:
Kızının Öldürülme Anını Gözyaşları İçinde İzledi
Ümraniye'de, 27 yaşındaki iki çocuk annesi Duygu Kadakal'ı bir otelin lobisinde bıçaklayarak öldüren Hakan Kadakal ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada olay anının görüntüleri de izlendi. Bu sırada Duygu Kadakal'ın annesi Yasemin Koç ve kız kardeşi Gizem Topçu gözyaşlarının tutamadı. Anne Koç, sanık Kadakal'a "Nasıl kıydın sen ona katil?" diye bağırdı.
"Uğur Mumcu'nun da dediği gibi; bilgi sahibi olunmadan, düşünce sahibi olunmaz! Avrupa hukukunun merkezi Roma falan değildir. Avrupa (ve ABD) hukuku Roma hukukuna dayanır, ama bu Roma, imparatorluk dönemi Romasıdır. Yani milattan öncesinin... Yani hristiyanlık öncesinin... Sana önerim; Corpus, İurus, Civilis'u bir araştır ve de becerebiliyorsan, milattan sonra yaşamış bir imparatorun neden hristiyanlık öncesi hukuka yöneldiğini anlamaya çalış."
ALINTI
O kadar cahilsiniz ki, hala karşınızda salak var zannediyorsunuz. Siz değil size akıl verenler vız gelir tırıs gider.
Roma'da hukuk, Roma şehrinin M.Ö. 753 yılında kurulmasından, M.S. 6. yüzyılda Justinianos'un kanunlaştırma hareketlerine değin uzun bir gelişme geçirmiştir.
Asıl kanunlaşma M.S. 6. yüzyılda başlamıştır. Eğer Hristiyanlığa dayanmasının verdiği rahatsızlıktan ötürü bunu daha önceye yani milattan önceye çekmeye çalışırsanız ozaman karşımıza putperest hukuk sistemi çıkar. Kaldıki Bugünkü Medeni Kanunun içeriği Hristiyanlıkla örtüşmektedir.
Tamam madem bunun verdiği rahatsızlıktan ötürü daha önceye dayanıyor diyorsunuz. Peki daha öncesine gidelim hay hay.
Antik Roma'ya bakalım: Antik Yunan ve İtalya Yarımadası'nın pagan inançları mevcuttur. Sonra Helen tanrıcılığı ve mitolojisi, Hint, Mısır, Mezopotamya ve Anadolu putperestliği ile birleşerek, Roma Dini'ni şekillendirdi.
Helen topraklarının, MÖ 146'da ele geçirilmesiyle; Yunan tanrıcılığı ve felsefesi Roma’yı etkilemiştir. Yunan putperestliği ve felsefesi, Roma elit tabakası ve halkı arasında hızla yayıldı. Etrüsk döneminde, şehirlerde adlarına tapınaklar kuruldu.
Yunan tanrıları; Poseidon(Atlantis'in de baş tanrısı), Selena(ay tanrısı), Hades(yeraltı tanrısı), Afrodit(aşk tanrısı) ve Ares(savaş tanrısı)dir. Bunların Roma'daki karşılıkları, isimleri ise sırasıyla; Neptun, Luna, Pluton, Venüs ve Mars'tır.
Roma ordusunda görev alan bir subay, tapınağa gider. Rahib aracılığıyla, yüzüne kan sürülerek, düşmanlarına karşı savaş tanrısı Mars'dan yardım ve lanet diler.
Zamanla Roma Dini, tümüyle kurumsallaşmış ve devlet kontrolüne girmiştir.
Augustus(MÖ 27- MS 19), Roma Dini'nin, kurumsallaşıp- resmileşmesinde önemli rol oynadı.
Roma’da; sihir, falcılık, kehanet ve büyücülük kurumsallaşmış ve Roma Dini'nin ayrılmaz bir parçası olmuştur.
Fazla ayrıntıya girmeye gerek yok, yoksa sayfalar dolusu Roma dini, kültürü, yaşayışı, ahlakı, töresi...vs anlatırım.
Peki karar verin PUTPEREST MEDENİ KANUN MU DİYELİM PAPAZ MEDENİ KANUNU MU DİYELİM?
Hristiyan itikadıyla ve sakramentleriyle örtüştüğü için Adı HRİSTİYAN MEDENİ KANUNU'DUR.
İslam düşmanları tam bir iki yüzlüdür. Nedeni, İslamın hükmü uygulansın dendiğinde 1400 yıl öncesinin hükümleri uygulanamaz derler. Barbar gerici derler. Ama aynı kişiler Hristiyan Medeni Kanunu, İslamiyetten daha önce olmasına rağmen ısrarla uygularlar. Kendileri 2000 yıllık Papaz Kanununu uygularken 1400 yıl diye islamın hükmüne karşı çıkarlar.
Hatta daha da ileri giderler. Hristiyan Medeni Kanunu'nu saklamak için hayır efendim Roma Hukuku Hristiyanlıkla başlamadı daha öncesine dayanıyor derler. Tıpkı yukardaki mesajda olduğu gibi. Halbuki daha eskiye gittiğimizde yani Milattan öncesine geçtiğimizde bu kez 2 bin değil 2500-3000 yıllık köhne bir toplumun kuralları ortaya çıkıyor. Bu köhnemiş toplum kuralları ise putperestliğe dayanıyor.
Halbuki Kuran, ayetleri bozulmamış, aslı ortadadır. İncil ise aslı bozulmuş dolayısı ile köhnemiştir. İncilden daha önceye götürdükleri Roma halkı ise tam bir putperest olduğundan köhnedir.
Sözün özü islamın kurallarına karşı çıkmak için kırk dereden su getirirler, 1400 yıl öncesinin hükümleri geçmez derler, ama kendi savundukları ve adına Medeni Kanun dedikleri Kanun ise 2500 yıllık tam bir İlke Kanun olarak karşımıza çıkıyor. 1400 yıla karşı çıkarlar, 2500'ü savunurlar.
Bugün gazetede farklı bir haber okudum. Yanlış anlaşılmasın. Kadın cinayetini haklı görmüyorum. Ama bazı kadınlar var ki. Kaşınıyorlar. Resmen ecellerini çağırıyorlar.
Haber şöyle. Eşler boşanmışlar. Mahkeme çocukları kadına vermiş. Adama da haftada bir gün görme hakkı vermiş. Yani mahkeme kararı bu. Fakat gel gör ki, kadın bu karara uymuyor. Adama çocuklarını göstermiyor. Adam da çocuğunu icra yolu ile görebiliyormuş. Yani mahkemeye başvuruyor. 400 TL harç parasını yatırıyor. Mahkeme yanına 2 polis veriyor. Adam polisler nezaretinde çocuklarını bir kaç saat görüyor. Tekrar annelerine getiriyor. Bu arada bu kadına ayrıca bir de nafaka veriyor.
Şimdi bu hak mı. Kadının yaptığı zulüm değil mi. Hem adama, hem çocuklara zulüm. Sakin olan adam her seferinde 400 TL yatırıp çocuğunu görüyor. Sinirli olan adam da bir süre sonra zıvanadan çıkıyor. Kadını öldürüyor. Veya yaralıyor.
Kadın mezara. Adam hapse gidiyor. Olan çocuklara oluyor.
Başka bir olay.
Pamukova'da bir cinayet işlendi. Adam eski eşini öldürdü. Adapazarı'nda yakalandı. Hapse girdi. Biz de adama bir sürü kızdık. Boşanmışsın. Bitmiş. Hala neyin davasını sürüyorsun şeklinde. Fakat kazın ayağı hiç de öyle değilmiş.
Kadın başka bir adamla dini nikah yapıp evlenmiş. Beraber yaşıyorlar. Fakat eski kocasından gelen nafaka kesilmesin diye resmi nikah yapmıyor. Adam defalarca kadını arayıp uyarmış. Kadın her seferinde resmi nikahı reddetmiş. Adam artık şirazeden çıkmış. Gidip kadını öldürmüş.
Kadın cinayetlerinin aslını bilmeden tepki gösteriyoruz ama bazı böyle değişik durumlar da söz konusu olabiliyor. Kendinizi o erkeklerin yerine koyun. Bir daha düşünün.
Bu tarz durumlar çokça oluyor fakat kanunlar var. Ilk anlattığınız olay ilginç çocuklarını göstermiyorsa adam bunu kanıtlayıp mahkemeye sunarsa kadın ceza alır. Telefon ile videoya çekebilir mesela.
Diğer olayda ise maalesef kanunlar yetersiz kalıyor. Kanunlar önünde kadın erkekten daha önde gözüküyor, hani kadın erkek eşitti ? Kadında adama nafaka versin o zaman...
Tabi bu arada bu tür şeyleri engellememin en iyi yolu evlilik sözleşmesi yapmaktır. Bir erkek bir kadını canından çok sevse bile evlilik sözleşmesi yapmalı. Yazık
Bu tarz durumlar çokça oluyor fakat kanunlar var. Ilk anlattığınız olay ilginç çocuklarını göstermiyorsa adam bunu kanıtlayıp mahkemeye sunarsa kadın ceza alır. Telefon ile videoya çekebilir mesela.
400 TL cüz'i rakammış. Binlerce lira ödeyip çocuklarını görenler varmış. Gazete şu anda masamda. Haber Madalyonun Öbür Yüzü şeklinde verilmiş.
Bu arada bir şey daha öğrendim. Bir kadın boşandığı kocasından en fazla 6 ay nafaka alabilirmiş. Daha fazlası harammış. Sürekli alıyorsa sürekli haram yemiş oluyormuş. Tabi bu işin Allah katındaki yönü. Fakat medeni kanun bu konuda nafakanın ucunu açık bırakmış.
Neden 6 ay diye araştırdım. Kadının boşandıktan sonraki iddet müddeti 6 aymış. Yani bir kadın boşandıktan sonra 6 ay başka bir erkekle evlenmesi uygun değilmiş.
Bu bahsettiklerim işin dini boyutu ama buna göre hesaba çekileceğiz. Medeni kanuna göre değil.
Kadınlar bunu bilsin. Akıllarını başlarına toplasınlar.
Ha bir şey daha. Çocuklarını göremeyen eşler dernek kurmuşlar. Yasal yollardan haklarını arıyorlar. Yani devlet kadına karşı pasif. Ben karar aldım. Sen çocukları babalarına neden göstermiyorsun diye sormuyor.