1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 4  |
 |
Okhan
19 yıl önce - Prş 08 Tem 2004, 23:00
| Alıntı: |
2004 de bunlar olmuyor. Bak butun bu kolonialist ve baskici rejimlerin meyvesini goruyoruz.
Ayrica Turkler ile Kurtler yuzyillarca beraber yasamis diye bir sey yok. Biliyorsunuz, Cumhuriyetin ik yillarinda meydana gelen Kurt ayaklanmalari ve nasil bastirildigini. |
Zaten Kürtler'i asimile edelim diyen de yok. Konu ile ilgili olarak Cumhuriyet yillarinda yapilan ayaklanmadan bahsetmissin. Isin ilginc tarafi bu ayaklanmanin Kürtlükle hic bir alakasinin olmamasi. Bu ayaklanmalar yapilan devrimlere ve halifeligin kaldirilmasina karsi yapilmis ayaklanmalardi. Amac seriat devleti kurmakdi, ayaklanmanin basindaki Seyh Sait'in Kürt olmasiysa sadece bir tesadüfdür. Bunun disinda tarih kitaplari yazar ki bagimsiz Kürdistan fikri o zamanki emperyalist devletler tarafindan imparatorlugu bölmek amacli ortaya atilan bir fikirdi (Ermenistan gibi). Tabii ki Lawrence'e inanip Osmanlilara karsi ayaklanan Araplar oldugu gibi müttefiklere itimat edip ayaklanma sonucu genc Cumhuriyet'in yikilip, Kürdistan devletinin kurulmasi umuduyla catismalara katilanlar olmustur ama bunlar azinlikta kalmistir. Yani dönüp dolasip yine ayni soruya geliyoruz. Birden bire neden böyle bir gelisme oldu. Ayrica bu dedigim tarihten önce (80'li yillar) millet Kürtce konusup, Kürtce sarki türkü söylerdi, bu kimseyi de rahatsiz etmezdi. Unutulan bir sey daha var bu ülkede nice Kürt kökenli Basbakanlar bu ülkeyi yönetti ama bu hic kimseyi rahatsiz etmedi. Tabii silahli eylemlerden sonra bir nevi aksiyon - reaksiyon zincirleme gelismeler yasandi, ki bu gelismeler sonucu insanlarin tepkisi sertlesti, ama bu sicak catismalar yasanan, terör olaylarinin yasandigi bir ülke de gayet normaldir. Amerika'nin veya cogu Avrupa ülkelerinin terör olaylarindan sonra müslümanlara gösterdikleri tepkileri görüyoruz. Ayni sey Ispanya'da son zamanda gelisen ETA eylemlerinden sonra Bask'lara karsi sertlesmede de belirgin bir sekilde göze carpiyor. Peki bir seyi daha merak ediyorum madem Kürtce böylesine özgün, tek bir dil, neden Özgür Politika gibi gazeteler yayinlarini Türkce yapmak zorunda hissediyor kendini. Acaba cesitli bölgelerden gelen Kürtler'in kendi aralarinda anlasabildigi tek dil Türkce mi?
|
 |
Mehmet44
19 yıl önce - Cum 09 Tem 2004, 12:13
hop Atila Hooooooooooooooooopppppppppppppp
Niye malaytyayıda yazdın ki bilip bilmeden
malatyada kürtmü var ?
bilmeden ne öyle kürt mürt yazıyosun ha
Türk Büyüktür Küfretmez,Türk Büyüktür Affetmez.
|
 |
xgokhan
19 yıl önce - Cum 09 Tem 2004, 12:51
"Diger ülkeler bu tür sorunlar yasamiyor, zamaninda asip kesmisler ve ülkelerinde azinlik kalmamis, durum böyle olunca bilmislik yapmak (bazi yabanci ülkelerden bahsediyorum) kolay oluyor tabii. "
Nasıl yani, bugün Almanya tam olarak da bu konudan (asimile olmak istemeyen Türklerden) şikayetçi değil mi? Onlara da hak veriyor musun o zaman?
|
 |
Patron
19 yıl önce - Cum 09 Tem 2004, 13:07
Almanya'daki Türkler ile karşılaştırma bile yapılamaz.
Türkler bir başka ülkenin vatandaşları ve oraya çalışmak amaçlı göç etmişler.
Hiç bir Türk Almanya'yı bölmeye çalışmamış,
yollara mayın döşeyip, askeri araçları havaya uçurmamış.
Türkiye'deki Kürtler hangi ülkenin vatandaşı? Nereden göç ettiler?
|
 |
Okhan
19 yıl önce - Cum 09 Tem 2004, 13:16
| Alıntı: |
| Nasıl yani, bugün Almanya tam olarak da bu konudan (asimile olmak istemeyen Türklerden) şikayetçi değil mi? Onlara da hak veriyor musun o zaman? |
Almanya'da yasanan olay bambaska bir konu, bizim konumuzla pek alakasi yok. Burada tartisilan yüzyillardir beraber yasayan halk. Almanya'da ise durum cok farkli, topu topuna 50 senedir beraber yasiyorlar ve ayrica oraya gelen vatandaslarimiz oranin vatandasi olarak degil orada calismak icin gitmis, yani elma ile armut durumu.
Bu isin bir baska boyutu da var bu boyut ise sosyal - ekonomik. Almanya'da yasayan yabancilarin yüzde 90'ini isci sinifi ve tabii ki de her ülkede oldugu gibi varlikli tabakayla bu sinif arasinda sürtüsmeler oluyor. Almanlar ise isin kolayini bulmus sosyal - ekonomik sürtüsmeyi entegrasyon sorunu olarak pazarlayarak sorunu yabancilarin üzerine atiyor. Ama dedigim gibi oradaki sorun bizim tartisma konumuza uzak bir tema.
|
 |
Patron
19 yıl önce - Cum 09 Tem 2004, 13:25
En basitinden : evleri yakılarak öldürülen Türkleri düşünün.
Ayırımcılığı yapan Türkler mi, yoksa diğer milletleri yakmaya alışmış olan Almanlar mı?
"Entegrasyon sorunu" var ama sebep Türkler değil.
|
 |
Eylem
19 yıl önce - Cum 09 Tem 2004, 20:37
okhan de lan demiş ki:"Yüzyillarca beraber yasayan ve simdiye kadar kim Kürt, kim su, kim bu kimseyi ilgilendirmezken neden birden bire yaklasik 25 sene önce "Kürt milliyetciligi" adi verilen olusum gelisti."
Hayır, "Kürt milliyetçiliği" denen akımın başlangıcı daha gerilere gider. Ta Osmanlı'nın son dönemlerine... İmparatorluk'ta ekonomik düzenin ve yönetimin bozulmasından sonra birçok etnik topluluk milliyetçilik rüzgarına kapıldı. Kürtler de bunlardan biriydi. Kürtlerin isyanları şeyhler öncülüğünde oldu. Son şeyh ayaklanması Cumhuriyet dönemindedir. Şeyh Sait İsyanı okhan de lan'ın ve aslında birçok kişinin sandığının aksine basit bir gerici ayaklanma değildir. Şeyh Sait'in Kürt olması tesadüf falan değil. 1930'da Ağrı İsyanı bastırıldı. O isyanı bastırmak için İran'la antlaşma imzalayıp Küçük Ağrı Dağı'nı sınırlarımız içine aldık, karşılığında Van iline bağlı bir kısım toprağı İran'a verdik. Tarih kitaplarında kolay kolay bulamazsınız bu olayı. İsyancılar Kürt'tü. Bu da mı tesadüftür? Dersim İsyanı'nı çıkartanların Kürt olması da mı tesadüftür? Sadabat Paktı acaba bize anlatıldığı gibi sadece İtalya tehlikesine karşı mı yapılmıştır? Hayır! Gerçeklerin anlatılmaması Kürt sorununu inkara dayanan politikanın göstergesidir.
Bir sorununuzu halletmek istiyorsanız öncelikle sorununuz olduğunu kabul etmelisiniz. Yoksa çözüm geliştiremezsiniz. Türkiye bir sorunu olduğunu yıllardır reddediyor.
|
 |
Okhan
19 yıl önce - Cum 09 Tem 2004, 21:39
| Alıntı: |
| Ta Osmanlı'nın son dönemlerine... İmparatorluk'ta ekonomik düzenin ve yönetimin bozulmasından sonra birçok etnik topluluk milliyetçilik rüzgarına kapıldı. |
Milliyetcilik rüzgarina mi kapildilar, yoksa bazi ülkelerin yöneticilerinin oturduklari yerden bazi haritalar cizip, bir imparatorlugun sinirlari icinde yüzyillarca baris icinde yasamis cesitli etnik kökenli insanlari olarak, zaten yikilmakta olan sözü gecen imparatorlugun yikilis sürecini daha da hizlandirmak icin yaptiklari kiskirtmalarina olumlu tepki göstererek emperyalist devletlerin oyuncagi mi oldular? Bu kiskirtmalara oyuncak olanlar ise Kürtler arasinda azinlikta kalmistir, cünkü böyle bir milliyetcilik gelismemisti. Tersi düsünülecek olursa, su sorunun sorulmasi gerekir: Madem böyle bir milliyetcilik taaaa o zaman gelismisti ( bu arada "taaa" benim dedigim zamanin 50 yil öncesi, Kürtler ile Türklerin kac yüzyildir beraber yasadigini düsünürsek gülünc bir yaklasim), o zaman neden Kürtler müttefiklerle birlik olup kendi devletlerini kurmak varken, Kurtulus Savasi'nda bizim saflarimizda savasti?
|
 |
AydinE
19 yıl önce - Cum 09 Tem 2004, 23:37
1- Baris icinde yasamak biraz romantik oluyor. Buyuk bir imparotorlugun isgali altinda yasamak barismi olurdu? Bu ABD isgali altinda yasiyan Irak lilarin baris icinde yasamasi gibi bir sey. (Osmanli, Britanya, Fransiz veya ABD olsun ayni kural gecerli)
Hangi millet isterki baska dilden, dinden bir devlet altinda isgal edilsin.
Ustelik, Ulusalcilik 18 inci yuzyila damgasini vurmus bir akim. Osmanlilarda egemenlikleri altinda pek cok millet yasattiklari icin, ilk bolunenlerden olmustur.
Aynisi Sovyetlere oldu. Ve hep olacak. Irak tada olacak..
2- Uzun mesafede bu bolunmeyi yavaslatmanin tek caresi (durdurmak imkansiz, tarih bunu gosterir) halklara belli ozgurluklerin verilmesi.
Hic bir varlik (millet veya kucuk bir firma) sonsuza kadar var olamaz.
Hayatin bir duzeni bu. Tabiat buna gore isliyor. Astronomi'de kullanilan Hertzsprung-Russell Diagramina bakarsaniz gorursunuz bunu.
Osmanli imparatorlugu yikildi, cunku yikilmamasi imkansizdi, ne zaman yikilacagi insan davranislarinin kontrolundeydi, ama eger yikilip yikilmiyacagi degil.
degisimler degisen varliklarin kontrolu altindadir. dis etkenleri suclamak hep bir mazarettir.
Eger Osmanli yikildiysa Ingiliz veya Fransiz konspirilerinden degilde, icte yasanan dengesizlik, ve yonetim bozuklugundan yiklidi.
Devletlerde insanlar gibidir, cikar cikar cikar tepeye, sonrada baslar dusmeye. Insanlarda 20 yaslarina kadar tepeye cikip, sonrada dusmuyorlarmi asagiya, en asagida mezar yokmu hepimiz icin?
Eger tarih kitaplarindan Osmanlilarin son 200 senelik degisimine bakarsaniz, hatanin nerde oldugunu anlarsiniz..
|
 |
Eylem
19 yıl önce - Pts 12 Tem 2004, 11:40
Evet, Sadabat Paktı Atatürk tarafından yapılmıştır, ben aksini mi söyledim? Ayrıca Sadabat Paktı'nı eleştirmedim de. Yapılış nedenini yazdım.
Osmanlı İmparatorluğu içinde barış ve huzur içinde yaşayan Kürtler neden ayaklanmalar başlattılar? Diğerleri neden ayaklanmışsa onlar da o yüzden ayaklandılar. Bunu sadece emperyalist devletlerin oyunlarına bağlamak kolaya kaçmak olur. Elbette dış müdahalelerin dağılma sürecinde önemli bir rolü vardır. Fakat asıl etken Osmanlı İmparatorluğu'nun ekonomik durumudur. Yani kapitalist devletlerin politikalarından yakınmak yerine Osmanlı'nın neden kapitalist olamadığını, neden sömürülen tarafta yer aldığını saptamak lazım. 'Biz barış içinde yaşayıp giderken dış mihraklar her şeyi allak bullak ettiler' edebiyatına sarılmak yerine aynı devletlerin o zamana kadar Osmanlı düzenini neden allak bullak edemediklerini düşünmek gerekir.
Kürtler Kurtuluş Savaşı'nda neden işgalcilere karşı mücadele ettiler? Bu soru çok önemli. Öncelikle Kürtlerin hepsinin Kurtuluş Savaşı'na destek vermediğini bilmek gerek. Tarih derslerinden hatırlayalım: Bir Kürt Teali Cemiyeti vardır. Bu cemiyet Kurtuluş Savaşı'nı desteklemedi. Bir de Vilayat-ı Şarkiye Müdafaa-yı Hukuk Cemiyeti (İnşallah adını doğru yazmışımdır) vardır. Bu cemiyet Kurtuluş Savaşı'nı desteklemiştir hatta Erzurum Kongresi'nin düzenlenmesinde önemli bir rol oynamıştır. Her neyse, Kürtlerin çoğunun Kurtuluş Savaşı'nda işgalcilere karşı mücadele ettiği bir gerçektir. Bunun en önemli nedeni Kürtlerin yoğun olarak yaşadıkları topraklarda bir Ermeni devleti kurma çabalarının olmasıdır. Kürtler tarihsel olarak hep Ermenilerle karşı karşıya gelmişlerdir. Yaşadıkları toprakların Ermenilere verileceğini sezdikleri zaman Kurtuluş Savaşı'na katılmışlardır. Dikkat ederseniz Erzurum Kongresi'nde (Sivas'ta olup olmadığını şimdi hatırlayamıyorum) azınlıkların aşırı güçlendirilmesine karşı alınmış bir karar vardır. İşte o karar Ermeni devleti kurmak isteyenlere karşı alınmıştır. Atatürk Kürtlerin ileri gelenleriyle yaptığı her temasta Ermeni devleti planlarına karşı mücadele edileceğini belirtmiştir. Kürtler Ermenilerin yönetiminde olmaktansa Kurtuluş Savaşı'nı desteklemeyi tercih ettiler. Çünkü Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasıyla kurulacak devletin iki kurucu unsurundan biri olacaklarını düşündüler. Ayrıca kimliğin din temelinde ifade edilmesinin hâlâ yaygın olduğu bir sosyal düzende Kürtlerin çoğu, gayrımüslim Ermenilerin yerine kendileri gibi müslüman olan Türklerin yanında yer aldı.
|
 |
sayfa 4  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|