Felâket tellâllığı mı? Yok oluyoruz görmüyor musunuz? Panko Birliğin Konya Şeker kaç yıldır bağırıp çağırıyor. Damla sulamaya geçmek için kendi sulama borularını üretiyorlar. Kuraklığı önlem olsun diye yeni sulama uygulayımları geliştirmek için arge kurmuşlar. Kızıl denizin balıklarının Akdeniz'e çıktığını daha önce duydunuz mu? Ya da yemişi üstündeyken Eylül de çiçek açan armut ağacı gördünüz mü? Kocaeli, İzmir, İstanbul, Ankara'nın aynı yaz susuz kaldığını hiç gördünüz mü? Kuraklık yeni yıl gelince biter ancak İski müdürü gelecek yıl kuraklığın sürmesinden korkuyor.
Yakında insanlar bir bardak su için birbirirni öldürecek. Ve bu çok uzak değil.
Aklıma geldi. Bilim adamları Dünyanın sonu yani kıyamete kalan vakti (Bizim bildiğimiz kıyamet değil) Kıyamet saati üzerinde ayarlıyorlar. Dünya'nın yaşamına 24 saat dersek, sona sadece 6 dk kalmış. Yani saat 23:54'müş.
Anayasa'ya konmalı. CO2 salınımını azaltıması örneğin.
Neden olmasın? Maden yeni anayasa yapılıyor, neden çevre ile ilgili geleceğimizi şekilldirecek uygar maddeler, hedefler konmasın? Ama ülkemizin, hatta onu geçtim bu forumdaki bazı fikirleri görünce ne talep olduğunu ne de öyle bir amacımızın olabileceğini düşünüyorum. Bu ülke Kyoto'yu imzalamayan (ABD'den bile gerideyiz bu konuda) dünyada sayılı ülkelerden biri.
Alıntı:
Yılmaz Konya:
Küresel ısınma var diyenlerin ellerindeki veriler kaç yıllık? Ya da kaç yıldır bu ölçümler yapılıyor. En fazla hadi 30-40-50 yıl olsun. Peki dünya kaç yıllık? 10 binlerce, belki milyonlarca yıldır varolan dünyada 50 yıllık verilere dayanarak dünyanın sonunu söylemek bence saçmalık. Dünya oluşumundan bu yana belki binlerce kez soğumuş ısınmış.
Küresel ısınma var diyenlerin elinde milyonlarca yıllık veri var. Biraz araştırma şansınız, ya da vaktiniz varsa, bu forumdaki fikirlerden bile faydalanabilirsiniz. Milyonlarca yıllık verileri üstelik bilimadamları bugün eriyor olan buzulları dikeylemesine araştırarak elde ediyorlar. Yani malum her yıl buzullar biraz eriyor, biraz tekrar donuyor, bu şekilde oluşan katmanları araştırarak bilimadamları belli çıkarımlarda bulunabiliryorlar.
Alıntı:
Bundan 50 yıl sonra şu kadar derece ısınacak demek bana saçma geliyor.
Dünyanın ısınması sera etkisi ile gerçekleşiyor. Bu etkiyide karbon gazları sağlıyor. Karbonu da en başta fosil yakıtların harcanması sonucunda oluşuyor, yani temelde insanların yaptığı üretim-tüketim ile. Bu da son 150 yıla tekabül ediyor. Sera gazları ile ısınma arasında direkt bağ kanıtlandığı için, süperbilgisayarlar yardımıyla çeşitli modellemeler kullanılıyor ve bu hızla üretim (karbon gazları) devam ederse şu kadar yılda şu kadar ısınabiliriz deniyor. Sizin saçmalık düşünceniz nereden kaynaklanıyor merak ediyorum, belki tartışabiliriz.
Ben zaten anlayamadım bu işi. Küresel Isınma var diyorlar "dikkatli olalım, destek olalım" diyorlar, daha az su daha çok deodorant kullanıyorlar. Nasıl bir destekse? Aynı şekilde vapurdaki amca da küresel ısınmadan dert yanarken elinde sigarasını pöfürdetmekte.
Yok küresel ısınma falan. Bakın İstanbul ne güzel, Eylül oldu geldi kara bulutlar
Merhaba, Mehmet Solmaz, ne yazık ki küresel ısınma ile deodorant kullanımı arasında bir bağ yok, kloroflorokarbon gazları ozonu deliyordu, artık sera gazları yani karbon gazları var. Ozonun delinmesi zararlı ışınların dünyaya ulaşmasına yol açıyordu, şimdi daha karanlık bir tablo ile karşı karşıyayız, dünya ısınıyor. Tabii konular üstüste binince böyle karışıklıklar olabiliyor.
Küresel ısınma yok demişsiniz belki şaka olarak ama bir günde soğumuyor koca kütle ne yazık ki. Isınma devam ediyor.
Uzulerek belirteyim ki HFC gazlar il eyani eskiden deodorantlarda olan gazlar da sera etkisi yaparlar ayni zamanda ozona da zarar verirler.
Ozellikle eski buzdolabi, klima gibi aletlerin icinde r12 denen freon gazi bulunur ve bu ozon ve sera etkisi icin en tehlikelisidir su an bunun yerine dah az etkisi olan r 22 kullanilir. Deodorantlarda da bunlar kullanliyordu eskiden su an yok cogunda sanirim.
Kuresel isinmanin iki ana nedeni var ama birisi HFC ler ile ozonun delinmesi digeri de belirtildigi gibi sera gazlarinin yani CO2,HFCler, Sulfur gazlari vb gibi gazlarin(bunlar genelde termik santral ve rafineri urunleridir)
bir sera gibi dunyayi sarmasidir.
Aslinda bir de 3. etmen var o da onune gecilemez birseydir ki dunyada her zaman ısı artar yani ayaginizi yere surtugunuzde bile aslinda kuresel isinmaya katkida bulnuyoruz, yururken, kosarken, bisiklete binerken hem CO2 saliyoruz hem de isi uretiyoruz. Dunyada entropi her zaman artar tanimlamasi kimi bilim adamlari tarafindan Kiyametin bu sekilde olacagi tezinin atilmasina sebep olmustur.
O gun ilginc bir arastirma okumstum bu arada isvicrede yapilan, o da is yerine yuruyerek gitmek yerine otomobil kullanarak gitmek kuresel isinma acisindan daha iyimis daha az carbon ve isi saliniyormus cunku. Yani aslinda kuresel isinma denen sey makus bir son. Her hareketimizde kuresel isinmaya katkimiz oluyor. Enerji isiya donusuyor, onun icin onemli olan enerjiyi verimli kullanmaktir yoksa makine dusmanligi ile olmaz kimi makinalar enerjiyi bizden daha verimli kullanir.
En son Fatih Can tarafından Pts 24 Eyl 2007, 11:25 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Dünyamızı bu hızla kirletirsek,güzel olan sağlıklı olan varlığımızı sürdüre bilmemiz için yaratılanları bukadar nankörce tüketirsek kıymet bilmezsek küresel ısınma kaçınılmaz.Bilim adamları doğru olanı yapıyor daha da abartıp iyice korkutmalılar en azından bu korku belki kendimize gelmemizi sağlar belki daha kötüleri olmadan birileri nükleer denemeleri bitirir,belki sera gazlarının etkisi azaltılır,belki her insan üstüne düşen vazifeyi yapar da yeniden doğal bir yaşama döneriz.Her nekadar bu bir ütopya da olsa neden olmasın belki olur...
Başlık altında çok fazla yorum yapılmış, hepsini okuyamadım...Bazı arkadaşlarımız demiş ki medyanın abartması, bazı arkadaşlar bilimsel olarak kanıtlandığı için önemsiyoruz demiş vb.. İnternetden gördüğüm fotoğraflardan ve okuduklarımdan yola çıkacak olursam, belki biz tam olarak küresel ısınmanın etkilerini görüp hisedemiyeceğiz , ama bizden sonraki neslimiz bunları hisedecek gibi gözüküyor.
İnternetden denk gelen iki fotoğrafı ve bi haberi siznle paylaşmak istedim;
Alıntı:
İki resim arasındaki farkları görmeniz için paylaştım sizlerle;
Birde Milliyet gazetesinin 18.09.2007 tarihli yazısında
Alıntı:
Küresel ısınmanın bir etkisi daha... 18.09.2007 Milliyet
Küresel ısınmanın bulaşıcı hastalıkların yayılmasına etkisinin mücadele edilmesi gereken çok karmaşık ve önemli bir durum olacağı bildirildi.
Avustralya’daki Canberra Üniversitesi Halk Sağlığı ve Salgın Hastalıklar Merkezinden Dr. Anthony McMichael, Chicago’da, Amerikalı ve yabancı yaklaşık 12 bin doktor ve araştırmacının katılımıyla düzenlenen konferansta yaptığı konuşmada, "Birkaç yıl önce muhtemelen bu sorunu ele almıyorduk, ancak küresel ısınma beş ila on yıl önce düşündüğümüzden de hızlı gelişti. Bu durum, bulaşıcı hastalıkların yayılması ve direncin düşmesinin nedenlerini anlamak için daha çevreci bir yaklaşım ortaya koymamız ve daha fazla veri elde etmemiz gerektiğini düşündüğüm önemli bir mücadele olacak" dedi.
Doktor McMichael, bunun karmaşık bir durum olduğunu ve "hastalıkların son on yıldaki evrimine dayanan modelleri ele alabilmek ve gelecekteki riskleri daha iyi anlayabilmek için en kısa sürede veri toplanmasını gerektirdiğini" kaydetti.
İklim değişimi üzerine hükümetlerarası uzmanlar grubunun (Giec) son raporuna göre, Dünya’da 2100’e kadar öngörülen ortalama sıcaklık artışı 1.8 ile 4 derece arasında olacak. Giec uzmanları, iklim
değişikliklerinin ölüm oranlarının artmasıyla kendini göstereceği uyarısında da bulundular
Kıymetini bileceğimiz Sağlıklı günlere dileğimle....Mutlu ve Esen kalın...
Küresel ısınma var diyenlerin elinde milyonlarca yıllık veri var. Biraz araştırma şansınız, ya da vaktiniz varsa, bu forumdaki fikirlerden bile faydalanabilirsiniz.
Ben Hidrolik dersindeki bilgilerime göre yorum yaptım. Mühendislik öğrencisiyim. Forumda üyelerin yazılarından fikir sahibi olmaktansa kitaplardan ve meteorolojinin grafiklerinden yararlanmayı tercih ederim. Ben milyonlarca yılı geçtim, birkaç yüz yıllık verilerin olduğu hiç bir kaynak bulamadım. (Araştırma yaptım biraz değil, biraz çok)
Mesela Beyşehir gölü yanlış hatırlamıyorsam 1934 lü yıllarda daha az suya sahipmiş. Beyşehir gölünün 1 milyon yıl önceki su seviyesini biliyorlar mı? Ortalamadan bahsediliyor fakat milyonlarca yıl önce kaç noktanın ölçümünü yapıp ortalamasını almışlar?
Tahmin adı üstünde tahmindir. Ölçüm ise kesindir ve veri olarak kayıt edilir zaten. İstedikleri kadar teknolojik araştırmalar yapsalar da 1 milyon yıl önceki sıcaklığı bilemezler, anca tahmin ederler.
Milyonlarca yıllık tahmin var denebilir. Fakat veri birebir ölçümle çıkar ortaya. Türkiye'de de meteoroloji müdürlüğüne gidip sorabilirsiniz kaç yıllık sıcaklık kaydının bulunduğunu.
Mesajımı kişiye özel anlamayın lütfen. Veri kaydı olarak herkesle fikir alış verişi yapıp tartışmayı isterim. Bilgi paylaşıldıkça artar. Saygılarımla.
Ben Hidrolik dersindeki bilgilerime göre yorum yaptım. Mühendislik öğrencisiyim. Forumda üyelerin yazılarından fikir sahibi olmaktansa kitaplardan ve meteorolojinin grafiklerinden yararlanmayı tercih ederim. Ben milyonlarca yılı geçtim, birkaç yüz yıllık verilerin olduğu hiç bir kaynak bulamadım. (Araştırma yaptım biraz değil, biraz çok)
Mesela Beyşehir gölü yanlış hatırlamıyorsam 1934 lü yıllarda daha az suya sahipmiş. Beyşehir gölünün 1 milyon yıl önceki su seviyesini biliyorlar mı? Ortalamadan bahsediliyor fakat milyonlarca yıl önce kaç noktanın ölçümünü yapıp ortalamasını almışlar?
Evet, haklısınız, başkalarından alıntı yapmaktansa kaynaklarına bakıp, araştırıp konuşmak isabetli bir seçim. Yanlız, ortada bir iddia varsa ve bu iddianın bir temeli de varsa onu da kayda almak lazım. Bir konuya saçma deme hakkınız var tabii ama bunu da o zaman temellendirmeniz lazım, derslerde bu yönde bilgi aldıysanız kaynağınızı paylaşın, bizde tartışalım.
Beyşehir gölünün daha az suya sahip olup olmaması ya da bu gölün ölçümünün yapılıp yapılmaması bize küresel ısınma konusunda bir veri sağlamıyor. Küresel ısınma sonrasında kuraklık sonuçlardan sadece bir tanesi olacak. Bu da istikrarlı olarak tüm bölgeleri aynı derecede etkileyecek anlamına gelmez. Beyşehir gölü belki daha fazla yağış alan bir yer olabilir, seviyesi yükselebilirde.
NOT: Forum adı üstünde çeşitli fikirlerin tartışıldığı bir yerdir, kimse kimsenin fikrini onaylamak zorunda değildir. Ben alıntı yaptığım kişiyle tartıştığımı düşünürüm, onunla kişisel bir husumet yaşamak gibi bir niyetim yoktur. Laf ortada kalmasın, tartıştığım kişi kendi üstüne alınsın diye alıntı yaparım.