Ben zaten anlayamadım bu işi. Küresel Isınma var diyorlar "dikkatli olalım, destek olalım" diyorlar, daha az su daha çok deodorant kullanıyorlar. Nasıl bir destekse? Aynı şekilde vapurdaki amca da küresel ısınmadan dert yanarken elinde sigarasını pöfürdetmekte.
Yok küresel ısınma falan. Bakın İstanbul ne güzel, Eylül oldu geldi kara bulutlar
Ben küresel ısınmadan geri dönüşün gerçek olduğuna inanmıyorum sonuçta köyde otlayan inek bile ağız yoluyla gaz yapınca atmosfere sera gazı salınımı gerçekleşiyor (cümle biraz komik oldu kusura bakmayın) şaka bir yana Dünya o kadar hızlı gelişiyorki kaynakları hızla tüketiyoruz maalesef sonumuz yakın acı ama gerçek.
Adı küresel ısınma ancak buzullar tamamen eriyince okyanus akıntıları bozulcak ki biliyoruzki iklimlerin oluşmasına bu akıntıların büyük katkısı var en azından yağmur oluşumlarına, bu akıntılar durunca Yarından Sonra filmini uygulamalı yaşayabiliriz. Hatırlayamıyorum ancak xxx bin yıl olsun bu süreçlerde belirli aralıklarda Dünyamız buzul çağına girmiş ve biz bunamı dek geldik ne, yani bizi buldu yuh derim ben buna. Gerçi dememe gerek yok herkezin yaptığı gibi basit yoldan Bunu biz yaptık deyip geçiştiriyim
Kuresel isinma hakkinda bagazi arkadaslarin yorumlari bu konuda ne kadar az bilgi sahibi olduklarini gozler onune seriyor. Oncelikle kuresel isinma adi uzerinde butun dunyanin her yerindeki derecelerin yillik ortalamasidir. Bu ortalamadaki kucuk bir degisiklik bile yagis oranlarinin degismesine, buzullarin erimesi ve okyanus seviyelerinin yukselmesine yol acar. Yani "ne kuresel isinmasi ya, bizim burasi dun acayip soguk yapti" gibi yorumlari televizyon ve internet gibi bir olanaklara sahip arkadaslardan duymak beni uzuyor acikcasi.
merhaba, dinozorların sonunu 5 derecelik bir ısı değişimi hazırlamıştı. şimdilerde balıkçıların ağlarına takılan kızıl deniz balıklarının haberlerini okuyoruz zaman zaman. dip sulardaki değişikliklerle yaşayabilecekleri sıcaklıklar ile karşılaştıkları için gelebiliyorlar akdeniz, ege hatta marmara ya.
kyoto protokolünden imzasını geri çeken abd bunun sonrasında aymaz bir biçimde ekonomisine tam gaz demekte. ee der tabi su basmayacak yerleri şimdiden ele geçirme planlarını uygulamakta hatta tamamlamasına az kaldı.
kolay gelsin.
Küresel ısınma var diyenlerin ellerindeki veriler kaç yıllık? Ya da kaç yıldır bu ölçümler yapılıyor. En fazla hadi 30-40-50 yıl olsun. Peki dünya kaç yıllık? 10 binlerce, belki milyonlarca yıldır varolan dünyada 50 yıllık verilere dayanarak dünyanın sonunu söylemek bence saçmalık. Dünya oluşumundan bu yana belki binlerce kez soğumuş ısınmış. Bundan 50 yıl sonra şu kadar derece ısınacak demek bana saçma geliyor.
Bu da benim fikrim: ''Küresel ısınma yoktur, Küresel iniş-çıkışlar vardır''
Küresel ısınmayı geçmiş zamanlarla kıyaslamamak gerekir.
Küresel ısınma en büyük etkisini 21. yüzyılda gösterecek.Dünyanın her yerinde küresel ısınmanın etkileri üzerine görüşmeler yapılıyor.Yıkıcı etkilerinin nasıl yavaşlatılabileceği konusunda araştırmalar yapılıyor. Küresel ısınmayla birlikte deniz seviyeleri yükselecek.10 yıl kadar sonra geri dönüş mümkün olmayabilir.
Sera etkisiyle de gezegenimiz günden güne yok oluyor.Gezegenimizin çevresini saran bir kalkan var.Bu kalkan Nitrojen ve Oksijenden oluşuyor.Bu kalkan CO2 ( Karbondioksit) ve CH4 ( metan gazı) sebebiyle zarar görüyor.
Yerkürede 1992 verilerine göre 12,5 milyon tür yaşamaktadır. Bu türlerin insan marifetiyle yok olma hızları doğal yok olma hızlarının 100 ila 1000 katı olarak tahmin edilmektedir, bu eğilim devam ederse 50 ilâ 100 yıl içerisinde mevcut türlerin %10-50’sinin yok olacağı hesaplanmaktadır. Bugün doğadaki kuş türlerinin yaklaşık %15’i –ki bu 1000 türe karşılık geliyor– tükenme tehdidi ile karşı karşıya bulunmaktadır. Doğadaki besin zincirinin bir kez kırılması inanılmaz sonuçlara yol açacağından canlı türlerinin bazılarının ortadan kalkması, diğer canlı türlerini de doğrudan etkileyecektir.
Yapılan araştırmalara göre, dünya yüzeyinin ortalama sıcaklığı 20. yüzyıl boyunca 0,6 ºC kadar artmış, son kırk yıldır atmosferin 8 kilometrelik alt kısmında sıcaklıklar yükselmiş, kar örtüsü ve buzlanma ise %10 civarında azalmıştır.
Küresel ısınmanın en büyük nedeni çevre kirliliğidir.
Çevre Kirliliği bütün canlıların sağlığını olumsuz yönde etkileyen, cansız çevre öğeleri üzerinde yapısal zararlar meydana getiren ve niteliklerini bozan yabancı maddelerin; hava, su ve toprağa yoğun bir şekilde karışması olayıdır. Veya “Çevre kirliliği, ekosistemlerde doğal dengeyi bozan ve insanlardan kaynaklanan ekolojik zararlardır.”
Çevre kirliliğine neden olan en etkin maddeler ise;
katı parçacıklar; katı parçacıklar,tozlar,partikül maddeler,küller,çimento ve ağır metaller ve civa
kükürt bileşikleri SO2, SO3, H2S
azot bileşikleri NO2,NO3,NO
oksijen bileşikleri O3 , CO, CO2
halojen bileşikleri HF,HCI
organik bileşikler aldehitler,katranlar
radyoaktif maddeler aeroseller,radyoaktif gazlar
asit yağmurları H2SO2, H2SO4
tuzlar Nacl , MgSO4
bor Na2B4O7, 10H2O2
Neler yapılmalı
Pek çok ülke, çevreye son derece zararlı olmasına karşın, özellikle kömür gibi fosil yakıtları kullanmaktadır.Kyoto protokolü sera gazı emisyonlarını azaltmaları için OECD ülkelerine çağrıda bulunmaktadır. Kyoto'da 2008-12 yılları arasında toplam sera gazı emisyonlarının 1990 yılı seviyesinin %5.4 altına çekilmesi hedeflenmiştir. ürünleri seçin.WF, dünya çapında yürüttüğü Powerswitch! kampanyasıyla, hükümetler ve iş dünyasını WF, dünya çapında yürüttüğü Powerswitch! kampanyasıyla, hükümetler ve iş dünyasını yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı konusunda sorumluluk almaya davet ediyor. Kampanya kapsamında, kömür, petrol, doğal gaz gibi fosil yakıtlar ve nükleer enerji yerine su, jeotermal, biyokütle ve güneş enerjisinin kullanılması teşvik ediliyor.
Ulusal enerji stratejileri en az 30 yıllık bir süreyi öngörür şekilde hazırlanmalıdır. Diğer enerji kaynaklarının geliştirilmesine ve güvenli kullanımına yönelik politikalar belirlenilmelidir. Ulusal enerji politikasının oluşumuna sivil toplum kuruluşlarının ve yerel halkın katılması sağlanmalıdır.
Çevresel Etki Değerlendirmesi yapılmak koşuluyla, yerel ölçekte rüzgar ve güneş gibi alternatif enerji kaynaklarından yararlanılmalıdır.
Tarım, amonyak ve metan gibi değişik emisyonların atmosfere karışmasına neden olmaktadır. Avrupa amonyak emisyonunun %90'ı çiftlik hayvanları ve kimyasal gübrelerden kaynaklanmaktadır. Kimyasal gübre kullanımı, bir sera gazı olan azotdioksit emisyonunu da artırır. Azot ve fosfor içeren gübrelerin kullanımı azaltılmalıdır.
Biz neler yapabiliriz
Enerji dostu ampuller kullanılmalı.
Televizyonlar bekleme konumunda bırakılmamalı.
Doğru ışıklandırma kullanılmalı.
Klima yerine vantilatör kullanılmalı.
Evler ısı kaybına karşı yalıtılmalı.
Eşyalar, radyatörleri kapatmayacak şekilde yerleştirilmeli.
Su kaynaklarının kıtlığı da bir başka önemli sorun. Ancak, alınabilecek önlemler de yok değil.
Diş fırçalama, bulaşık yıkama, traş esnasında musluk açık bırakılmamalı.
Daha az su tüketen yeni teknoloji klozetler kullanılmalı.
Klozetlere asılan temizleme maddeleri kullanılmamalı.
Çamaşır suyu tüketimi en aza indirilmeli.
Akan tesisatlar onarılmalı.
Hortumla sulama ve yıkama yapılmamalı.
Suyu, kireç ve bakterilerden arındıran filtreler kullanılmalı
Çevre örgütleri, tüketicileri ulaşım sektörü konusunda da uyarıyor.
Bu sektör, yenilenemeyen enerji kaynaklarının baş tüketicisi ve sektörde kullanılan gazların emisyonları, hava kirliliğine, iklim değişikliklerine neden oluyor.
Toplu taşıma araçları tercih edilmeli.
Kısa mesafelere arabayla gitmek yerine, yürümeli.
Kurşunsuz benzin tüketen araçlar tercih edilmeli.
Aracın taşıma kapasitesi aşılmamalı.
Uzun duraklamalarda aracın kontağı kapatılmalı.
Çevre örgütleri, tüketicilere geri dönüşümü bir yaşam tarzı olarak benimsemelerini, alışveriş sırasında aşırı tüketimden kaçmalarını öğütlüyor.
Tüketicilerin özenli davranması gereken en önemli konuların başındaysa ambalaj tüketimi geliyor. Zira plastik ambalajların doğada kaybolma süresi bin yılı buluyor.
Tüketiciler, uzun ömürlü ürünlere yönelmeli.
Geri dönüştürülemeyen ambalajlarda satılan ürünler alınmamalı.
Başta PVC olmak üzere, plastik ambalajlardan kaçınmalı.
Şişe ve kavanoz gibi cam ürünler tercih edilmeli.
Plastik poşet ve yiyecek kapları gibi ürünler yeniden kullanılmalı.
Alışverişlerde plastik poşet kullanılmamalı.
Cam malzemeler, organik çöplerle birlikte atılmamalı.
Gündelik hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelen bilgisayarların yarattığı kirlilik de azımsanacak gibi değil.
Elektrik tüketimi daha düşük modeller alınmalı.
Yazıcıdan kağıt çıktısı alınması asgariye indirilmeli.
Bilgisayarlar bekleme konumunda bırakılmamalı.
Kullanılmayan bilgisayarlar atılmamalı.
Yok küresel ısınma falan. Bakın İstanbul ne güzel, Eylül oldu geldi kara bulutlar
Evet kendimi bildim bileli (25 sene) İstanbuldaki rutin Eylül ayı geldi genelde yaz ne kadar kurak geçerse geçsin Eylül'ün ilk haftası yağmur yağardı bu sende 6 Eylülde yağdı ve şuan Hava ciddi şekilde soğumuş durumda.
Yaz ayları boyunca medyamızın kara kış gelmeuecek artık kar yağmayacak boşuna mont kazak vb. almayın çığırtkanlığını anlamış değilim.
Merhaba. Buraya kadar olan yazıları (çok olduğu için) okuyamadım. Aynı şeyler olsa bile benimkileri de okursanız sevinirim. (Bir yerden alıntı yapmadım. Sadece bildiklerimi yazdım. O kadar emek vereceğim. Lütfen emeğime saygı gösterin.)
Küresel ısınma nedir?
Küresel ısınma karbondioksit başta olmak üzere sera gazlarının etkisiyle oluşan ve dünyamızın ısınmasına yol açan bir süreçtir. Dünyamız şu ana kadar 0.6 derece ısınmıştır. 2 dereceye kadar da ısınması bekleniyor. Sonuç olarak Dünya'nın dengeleri bozuluyor.
Küresel ısınmaya etki eden faktörler.
%49 enerji kullanımı
%24 endüstiri
%14 ormansızlaşma
%13 tarım
Şu anda dünyada en çok küresel ısınmaya neden olan ülkeler: Çin, Amerika, Rusya, Avusturalya, Avrupa'nın bir kısmı... Amerika'nın, Avrupa'nın TAMAMININ, bazı Afrika ülkelerinin, bazı Asya ülkelerinin küresel ısınmaya katkısı azalırken; Çin'in (Zaten çok olduğu halde hala artmaya devam ediyor.) ve bizim katkımız artıyor. Bu dediklerim, küresel ısınmaya olan duyarlılığımızı gösteriyor. Sayın wowTURKEY ailesi, fark ettiyseniz üretim yapan ülkelerde (Sanayi) küresel ısınma çok. Ülkelerin küresel ısınmaya olan katkılarını azaltmak amacıyla ortaya çıkan Kyoto Protokolüne biz, Amerika'lılar ve Çin imza atmadı. Neden? Çünkü işimize gelmiyor. Torunlarımızın yaşayamayacağı bir Dünya'ya hayır demek değil çıkarlarımız önemli bizim için. Küresel ısınma süreci başladı. Bunu durdurmak artık imkansız. Fakat el ele verirsek yavaşlatabiliriz. Önce neler yapıldığını, sonra neler yapabileceğimizi daha sonra da bir şey yapmazsak neler olacağını bildiğim kadarıyla sizlerle paylaşmak istiyorum.
Neler yapılıyor?
Aslında çok şey yapılıyor ama bence en önemlisi halkın bilinçlenmesi. Bilinçsiz bir halka geri dönüşüm kullan diyemezsiniz. Neden? Adamı bağlamaz da o yüzden. Bu konuda ülkemizin milli eğitim bakanlığı, ülkemizin geleceği olan bizlere Küresel Isınma konusunu öğretiyor. Amaç, bu konuda Biyolojide ya da başka bir dersin yazılısında Kürsel Isınma konusundan çıkacak soruyu yanıtlamamız değil, biliçlenmemiz ve yapmamız gerekenleri hayatımız da uygulamamız. Bir de tabi öğrendiklerimizi başkalarıyla paylaşmak da çok önemli. Ben de sizlerle paylaşıyorum.
Neler yapabiliriz?
Lütfen bunları uygulamaya çalışalım. Başkalarına anlatalım. Maddelerimden "Bunun küresel ısınmayla ne alakası var?" diyeceğiniz olursa söyleyin. Açıklayabilirim.
*Etrafımızı bilinçlendirebiliriz.
*Kağıtları daha tasarruflu kullanmalı ve işi bittiğinde geri dönüşüm kutularına atmalıyız.
*Arabalarımızdan (Benim yok ama sizin vardır.) çıkan zehirli gazların da küresel ısınmaya olan etkisi çok fazla. Bu yüzden toplu taşıma araçlarını tercih etmeliyiz. Bakkala bile arabayla gitmemeliyiz. Sonra da ben neden kilo alıyorum dememeliyiz.
*Açık olan ve kullanılmayan elektrikli eşyaları kapatmalıyız.
*Buz dolaplarında, klimalarda A sınıfı ürünleri seçmeliyiz. Bu ürünler daha pahalıdır. Ama daha az enerji tüketir. Bu da hem elektrik faturanıza yansır hem de küresel ısınmaya faydalı olur.
*Evlerimizdeki ışıkları tasarruflu olanlarıyla (Şu 100'lük kadar aydınlatan ama 20'lük kadar enerji tüketenlerden. Adını unuttum.) değiştirmeliyiz. Onlar da pahalıdır ama A sınıf mantığıyla aynı.
*Damlayan suları kapatmalıyız. Bozuk muslukları, sifonları tamir ettirmeliyiz. Bu konuda herkes bilinçlendi zaten sanırım.
*Yapacağımız evleri yalıtımlı ve Güneş alacak şekilde yapmalıyız. (Ev yapanlar için.)
*Arabalarımızı hortumla 10 kova suyla yıkarsak, 1 kova deterjanlı, 3 kova da durulama suyuyla daha tasarruflu yıkıyabiliriz.
*Güneş enerjisini yaygınlaştırabiliriz.
*Rüzgar enerjisini yaygınlaştırabiliriz.
*Yeni teklonojik aletleri Dünya'ya zarar vermeyecek şekilde yapabiliriz.
*Ormanları koruyabiliriz.
*Ağaç dikebiliriz.
*Bazı yerlerde marketlerde geri dönüşümü yapılabilir kağıt poşetler kullanılıyor. Türkiye'dekiler de bu şekilde olsa bakın ne kadar yararlı olur...
*Pilleri çöpe atmamalıyız.
Benim aklıma bu kadarı geldi. Daha çok var. Onları da sizler paylaşın.
YAPMAZSAK NELER OLUR?
Benim bildiğim savaşlar hep enerji için çıktı. Petrol bittiğinde savaşlar su için yapılacak. Altarnatif enerji kaynağı Bor'un çoğu ülkemizden çıkıyor. Buzullar eriyecek, sular yükselecek. Ülkemizde gööler kuruyor. 10m'den çıkan su artık 100m'den çıkıyor. Vb, vb...
Okuduğunuz için teşekkür ederim. Yorumlarınızı bekliyorum.
Medya küresel ısınma hakkında felaket tellallığı yapmaya devam ediyor. Bence bu birazda iyi galiba, çünkü insanlar dünyayı bu kadar hızlı kirletmeye devam ederse,belki dünyanın sonu bu kadar kısa sürede degil(50 yıl)gibi ama bir an önce çevremize daha duyarlı davranmaz onu kirletmeye bu hızla devam edersek korkulan son hiçte uzak degil.Belki insanlar dünyamıza verdigi zararı anlar ve çevreci düşünmeye onun için önlemler almaya bir an önce başlar.Tabiki bu önlemleri dünya devletleri toplu olarak biraraya gelmeli ciddi ve kesin çözüm üretmeleri gerekmektedir.