Tüm Dünya'da yağışın az olduğunu da kim dedi ? Böyle bir şey olamaz da zaten; çünkü buharlaşan su eninde sonunda bir yerlere yağış olarak düşmek zorunda. Buharlaştığı bölgeyede düşecek diye bir kanunda yok yani. Mesela Atlas okyanusundan buharlaşan su Türkiye'ye de yağış olarak düşüyor. Ya da Karadeniz'den buharlaşan su Rusya'nın orta kesimlerine yağış bırakabiliyor.
Birde şu sorunda var, mesala su yoğunlaşmak için soğuk bir havaya girmesi lazım; ama kuresel ısınma sonucu havanın ısısı artacağı için,hava daha fazla su buharı tutabilecek ve bu da hem nem oranının artmasına hem de daha az yağış düşmesine sebeb olacak.
1.paragrafla 2. paragrafım arasında çelişki var gibi görülebilir ama; şuan yaşananlar genelde 1.paragrafla ilgili; 2.paragraf ise gelecekte ısının daha da artmasıyla görülecek bir durum.
Ulaştırma Bakanlığı küresel ısınmaya karşı trafikte köklü değişikliklere gidiyor. Çevreye daha az zarar veren araçlar köprü ve otoyol geçişlerinde daha az ücret verecek.
Ulaştırma Bakanlığı küresel ısınmaya karşı çevreye duyarlı araçları teşvik etmek üzere bir dizi önlem alıyor. Öncelikle 35-40 yaşın üzerindeki araçlar, piyasadaki fiyatları karşılığında sahiplerinden satın alınacak. Ancak bu uygulama zorunlu olmayacak.
Bunlardan ilki 20 yaşın üzerindeki yaklaşık 250 bin araçın trafikten toplanması olacak. Bu yıl içinde eski araçları almaya başlayacak olan bakanlık öncelikle 35 ve 40 yaşın üzerindeki araçları piyasa fiyatından satın almayı planlıyor. Ancak araç sahipleri satmak istemezse, bu araçlar kullanılmaya devam edilecek.
Yetkililer, bu araçları satın almak için gerekli kaynağın ayrıldığını, konuyla ilgili hazırladıkları taslak tebliğe araç sahipleri ve otomobil üreticilerden farklı tepkiler geldiği için biraz daha bekleneceğini belirtiyorlar.
OTOYOL VE KÖPRÜLERE KOLAYLIK
Bir diğer çalışma ise emisyon oranları düşük çevre dostu araçlar için yapılıyor. Bu araçlara yeni teşvikler getiren düzenlemeye göre, köprü ve otoyol geçişlerinde çevreye duyarlı üretilmiş araçlardan daha az ücret alınacak.
Özellikle şehir içi trafiğinde tehlike yaratan benzin ve gaz tankerleri gibi tehlikeli madde taşıyan araçlara da sınırlama getiriliyor. Yayımlanacak yönetmelik uyarınca, patlayıcı, anti oksidan, zehirli, parlayıcı ve radyoaktif madde içeren araçlara teknik standartlar konulacak. Karşılamayanlar trafiğe çıkamayacak.
en çevre dostu araç yani bisiklet köprüden geçemedikten sonra,
bunlar biraz göz boyamalık hareketler gibi görünüyor.
Tamam, İstanbul kağıt gibi dümdüz şehirlerden değil,
ancak bisikletin böylesine ihmal edildiği bir ulaşım sisteminde
"çevreci" olmaktan dem vurulmamalı.
Bir de yanılmıyorsam daha geçen seneye kadar motorsikletlerden de
araba parası tahsil ediliyordu köprü geçişlerinde.
Isı 2.4 derece artarsa, İstanbul ve Kocaeli adaya dönüşecek
Isı 2.4 derece artarsa, İstanbul ve Kocaeli adaya dönüşecek
Alıntı:
TÜRKİYE’de bugünlerde kuraklık ve su kaynaklarının azalmasıyla hissedilen küresel ısınmaya karşı herkes değişik senaryolar üretirken, Kocaeli Sanayi Odası’nın yaptırdığı tesbitlere göre de ısının 2.4 derece artması halinde, İstanbul’un Anadolu yakası ile Kocaeli’nin bulunduğu yarımada, adaya dönüşecek.
Hazırlanan senaryoya göre Sakarya Nehri Sapanca Gölü ile Sapanca Gölü de İzmit Körfezi ile birleşecek.
Kocaeli Sanayi Odası’nda yapılan bir toplantıda Oda Başkanı Yılmaz Kanbak, küresel ısınma ve su sorununu ele aldı. Kanbak’a göre, sadece 2 derecelik bir artışın bile dünya nüfusunun yarısının susuz kalması anlamına geliyor. Isının 2.4 derece artması halinde ise İstanbul’un Anadolu yakası ve Kocaeli’nin bulunduğu bölge yarımadadan adaya dönüşecek.
Bu durumda, denizlerdeki sular yükseleceğinden Sakarya Nehri Sapanca Gölü ile Sapanca Gölü ve İzmit Körfezi ile birleşecek. Kıyı şeritleri su altında kalacak. Sakarya Ovası da büyük ölçüde ortadan kalkacak.
Böyle bir şey olabileceğini sanmıyorum.Bu anlatılanlar bana biraz felaket tellallığı gibi geldi.Ayrıca Kocaeli Sanayi Odası Başkanı'nın anlattıklarında çelişkiler varmış gibi geldi bana.Hem su kaynakları yarı yarıya yok olacakmış deniyor hem de tüm Kocaeli Yarımadası Marmara Denizi-Sapanca Gölü-Karadeniz ekseninde sular altında kalarak Kocaeli Yarımadası ada haline dönecek denmiş.Bu bir çelişki olmuyor mu sizce de?Yani hem sular azalacak hem heryeri sular basacak.İlginç doğrusu!
Bilgilerde eksiklik var bence ve çelişkide söz konusu.2.4 derece ısı artmasından daha fazla ısı artışı olur yıllardır.Havalar sıcak değil soğukmu olacak aslında bunu anlamadım açıkçası.Ama kendi bilgim çerçevesinde şu yorumu yapabilirim normal yaz şartları dışında sıcaklık 2 ile 4 derece arası artar ise yağmur'un az yağmış olması sebebiyle kuraklık yaşıcaz.
Sular altında kalınması için havanın kutuplar da artışının sürekli devam etmesi buna dayanarak buz dağlarının erimesi sonucu okyanus ve deniz su seviyesi yükselecek ayrıca tuz seviyesini buzlardaki tatlı su etkileyeceği için iklim şartlarında daha ciddi şartlar oluşturacaktır.Bu dev dalgalara sebep olabileceği için sular altında kalma ancak o zaman karşılaşılabilinecek bir durumdur.
Karbondioksit ve kirli havanın temizlenmesi ile ilgili bizlerin yapabileceği yaralı olduğunu düşündüğüm bir önerim var. Örneğin İstanbul'da iskan eden tüm vatandaşlara (yaklaşık 12 milyon) her yıl 10 ağaç dikme zorunluluğu getirilebilir ve bu sıkı sıkıya İstanbul'daki mahalle muhtarlıkları tarafından takip edilebilir. Her ilçenin, semtin, mahallenin herhangi bir bozkırlık alanda ağaçlandırması gereken bir alanı olsun. (örneğin: Beşiktaş ilçesi Levent semti Nisbetiye mahallesinin her bireyinin yılda 10 ağaç dikmekle zorunlu olduğu alan Konya Ovası Cihanbeyli İlçesi ... mevkii olsun). Anadolu'da çorak uçsuz bucaksız yerler var. Her yıl İstanbul'da yaşayan 12 milyon bireyin diktiği ağaçlar 12,000,000 x 10 = 120,000,000 ağaç olacaktır. 10 yılda bu sayı 1,200,000,000'a ulaşacaktır. Bu uygulama için İstanbul'u örnek almam ise yakın zamana kadar tartışılan vize vs. gibi İstanbul'a göçü durdurma yöntemleri olarak da bu önerimin kullanışlı olabilmesi. İstenirse sayı 10'dan 20'ye,30'a da çıkarılabilir, düşünsenize dört bir tarafı yeşil bir Türkiye! Hem zaten bir fidanın değeri de ne kadar olabilir ki bir meşe fidanı 1 liraya satın alınabiliyormuş. Bana güzel bir öneri gibi geldi ama acaba mantığa uygun mudur?
bence küresel ısınmaya karşı sadece ağaçdikmekle çözüm yapılabileceğini düşünmüyorum, bir taraftan birşeyi korumak için önlemler alırken diğer taraftan başka şeyleri yok ediyoruz buda bir kirlenmedir fakat yok denecek kadar azken umursamayız bu kirlilik arttığı zaman birşeyler yapma ihtiyacı duyuyarız.
dünyada herşey denge içindedir ve bunların hepsi birbirine zincirleme olarak bağlı olan olaylar, biz bu zincirden bir halka koparırsak işte ozaman ısınma, kirlenme, susuzluk v.b. olaylarla karşılaşırız
Buzlar eridi, Kuzey Kutbu'nda yeni bir ada ortaya çıktı.
Alıntı:
Buzlar eridi, Kuzey Kutbu'nda yeni bir ada ortaya çıktı
Kuzey Kutbu’nda sıcaklığın yükselmesi sonucu dev bir buz tabakasının erimesiyle yeni bir ada bulundu.
İngiliz basınının haberine göre, "Warming Island" (Isı Adası) adı verilen büyük kayalık ada, Grönland’ın doğusundaki Kuzey Kutup Dairesi’nin 620 kilometre kuzeyinde ortaya çıktı.
Amerikalı kaşif Dennis Schmitt tarafından bulunan ada, küresel ısınmanın yeni bir kanıtı olarak görülüyor.
Danimarkalı harita uzmanı Hans Jepsen, "Buzul-köprü güneye doğru çekilince ada ortaya çıktı" derken, kaşif Schmitt, "Karanlık günler bizi bekliyor. Kötü sonuçların farkındayız" diye konuştu.
Her yeni gün Küresel ısınmanın neden olduğu,yada açığa çıkardığı bir şeyleri görüp duruyoruz.
Ama yinede bu vahim olaya karşı önlem almıyoruz. En azından bireysel olarak yapabileceğimiz bir şeyler var.Bir kişi iki kişi ile belki çok şey farketmeyecek ama büyük topluluklar halinde hareket edersek çok azda olsa bireysel olarak faydamız olacaktır.Mesela geri dönüşümlü ürünleri tercih etmeliyiz en basitinden.
Çöplerimizi ayırarak depolamalıyız,böylece sadece çevreye değil ülke ekonomisine de katkımız olur.
Umarım her şey için daha geç olmadan,geri dönüş imkanımız yok olmadan gözümüz açılır ve gerekli her türlü önlem alınır.Bu gidişle torunlarımız dünyayı bizim tanıdığımız gibi tanıyamayacaklar...
Küresel isinmadan kurtulamayiz. Hic bir sekilde. Insanlarin yapisinda her zaman daha fazla kazanc elde etmek vardir. Buda o yapiya dayanarak dünyaca birlik olup fosil yakitlarin tüketimini durduramayiz. Büyük devletler icin EKONOMI basta geliyor ve bu herzaman böyle kalacaktir.
Biz en iyisi bu iklim degisiminin getirecegi sorunlara karsi önlem alalim. Yani, kurakliga karsin, su paylasimindaki olabilecek savaslara karsin, yeni olusacak hastaliklara/ viruslere/ böceklere karsin vs vs.
Küresel isinma illada felaket demek deyildir. yeterki bu degiskliklere karsin önlem aldiysan. Tabiki fakir ülkeler bu durumda en zor durumda kalacak, veyahud, Hollanda gibi büyük bölümü deniz seviyesinin altinda olan ülkeler...
Birde su var. Bazilarinizin gücüne gidebilir ama, dünyaya/ dogaya iyilik yapmak istiyorsaniz hic cocuk yapmayin. Dünyada fazla insan yasiyor ve bundan dolayida dünyanin hazmetme gücü zorlaniyor.
Ayni zamanda, milliyetci düsuünceleriniz varsa, bir sürü cocuk yapin....
şaka maka bir yana, bir sorunu temelden çözmek istiyorsan, temelini arastirman gerekiyor...
Baska yapabileceginiz cok iyi önerilerim su olacak:
1- Agaclandirma kampanyalarina katilin, Orman oksijen kaynagidir ve havadaki CO2 gazlarini emer.
2- Az su tüketin, az su tüketimini hayat felsefeniz yapin
3- Eski esyalarinizi hemen atmayin, çok üretmek/ çok atmak dogayi cok zorlar
4- Kimyasal atiklari hiçe saymayin. Kullanilmis piller, eski haplar, yağlar, deterjanlar vs vs.. Bunlar dogaya cok büyük zarar açiyor.
5- Toplu tasima araçlarini kullanin. Hem bu sekilde daha sosyal olur vede hergün banyo yapmayanin sirf sizin olmadiginizi anlarsiniz
6- Evinizi iyi izole edin
Aklima simdilik bu kadari geldi. Ama tabiki demesi kolay....
Son önerim: Bu türlü gelismelerden korkupta panik etmeyin, depresyona girersin Allah göstermesin... Herşsey olacagina varir. Yiyin, için, eylenin, gülün, hayata olumlu bakin...