Neredeyse tek üretici firma olan Otokar minübüslerin alternatifinin olmadığını savunuyor..
Alıntı:
Metrobüs geldi, minibüs pazarı karıştı
'Minibüs mü, metrobüs mü?' tartışmasına Otokar da katıldı. 60 milyon dolarlık minibüs pazarının lider üreticisi Otokar'ın Genel Müdürü Görgüç, "Minibüsleri kaldırmakla toplu taşıma sorunu çözülmez" dedi..
Ulaşım ve trafik sorunu megakent İstanbul'un en büyük sorunlarından biri. Büyükşehir Belediyesi ise son yıllarda gerçekleştirilen toplu taşıma projeleriyle soruna çözüm bulmaya çalışıyor. Bunun son örneği ise metrobüs. Fakat metrobüs çözümün yanı sıra tartışmaları da beraberinde getirdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile minibüs esnafı arasında geçen bu tartışmaya minibüs üreticisi Otokar'da katıldı.
Türkiye'nin hatlı taşımacılık yapan minibüslerinin neredeyse tek üreticisi Otokar'ın Genel Müdürü Serdar Görgüç, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın minibüslerin kaldırılması konusunda yaptığı açıklamaları değerlendirdi. Metrobüslerin tamamen faaliyete geçmesiyle hatlı taşımacılık yapan minibüslerin trafikten çekileceğini açıklamasını "trafikten çekme olmamalı, yeni hatlara kaydırma olmalı" şeklinde değerlendiren Görgüç, "Metrobüs minibüsün alternatifi olamaz" dedi.
Görgüç sözlerine şöyle devam etti: "M2000 model minibüslerle hatlı taşımacılık yapan 'Minibüs' pazarında yüzde 94'lük pazar payına sahibiz. Son 10 yılda ortalama 700 adet hatlı taşımacılık yapan M2000 ürettik. Üretim kapasitemizin adetsel olarak yaklaşık yüzde 20'sini M2000'lere ayırıyoruz." Minibüs pazarının kendileri için önemine de değinen Görgüç, "M2000'lerin liste fiyatı 82 bin 267 YTL. Bunu son 10 yılın yıllık üretim ortalaması ile çarpınca ortaya ortalama 60 milyon dolarlık bir ciro çıkıyor. Zaten minibüs pazarını Otokar oluşturuyor. Minibüslerimiz Türkiye genelinde günde 2 milyon kişi taşıyor, 18 saat çalışıyor. Ulaşımın çilesini onlar çekiyor. Minibüsleri kaldırmakla trafik belki rahatlar fakat toplu taşıma sorunu çözülmez. Çünkü metrobüs her derde deva olmaz" dedi.
HATLI MİNİBÜS'ÜN ÖMRÜ 4,5 YIL
Otokar'ın satışları bu yıl 2001'deki adetlere geri dönüyor. Otokar, önümüzdeki yıldan itibaren tekrar bir yükselme trendine girmesi beklenen satışlardaki bu düşüşü minibüslerin yenilenme zamanlarından kaynaklanan bir dalgalanma olarak ifade ediyor. Hatlı taşımacılık yapan bir minibüsün yenilenme süresi ise 4.5 yıl.
Serdar Görgüç:Kaldırma olmamalı PAZARDA yeni hatlar açılmasıyla minibüslere olan talebin arttığı belirten Otokar Genel Müdürü Görgüç, insanların daha çağdaş ve daha fazla yolcu taşıyan sistemleri tercih etmesinin normal olduğunu fakat minibüs pazarının toplu taşıma hamlelerine rağmen daralmadığını belirtti. Büyük toplu taşıma sistemlerinin son noktaya ulaşımda işe yaramayacağını vurgulayan Görgüç, "Metropellerde ulaşım çözümleri birden fazla. Dolayısıyla minibüslerin kaldırılması değil dikey hatlara kaydırılması gerekir. Daralma metrobüs'den değil, minibüslerin yenilenme ömründen" şeklinde konuştu.
Kadir Topbaş: Minibüsler kaldırılacak
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ise metrobüslerin tamamen faaliyete geçmesiyle minibüslerin trafikten çekileceğini açıkladı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, metrobüsün Avcılar- Cevizlibağ arasında faaliyete geçmesiyle birlikte gelirleri düşen minibüslerin düşey hatlar üzerinde çalışmaları, farklı boyutta sistem içine dahil edilmeleri veya otobüs şekline dönüştürülmeleri gibi bazı çalışmalar bulunduğunu da belirtti. Topbaş, "Metrobüsün Mecidiyeköy etabını 2008 yılı içinde bitireceğiz. Bu hat tamamlandığında günde 400-430 bin civarında yolcu taşınacak" dedi ,
Neden kaldırılamadıklarıda anlaşılıyor. Ortada bir rant var. Bu rantı paylaşanlar çıkıyor piyasaya yavaş yavaş. Minübüsü üretenler, minibüslerden hergün para toplayan dernekleri vs.vs.
Yani pilavcıya, kokoreççiye, seyyar satıcıya laf geçiremeyen devlet minibüslere mi geçirecek.
Biri beni gıdıklasında güleyim..
Minibüler de dikkat edilmesi gereken önemli bir husus var.Gaziosmanpaşa Bölgesindeki minibüs hatların da yankesicilik aldı başını gidiyor.Başak yerleri bilmiyorum ama burada birkaç olaya ben de şahit oldum.Mesela Habibler-Bağcılar minibüsleri bu konuda mimlenmiş durumda.Hemen hemen hergün bu gibi olaylara rastlamak mümkün.Bu hattaki her araçta "Hırsızlıklara karşı dikkatli olun" yazısı var.Minibüs şöförleri de hırsızlara birşey yapamıyor.Daha doğrusu korkuyorlar.
Geçenler de eniştemin başına da hırsızlık girişimi gelmiş.O da Ümraniye'de oturuyor.Anlattığına göre cam kenarında otururken yanına oturan bir kişi ayakta duran arkadaşına dönmüş.Adam sırtını enişteme dönerek güya arkadaşıyla konuşuyormuş.Fakat sağ eli koltuğun arasından eniştemin cebine doğru uzanmış.İlk etapta inan sırtı kendine dönük adamın böyle birşey yapacağından şüphelenmeyebilir.Allah'tan eniştem uyanıkta cebinde kıpırtıları hissedince birden toplanmış,daha elini cebine sokamayan şahısta hemen arkadaşıyla minibüsten inmiş.
Bu gibi olaylara karşı herkesi uyarmak istedim.
Aslında mevcut minibüs araçlarının ekonomik ömrü bittiğinde veya bitmesine yakın bu araçları yenilemek yerine 2 veya 3 minibüs hattını birleştirip halk otobüsüne dönüştürme ve akbil entegrasyonu çalışmasının yapılması lazım. Zaten otokarın ürün yelpazesine 9 metrelik halk otobüsleri de eklendi. Tahminime göre 12 metrelik otobüs üzerine de proje geliştiriyorlardır.
Minibüslerin çalıştığı çoğu hatta otobüs çalıştırılabilir, otobüsün giremeyeceği bir sokakta da
varsın toplu taşıma olmayıversin. Hangi ulaşım sistemini kullanırsanız değişmeyen tek şey
vardır, bütün seyehatler yürüyüşle başlar, Minibüslerin prim yapma sebebinin başında
halkımızın yürümeyi fazla sevmemesi, kaldırımlarımızın genelde yürüyüşü teşvik etmeyecek
şekilde dar ve kırık dökük olması ve bu durumdan faydalanan Minibüs şöförlerinin istedikleri
her yerde durmasıdır. Minibüslerin sadece izin verilen nizami duraklarda durmasını sağlayın
göreceksiniz Minibüse olan talep azalacaktır. Minibüs sistemi Otokar'ın genel müdürünün
düşündüğü gibi mucize bir ulaşım sistemi değil, sadece çarpık kentleşme kültürüne uyum
sağlamış ve bundan nemalanan toplumsal bir olgudur.
Minibüs sistemi Otokar'ın genel müdürünün
düşündüğü gibi mucize bir ulaşım sistemi değil, sadece çarpık kentleşme kültürüne uyum
sağlamış ve bundan nemalanan toplumsal bir olgudur.
Zaten sorunun temelinde bu konu yatıyor. Fakat bu gün itibarıyla İstanbul'da yaklaşık 6000 adet minibüsten bahsediliyor. Dolayısıyla kaldırdım bitti demek basit bir olay değil. Bu yüzden bunların ilk etapta İETT'ye bağlanmalsı, düzenlenip denetlenmesi ve zamanla 2 veya 3 minibüs hattının halk otobüsü hattına dönüştürülmesi, mevcut toplu taşıma sistemine entegre edilmesi ve akbil entegrasyonunun sağlanması lazım. Ayrıca İETT' nin denetim konusuna çok daha fazla önem vermesi lazım. Örneğin Türksan, Şirinevler vb. önemli ara duraklarda da devamlı surette denetim elemanı çalıştırması lazım. Tabi minibüsler İETT'ye bağlanırda denetim kadrosunu çok daha fazla güçlendirmek gerekecek.
Minibüs sisteminin olumsuzluklarıyla ilgili birçok yazılar yazdık (yolcu kapasitesinin azlığı, araç sayısının fazlalığı,trafikteki problemler vs.) Öne çıkan olumlu yanı ise İETT'nin yetersiz kaldığı güzergahlarda ve saatlerde ( sabah erken,akşam geç) hizmet vermeleri. Dolayısıyla metrobüs sisteminin devreye girmiş olması ve raylı sistemin de yaygınlaşmasıyla beraber besleme hatları kurulmalıdır. Örneğin 2 adet minibüs hattına karşılık 9 metrelik, 3 adet minibüs hattına karşılık 12 metrelik halk otobüsü verilebilir. Tabi hat,güzergah ve araç seçimleri düzgün bir etüd çalışmasıyla tespit edilmelidir.
Biz minibüslere tartışırken, yıllardır bu çarpık ulaşım şeklinin nemasını yiyen, yedikçe gelişen, büyüyen Otokar, M3000 modelini sessiz sedasız çıkarmış. 19 ve 14 kişilk versiyonları bulunan araç standart kliması,büyüyen dış hatları ve genişleyen iç hacmi ile dikkatimi çekti. Ayakta yolcu taşımanın yasak olduğu ülkemizde neden minibüsler genişleme ihtiyacı duysun. Yoksa ayakta yolcu taşımak yasak olmasına rağmen buna göz yumanlar olduğunu gayet iyi bilen Otokar firması yine akıllıca bir işmi yapıyor???
Biz minibüslere tartışırken, yıllardır bu çarpık ulaşım şeklinin nemasını yiyen, yedikçe gelişen, büyüyen Otokar, M3000 modelini sessiz sedasız çıkarmış. 19 ve 14 kişilk versiyonları bulunan araç standart kliması,büyüyen dış hatları ve genişleyen iç hacmi ile dikkatimi çekti. Ayakta yolcu taşımanın yasak olduğu ülkemizde neden minibüsler genişleme ihtiyacı duysun. Yoksa ayakta yolcu taşımak yasak olmasına rağmen buna göz yumanlar olduğunu gayet iyi bilen Otokar firması yine akıllıca bir işmi yapıyor???
Bildiğim kadarıyla İstanbul'da minibüslerin ayakta yolcu taşıması artık serbest. En büyük pazar da İstanbul olduğuna göre, Otokar'ın da yaptığı kendi açısından akıllıca. Ama halk menfaatine olmayan bir konudan yıllarca nemalanan bu firma hakkında ne kadar iyi şeyler söylenebilir orası tartışmalı tabii.
belediyenin bu aracın 14 kişilik versiyonlarına müsade etmemesi gerekir
bu zamanda tıkış tıkış gitmenin bir alemi yok. arabasını yenilemek isteyen koltuk sayısı fazla olanı seçsin.
artık 13-14 koltuklu ve ayakta tıkış tıkış yolcu alan arabalara dur demenin vakti geldi. 5-6 koltuk fazla olsun ayakta yolcu alamasınlar