Arkadaşlar metro metro diye tutturuyorlar ama benim asıl derdim geçim derdi.Raylı sistemler sizi evinizin önüne asla bırakamaz.Akatarma rezaleti diye bir konu var.Artı balık istifi veyahut da koserve usulu taşınmak hoşunuza gidecektir.Çünkü bunlara binmeye mecbur bırakılacaksınız.Ve bazı taşıma arçlarının stabil yolcu tabanı vardır.Bunlara bedava desenizde metroya binmezler:
Herkes kendi bakış açısına göre haklı olabilir, siz de minibüsçülük yaparak geçiminizi sağlıyorsanız
doğal olarak İstanbul'da Minibüsçülüğün önemini yitirmemesini, Metro ve tramvay projelerinin
başarılı olmamasını isteyebilirsiniz.
Ben de yolcu olarak Metro ve tramvay projelerinin süratle devreye alınmasını, İ.E.T.T otobüslerinin
modernleşmesini, tercihli otobüs yollarının devreye alınmasını ve modern ve klimalı araçlarla
kısa sürede ucuza evime gitmeyi isterim. İ.E.T.T'nin kar etmesini ve mümkün olan bütün hatlarda
İ.E.T.T otobüslerinin çalışmasını isterim.
Balık istifi seyehat diyorsunuz, çoğu Minibüs ayakta yolcu almak yasak olmasına rağmen aracı
dolduruyor, tavan basık olduğu için son derece rahatsız bir seyehat oluyor, buna ne diyeceksiniz?
Dünyanın hiçbir şehrinde herkesin evinin önünden raylı sistem geçemez fakat Minibüslerin çalıştığı
bütün hatlardan İ.E.T.T otobüsleri geçebilir, demek ki çözüm aktarma merkezlerinin güzel
tasarlanması ve yolcuların raylı sistemden süratle otobüslere aktarılması ve evlerine gidebilmesi.
İstanbul'da bence ulaşımdaki ana problemlerden birisi, yolcu taşımacılığı yapan farklı unsurların
birbiriyle rekabet içinde olması ve birbirlerini baltalaması. İ.E.T.T, Minibüsler ve taksiler
birbirinin düşmanı gibi davranıyor. Halk otobüsleri Akbil sistemine dahil olarak çıkar çatışmasının
bir bakıma önüne geçilmiş oldu fakat Minibüsler hala bağımsız çalışıyor, bence Minibüsçüler
odası bir şekilde Büyükşehir Belediyesi ile ortak çatı altında çalışmanın yollarını aramalı,
aksi halde Raylı Sistem projeleri ve Metrobüs projeleri devreye alındıkça Minibüs taşımacılığının
önemi azalacak, bir şekilde aktarma sistemine dahil olmaları lazım.
Zaten İstanbul ulaşımındaki temel sorun çok başlılık ve koordinasyon eksikliği.Aslında Büyükşehir Belediyesi'nin kendi içinde bile kopukluk var.İETT sürekli özelleştirme spekülasyonlarıyla yıpratılıyor.Sürekli özelleştirilecek mi özelleştirilmeyecek mi şu ne olacak bu nasıl olacak diye belirsizlik altında ne verim beklenebilir?Bir dönem minibüs ve taksilerin İETT'ye bağlanması gündeme geldi.Hatta İETT Taşıtlar Daire Başkanlığı'na bağlı Minibüs ve Diğer Taşımacılık Müdürlüğü bile kuruldu.Fakat ne hikmetse daha sonra İBB Toplu Ulaşım Hizmetleri diye Ulaşım Daire Başkanlığı'na bağlı ayrı bir müdürlük kurdu ve minibüs taksi gibi araçlaron idaresini buraya verdi.Ruhsat bedelleri de buraya ödeniyor.Karşılığında esnafa ne hizmet verildiği ise meçhul.
Bence minibüsler İETT'ye verilmeli.Belli hat numaraları,tabelaları ve orerleri(kalkış-varış saatleri)olmalı.Duraklarda fazla bekleme yapmamalılar.Daha sonraki dönemlerde 2 minibüs 1 halk otobüsüne çevrilerek akbil entegrasyonu sağlanmalı.Mevcut İETT hatları genişletilerek bunların buralarda çalışmaları sağlanmalı.
Arkadaşlar metro metro diye tutturuyorlar ama benim asıl derdim geçim derdi.Raylı sistemler sizi evinizin önüne asla bırakamaz.Akatarma rezaleti diye bir konu var.Artı balık istifi veyahut da koserve usulu taşınmak hoşunuza gidecektir.Çünkü bunlara binmeye mecbur bırakılacaksınız.Ve bazı taşıma arçlarının stabil yolcu tabanı vardır.Bunlara bedava desenizde metroya binmezler: nedeniyse kalabalık dan hoşlanmazlar.Ulaşım özgür bırakılmalı rekabet korunmalı ve haksızlık yapılmamalıdır.Gerçekleri gözardı edemezsiniz.Ederseniz birgün gerçekler sizi göz ardı eder.
Helal Sana Arkadasim, Bende Seninle Ayni Düsüncedeyim, + Bende Bir Taksici Esnafıyım.. İETT nin Ulaşımı Özgür Birakacagını Sanmıyorum.. Sanırım Gayesi Bu Konuda Tekel Olup Diğer Ulaşım Sektorlerini Öldürmek.. Bana Öyle Geliyor.. Herşeyi Aştılarda Geceleri Bile Otobusleri Calisiyor.. Bence Bunun Adı Hizmet Değil.. Tekel Olma Gayesi..
Aslında öldürmek degil rekabeti arttırması cok güzel zaten minübüs ve taksilerin trafige ve bunun yanısıra yayalara karşı gösterdikleri tutumlar cok kötü özellikle taksilerin durak gibi kullandıkları kavşak ve yol dönemeçleri bunlara örnek olarak Aksray ordu caddesinden saraçhaneye dönen kavşak Tam Aksaray tranvay duragının yanı digeri kabataş İETT duraklarının yanı otobüslerin cıkışlarını bile engelliyorlar benim bildiğim duraklara 50 veya 100 metre yakınına park veye duraklama yapılmaz diye biliyorum bir digeri de sirkeci sahil yolu üzerinde eminönü kavşak noktasında benzinlige dönerken 4 şeritli yolun 2 şeridini durak yapmışlar türkte almazlar yabancı olacak dolmabahceye 30 avro tamamen trafigi yaratan meslek türü taksiciler trafigin oluştugunu gördükleri halde umursamayan insanlar taksici esnafı (düzgün calışanları tenzih ediyorum )
Ben gaçimimi minibüscülük yaparak kazanıyorum.Aramızdaki bazı arkadaşlar böyle şeyler yapabiliyor.Hal böyle olunca Büyük ukala insanlarımız hepimizi maganda,terörist vs gibi lakaplar takıyorlar.Agacın her meyvesi saglam olmaz.İllaki çürük de çıkar ama bunun nedenini agaç dan soramayız.Tartışılacak o kadar konu varken böyle basit konuları gündeme getiriyorsunuz.
Hocam Burda Ne Desen Bos, Burdaki İnsanlar Ya İETT Şoforu , Ya İETT Çalışanı Yada Her Gün İETT yi Kullanmak ZORUNDA olan kişiler.. Hiç Minibüs ü Taksi yi Savunma Ne Derlerse He de Gitsin.. Burda Sadece En Büyük İETT, Yuhh ÖHO, Oha Minibüs, Çüş Taksi Dicen Unutmayalım İETT İstanbulun yükünü taşıyan emektar, cefakar bir kurum, Hata da yapabilir.. sorun teşkil etmez onların hataları bu forumda.
Ben Burda Özellikle İstanbul-Ulaşım Bölümünü Her Gün Gülerek Takip Ediyorum..
Ben ne İETT şoförüyüm, ne İETT çalışanıyım, ne de yaşadığım yere İETT otobüsü geliyor.
Minibüse, taksiye, halk otobüsüne, İETT otobüsüne, vapura, trene, metroya binen bir İstanbul'luyum.
Ulaşım bölümünde hepsinin sorunlarını konuşuyoruz, hepsinden şikayetlerimizi yazıyoruz.,
önerilerimizi yazıyoruz. Ancak İETT bir kurum. Minibüsçüler kurum falan değil.
Minibüste sigara içiliyor, bangır bangır müzik çalınıyor, gitmemeye karar verip, durakta bekliyorlar,
gelene geçene korna çalıyorlar, 3 sıra halinde durup yolu kapatıyorlar, bunlar gerçek.
Halk cidden minibüslerden rahatsız oluyor, ve bu gizli saklı bir olay da değil.
Aslında bir gün minibüssüz gün yapalım ve görülsün ki;
E-5 trafiğinin nasıl akıcı olabileceği,
otobüs duraklarının nasıl rahat ve düzenli olabileceği,
şehir duraklarının ve minibüslerin yolcu aldığı her yerin aslında ne kadar "daha az gürültülü" de olabileceği,
Küçük Trafik kazalarında nasıl da azalma olabileceği,
Yolda sağa sola salınarak giden istediği yerde duran minibüsler olmayınca trafiğin daha güvenli ve akıcı, hızlı olabileceği...
Daha önce bir arkadaş daha yazmıştı, İstanbul gibi dev bir şehrin mini-büslerle taşınması ilkelliktir.
Bize mini-büs değil dev-büsler lazım ya da İBB ne diyordu metrobüsler!
Arada sırada biniyorum, tamamen dışlamış değilim Minibüsü, en son Sefaköy'de bindim,
otobüs pek sık geçmiyor, Sefa Patanesinin olduğu noktadaki trafik ışığına kadar güzel geldik,
sonra bu ışıkta beklemeye başladık, yaklaşık 3, 4 tur döndü trafik ışığı.
Ben merak ettim acaba şöför pastaneden birşeyler mi sipariş etti de bekliyor diye, yok canım
yolcu bekleniyormuş. Neyse yolumuza devam ettik ben zar zor kapağı Şirinevler durağına
attım ve bir 85M'ye atlayıp Mecidiyeköy'e gidebildim.
M2000'ler uzunca bir süredir kullanılıyor, eskisinden daha yüksek bir araç fakat aracın tabanı da
yüksek olduğu için yinede pek rahat değil bence, benim boyum da biraz uzundur, belki ondan
rahat edemiyorum.
Minibüsler ayakta yolcu almak için tasarlanmış bir araç değil bence, zaten ayakta yolcu almak
da yasak değil mi?
M2000'e de bunların 100 adet üretilen özel serisine de bindim.Seneler boyu İETT nimetini tanımadan ve minibüsün İETT'den biraz daha ucuz olması sebebiyle hep minibüs kullandım.Minibüs kullanmamda gittiğim mesafenin kısa olması da etkili oldu(Cevizli-Kartal).Ancak uzun mesafe(Kadıköy)yolculuklarda hiçbir şekilde minibüs tercih etmedim.
Ayakta da oturarak da gidilecek araçlar değil bunlar.İnsana bir güven duygusu vermiyor.Hızlanırken, yavaşlarken, dönerken, her halükarda çok rahatsız araçlar.Taksiyi savunmayı anlarım.Kişiye özel bir taşımacılık, onu savunana da saygı duyarım, ÖHO'ları savunmayı da anlarım.Sonuçta çok daha fazla kişiye minibüslerden daha rahat bir ulaşım sunuyorlar.Ancak minibüsü savunmayı anlamıyorum, anlayamıyorum.Bir insan en azından kendisine, kendi rahatına saygı duyar.