Otokar Genel Müdür Yardımcısı Basri AKGÜL, toplu taşımacılar arasında ayırım yapılmaması gerektiğini ifade etti
Türkiye’de çığır açtık...
Bizim oyun alanımız dünya. Ki bunu askeri araçlarla çok iyi yapıyoruz. Biz dünyada ana dalımızda uğraşırken, öteki tarafı sadece Türkiye için yapmamız söz konusu değil. Biz Türkiye’ye eski tasarımları getirip, Türkiye’yi daha geriye götürmek tasasında değiliz. Biz Türkiye ye en yeni en güncel tasarımlarla daha ileri götürmek niyetindeyiz. Biz bunu yapınca herkes de kendine ister istemez bir duruş sergilemek zorun da kaldı... Bugün Otokar’ın ürünlerine tekrar bakalım. Şu an ürettiğimiz minibüs, düz tabanlı örme şase. Dünyada benzeri yok. 4 lastiği hava süspan siyonlu. Dünyada böyle minibüs yok. Otokar bunu yaptı. Türkiye bu minibüsün özel taşıdığı işlevini anlayamadı. O aracın 14+1’i bizim klasik minibüs tarzından farklı. biz onu mini otobüs olarak satıyoruz. Yani; belediyelere 15 oturan 7 ayakta toplam 22 kişilik kapasiteyle satıyo ruz. Belediyelere aslında biz, bu farklılığımızla da enteg re ek çözüm sunuyoruz. Bizim; 6 metremiz var “Mini Otobüsümüz” var 22 kişilik kapasitesiyle, Sultan var. 7.70m. Boyunda 50 kişi kapasitesiyle, Doruk ve tipleri var düşük tabanlı girişiyle örme şase gövdesiyle, Kent var 12 m., düşük tabanı ve basamaklısıyla... Şimdi bu kadar geniş ürün yelpazesine sahip Türkiye’de bir firma yok. Aslında dünyadada, Avrupa’da yok. Hadi dünya demeyelim çok iddialı olur; bizim takip etmediğimiz Çin malı bir firma çıkar. Ama Avrupa’da böyle bir şey yok...
Entegre çözüm gerek...
Türkiye’de her tür araca ihtiyaç var. Türkiye nüfus itibariyle çok büyük ülke ve bu büyük ülkenin içinde çok az insanın yaşadığı yerler de var bunun aksi yerler de var. Eğer biz tüm elimizdeki imkanları, düzgün entegrasyonla kullanabilirsek 1. Doğru düzgün toplutaşıma yaparız, 2 . Ekonomik toplu taşıma yaparız, kullanıcılara ve halka destek olarak verir, çünkü devlet toplu taşımanın zararını bir yere kadar karşılar ama bir yerde fiyat arttırmak durumunda kalır. Entegrasyonu düzgün yaparsa, buna gerek kalmaz. Bunun en bilinçli yapıldığı yer Bursa... Burulaş’la 3 yıl önce görüşmelere başladık. Onlar “bizim günün belli saatlerinde çok dolu araçlarımız var. Parkımızda eski. Ne yapabiliriz?” deyip üretimimizi incelediler. Türkiye’de ilk defa yaptığımız 9 metrelik alçak girişli Doruk aracımızı gösterip kullanım larına sunduk. Sunduklarımızla bir takım fikirler doğdu. Fikirleri yavaş yavaş kafalarında oluştu. “biz bütün gün 9 metre araç çalıştıralım. Böylelikle sabah yoğunluktan sonra azalan iş akşama kadar az gidiyor. Bu sürede bir defa gerek siz yere büyük araç çalıştırıp daha fazla mazot yakmayız, daha pahalı bakım giderleri vermez, daha pahalı lastik almak durumunda kalmayız” dediler... Bunun hesabı yapıldı ve yakıttan ciddi tasarruf edildi. Eğer bizim 9 metrelik araç çalışırsa boş saatlerde, sırf yakıt farkından kazançları aracın taksidinin büyük bir kısmını ödüyordu...
Mantık bu; böyle olunca eski parkuru 9 metre aldığınızda bakım masraflarından yakıttan kurtuluyorsunuz. Aldığınız kredinin büyük kısmını ödüyorsunuz. Buna karar verdiler. İhale oldu. Biz kazandık. 9 ve 12m ile körüklü çalıştırdılar aynı anda. 9 metre sürekli çalışıyor, sabah saatlerinde yoğunluğa göre körüklü koyuyorlar, biraz daha az yoğun yerlerde 12 metre. Saat 9 buçuk 10 gibi bunları çekiyorlar Doruk’lar çalışıyor, akşam üzeri bunları tekrar geri koyuyor lar. Bunun sonucunda çok ciddi bir entegrasyon yapıldı hemen peşine 2. ihale oldu gördüler ki 9 metre çok ekonomik. Kendi kendini ödüyor. En son 3. ihalede, dediler ki ‘9 metrelikte Bursa’nın eski tarihi yerlerine giremiyor.’ Hemen karşılarına M2010’u koyduk. Alçak tabanlı engelli rampası, her türlü hava süspansiyonu var. Test için kullanı mlarına sunduk. Gördüler ki orada da çok ciddi bir ekonomiklik var. Peşinden bizden M2010 otobüsü aldılar, şu anda onlar çalışıyor. Yani 6 metreden 12 metreye kadar çok güzel bir entegrasyon yapıp çok büyük kazanç sağladılar. Şu anda sırf büyük araçla yapılacak işi 4 değişik araçla yapıyorlar. Bunu getirdiği ekonomiklik arabalarının taksitlerini ödüyor ve ceplerinden kuruş para çıkmıyor. Aynısını Samsun’da yaptık. Raylı taşıma hattı sonunda üniversite öğrencilerinin ve hastaların taşınması gerekiyor. İlk önce 12 metreyle başladılar. Gördüler ki öğle vakti yolcu az. Buna seçenek olarak 9- 7 ve 6 metre otobüsleri test için verdik ve 6 metrelik otobüsleri tercih ettiler. Şu anda cumartesi pazar 6 metre çalışıyor. Yoğun saatlerde 12 metreler çalışıyor. Hatta araçların aktarma organında 6 metrelik otobüslerde mevcut. Bakıyorlar raylı taşımadan çok yolcu mu indi. 12 metreyi çekiyorlar, az yolcu mu indi 6 metreyi çekiyor. Bunun sayesinde düşünün elde edilen ekonomikliği... Biz entegrasyon yapıyoruz, bunu sunarken de tek markada sunuyoruz. Kullanıcı tek marka ile muhattap.
Bu korkunc seylere uzun zamandir binmiyordum, pespese Bostanci-Kadikoy ve Besiktas-Maslak guzergahlarinda binince dagildim, yillarca binmem yine insallah..
IBB bir hedef koysun. Ornegin, 1 Ocak 2014 itibariyle, Istanbul'un koklu ilcelerine bu yaratiklar sokulmasin. Uskudar, Kadikoy, Besiktas, Sisli, Beyoglu, Fatih, Eyup, Zeytinburnu, Bakirkoy ilceleri tamamen arindirilsin bu acayip seylerden. Hatta belki Kartal, Maltepe, Atasehir, Umraniye, Beykoz, Sariyer, Bahcelievler, Gungoren, Esenler, Bayrampasa, Gaziosmanpasa, Kucukcekmece gibi nispeten daha az merkezi ilceler icin de 1 Ocak 2016 gibi bir tarih verilebilir..
Otokar müdürünün demeye çalıştığı "bizim son modelimiz zaten otobüs standartlarında, minibüsleri alın İstanbul Otobüs A.Ş. normlarına sokup çalıştırın" demek.
İlk etapta da metro ile entegreli minibüs hatlarında uygulanmaya başlayabilir.
Evet otobüs söfürün yaptigi dogru deyil.Münibüsün o sekilde otobüsün arkasindan öyle dönmesi hicmi hic doyru degil.Zaten halki rihatsiz eden münibüslerin böyle trafik kurallarini hic he saymasi.Otobüs hatali durmussa münibüsün hatali dönüs yapmasi gerekmez diyorum.
bence minibüsler kaldırılıp birsürü yeni otobüs devreye girmeli. mahalle aralarından geçen iett'ye bağlı otobüsler. londra'da bu tarz minik otobüsler var