Bana kalırsa okullardaki Din dersi Yetersiz Şöyle bir Okullara Talebelere baktığım zaman hiç olumlu tablo göremiyorum Baştan aşşağı Bozuk Açıkçası şuanki Eğitim Sistemini hiç beğenmiyorum Evvela herşeyden herdersten evvel bu çocuklara Edeb dersi verilmeli bir sınıfta Dört beş tane talebede biraz ışık varsa diğer yirmi otuz talebe bozuk olduğu için bu dört beş talebede ister istemez onlar gibi oluyor bozuluyor Boşuna dememişler Üzüm Üzüme baka baka kararır diye Nitekim öyle oluyor Ahlaklı efendi çocuğunda efendiliği kalmıyor.....
Yalnız din dersi zorunlu değil. Muafiyet belgeni ver, alma.
Senin benim çocuğumun üzerinde tasarruf sahibi olmak isteyenler var.
Tarih bunun tam tersi bir akışa sahipken, sonraki/ilerleyen zamanlarda yeni nesillerle birlikte din dersinin tamamen ortadan kaldırılacağını düşünüyorlar.
Hem gizli bir dayatmacı tavır takınıyorlar hem de tarihi doğru okumuyorlar.
Kıyamet müminlerin üzerine kopmaz
(Hadisi şerif )
o zaman dünyada müslüman
Kalmadığı zaman kıyamet kopacak demektir
Demekki ateistlerin ,deistlerin , hristiyanların diğer din mensuplarinin din düşmanlarının dünyada yaşamak için
Müslümanlara ihtiyacı var o zaman
Bu müslümanlara düşman olanlar kendi
Kuyularini kaziyorlar demektir ben bu hadisten
Bunu anlıyorum
Aynen gelecekte yeni neslin idareyi ele almasıyla birlikte okullardaki zorunlu din dersleri bırak seçmeli olmayı kaldırılabilir de.
O 20.yüzyılda bile yapamadı. Hem de asker kaçakları için kurulan İstiklal Mahkemelerine rağmen, seyyar İstiklal Mahkemelerine rağmen, "sanığın idamına, hükmün infazına, tanıkların bilahare dinlenmesine" diyen İstiklal Mahkemelerine rağmen, Çanakkale, Sarımkamış, Trablusgarp, Kars, Batum, Yemen, Medine, Suriye, Filistin ve daha nice cephelerde şehit olan 4 milyona, kalan silah tutanların ise Istiklal Mahkemelerinde idam edilmelerine rağmen, Erzurum'da şapka giymedi diye Şalcı bacının idam edilmesine rağmen, Menderesin asılmasına rağmen, Erbakan'ı, Erdoğan'ı siyasi yasaklı hale getiren, 28 Şubat 1000 yıl sürecek diyen TSK uniforması giymiş NATO'cu, siyonist, sabetayistlere rağmen
Siz değil, sülaleniz gelse din dersi kaldırılamaz, Türk Milleti 1300 yıldır müslüman, 20.yüzyılda sadece kadın, çocuk ve yaşlılalara rağmen başarılamadı, bundan sonra hiç kimse başaramayacak inşallah.
20 sene önce Erbakan'a küfür, hakaret eden, tehdit edenler, MGK'da pezevenk diyenler bugün Erbakan'ın mezarına gitmek zorunda kalıyor, Erbakan'ı övmek zorunda kalıyor, çok değil 10 sene önce başörtülülere ağızlarından salyalar saçarak saldıranlar, bugün çarşaf açılımı yapmak zorunda kalıyorlar, 400 el kaosa kalktı diyenlerin esamesi okunmuyor, dün tükürdüklerini yalayıp, onursuzca başörtü sorununu biz çözdük demek zorunda hissediyorlar.
Yedi düvelin devirmek için biraraya geldiği, laikçilerin, dincilerin, bölücülerin, milliyetçi maskesi takmış kriptoların, hiç bir ahlaki, etik, ideolojik ortak noktası bulunmayanların kurduğu nefret ittifakının ve arkalarındaki uluslararası güçlere rağmen Erdoğan kazanacak, Erdoğan'ın müslüman kişiliği sebebiyle, yaptığı muazzam işleri görmezden gelenler kaybedecek.
Dün Erbakan'a sövenler, bugün Erbakan'a övgüler diziyor.
Bugün Erdoğan'a sövenler, Erdoğan'dan sonra gelecek daha karizmatik, daha güçlü lider karşısında Erdoğan iyiydi diyecek inşallah.
Duvar dibinde yatan nice yiğitler vardır. Kafirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır.
En son Mustafa853 tarafından Sal 17 May 2022, 22:30 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Ben kendim öğretmenim. İlkokullarda din dersleri çok yetersiz. sadece 4. sınıfta var. 1-2-3 te yok. 1. sınıftan itibaren her sınıf kademesinde Din dersleri olmalı ve din Kültürü öğretmenleri girmeli bu derslere..
Zorunluluk olayına gelince din derslerinin zorunlu olmasına karşı çıkanlar Hristiyan, Musevi ya da Budist aileler değil tam tersine dinsiz aileler. bu nedenle bu ailelerin muafiyeti yok. Muafiyeti olanlar da bu derse karşı değiller.
Alevi vatandaşlarımız bu konuda çok çaba gösteriyor halbuki din derslerinde Aleviliği alçaltıcı bir şey yok. Özellikle Alevi ve aynı zamanda ibadetle pek de alakası olmayan vatandaşlarımız karşı bu derslere. Diğer vatandaşları da yönlendiriyor. Çocuklara zerre kötülüğü olmayan bir ders halbuki.
Ben kendim öğretmenim. İlkokullarda din dersleri çok yetersiz. sadece 4. sınıfta var. 1-2-3 te yok. 1. sınıftan itibaren her sınıf kademesinde Din dersleri olmalı ve din Kültürü öğretmenleri girmeli bu derslere..
Zorunluluk olayına gelince din derslerinin zorunlu olmasına karşı çıkanlar Hristiyan, Musevi ya da Budist aileler değil tam tersine dinsiz aileler. bu nedenle bu ailelerin muafiyeti yok. Muafiyeti olanlar da bu derse karşı değiller.
Alevi vatandaşlarımız bu konuda çok çaba gösteriyor halbuki din derslerinde Aleviliği alçaltıcı bir şey yok. Özellikle Alevi ve aynı zamanda ibadetle pek de alakası olmayan vatandaşlarımız karşı bu derslere. Diğer vatandaşları da yönlendiriyor. Çocuklara zerre kötülüğü olmayan bir ders halbuki.
Ben yıllardır bu Alevileri anlayabilmiş değilim Bir Eğitimci gözüylede bu görünüyorsa demekki bu Aleviler Müslümanlıktan epey uzaklaşmışlar Bu Aşikar ortada kendilerine ayrı bir din kurmuşlar....
Ben kendim öğretmenim. İlkokullarda din dersleri çok yetersiz. sadece 4. sınıfta var. 1-2-3 te yok. 1. sınıftan itibaren her sınıf kademesinde Din dersleri olmalı ve din Kültürü öğretmenleri girmeli bu derslere
Hocam okullarda din dersinin olması değil, yeterli bile olsa, din dersi hocaları bile olsa, ilahiyat profesörleri de olsa çok bir şey farketmez.
Çok güzel bir çocuk yetiştirilse, ahlaki bilgiler tastamam verilse bile hatta bu bilgiler içselleştirilmiş olsa, çocuk islamı çok iyi biliyor ve özümsemiş bile olsa, dışarısı maaleaef bataklık.
Bu şuna benziyor, bir çocuğu güzelce yıkayıp, paklayıp, temiz, şık elbiseler giydiyorsunuz, dışarı gönderiyorsunuz, okula, dershaneye.... bakıyorsunuz pırıl pırıl, gözleri ışıl ışıl.
Ama dışarısı bataklık, eğitim sistemi bataklık, sosyal ortamlar bataklık, yazılı-görsel medyadan sürekli lağım akıyor....
O pırıl çocuk akşam evine gelince sanki kömür ocağına çalışmış, sanki lağım çukuruna düşmüş, üzeri çamur dolu....fiziksel olarak belki temiz ama ruhen, zihnen kirlenmiş olarak eve dönüyor maalesef.
Ama dışarısı bataklık, eğitim sistemi bataklık, sosyal ortamlar bataklık, yazılı-görsel medyadan sürekli lağım akıyor....
O pırıl çocuk akşam evine gelince sanki kömür ocağına çalışmış, sanki lağım çukuruna düşmüş, üzeri çamur dolu....fiziksel olarak belki temiz ama ruhen, zihnen kirlenmiş olarak eve dönüyor maalesef.
Eh Öyleyse bu çocuğun anası babası ne güne duruyor Kimsekusura bakmasın bizde çocuk yetiştirdik ailelerdede suç var çok yüz veriyorsunuz Okuldan evvel Eğitim evde başlar Biraz çocuklarınıza sahib çıkmasını ilgilenmesini bilin Çocuğunuzun hal ve hareketlerini beğenmiyorsanız Alın o bilgisayarı telefonu elinden yine dinlemiyorsa Eve kapatacaksın dahada dinlemiyorsa Çekeceksin Kulağını bak bakalım bir daha yapabiliyormu Öğretmen sadece suçu Aileye atamaz Ailede suçu sadece öğretmene yükleyemez her iki tarafında üzerine büyük sorumluluk düşüyor Siz Aile olarak çocuğa Sorumluluk nedir öğretirseniz çocuk sorumluluk sahibi olur ama siz sorumluluğu öğretmezseniz o çocukta sorumluluk nedir bilmez......
Tacettin abi haklısın ama o kadar kolay değil.
Eski komunistz yeni müslüman İsmet Özel'in bir şiirini yazayım. Her taraf bataklıkta gezipte batmamak her yiğidin harcı değildir, imkansızdır demiyorum.
yaz günleri beni hatırlamıyor.
salgılı bir hayvanla bitişiyorum yaz yaklaşınca
yayılıyorum ortasına sevgili tüylerimin
geniş uykulardayım, muazzam uykularda
yılların zulmünden haberim yok
ne de sürgün taşralı kızlar korosundan
geçiyor hazza yatkın dudaklarıyla gece
canımın ilmekleri arasından.
beni artık kimseler arayıp da bulmasın
beyaz harmanilerin göklere açık sofrasında
yıktığım saltanatın dizinde inlediğim
aşkın en tabanında yattığım anlaşılmasın
çünkü ben çok gizli bir yanlışın
dehşetengiz yeteneğini ölçmek için
yepyeni bir hata için iniyorum akdeniz'e
meryemoğlu sanıp ben zavallı ademi
çarmıha çaktılar orda çok zaman önce.
çok zaman önceydi ki otobüsler
mermer sütunlu şehirlerden sahil çardaklarına
nice yılgın havarilerle gidip geldi.
hepimiz, yani taflan çiğnemekle güzelleşen çocuklar
havariler karşısında harami
gövdesinde hayvan kabarınca mecalsiz
kutlu bir tan çıkarmayı denedik
kayser makinasından
anneler
sevecen gözyaşlarıyla korurdular bizi.
bizi sen ey beyhude ve baygın duyguların yırtıcısı
sen ey loş çalgıları uykulardan çıkarıp
bahçelerin hayatına yerleştiren esrar
bizi bırakmıştın
acı güller salınırdı kanımın raddelerinde
ve ben güneş altında kendini bize öptüren neyse
gece onun kimlerle buluştuğunu araştırdım
o zaman yalın yürek kaldım şiddetin çölünde
aldanışların çölünde korkudan
denize dilimi soktum ayaklarımdan önce.
bu kadar, bu kadardı akdeniz
aslı yokmuş dinlediklerimin
eski moda güneş sanrılarından
bir şair cesedinden hiç farkı yok denizin.
yok ve yaz günleri beni hatırlamıyor
boğulmuş hüznü gösteriyor bana memelerinden
geçiyorum bir yakıcı maviden derinleştirilmiş mora
geçiyorum ayaklarım altında kumları hıçkırtarak
kara yaz! karanlık yaz! kararan vücutlardan
rıhtıma varmayan ceset elbette hatırlanmaz.