Bayramın ikinci gününü gezmek üzere İznik'e ayırdım. İznik, daha önce gitmediğim için bin pişman olduğum bir deneyim oldu. Ama... Aması var. Ben bu kadar belediyecilikten uzak bir yönetim anlayışını tarihimizin hak ettiğini sanmıyorum. Size İznik'te göreceğiniz ve sizi kahredecek eksileri aktarayım evvela.
1. İlçeye girişte (Sakarya Yolu'ndan gelişte) sizi karşılayan Yenişehir Kapı'nın çevresi kırık bira ve içki şişeleriyle dolu. Sormazlar mı o belediyeye, sen ne iş yaparsın diye?
2. Yenişehir Kapı ve daha başka restore edilmeyi bekleyen pek çok yapıda sadece Türk bayrağı var.Tarihi sahiplenme aksiyonumuz bir Türk bayrağı asmakla sınırlı kalmış. Bakım yok, düzen yok, temizlik yok.
3. Sansarak Kanyonu'na gitmeyi sağlayan yol üzerinde, tıpkı Erdek ve başka yerlerde de gördüğümüz üzere yolun bayırları çöp poşetleri, pet şişelerle doluydu. Biz ise getirdiğimiz her çöpü yine yanımızdaki poşetlerde taşıdık. Keza sahil bandı da çöpten geçilmiyordu.
Robert Kaplan'ın, 'Türkiye, Türkler'e bırakılamayacak kadar önemli bir ülkedir.' sözleri tarihteki önemini korurken bizler, geri almak için kan döktüğümüz topraklara, o topraktan fışkıran tarihe sahip çıkamıyoruz. Camii vb yapılar restore edilmişken Anadolu'nun ilk sahiplerinin anıtlarının, mezarlarının, tiyatrolarının bakımsız olması, restore edilmemiş olması tarihe yapılan ihanettir...
Karstik oluşumlar, bölgenin bir zamanlar yanardağ bölgesi olduğunu düşündürtüyor. Hele Sansarak'a giderken dağ yolundan, uzakta gördüğüm ortası delik bir tepecik var ki sırf orası için bile gitmeye değer olduğunu düşünüyorum. Ah bizim beceriksiz yerel idarecilerimiz, inşallah aranızdan bir Atatürk çıkar da bin yıllık uykunuzdan uyanırsınız.
Aşağıdaki fotoğrafların bir kısmı Canon 650D , bir kısmı da GPS desteği nedeniyle Note II ile çekildi.
Tüm fotoğrafları görmek için Facebook'a giriş yaptıktan sonra buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Amatör olduğumdan yalnızca seçtiklerimi buraya yükledim. İyi haftasonları herkese.
Gölyaka'dan İznik'e gelene kadar sürekli durup sahil bandından kareler çektim. Yöre halkının ve yoldan geçen yerli turistlerin yüzdüğü güzel anlara tanıklık ettim. Gölün ilk 2 metresinde değişik renkte bir madde vardı. Yerliler uzaktaki sahillerden gelen toprak tozu olduğunu söylediler ama bana kimyasal gibi geldi.
İstanbul Kapı taraflarında bulunan 1. Murat Hamamı'ndaki minyatür İznik. Malesef neyin ne olduğunu ilk bakışta anlayamıyorsunuz. Bir hizmet yapılacaksa tam yapılmalı idi.
Sansarak Köyü ile ilgili elimdeki tek kare. Köye gidiş yolunda saatlerdir araç bekleyen iki küçük çocuğu ve yaşlı bir amacayı da araca aldığım için malesef köy içinde çekim yapma şansım kalmadı. İznik'e tekrar gideceğim. Anladım ki, 1 gün yeterli değil.
Bir de son olarak yine Lefke Kapı'ya gidilmesini sağlayan Atatürk Caddesi üzerinde eski bir tahtayla kapatılan bir oyuğu da eklemek istiyorum. Kaledeki mahzen gibi bir şeydi. 'Zamanda yolculuk'