1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 17  |
 |
ömer faruk26
14 yıl önce - Prş 25 Arl 2008, 22:01
yayına girmesi sevindirici bir haber. vatana, millete hayırlı olsun... vesselam...
|
 |
Murat Dinç
14 yıl önce - Prş 25 Arl 2008, 22:04
Bence insanların kendi dillerini kullanma hakları var..Bu hükümetin yaptığı en önemli adımlardan bir tanesi bence....Herkes için hayırlı olur umarım..
|
 |
surhay
14 yıl önce - Prş 25 Arl 2008, 22:10
Bu olaya duygusal değilde mantıksal olarak bakabilirsek kürtçe yayının ülke için ne kadar önemli işlerede faydalı olacağını anlamak güç olmayacaktır.
|
 |
mustafa batu
14 yıl önce - Prş 25 Arl 2008, 22:21
| Alıntı: |
| Milliyetçilik ve ırkçılık hastalığı |
Irkçılığın bi hastalık olduğuna kesinlikle katılırım ama milliyetçiliğin hastalık olduğuna asla katılmam bu kavramlar birbirlerinden çok farklı kavramlardır..Kafa tasçılık,ırkçılık suçtur bu doğru fakat milletini sevmek, onun yükselmesi için çalışmak bir milliyetçiliktir ve kesinlikle bi hastalık olarak nitelendirilemez..
Kürçe yayının başlaması sınırları aşmamak koşuluyla yararlı bi gelişme olcağına inanıyorum..
En son mustafa batu tarafından Prş 25 Arl 2008, 22:30 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
CEMİL ZAFER
14 yıl önce - Prş 25 Arl 2008, 22:23
TRT nin kürtçe yayına başlamasına karşıyım ,sebep çünkü kablolu yayında ve uyduda her ülkenin her dilde yayın yapan tv kanalları var ,neden TÜRKİYE nin resmi tv kanalında kürtçe yayının olmaması gerekir bu ülkede yaşıyan bu ülkenin ekmeğini suyunu yollarını hepimiz birlikte kullanıyoruz ,ırk ayırır gibi, din ayırır gibi dil ayırımı yapmak bence yanlış ,hiçbir dayatma milletin üstünde olamaz.
|
 |
fundakankaytsın
14 yıl önce - Prş 25 Arl 2008, 22:43
| Alıntı: |
| Bilinmelidirki bu ülke her çiçegin olduğu zengin bir bahçedir.Aksine tek bir lalenin yetiştiği,yetiştirilmek istendiği bir ülke yokolmuş bitmiş bir ülkedir. |
en basta bu söze değinmek istiyorum..bu ülkede ırkcılık yapılmıyor..ırkcılık yapılmasına karsı cıkılmak isteniyor..eğer kürt vatandaşlar ırkcılık yapmasa diyarbakırı baskent yapmak istemese,asker ve cocuk katili terörist basını sayın diye anmasa,Atatürke düşmanmış misali davranmasa,türk bayrağını mitinglerde indirtmese kimse kimseye ayrım yapmaz..kimse kimseden nefret etmez..tabiki vatan sevgisi olan kürt vatandaşlar vardır..yavrularını şehit eden kürt anne babalar vardır..benim sözüm kesinlikle onlara değil..etnik kimliklere saygısı olan biriyim..dini , dili,mezhebi,gelenekleri farklı olabilir.. inanın bunlar insanlar arasında sorun olmaz.. ama eğer TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE yasıyorsa bir insan o türk vatandasıdır..etnik kökeni,mezhebi farklı olmus.. o , kişinin bileceği saygı duyulası ayrı bir olaydır..ama türk kimliğine saygsı yoksa eğer bilinmelidir ki o kişinin bu ülkede yeri yoktur..hele de bizim gibi vatan millet konusunda bu kadar hassas olan bir ülkede..
ulusal kanal TRT nin kürtçe yayın yapması bence gereksiz bir adım ..çünkü; eğer bugün kürt dilinde yayın yapılıyorsa yarın cerkezlerde cerkez dilinde yayın isterler..kürtler türkceyi rahatlıkla konusup anlayabiliyorken böyle bir olay gereksizdi..bilmem kac tane türk kanalı az mı geldi? ki bunların arasında zaten doğu illerinin yerel kanallarıda bulunmakta..kürt dilinde yayın yapan ülkelerin kanallarıda cabası..ha diyeceksiniz ki türkçe bilmeyen kürtler mağdur oluyor..hayır kardesim ..türk vatandası isen türkiyede yasıyor isen öğrenmek zorundasın..eğer sen 10 cocuk yapıp 8ini okula göndermezsen tabiki türkçe bilmeyen nüfus artar.. o trt nin değil senin sorunundur.. umarım bu uyguluma türkçe bilmeyen nüfüsu daha da artırmaz..
bunu söylemekten hiç hoslanmıyorum ama ' Ah bee ATAM nerde latin alfabesi nerdee yaptığın devrimler nerdee.....' ya doğuya gidiyoruz ya batıya batıyoruz..ne zaman Türkiye olacak bu ülke ...meçhulll.....
|
 |
muratdagarslan
14 yıl önce - Prş 25 Arl 2008, 23:12
Eger Kurt vatandaslarimizdan oy toplamak amaci ile yapilmiyorsa iktidarin bu girisimi olumlu.
Yayinin TRT tarafindan yapilmasi guzel ve yerinde olmus.
Ozel tv kanallari genellikle yanli yayin yaptiklari icin kendi menfaatlari dogrultusunda daha dogrusu bagli olduklari kisi,kurum veya gucler adina provakatif yayinlar yapmaktalar.
Bu yayinlar nedeni ile vatandaslarimiz arasinda onemli boyutlarda tehlikeli karsitliklar cikmakta.
Yayini TRT nin yapmasi Turkiye Cumhuriyeti icinde yasayan Kurt kokenli vatandaslarimizin kendilerini daha rahat ifade etmelerini ve daha iyi hissetmelerini saglayacaktir.
Kisa bir sure sonrada Arapca ve Farsca yayinda yapilacagi bildirildi.
Bence olumlu bir gelisme.
Bu icraatin A.B. icin degil kendi vatandasimiz icin yapildigi ozellikle vurgulanmalidir.
A.B.herseyden kendine pay cikarmayi gorev edinmistir cunku.
|
 |
OkanDikmen
14 yıl önce - Cmt 27 Arl 2008, 19:34
| Alıntı: |
| Sabah Gazetesi yazarı Yavuz Donat'ın bugünki yazısından bir bölümde Atatürk ve İşmet Paşa arasında geçen bir olay, anılara dayanarak nakledilmiş. Keşke sadece karşı çıkmak için Atam'a küfredenler ve birşey beceremediği için onun arkasına sığınanlar bunu görebilse. |
MetTuna arkadaşımız böyle demiş ama kimsenin Atamıza küfrettiği falan yok. Bu ülkede küfürü hak eden sadece belli bir kesim var ki onlarda zaten sizinde belirtmiş olduğunuz "birşey beceremediği için onun arkasına sığınanlar"dır. Yani Atatürk'ün hiç söylememiş olduğu;
-İstikbal Göklerdedir.
-Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır.
-Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.
gibi sözlerin altına utanmadan Atatürk imzası atmaya çekinmeyen malum kesim. Aynı malum kesim bildiğiniz üzere Emniyet Müdürü Mutlu Çelik'in "be hey dürzü" isimli meşhur şiirinin altına Neyzen Teyfik imzası atıp posterler kartpostallar bastırmaktan bile geri kalmamıştır.
Ve şimdi yine aynı malum kesim tarafından aynı seviyesiz senaryo tekrarlanıyor. Bari bizler buna alet olmayalım.. Mesajınızda alıntı yaparak Atatürk ve İsmet İnönü'ye ait olduğunu söylediğiniz anekdot'un orjinali aşağıdadır.
| Alıntı: |
Kanuni'nin öyküsünü Atatürk'e mâlettiler.
Yavuz Donat ın önceki gün köşesinde yazdığı ve azınlıklarla ilgili olarak Atatürk ile İsmet İnönü arasında geçtiğini söylediği konuşmanın aslı, Kanuni Süleyman ile sadrazamı Rüstem Paşa ya ait.
Yavuz Donat, önceki gün, Sabah’taki köşesinde azıklıklarla ilgili olarak Atatürk ile İsmet Paşa arasında geçtiği iddia edilen bir hadiseyi yazıyordu.
İsmet Paşa, Türkiye’yi bütün azınlıklardan temizlemek istemiş ama Atatürk bu girişimi son derece şık ve çiçekli bir cevapla engellemişti: Çankaya Köşkü’nün yani Köşk kompleksinde şimdi “Atatürk Müzesi” olarak kullanılan eski binanın bahçesinde lâleler dışında kalan bütün çiçekleri söktürmüş, ertesi gün azınlıklar meselesinin ayrıntılarını görüşmeye gelen İsmet Paşa’ya “Ben de bahçemdeki azınlıkları söküp attım ama bahçe berbad oldu” mesajını vermişti. Sonra, “Ben, ‘Ne Mutlu Türk’üm Diyene’ sözünü boş yere söylemedim. Kendini Türk hisseden herkes bu vatanın öz evlâdı. Ben hayatta olduğum sürece, bu böyle bilinsin ve sakın azınlıklarla ilgili bir kanun çıkarılmasın” demişti.
İsmet Paşa, Türkiye’yi “azınlıklardan temizleme” projesinden Atatürk’ün bu son derece ince mesajından sonra vazgeçmişti.
Yauz Ağabey, köşesinde işte böyle yazdı ama bu “çiçek” meselesinin aslı çok başkaydı. Sözünü ettiği hadise Atatürk ile İsmet Paşa’nın arasında değil, o tarihten dört asır önce Kanuni Sultan Süleyman ile meşhur sadrazamı Rüstem Paşa’nın arasında geçmiş, üstelik tâââ 1674’te yayınlanmıştı.
Azınlıklar konusunda çiçeklerle örnek verme meselesini dört asır önce detaylarıyla anlatan kişinin ismi, Stephan Gerlach’tı. 1573’te, Avusturya elçisi ile beraber elçilik heyetinin vâizi olarak İstanbul’a gelmiş, tuttuğu günlük 1674’te torunlarından Samuel Gerlach tarafından Frankfurt’ta yayınlanmış, seyahatnamenin Türkis Noyan’ın Türkçe’ye kazandırdığı tam metni de 300 küsur senelik bir gecikmeyle ve “Türkiye Günlüğü” adıyla 2007’de Kitap Yayınevi’nden çıkmıştı.
Olayın aslının bütün detayları, işte, Gerlach’ın sözünü ettiğim bu seyahatnamesinde yazılıydı. Stephan Gerlach, Türkiye’ye Kanuni’nin ölümünden birkaç sene sonra gelmişti. Yazdığına göre, hükümdarla sadrazamı arasında geçen bu hadise o yıllarda bütün İstanbul’da konuşulmaktaydı ve şu şekildeydi:
Kanuni Sultan Süleyman’ın veziri ve aynı zamanda damadı olan Rüstem Paşa, bir ara imparatorluktaki bütün gayrımüslimleri ortadan kaldırma hülyasına düşmüş, bu emelinden hükümdara da bahsetmişti. İşin tuhafı, Rüstem Paşa’nın da aslında devşirme ve büyük ihtimalle de Hırvat olmasıydı.
Hükümdar, Paşa’nın söylediklerini dinledikten sonra bahçeden bir çiçek koparmış, Paşa’ya “Bu çiçek güzel mi?” diye sormuş, “Çok güzel hünkârım” cevabını alınca çiçeğin bütün yapraklarını yolmuş ve “Şimdi nasıl?” diye sormuştu. Rüstem Paşa bu defa “Yapraklarıyla beraber çok daha hoştu hünkârım” cevabını vermiş, Kanuni “Devletimin Müslüman olmayan teb’asını ortadan kaldırırsan, memleket işte bu hâle gelir” demiş ve Paşa hayalinden vazgeçmek zorunda kalmıştı.
Gerlach’ın yazdıklarının tamamını tarihçi dostum Erhan Afyoncu’nun yarınki sayfasında okuyabilir ve çok eskilerde yaşanmış olaylarla konuşmaları başka zamanlara taşımanın nasıl bir hata olduğunu daha anlaşılır şekilde görebilirsiniz. Murat Bardakçı - Haberturk |
|
 |
Canas
14 yıl önce - Pts 05 Oca 2009, 20:29
TRT Şeş'in Genel Müdürü ne düsunuyor?
Bugunku Sabah'ta TRT genel muduru Ibrahim Sahin'le yapilmis guzel bir roportaj var bir kismini aktariyorum:
| Alıntı: |
Anadilde konuşma yasağı Kürtlere büyük eziyetti - ECEVİT KILIÇ
Kürtçe TV yayınına başlayan TRT'nin genel müdürü İbrahim Şahin: Bu kanal Güneydoğu halkı için ihtiyaçtı. Tek kelime Türkçe bilmeyen kadınlar vardı. Kürtçe yasağı doğruyu inkâr olur..
Bu haftaki röportaj konuğum TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin. Konu malum; TRT Şeş. 2009'un ilk gününde yayına başlayan Kürtçe TV, Kürt sorununda bir kırılma noktası. Bunu TRT'nin yapmasının önemi ise daha büyük. Çünkü bundan birkaç yıl öncesine, 1990'lı yıllara kadar Kürtçe konuşmak hapislikti. Bu kanal, Kürtçenin resmi kabulüdür. Üstat Hasan Cemal'in deyimiyle "Artık Kürt de var, Kürtçe de... İnkâr politikası iflas etti." Tabii ki bu kanalın açılmasında en büyük pay İbrahim Şahin'e ait. Bu çabanın altında, uzun yıllar Güneydoğu'da kaymakam olarak görev yapması nedeniyle bölgeyi tanıması yatıyor. Şahin, 14 yıl sürdürdüğü kaymakamlıktan sonra İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirliği, ardından PTT Genel Müdürlüğü yaptı. Bir de çok iyi piyano çalıyor. Nereden diye sorduğumda "İngiltere'de görev yaptığım günlerde öğrendim" diyor...
* TRT Şeş'e ilgi nasıl?
Halk, bölücü yayın yapan Kürtçe kanalların bulunduğu uydudan, TRT 6'nın yer aldığı Türksat uydusuna döndürmek için çanak anten satanların önünde kuyruk oluşturuyormuş. Hatta kuyrukta üşümeyelim diye adresini bırakıp gidiyorlarmış.
* Riskli değil miydi?
Hem de çok. Eskiden beri korku vardı insanların içinde "Acaba bir sıkıntı olur mu" diye. Türk milleti olarak bu kanalla, bu korkuyu çok rahat aştık. Bu önemli. Çünkü sürekli bir direnç vardı. Kabul edilmez bir tutummuş gibi algılanıyordu. Ama sonuçta açıldı ve gördüğünüz gibi dünyanın sonu gelmedi. İnsanlar yeni bir kanala kendi ana dillerinden hem de TRT'de, yani devlet eliyle ulaşıyor. Bu çok önemli. Güneydoğu'da ilk televizyon geldiği dönemdeki gibi bir yapı oluşmuş; Türksat uydusu olanlara komşuları aile oturmalarına gidiyor.
* Kürtçe bundan birkaç yıl öncesine kadar yasaklı bir dildi... Hatta "Böyle bir dil yoktur" deniliyordu...
Bu dili yok saymak mümkün değil. Görmezden gelebilirsiniz ama yok sayamazsınız. Doğruyu inkâr olur.
* Yıllarca o bölgede görev yaptınız. Bu kanal Kürtler için ne ifade ediyor?
Onlar için ihtiyaçtı. Çünkü devlet olarak gerek Osmanlı döneminde, gerekse cumhuriyet kurulduğundan bu yana Türkçeyi öğretmemişsek ve kendi anadillerinde konuşmayı da yasak ediyorsak, kanaatimce bu Kürt kökenlilere eziyetten başka bir şey değil. Oradaki insanlar tek bir bayrak altında yaşamak istiyor. Kanalı İstiklal Marşı'yla açtık. Kürtçe anadilleri. Bundan daha kutsal bir şey olabilir mi? Biri bize Türkçeyi yasaklasa ne kadar eziyet olur düşünsenize. Bu kanal birlikte yaşamı pekiştirecek. Kanal milli birlik için çimento görevi görürse bundan daha büyük mutluluk olabilir mi bir bürokrat için?
* Karşıt tepkiler nasıl?
Böyle bir kanalın farklı bir milletin oluşmasına götüreceği ve ileride bölünür korkusu vardı. Bu nedenle kanun değişimine karşı duranlar oldu. Bir de ellerindeki malzemelerin alınacağı korkusunu yaşayanlar vardı. Bizi eleştirenler madem ki düne kadar başarılıydı, o insanlara Türkçe öğretselerdi. Ama bu biz bu kanalı kurduk, artık onlar Türkçe öğrenmeyecek anlamına gelmiyor. O insanlar şimdi daha çok Türkçe öğrenecek, çünkü birbirimizle daha çok kucaklaşacağız. Kendi anadillerinden televizyon veya radyo imkânı sunarsan devlete daha bağlı kalırlar. Ya oralarda tek kelime Türkçe bilmeyen kadınlar var. Hakkâri'nin uç köylerindeki evlerde farklı devlet liderlerinin fotoğraflarının olduğu söylenir; bu kötü niyetle olduğu için değil. Kürtçe bazı kanallarda bunu görüyorlar. Bu çok acı. Rusya bile Kürtçe televizyon kurdu. Korkularla bir yere varılmaz, ortak nokta bulmamız var.
Devami
|
|
 |
Alper Mersin33
14 yıl önce - Pts 05 Oca 2009, 20:34
Sn. Başbakan!!!
Öyle Kürtçe Konuşup da Popilist Yaklaşımlarla Doğu ve Güneydoğudan Oy Toplamak Olmaz!!! Kanal Açılıp Kapanırken Okunan İstiklal Marşını Kürtçeleştirmeyi Unutmuşsunuz!!!
Daha Neler Göreceğiz ve Neler Yaşayacağız Kimbilir?
|
 |
sayfa 17  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|