Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2
can a.
14 yıl önce - Prş 21 Tem 2005, 04:36

Beni otopark sorunundan çok otoparkçı sorunu ilgilendiriyor.

Yıllar önce üniversiteyi bitirip İstanbul’a döndüğümde çok kavga ettim bu yolkesen eşkiya ile. Başıma gelmedik kalmadı. Sonra yoruldum, vazgeçtim.

Tipsiz biri geliyor, elinde ne fiş ne bir yetki belgesi, yol bildiğin yol..

“Abi 5 milyon…”
“Ne 5 milyonu, ne yaptın da bu parayı istiyorsun?”
“Abi böyle”
“Vermiyorum”
“Abi 5 milyon dedim bak.”
“Vermiyorum”
“O zaman çek arabayı..”
“Allah Allah, niyeymiş o?”
“Sen bilirsin abi”

Dönüşte arabada maddi hasar. Tipsiz arkadaş ortada yok.

Her gelen belediye bunu halledeceğim der, halletmez. Halledemez. İşine gelmez. Polis ise seyreder.

Apartmanlar oturan sayısı kadar otopark yapmak zorundadır. Hani?
Verirsin belediyeye bir miktar "bağış", otopark sorununu çözmüş olursun.


simon

13 yıl önce - Pzr 15 Oca 2006, 18:37

Bizim oranın adetleri, meşhurdur Kurtuluş'ta park yeri bulma çilesi.

Gerçi İstanbul'un birçok yerinde sorundur park yeri aramak. Kurtuluş ve Feriköy havalelerinde özellikle işten dönüş saatlarinde Park yeri aramak resmen samanlıkta iğne aramak gibi bir şey. Yer bulanlar çok şanslıdır tabii ki. Ancak bulamayanlar ise bırakın köşe bucağı, aracı en ufak bir aralığa bile bırakmaya razı. Tıpkı resimdeki bırakılan araba gibi. Gerçi orda yer var gibi gözüksede, orası daha önce dolu olduğundan, orada bulunan saksının sabit oladığını bilen bir kişi dönüşte bu sorunla karşılaşmamak için aracıyla çıkacağı zaman saksıyı başka aracın park etmesini engelleyecek şekilde tekrar yerine koyuyor ve beyaz aracın sahibi yer bulmaktan bunaldığı için de aracını o şekilde bırakmaya göze alıyor. Birde Kurtuluş'ta oturan bir araç sahibi aracını mecburen uzak yere bırakabilmek zorunda'da kalabiliyor. Ama artık Halk bunada razıyız diyor. Ben kaç defa tanık olmuşumdur.

Şişli Belediyesinin birkaç sene önce Kurtuluş ve Feriköy sokaklarına Ağaçlandırma ve Kaldırım genişletme çalışmaları yaparak, sokakların çehresini değiştirdi. Bu çalışmalar sonucunda sokaklarda, araçaların çift yönlü park etme yerinden tek yönlü park etme yerine düşmüştür. Bundan dolayı park etme sorunuda kat be kat artmıştır.



(+)




Burç

13 yıl önce - Çrş 06 Eyl 2006, 08:18

Dün CEBIT fuarındaydım, Istanbul belediyesinin tüm birimleri gene tam kadro fuardaydı.
Standlardan birinde  ISPARK diye adını duymadığım bir birim vardı.
Istanbul'un Park sorununu halletmek için kurulmuş.
Tüm bilgiyi web sitelerinden alabilirsiniz :
http://www.ispark.com.tr
1000 adet katlı otopark yapımı gibi projeleri var.

Ben kaldırıma park eden arabalardan şikayetçi oldum.
"Bize şikayet edebilirsiniz" dedi, telefonları : 212 275 70 39.
Mecliste şu anda görüşülen bir kanun varmış, yetki onlara geçince kaldırımlarda
hiç araba kalmayacağını belirtti.

Ben de şurada bahsettiğim çözüm önerimi anlattım : http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=30402#30402


Yalcın AK
13 yıl önce - Çrş 06 Eyl 2006, 10:34

istanbuldaki park sorununu çözecek olan kurumların bu olaya yaklaşım hep "park ettirmeme" ya da "park rantı elde etme" şeklinde olduğu için istanbulun park sorunu cözülmez. örnek: şişli belediyesinin ara sokakları düzenleme diye kaldırımları genişletip o kadar park yerini ortadan kaldırması ya da sokakları birilerine işletmesi için ihale etmesi gibi. Şimdi birde İSPARK diye bir şey çıkmış. daha önceden park ettirilmeyen yol güzergahları artık İSPARK'ın park alanı olmuş. (örn. Üsküdar ve çevresi) parayı veren parkediyor. E hani eskiden buralara trafik tıkanıyor diye park ettirilmiyordu, şimdi ne oldu da park serbest hale geldi. Çünkü İSPARK geldi, oralardan para toplanıyor.. Büyükşehirlerde yaşamanın bir bedeli var diyenler çözüm yerine sorun yaratıp ondan da rant elde etmek peşindeler.

Semih Yaşar

13 yıl önce - Çrş 06 Eyl 2006, 13:00
park sorunu


Alıntı:
istanbuldaki park sorununu çözecek olan kurumların bu olaya yaklaşım hep "park ettirmeme" ya da "park rantı elde etme" şeklinde olduğu için istanbulun park sorunu cözülmez. örnek: şişli belediyesinin ara sokakları düzenleme diye kaldırımları genişletip o kadar park yerini ortadan kaldırması ya da sokakları birilerine işletmesi için ihale etmesi gibi


Topağacı'dan Teşvikiye caddesine çıkan ara sokaklardan bahsediyorsunuz sanırım.
Ben buradaki kaldırım genişletme çalışmalarını destekliyorum, geniş kaldırımlara sahip sokaklar yada caddeler daha değerlidir, kaldırımların genişletilmesi ve güzelleştirilmesi aynı zamanda insana daha fazla değer vermek demektir.
Bu tip sokaklarda  kaldırımlar daha darken yol genişliği 1,5 araba genişliği kadardı ve araba sahipleri arabalarının yarısını yola, yarısını da kaldırıma park ederek kendilerince yolu tıkamadan park etmiş oluyordu ama tabi yayaları çocuklu kadınları, yaşlıları düşünen yok, otomobil ve onun saygıdeğer sahibi en önemli unsur.
Bugün ise yol genişliği 1 araba kadar, kaldırımlar daha geniş ve insanlarda, arabalar da
rahatlıkla haraket edebiliyorlar.
Bu tip park yasağı olan sokaklarda dükkanları olan esnaf ise mal sevkiyatını sabah saat
5 ile 7 arasında yaparak işini devam ettirebilir.
Şunu da unutmamak gerekir ki şehrin yüzölçümü ve sokak ve caddelerinin sayısı artmadığı sürece ve trafiğe hergün 600 araba ilave edildiği müddetçe park sorunu çözülemez.



Semih Yaşar

13 yıl önce - Çrş 06 Eyl 2006, 13:11
otopark uygulamaları


İspark'ın web sitesinden alıntı yaptım.İstanbul'un nasıl bir araba cenneti olduğu daha iyi anlaşılabilir.
Alıntı:
--------------------------------------------------------------------------------

Dünyadan Otopark Uygulamaları

Japonya’da araç satın alabilmek için bir park yönetim şirketinden 1 yıllık park yeri olduğunu belgelemesi gerekir.
Yine Japonya’da şehrin içine park etmenin bedeli katlı otoparklardan pahalıdır. Bu uygulama ile katlı otoparklar özendirilerek trafiğin akışına katkı amaçlanmıştır.
Londra’da her yıl 3 milyon otopark bileti kullanılmaktadır. Ayrıca usulsüz parklanmalardan yaklaşık 3 bin aracın tekerleği bağlanır ve 2 bin araç da çekilir. Tekerleği bağlanan araç sahipleri polis noktasına giderek trafik cezası ve tekerlek bağlama ücreti ödemek suretiyle aracını alır. Yaklaşık 4 saate kadar da görevlinin gelmesi beklenir.
Chicago’da, parklanma ücretlerinin ödenmesine yönelik olarak sadece park için değil bunun yanı sıra otobüslerde ve trenlerde de kullanılabilecek bir kart sistemi uygulaması üzerinde çalışılmaktadır.
Vancouver ve Seattle’da park ücretlendirmesinde mobil telefon teknolojisinden yararlanmak üzere denemelere yapmaktadır. Hollanda ve İsveç bu teknolojiyi kullanmaktadır.
Aspen ve Arlington’da araç içi parkmetre (in-vehicle unit/device)  kullanılmaktadır.
New York City’de cadde üstü park süresi 3 saatle sınırlandırılmaktadır. Bu sürenin 1. saatinde 1 dolar, 2. saatinde 3 dolar  3. saatinde ise 6 dolar ücret uygulaması yapılmaktadır.
Chattanoge’de 1 saatlik park ücreti 0.75 dolardır.
Avrupa’da bazı yerlerdeki park uygulamalarında ticari ve perakende satış yerlerinde park süresi 1 saatle sınırlandırılmıştır.
Park cezalarında zaman aşımı durumunda 15 dolar, sınırlı ya da yasak park yerleri için 25 dolar ve yangın müdahale lokasyonlarında  50 dolarlık parklanma cezaları alınmaktadır.
Dublin City, Cork City ve Limerick Sity’de mobil telefona dayalı park işletmeciliği yapılmaktadır.  Hem mobil telefona dayalı hem de araç içi park haberleşme cihazları (incar unit) Avrupa’da ve Avusturalya’da kullanılmaktadır.
Parkmetre uygulaması yapan çoğu ülkelerde  08.00 ile 18.00 ya da 22.00 arası park ücretinin saati 0.20 ile 1 dolar arasında değişmektedir


Yalcın AK
13 yıl önce - Prş 07 Eyl 2006, 11:09

Belediyelerin kaldırım genişletme çalışmalarının bence yolları daraltmak için bahane olarak kullanılmak dışında bir amacı yok. Zaten yapılan kaldırımların büyük çoğunluğunun da kaldırım özelliği yok. Bırakın iki kişi yan yana yürümeyi, tek kişi olarak bile önünüze ya bir elektrik direği, ya bi levha, ya ordaki cafe’nin, pub’ın masaları, ya da bir çiçek tarhı veya ağaççık cıkıyor. Eski istanbul fotoğraflarına ya da çok geçmişe gitmeyelim, eski Yeşilçam filmlerine bakarsanız 80’lı yılların başlarına kadar istanbulun kaldırımlarının olması gerektiği gibi olduğunu görürsünüz. Ne zaman belediyeler kaldırım yapma hastalığına tutuldu, o zamandan beri istanbulun kaldırımları her bir kaç senede bir amele usulu olarak kırıldı, döküldü sözde yeniden yapıldı. Bunlar yapılırken herhangi bir tasarıma, düşünceye uygun olarak yapılmadığı ve en basitinden tüm yolların sahip olması gereken “proje kot” değeri uygulanmadığı için, yapılan kaldırımlar antik şehirler gibi üst üste yığıldılar, şehrin binaları ile yolları arasındaki kot ilişkisi tamamen kayboldu, yollar yükseldikçe yükseldi, özellikle şehrin eski semtlerindeki bodrum katları tam anlamı ile yerin dibini gömüldüler. Bu sefer bunu aşmak için, kaldırım genişliklerinden çalındı, kaldırımlarda yeni pencereler açıldı. Bir de bunlara Belediyelerin nedense göz yumduğu, konut alanları içinde (Şişli, Osmanbey, Fatih...) işyerleri açma, bunları yaparken binaların bütünlüğünü bozup, yeraltına girip dükkanlara kaldırımlardan giriş kapıları açma olayları da eklendiğinde kaldırımlar özelliklerini tamamen yitirdiler. Tabii bu arada özel otomobil sahipliği de artınca sokaklar park yeri özelliğini kazandı, belli bölgelerde park edebilme imkanı neredeyse sokakları kapatarak yapılabilir bir hale geldi. Bu aşamada devreye giren belediyeler, ya Şişli’de olduğu gibi sokakları otopark olarak birilerine sattı, ya da yukarıdaki gibi yolları darlaştırıp arabaları o bölgeden uzaklaştırdı. Ben merak ediyorun, o tek arabanın geçebildiği sokaklarda oturanlar hele bir de arabaları varsa ne yapıyorlar? Belediye bu insanlardan bu haklarını alırken, karşılığında onlara ne verdi? Nerede otopark yaptı?

burakbecan
13 yıl önce - Prş 07 Eyl 2006, 13:56

Bu rezalet görüntüyü geçtiğimiz akşam boğaz kıyılarında arabayla dolaşırken farkettim.Tüm yol boyunca arabalar sağlı sollu yol kenarına hatta ve hatta kaldırımların üzerine park etmişlerdi,tabi doğal olarak trafiğin zaman zaman kilitlenmesine sebebiyet verdiler.Yanımda digital makine olmadığı için bu konuyu fotoğrafla bütünleştiremedim ama zaten çoğumuz bu manzarayı biliyoruz.

Başdoğan

13 yıl önce - Prş 07 Eyl 2006, 23:04

Japonya'dan bir kat otoparkı örneği. Sonradan silinebilir ama belki İstanbul için ilginç olabilir. (Resmi ben çektim)

 

(+)


Kısıtlı alana mümkün olduğu kadar çok araba sığdırmak amaç. Arabanızı asansöre sokuyorsunuz ve sonra inip girişteki otomattan fişinizi alıyorsunuz. Arabanız sistem tarafından otomatik yerleştiriliyor. Döndüğünüzde fişinizi otomata sokuyorsunuz. Kısa süre içerisinde arabanız tamamen otomatik olarak asansörle aşağıya iniyor.


MehmetK
13 yıl önce - Cum 08 Eyl 2006, 13:26

İstanbul'da yasal yollarla inşa edilen pek çok binadan "Otopark" temini için belediyece oldukçada yüklü paralar alınıyor diye biliyorum

bu para belediye tarafından o konutlara otopark inşası veya temini için alınıyor , Ama o paralarla harçlarla yapılmış bir tek otopark yoktur, ben görmedim

İspark'ın duruma hakim olması büyük otoparklar inşa edilmedikçe park sorununu çözmez bence, olsa olsa belediyeye park geliri olur bol bol, değnekçi takımından,mafyadan görünüşte kurtulmuş oluruz...ki bu da aslında iyi bir şey tabi, yadsımıyorum kurtarsınlar şehri değnekçilerden...

ama evinizin önüne de İspark gelip , burası artık paralı park yeri,  sizinde park sorununuzu çözdük(!) derse şaşırmayın  (Beşiktaş'ta ve Şişli'de böyle oluyor gerisini bilmem)



sayfa 2
ANA SAYFA -> ULAŞIM