Dünya bu nükleeri bırakıyor kapatamıyor açtıklarını çünkü kapaması ayrı dert. Bizede eski enerji eskimiş teknolojiyi satıyorlar birileri kazanacak diye Türkiye nin geleceğini karartıyorlar.
En yakin nükleer santral 300km uzagimda-seneye o bölgede bulian sonuncusu kaptilicak. Burnumun dibindeki Mühlheim Kärlich'te
100 km ötende Philippsburg'de nükleer santral olduğunu bile bilmiyorsun belli ki.
Türkiye'den bile 300 km uzakta Bulgaristanda nükleer santral var.
Git kendi evinin yanındaki nükleer santralleri kapattır önce
Sanırsın ki nükleer çok ucuz hatta bedava bir enerji çeşidi, sanırsın ki dışarıya hiç bağımlı olmayacağız, sanırsın ki döviz kurlarına paralel olarak maliyetler hiç artmayacak, sanırsın ki orası yapıldığı zaman güney illerinde elektrik fiyatları %90 oranında ucuzlayacak hatta elektrik enerjisi halka bedava dağıtılacak, sanırsın ki Mersin şehrinde nükleer santral var diye yabancı yatırımcılar oraya fabrika kurmak için ve ordaki bedava denilecek elektrik enerjinden yararlanmak için birbirleriyle yarışacak, neyse daha çook uzatırım ama gereği yok hoş gerçi bazılarına göre yalandan kim ölmüş.!!
Alıntı:
Nükleer enerji: Yalandan kim ölmüş?
İstanbul’da tramvayları giydiren, televizyonlarda hababam dönen Akkuyu NGS şirketinin nükleer santral reklamı, milli duygularla, kamu spotu havasında hazırlanmış bir duygu seli...
Oysa Akkuyu NGS; Rosatom’un Türkiye yasalarına göre kurulmuş şirketin adı!
Nükleer santrali “daha çok öğrenmek, kazanmak, güçlü olmak, üretmek” gibi süslü laflarla pazarlamayı bir derece anlarım. Fakat Akkuyu’yu “enerjide dışa bağımlı olmaktan kurtulmak” olarak lanse eden şirketin Rus olmasına ne demeli?
Ey halk! Akkuyu yatırımı, hepimizin filan değil...
Akkuyu’yu Rus Rosatom firması yapacak ve işletecek. Zira Türkiye, 2010’da imzaladığı “hükümetlerarası anlaşma”nın karşılığında Akkuyu inşa alanını bedelsiz Rosatom’a teslim etti.
Herşey Rus şirketin elinde
Anlaşmaya göre Rosatom’un hissesi yüzde 51’in altına düşmeyecek.
Yani santralin nasıl yapılacağından işletileceğine; atık imhasından işe alınacak elemanlara, söz hakkı tamamen Rusya’da.
Üstelik deprem bölgesinde bulunan Akkuyu’da, “çok sağlam” olacağı söylenen santral, yeni denenecek VVER-1200 tipi. Türkiye’nin denetim yapacak bilgisi ve tecrübesi yok.
Bitmedi.
Tamamıyla yerli yapım, yerli enerji gibi pazarlanan santraldeki 4 reaktörün 2’sinde üretilen elektriğin yüzde 70’i, diğer ikisindeki elektriğin yüzde 30’unu Türkiye, kWh başına 12.35 dolardan Rosatom’dan satın alacak. (Kaynak: Beni Akkuyu’larda Merdivensiz Bıraktın*)
Bugün 2.60’lara dayanan doların, santral bittiğinde kaç liraya tekabül edebileceğini ve faturanıza nasıl yansıyacağını hayal gücünüze bırakıyorum!
Çekilirse zararı TC’ye patlar
Devlet yetkilileri, gelişmiş ülkelerin nükleerden vazgeçip yenilenebilir enerjiye geçişine değinmeyip nükleer santrallerden örnek veriyor ya...
Akkuyu, bir devletin sınırları içinde olup bir başka devlete ait olan ilk ve tek nükleer santral!
Akkuyu anlaşması, Anayasa’yı da çiğnedi çünkü yasaya göre TBMM’de onaylanması gerekiyordu. Meclis baypas edildi...
Olası bir kaza halinde ki Çernobil, Fukuşima sonrası kaza ihtimali milyonda 1’den her 100 reaktörde 1’e yükseldi- sorumluluğun kimde olacağı da net değil.
Avukat Fevzi Özlüer’e göre Akkuyu NGS “iflas ettim” diyecek olursa doğan zararları TC devleti karşılamak zorunda kalacak.
Çevre ve sağlık konusunda nükleer enerjinin risk ve zararlarına daha önce çok değindim.
Tüpgaz ve uçağa binmek gibi sadece kişiyi bağlayan “risk”lerle karşılaştırılarak önemsizleştirilen nükleer konusunda söylenen yalanlara, rica ederim temkinli yaklaşın.
Nükleerin el kitabı (*)
- Yazıdaki bilgileri, Filiz Yavuz’un “Beni Akkuyu’larda Merdivensiz Bıraktın” (Can Yayınları) kitabından alıntıladım.
- Gazetecilerin köşe yazılarını veya haberlerini derleyerek kitap “yazmak”tan öteye pek gidemediği Türkiye’de, Yavuz’un çalışması çok kıymetli.
- Yavuz, nükleer enerjinin ne olduğunu ve Türkiye’nin nükleerle imtihanını, belgelerle ve uzmanlarına danışarak yazmış. İlgili bakanlıklar ise görüşme taleplerine cevap dahi vermemiş!
Zorunluluk değil, siyaset
Elektrik kesintilerinin artması, 31 Mart’ta tüm ülkenin karanlığa gömülmesi, siyaseten kullanılıyor.
Yetkililer, özel sektörle bağlantılı bu kesintileri “daha fazla enerjiye ihtiyacımız var” havasında sunuyor.
Nükleer alanındaki en yetkin isimlerden Prof. Dr. Tolga Yarman’a göre, nükleer enerji bir zorunluluk değil, tamamen siyasi bir tercih.
Akkuyu devreye girerse, Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yüzde 5’ini karşılayacak. Önemli bir pay gibi görünebilir. Ancak sadece elektrikteki kayıp-kaçağı önlemek bile bu oranı haydi haydi karşılıyor.
Akkuyu’dan sonra kara bulutlar Sinop’un üzerinde dolaşıyor: Türkiye ile Japonya hükümetleri arasındaki nükleer güç anlaşmasını Cumhurbaşkanlığı onayladı.
bu nükleer enerji nasıl çalışıyor? atomlardan vs. nasıl enerji yaratılıyor
bilgisi olan arkadaş aydınlatsın bizi
hem de tartışmaya yeni bir soluk katmış olur.
zararlı olmadığını biliyoruz zaten
patlama riski vs. milyonda bir civarı tarzı bir şey.
Şu şekilde çalışıyor
Basitçe Nükleer Enerjiden Elektirik Üretimi
Nükleer santral, bir veya daha fazla sayıda nükleer reaktörün yakıt olarak radyoaktif maddeleri kullanarak elektrik enerjisinin üretildiği tesistir. Radyoaktif maddeler kullanılmasından dolayı diğer santrallerden farklı ve daha sıkı güvenlik önlemlerini, teknolojileri içerisinde barındırır.
Reaktörün kalbinde, elde edilen ısıl enerji suya aktarılır, su almış olduğu bu enerji sebebiyle faz değiştirir ve kızgın buhar haline dönüşür. Elde edilen bu buhar daha sonra elektrik jeneratörüne bağlı olan buhar türbinine verilir. Su buharı, türbin mili üzerinde bulunan türbin kanatları üzerinden geçerken daha önceden almış olduğu ısıl enerjiyi kullanarak, türbin milini döndürür. Bu mekanik dönme hareketi sonucunda alternatörlerde elektrik elde edilir. Jeneratörde oluşan elektrik ise iletim hatları denilen iletken teller ile kullanılacağı yere gönderilir. Türbinden çıkan, ısıl enerjisi yani sahip olduğu basınç ve sıcaklığı düşmüş olan buhar, tekrar kullanılmak üzere yoğuşturucuda yoğuşturulup su haline dönüştürüldükten sonra, tekrar reaktörün kalbine gönderilir. Yoğuşturucu da su buharının faz değişimini yapabilmek için çevrede bulunan deniz, göl gibi su kaynaklarını soğutucu olarak kullanır.
En son ads 1940 tarafından Pts 13 Nis 2015, 12:06 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Philippsburg bana 270 km uzakta...kalkip 30 km'nin hesabini vermeye ihtiiyacim yok... Fukushima'da cikan radyasyon Kanada kiyilarina ulasmis , daha bu hafta haberlerde gecti. Ama Alaska'da tutulan baliklari kullanan süperfreshlere devam....nasil olsa bana birsey olmaz mantigi Ankaradaki icme suyundan kaynaklandigi ispatlanmis artan kanser vakalarina da neden oldu. Tunali veya Istiklal'deki Restoran'da birdaha yengec bacagi ismarlarken bir daha düsünün...Alaska cikisli olbilir...
Benim etrafimdaki santraller zaten teker teker kapatiliyor - dolayisiyla alman atom lobisi kendine yeni hedefler secti. Bunlardan biri de Türkiye. Su an görünen yalnizca ruslar fakat isin isinde bambaska sirketler ve ülkeler de var. Ankaraya ucarken daha yeni ucakta Siemensin mühendislerinden biriyle tanistim.
Yillardir buraya üyeyim - bu dernekle cok da basarili olduk - Santrallerin hepsi teker teker kapaniyor.
Hedefimiz Türkiye gibi ülklerde halk kadirilmadan hic acilmamasi https://www.ausgestrahlt.de/
Bu ikisinin arası 150 km.
Ya önceki mesajın yalandı, ya da bu mesajın yalan.
Her halukarda yalancısın.
Burnunun dibinde nükleer santraller ile yaşıyorsun,
oradan Türkiye'de nükleer santral yapılmasını engellemeye çalışıyorsun.
Bırakın bu iki yüzlülüğü, yalanları.
Türkiye'nin gelişmiş ülkeler ile arasını kapatması için nükleer enerji şart. Batılılar "kapattık, kapatıyoruz. Damping 2050 son kesin kapatıyoruz. Çok zararlı aman sakın ha" gibi propagandalar ile gelişmekte olan ülkelerin nükleer santral kurmasına ve nükleer bomba yapmasına engel oluyorlar. Kendilerinde hepsi var, ne ayak !
bu nükleer enerji nasıl çalışıyor? atomlardan vs. nasıl enerji yaratılıyor
bilgisi olan arkadaş aydınlatsın bizi
hem de tartışmaya yeni bir soluk katmış olur.
zararlı olmadığını biliyoruz zaten
patlama riski vs. milyonda bir civarı tarzı bir şey.
Ben isin uzmani degilim ama bu konuda birseyler okumustum, nukleer enerji nukleer fizyona dayalidir yani atom cekirdeginin parcalanmasi prensibi, fuzyon ise atom cekirdeklerinin birlestirilmesidir henuz nukleer fuzyondan enerji uretilemedi, fosil yakitlar yakildiginda elementler arasi elektron alis verisleri olur cekirdek yani notron ve elektronlar ayni kalir. Radyoaktivif maddeler ise tetiklendiklerinde sadece elektron degil, notron ve protonlar da degisir. Bu ise yalnizca belli kutle numaralarina sahip (cok dusuk veya cok yuksek) elementler yani radyoaktif elementler ile mumkun olabiliyor, toryum ve uranyum yakitlari.
Uranyum birbirine bagli kaliplar halinde hazirlanir reaktore gonderilir reaktorde zincirleme reaksiyon prensibine gore ard arda patlar. Su, gaz veya cesitli yontemlerle sogutma saglanir. Eskiden atom bombalari seklinde bu zircirleme reaksiyon kontrolsuzken kontrollu hale getirilmesiyle bu duzenli yuksek enerjiden elektrik uretilmeye baslandi 1956da ilk nukleer santral Ingilterede acilmistir ardindan bircok ulkede ard arda santraller acildi. 1986 Cernobil ve 2011 Fukusima tarihteki olumlu tek nukleer santral patlamasi vakalaridir.
Daha once de yazmistim 1 gram uranyumdan yani ceperleri 4 mm olan kucucuk bir kup uranyumdan elde edilen enerji 2700 kg komur veya 14 varil petrole esdeger, kaynak isteyene kaynagi atabiilirim.