Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Türkiye'de nükleer enerji santrali kurulmalı mı?
123 ... 155156157   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
sayfa 1

Türkiye'de nükleer enerji santrali kurulmalı mı?
Evet 69.3%  69.3%  [994]
Hayır 27.7%  27.7%  [397]
Fikrim yok 3.1%  3.1%  [44]
Toplam Oy : 1435

Taha
13 yıl önce - Pzr 09 May 2004, 07:29
Türkiye'de nükleer enerji santrali kurulmalı mı?


Nükleer enerji santrali yolda

Enerji Bakanı Güler, nükleer santralde şartname noktasına gelindiğini belirterek, Akdeniz Bölgesi kıyı şeridi de dahil olmak üzere arazi bakıldığını söyledi.

7 Mayıs 2004—  Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, nükleer enerji santrallerinin kurulmasında şartnamenin yazılması aşamasına gelindiğini söyledi. Güler, “İlk tercihimiz özel sektördür”dedi. Güler, Türkiye Elektrik İletim A.Ş’nin Gölbaşı’nda bulunan Milli Yük Tevzii Merkezi’nin tanıtım toplantısında, Nükleer santral hazırlıkları konusunda açıklamalarda bulundu. Bakan Güler, nükleer santral konusunda teknik incelemelerin sürdüğünü vurgularken, “Yakında bu santrallerin üreticisi ülkelerle görüşmelere başlayacağız” şeklinde konuştu.

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Güler, santrallerin işletilmesinde önceliğin özel sektörde olacağını kayderken, “Özel sektörün yapamadığı yerlerde bir kamu ihtiyacı varsa bunu da kamu yapacaktır” dedi.

UYGUN YER ARAYIŞI SÜRÜYOR
Nükleer santralin yeri konusundaki çalışmaların sürdüğünü ve daha önce santralin kurulacağı yer olarak tespit edilen Mersin’deki Akkuyu bölgesinin de alternatiflerden birisi olduğunu söyledi. Akkuyuda santral kurulmasına çevreci gruplar karşı çıkmışlardı. Seçilecek yer konusunda soğutma suyunun önemli olduğunu ve yerin seçimi konusunda etkili olacağının altını çizen Güler, “Onunla ilgili bölgesel değerlendirmeler değişik parametrelere göre yapılacak” dedi.
      Nükleer enerji santrali yapılmasının programlarında olduğunu hatırlatan Güler, “Bununla ilgili emniyet tedbirleri alınacak. Fransa başta olmak üzere bir çok gelişmiş ülkede nükleer enerji kullanılıyor. Bizim de bu yarışta mutlaka yerimizi almamız gerekiyor” diye konuştu.
      Güler, nükleer santrallerinin yapımında çevre faktörlerinin ve depremin önemli unsurlar olduğunu kaydederek, “Depreme karşı daha dikkatli yer seçilirse daha güvenli olur. Çevrecilerin endişelerini biliyoruz ama gelişmiş birçok ülkede bu kullanılıyor” şeklinde konuştu.
      “Halen faal olan ve kullanılan yüzlerce nükleer santral var. Biz de çok rahat bunu kullanabiliriz” diyen Güler, “Biz nükleer santralin en güvenlisini ve çevreye en duyarlı olanını kuracağız. Kimse merak etmesin” dedi.
      Enerji Bakanı Güler, petrol fiyatlarındaki artışın doğalgaza bir zam gerektirip gerektirmediğine ilişkin soruyu yanıtlarken de, “Ekonomik gereklere göre karar verilecektir” dedi.

http://www.ntv.com.tr/news/269043.asp


En son Taha tarafından Cum 17 Arl 2004, 06:55 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi


Taha
13 yıl önce - Pzr 09 May 2004, 07:44

NÜKLEER GÜÇ SANTRALI / REAKTÖRÜ NEDİR?

1. Reaktör kalbi (reactor core) 2. Kontrol çubuğu (control rod) 3. Reaktör basınç kabı (pressure vessel) 4. Basınçlandırıcı (pressurizer) 5. Buhar üreteci (steam generator) 6. Birincil soğutma su pompası (primary coolant pump) 7. Reaktör korunak binası (containment) 8. Türbin (turbine) 9. Jeneratör - Elektrik üreteci (generator) 10. Yoğunlaştırıcı (condenser) 11. Besleme suyu pompası (feedwater pump)12. Besleme suyu ısıtıcısı (feedwater heater)

Bir nükleer santraldaki sistemler konvansiyonel güç santralları ile aynı mantıkla çalışırlar. Isı enerjisinin üretildiği kısımda elde edilen buharın türbin-jeneratörü döndürerek elektrik üretilmesi felsefesi, temel olarak nükleer santrallarda da aynıdır. Nükleer santrallar ısı üretmek için nükleer reaksiyonu kullandıkları ve bunun sonucunda çevreye salınmaması gereken radyoaktif maddeler ürettikleri için, bazı ek sistemler kullanırlar. Örneğin, bir çok nükleer santralda nükleer yakıtı barındıran yakıt tüpleri arasından ısınarak geçen su, doğrudan türbine gönderilmeyip, türbin için buhar üretilen ikinci bir çevrimi ısıtmak için kullanılır. Bununla ilgili sistemlere Birincil (Soğutma) Sistem(i) adı verilir.

İkincil sistem ise birincil soğutma sistemindeki ısıyı alarak türbin-jeneratörü döndürmek için gerekli olan buharın üretilmesi için kullanılan sistemdir.Her iki sistem de kapalı birer döngü oluşturmuşlardır.

Soğutma sistemi ise ikincil sistem içinde yer alan yoğuşturucuyu soğutmak için kullanılır. Bu sistemde sıcaklığı yoğunlaştırıcıya göre daha az olan, deniz, göl veya ırmaklardaki su kullanılır. Suyun bolca bulunmadığı yörelerde ise bu sistemin içinde soğutma kulelerinden faydalanılır.

Nükleer santrallar, birincil sistemlerindeki farklılıklara göre değişik şekillerde adlandırılırlar. Şekilde görülen sistem, tipik bir "basınçlı su reaktörü"ne aittir. Dünyadaki 400 den fazla sayıda nükleer santralın yaklaşık olarak yarısı "basınçlı su reaktörü"dür. Basınçlı su reaktörlerininde, birincil sistem yaklaşık 150 atmosferlik bir basınç altında tutularak, içinde bulunan suyun yüksek sıcaklıklara kaynamadan çıkarılması sağlanmıştır.

Buna ek olarak "kaynar sulu", "basınçlı ağır sulu" reaktörler de en çok kullanılan nükleer santral tipleridir.

NÜKLEER GÜÇ SANTRALLARININ GENEL TANITIMI

Nükleer Güç Santralları ile Termik Santraller birbirleri ile benzer özellikler taşırlar. Her iki santral tipinde de elde edilen buharın ısıl enerjisi türbinde mekanik enerjiye ve mekanik enerji de dejeneratörlerde elektrik enerjisine dönüştürülerek elektrik üretilir. Bu santraller arasındaki temel fark buharın elde ediliş yöntemidir. Bütün nükleer reaktör tiplerinde bölünmeden açığa çıkan enerji buhar üretiminde kullanır ve bu buhar üretimi doğrudan reaktörün korunda ya da buhar üreteçlerinde yapılır. Bu nedenle nükleer reaktörlerdeki bölünme reaksiyonu termik santrallarda fosil yakıt yakmakla aynı işleve sahiptir. İlk olarak nükleer güç santrallerini tanıtmadan önce bölünme (fisyon) reaksiyonu mekanizmasını anlatmakta yarar vardır.

Nükleer reaksiyonda açığa çıkan enerji, temelde U235 izotopunun ya da herhangi bir bölünmeye yatkın (fisil) izotopun (Pu239, U233) nötronla etkileşmesinden ötürü parçalanması olayı sonucunda açığa çıkan fazlalık bağlanma enerjisidir. Nötronla etkileşen U235 çekirdeği kararsız hale geçerek, kendışinden daha hafif iki çekirdeğe ayrılır ve bu esnada da ortalama olarak iki nötron açığa çıkarır. Bu reaksiyon sonucu açığa çıkan bölünme enerjisi yaklaşık 200 MeV'dir. Bu enerji buhar üretimi için soğutucuya aktarılır ve açığa çıkan nötronlardan biri bölünmeye yatkın başka bir izotopu parçalayarak zincirleme reaksiyonuna sebep olur. Diğer nötron ise reaktör içindeki diğer malzemeler tarafından yutulur ya da sistemden kaçar. Nükleer reaktörler bu zincirleme bölünme reaksiyonunun kontrollü olarak yapıldığı sistemlerdir. Bölünme reaksiyonunun önemini anlamak için 1 kg U235 izotopunun yanması sonucu açığa çıkan enerjinin yaklaşık 1.3 milyon kg kömürünkine eşdeğer olduğunu belirtmek yeterli olacaktır.

Bölünme reaksiyonu sonucu açığa çıkan nötronların etkili bir şekilde kullanılabilmesi için bölünmeye yatkın izotoplarla etkileşme olasılıklarını arttırmak gerekir. Bu nedenle bölünme reaksiyonlarından açığa çıkan hızlı nötronlar moderatör adı verilen yavaşlatıcı malzemeler yardımı ile yavaşlatılarak bölünmeye yatkın malzemelerle etkileşim olasılıkları arttırılır. Diğer bir malzeme de yansıtıcı (reflector) dır. Bu malzeme korun etrafına yerleştirilerek nötronların sistemden dışarı kaçma olasılıklarını azaltmak için kullanılır. Moderatör malzemesi aynı zamanda yansıtıcılık işlevini de görebilir.

İlk kontrollü bölünme reaksiyonu 1942 yılında Amerika Birleşik Devletlerinde inşa edilen CPI Reaktöründe gerçekleştirilmiştir. Bu reaktörde yakıt malzemesi olarak doğal uranyum ve moderator olarak grafit kullanılmıştır. İlk nükleer reaktörde olduğu gibi nükleer reaktör tasarımcılarının reaktör yakıtı için seçimleri doğal uranyum (%0.71 U235, %99.27 U238) ya da %3, %4 oranında zenginleştirilmiş uranyumdur. Eğer yakıt doğal uranyum seçilirse moderator olarak grafit ya da ağır su kullanılmalıdır.

Günümüzde, elektrik üretimi için kullanılan santralların büyük bir bölümü Basınçlı Su Reaktörü (PWR), Kaynar Su Reaktörü (BWR), ve Basınçlı Ağır Su Reaktörüdür (PHWR). Bunlardan ilk ikisi, hafif su soğutmalı termal reaktör sınıfına girer, moderator ve reflektör malzemesi olarak da hafif su kullanılır. Üçüncü reaktör tipi ise dünyada ilk olarak Kanada'da elektrik üretimi için kurulan ve soğutucu olarak ağır su kullanan Basınçlı Ağır Su Reaktörüdür.

BASINÇLI SU REAKTÖRÜ (PWR)

Basınçlı su reaktörleri ticari olarak elektrik üretimi için ABD'de kullanılan ilk reaktör tipidir.Bu tür reaktörlerde korda üretilen enerji birincil devre soğutucu vasıtasıyla kordan çekilir. İkincil devrede buhar üreteçlerinden alınan buhar türbinlerinde genişletilerek jeneratörde elektrik üretilir.Birincil devre basıncı, soğutucu suyun kaynamasını engellemek için, 15-16 MPa civarındadır. Soğutucunun kora giriş sıcaklığı 290-300 C, çıkış sıcaklığı ise 320-330 C civarındadır. Reaktör korundan çıkan soğutucu türbinlerde kullanılan buharın üretimi için buhar üreteçlerine gönderilir. Reaktörlerin birincil soğutucu devreleri iki, üç ya da dört tane benzer döngüden oluşur. Her bir döngüde bir buhar üretici, bir reaktör soğutucu pompası ve bağlantı boruları bulunur. Ayrıca reaktör basıncını kontrol edebilmek için bir basınçlayıcı bu döngülerden biri üzerinde bulunur.

Yakıt içinde fisyondan açığa çıkan nötronlar soğutucuda yavaşlatılarak zincirleme fisyon reaksiyonunu sağlarlar. Aynı anda açığa çıkan kinetik enerjinin büyük bir kısmı yakıt içinde ısıl enerjiye dönüşür ve bu enerji ısı iletimi ile soğutucuya aktarılır, bir kısmı ise hızlı nötronlar tarafından moderasyon anında moderator vazifesi de gören soğutucuya aktarılmıştır.

Reaktör koru dayanıklı bir çelikten yapılmış silindirik bir basınç kabı içerisinde yerleştirilmiştir. Basınç kabı bu tip reaktörlerin ömrünü kısıtlayan en önemli bileşendir.

Hemen hemen bütün reaktör tiplerinde reaktör basınç kabı ve soğutucu sistemleri koruma kabı adı verilen çelik bir kabuğun içindedir. Bu çelik kabuk betondan yapılmış ikinci bir koruyucu yapının içerisinde yer alır. Bu sistem dış etkilerden reaktör sistemini korumak ya da reaktörden bir kazadan dolayı açığa çıkabilecek radyasyonun çevreye sızmasını önlemek için tasarlanmıştır.

KAYNAR SU REAKTÖRÜ (BWR)

Kaynar su reaktörü dünyada basınçlı su reaktöründen sonra en yaygın olarak kullanılan reaktör tipidir.

Kaynar su reaktörleri (BWR) birçok yönden PWR reaktörüne benzemekle birlikte, temel fark reaktör koru içinde kaynama olayına izin verilmesidir.

BWR tipi reaktörlerin diğer hafif sulu reaktörlere göre üstünlüğü reaktör koru içinde doğrudan elde edilen buharın türbinlere gönderilmesidir. Bu nedenden dolayı BWR reaktörleri doğrudan çevrim ile çalışır.

Basıncın PWR tipi reaktörlere göre daha düşük olması nedeniyle (7 Mpa) basınç kabı et kalınlığı daha düşüktür.

BASINÇLI AĞIR SU REAKTÖRÜ (PHWR)

Basınçlı Ağır Su Reaktörleri, Basınçlı Su Reaktörleri ile benzer özellikler taşırlar. Ağır su reaktörü olarak adlandırılmalarının nedeni moderator ve soğutucu için ağır su (D20) kullanmalarıdır. Bu tür reaktörlerin en yaygın olarak kullanıldığı ülke Kanada'dır. Kanadalılar son 40 yılda CANDU (CANada Deuterium Uranium) adını verdikleri Kanada reaktörünü tasarlayıp geliştirerek Basınçlı Ağır Su Reaktörü teknolojisinde lider olmuştur.

CANDU reaktörlerinde yakıt olarak doğal uranyum kullanıldığı için zenginleştirme tesislerine ihtiyaç yoktur. Düşük basınçta moderator, ağır su (D20) ve yatay silindir şeklinde bir reaktör kabı vardır. Reaktör kabının içinde yatay şekilde geçen 380 adet yakıt kanalı bulunur. Yakıt kanalları doğal uranyum yakıt ve ağır su soğutucusundan oluşur. Yakıt kanalındaki yakıt elemanları basınç tüpü içindedir

NÜKLEER REAKTÖRLER ENERJİ DIŞINDA BİR ŞEY ÜRETİR Mİ?

Nükleer reaktörler, tıb ve endüstride kullanılan yararlı radyoizotopların üretilmesinde de kullanılırlar. Kanser tedavisinde, boru kaynaklarının tahribatsız muayenesinde kullanılan Kobalt-60, Tiroid bozukluklarının teşhis ve tedavisinde kullanılan İyot-131, doktorların vücut içini görme amacıyla kullandıkları çeşitli tarayıcı cihazlarda kullanılan Teknesyum-99, akciğer havalanmasının ve kan akışının ölçülmesinde yararlanılan Ksenon-133, bu izotoplara örnek olarak verilebilir.

Nükleer santrallarda elde edilen fazla enerji ise, ev ve seralarımızın ısıtılması, tuzlu sudan içilebilir su elde edilmesi, petrol üretimi gibi alanlarda kullanılmaktadır.


Mehmet CK
13 yıl önce - Pzr 09 May 2004, 07:48

Tartisimasi, muzakere edilmesi gereken konu, ne yazik ki bu alan hakkinda ulke olarak on yargilar ve cehalet icerisinde kaldik, birisi de benim bu grubun, cahil kaldim konu hakkinda, guc elektronigi hakkinda insan bir ders alir yahu.

Evet konuya gelelim, yani bir Termik santral cok mu cevre dostu? Ben simdiye kadar aldigim yuzeysel bilgilerle nukleer santralin cok da zararli oldugunu bilmiyorum, ANCAK, deprem ve turizm bolgelerinden uzak tutulsun...

Bu konu toplumsal mutabakatlik bir olay, yani ben burada oy kullanmam, en az toplumun 80 yuzdesinin evetini beklerim, bu konuyu destekliyor olsam bile.



En son Mehmet CK tarafından Pzr 09 May 2004, 09:10 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Gökçe

13 yıl önce - Pzr 09 May 2004, 08:29

Türkiye'de rüzgar enerjisi ve güneş enerjisini kullanmak gibi bir şansımız varken neden nükleer santral kuruyoruz. Örneğin Hollandalı bir arkadaşım Shalke Arena stadının üstünün güneş paneli olduğunu söyledi, böylece stad şehire enerji sağlıyor, bu almanya'da yapılırken neden buna benzer çalışmalar bizde sürekli güneşli olan güney bölgelerde yapılmıyor.

Rüzgar enerjisi kullanan birkaç yerleşim var bizde, örneğin Bozcaada, bunların sayısı arttırılmalı, Karadenizde uygulanabilir mesela.

Nükleer enerji santrali Termik santralle aynı boyutta kirlilik yaratıyor olabilir ama biz deprem bölgesindeyiz ve onun dışında da her an bir kaza olabilir, böyle bir riski almaya değer mi? Tüpraş örneğini depremde gördük, ucuz atlatıldı, Türkiye'nin neredeyse tamamı deprem bölgesi, bence bu riske girmeye değmez.

Avrupalılar alternatif enerjiye geçiş yapmaya çalışıyorlar, mesela güneş enerjisiyle çalışan sokak lambaları, bunlar gündüz enerji topluyor, gece de topladığı enerjiyi kullanıyor. Bunun gibi birçok alternatif üretilebilir. Olimpiyat stadının üstü yeniden yapılarak güneş paneline dönüştürülebilir. Bu kadar kaynak var elimizde kullanmıyoruz, gidip pahalı enerjiyi üretmeye çalılşıyoruz. Bence yanlış.


alimemo
13 yıl önce - Pzr 09 May 2004, 15:23

Gökçe, rüzgâr türbinleri ve güneş panelleri hassas ve bakım isteyen şeyler. Yanı sonradan masrafı çok. Ayrıca ev ısıtmada çok işe yarasalar da büyük ölçekte üretim için yetersiz kalırlar. Nükleer santralin ise sadece yapım maliyeti yüksek. Yakıtı ise neredeyse bedava. Hem nükleer santral yapınca ülkeye teknoloji de girer, işsiz nükleer mühendislerine iş sahası açılır.

Tufan

13 yıl önce - Pzr 09 May 2004, 18:34

Profesyonel eller tarafından yapılacak ve işletilecek nükleer enerjiye evet diyorum. Yenilebilir enerji kaynakları ülkemizde mevcut ama malesef çok pahalı. Kendini amorti etmesi çok uzun zaman alır.



messiah_haktan

13 yıl önce - Pzr 09 May 2004, 19:28

Bulgaristandan elektirk almaktan kat kat iyidir.

Galik

13 yıl önce - Pzr 09 May 2004, 20:24

Bencede kurulmali, sonunda tum gelishmish devletlerde var. Fransa gibi turizmini coook iyi gelishtirmish bir devlette enerjinin 65% nuklear santrallarden geliyor. Rusyasinnan Italyasina, ABDsinnen Guney Koresine kadar hepsinde onlarca nuklear santral var, bence Turkiye enerji catishmamazligini shu nuklear santrallarla bitirmeli! Ama tabiki onemli olan nuklear santralin oyle yerde kurulmasiki dogaya zarari en aza indirilsin! messiah_haktan kardes yazdigi gibi birtsin shu Bulgaristannan enerji almak, Bugaristan ne ulkeki kozkocaman Turkiye ondan enerji almali(Turkiye Bulgaristana enerji satsa daha mantikli gorunur )!

MehmetK
13 yıl önce - Pzr 09 May 2004, 21:16

Eger nukleer santraller kurmazsak ucuz enerjı dıye bır sey hayal...
yok oyle dogalgaz getireceksin bınlerce kılometre uzaktan ithal komur getieceksin ,bunlar gectı artık ,baraj yapacak yerde kalmadı
Artık Turkiye de gec te olsa Nukleer enerjı santralleri kurmaya baslamalı
Çin de Amerika da elektrik kaç para , bizde!!


filiz

13 yıl önce - Pts 10 May 2004, 12:16

bu siteye uye olanlarin %80 gibi bir oranda nukleer santrale evet demesine cok sasirdim
biri aciklayabilir mi bizden cok once bu teknolojiyi kullanmaya baslayanlarin artik neden vazgectiklerini
ve bu ulkeyi sevdigini soyleyen sizler (%80) boyle ciddi bir tehlikeyi nasil davet edersiniz is olanagi filan hikaye bu santraller yurtdisindan getirilen muhendisler tarafindan kurulup calistirilacak ve dunya bundan vazgecerken bizim gibi ulkeler ozendirilerek burdan para kazananlarin yokolmasi onlenecek bizim icin yeni olabilir ama yinede eski bir teknolojiyle kurulacak olan bu santralle yasayacagimiz olasi kazalarin faturasi eminim ki elektrik kesintileri yasamaktan daha agir olacaktir kaldi ki bu kesintiler daha oncede yasandigi gibi nukleer karsitlerini haksiz cikarmak icin yaratilmis bir senaryodur.



En son filiz tarafından Pts 10 May 2004, 12:24 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


sayfa 1
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
123 ... 155156157   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET