1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 7  |
 |
Kaan-Kubilay
17 yıl önce - Prş 04 May 2006, 15:07
Turizm'e on yilini vermis bir insan olarak sunu soyliyeyim. Turkiyedeki calisma sistemi, yada isletme sahipleri iscilerini turistlere sarkintilik yapmaya zorluyor, nasilmi?? Elemani sigortasiz kacak calistiriyor, kasadan yuzde veriyor ve elemani iceri daha cok musteri atma zorunluluguna itiyor...Kuyumcu, derici, halici, musteri getiren herkese satistan belli bir kar payi veriyor... Eeee memleketinde durumu ortada, bu durumda suclu sistemmi , yoksa insanlarmi ????
|
 |
Koray Cerit
16 yıl önce - Cmt 12 May 2007, 14:11
Her yıl binlerce turist ülkemize gelip birçoğumuzun geçim kaynağı oluyor bazılarına ise sadece dalga geçmek için oyuncak...
Her yıl gelen turistlerimiz bazen ülkemizden çok iyi ayrılıyor iyi bir izlenim bırakıyoruz ama ülkemiz insanları onları insan yerine koymayıp onlara kötü sözler söyleyip nasıl olsa anlamıyorlar ohhh... diye küfür bile ediyorlar. Güzel gördükleri genç genç kız turistlere laf atıp rahatsız ediyorlar peki biz... buraya gezmeye bizim kültürümüzü öğrenmeye gelen turistlere nasıl davranıyoruz. Bir oyuncak gibi mi değer veriyoruz yoksa insan gibi mi?
|
 |
_serhat
16 yıl önce - Cmt 12 May 2007, 14:45
Ülkemize gelen turistlerin genelinin Türkiye den memnun ayrıldıklarını düşünüyorum. Ülkemize bir defa gelen turist genelde buduğu ilk fırsatda tekrar gelmeyi düşünüyor, hatta bir çoğunun Türkiye ye ikinci veya üçüncüye geldiklerini duyuyoruz.
2005 yılında gezi amaçlı olarak Cekoslavakya nın başkenti Prag a gittik. Turiste karşı bu kadar saygısız ve bir o kadar hırsız millet hayatımda görmedim, 48 saat zarfında şahit olmadığım çirkinlikler kalmadı, garsonların para üstü getirmemesinden tutun , polisin gözü önünde bir serserinin 17-18 yaşlarında bir Ingiliz kızın güğüsüne indirdiği yumruk darbesine kadar (yolda yürürken önüne geçti diye) bunların dışında daha neler neler! Diğer Avrupa ülkeleri de turiste bu denli çirkin yaklaşmasalar da onlarında bir çoğu küstah davranışlar sergilemekte.
Bu sebeplerden dolayı bilip bilmeden ülkemize çamur atmayalım !!! Bizlerin sıcak kanlı, misafirperver bir toplum olduğumuz gerçeğini unutmayalım, haa aralardan defolu kişiliklerde çıkmıyor değil , bu da normaldir istisnalar kaideyi bozmaz.
|
 |
Rifat Behar
16 yıl önce - Cmt 12 May 2007, 14:48
- cadde ve sokakların pisliği
- dil bilmediği halde bilirmiş gibi yapan yapışkan lokantacılar ("ekcüs mi" den başka bir şey bilmezler)
- sahte parfüm satan işportacılar
- berbat kaldırımlar
- egzost gazları
- yeterli dil bilmeyen turizm personeli
|
 |
asamüjgan
16 yıl önce - Cmt 12 May 2007, 20:18
Hintli bir arkadaşım geçtiğimiz günlerde İstanbul'a gitmişti (İstanbulu çok beğenmesine rağmen) gayet ünlü bir mağzada kıyafet denerken çantası çalınmış mağza çalışanlarına ve polise olayı anlatmakta epey zorlanmış neyzıkki Türkiye diyince ilk olarak bu olayı anlatıyor.
|
 |
sengulb
16 yıl önce - Cmt 12 May 2007, 20:55
Bundan beş altı ay kadar önce okuldan bir kaç sınıf müzelere gezinti düzenlemişti. Neyse Topkapı Sarayı'nı gezdik; öğleyin Sultanahmet meydanında dinlenme ve yemek molası verildi. Çocuklar ve biz veliler hayatımızdan çok memnunduk. Ama turist hanımların pek öyle olduklarını sanmıyorum. Koca meydanda bizim bilinen tiplerimiz sürekli konuşmaya çalışıp resmen kızlara sarkıyorlardı. Kızların suratından anlaşılıyordu memnun olmadıkları... Bu durumun çocuklarımızın gözünün önünde olması da hiç hoş olmadı doğrusu... İşin garibi ortalıkta durumu söyleyebileceğimiz bir polise de rastlayamadık...
Sizce bu durumdan şikayet edilmez mi
|
 |
Emir25
16 yıl önce - Cmt 12 May 2007, 21:10
Eminimki birçok şikayetleri vardır turistlerin ama bence en büyük şikayetleri, kapkaç ve sarkıntılıktır.
Yıllardır evimizde hep yabancı misafirler ağırladık ve malesef durum hep aynı. En iyi niyetiyle gelmiş turistleri suistimal etmek için elinden geleni yapan çok afedersiniz bazı hayvanlar, ülkemizin repütasyonunu yerle bir etmektedir. Onun dışında fazla bir sorunla karşılaşacaklarını sanmıyorum.
Sokaklar pis diyenler olmuş, İstanbul Dünya'da sokakları Akasya kokan nadir şehirlerden biridir ve açıkçası dünya standartlarına göre temizdir. Pis diyen turistler heralde Beverly Hills'te falan geziceklerini düşünüyorlardı... Sahte eşya parfüm satan var diyenler olmuş, Türkiye'ye sokaktan parfüm satın almak için gelmişlerse zaten sınırda duty free'den falan alabilirlerdi zahmet etmişler gelmişler. Türk insanına kaba diyen turistlerimiz de mevcutmuş... Yine aynı şeyi diyeceğim: Önce geldiğin yerin insanlarına bak ondan sonra Türk insanıyla kıyasla... Yani uzun lafın kısası bence turizm konusunda sınıfı geçmiş bir ülkeyiz ve bu konuda gurur duyuyorum.
Ama dediğim gibi bazı kendini bilmezler kabul edilemez derecede ahlaksız ve terbiyesizlikler yapmaktadırlar. Bunlardan Türk insanlarının geneli sorumlu tutulmamalı, ve o kendini bilmezler bir an önce adalete teslim edilmelidirler...
|
 |
Atilla Durmaz
16 yıl önce - Cmt 12 May 2007, 21:58
selam
Benim tanidik (Turkiyeye giden) tum amerikali dostlarimin sikayetlerinin basinda,.
- kapali carsi basta olmak uzere, yapiskan saticilar.
- Hatun' sa yapiskan Turk erkekleri geliyor.
Bunun disinda fazla bir sikayet duymadim.
|
 |
AHMETR
16 yıl önce - Cmt 12 May 2007, 22:35
Yabancı bir arkadaşımın tespitleri:
Neden pisuvarlara izmarit atmayın yazılır? Pisuvara izmarit neden atılır?
Neden insanlar çöplerini yere atar? (Bodrum'da elinde uzun süre çöpünü taşıdıktan sonra) Neden çöp tenekesi yok?
Yabancı olmak zengin olmayı mı gerektiriyor? (yine Bodrum'da ben devreye girince fiyatın yarı yarıya düşmesi neticesinde)
Bizim ahlak anlayışımız olamaz mı? (yanındaki kız arkadaşına fazla samimi davranan satıcıları tersledikten sonra)
|
 |
Engin
16 yıl önce - Cmt 12 May 2007, 23:30
Bence giriş 1 ytl enterance 2 ytl garipsenecek bir durum değil, bu sitede daha evvelden de yazmıştım gerçi... çünkü Türk vatandaşı oraya kimse gitmese de vergi vererek yapının hizmete açık olması sağlıyor ancak yabancı sadece bir kere geliyor görmeye ve neticede bizim verdiğimiz vergiler sayesinde görebiliyor. arada makul bir fark olmalı, turiste Türkler bencil imajı verecek kadar değil elbette.
Daha kötü olanı zaten dile getirilmiş, kazıklama huyumuz. Bu sadece Türkiyedeki Türklere değil, Avrupadaki Türklere de özgü ya, neyse.. Avrupa çok mu ucuz gibi bir mazeretimiz olamaz. Avrupa'da herşey pahalı, onların bütçesine göre nomal. Paris'te verdiğin kira ile Selçuk'da, Antalya'da verdiğin kira aynı mı? Su markete 5 kron ise restoranda da 10 kron burada. (10 kron elbette bir Türk'e göre fazla) bizde Türkiye'de markette 0.25 euro iken demişler işte havaalanında 3 euro diye!
Sonra verdiğiniz hizmet de önemli. Aman bu adam zengin diye pislik içinde, alaturka tuvalete 3 ytl alırsan değil turist öküz olsa isyan eder!
Kapkaç tehlikesi tüm bunlardan sonra geliyor bana göre. Bence turistten saklayacak bir yanı da yok. Asıl bilmek istiyolar, bu onlar için negatif bir unsur değil bence. Ama "hayır hayır çok güvenli" diyerek yolladığınız biri kapkaça uğrarsa asıl o zaman vay halinize...
Ben İstanbul güvenli mi diye soranlara Paris kadar diyorum direk. Standart güvenlik kuralarını gözet, çantanı sandalyeye asma, cüzdanı telefonu masaya koyma, gece tek başına tenha yerlere gitme, yani Dünyanın bir çok yerinde yapmayacaklarını yapmaman yeter diyorum herkes de anlayışla karşılıyor, henüz bu söylemimin birini caydırdığını görmedim.
Brezilya Türkiye'den çok daha beter. Hindistan'da yoldan geçen birine adres sorsanız sizden bahşiş istiyormuş.. kötü, kötü olmamızı gerektirmez elbette ama yapıcı eleştiride bulunmak gerekir.
Sarkıntılık ile taciz ise apayrı şeyler. İtalya'da sarkıntılığın daniskası var ama adamlar hayırdan anlıyor. Kuzey ülkelerinde aynı şekilde, taciz yasası dahi fiili harekette bulnmadıkça her türlü sözlü tacizi serbest kılar nitelikte. Ama Türkiye'de epey bir maganda takımı var, işi fiili tacize döküyorlar. Bizim burada hazırladığımız bir çuval inciri berbat ediyorlar.
Değil turist götürmek, kendi kız arkadaşınızla gitmek istemeyeceğiniz bir ton yer var. Bir de tabi bunun sebebine indiğimizde karşılaşılan aşırı kültür farklılıkları var. Kuzey ülkelerinde ağutos civarı parkta üstsüz, kumsalda tamamen çıplak güneşlenen onlarca bayan var, bu insanlar Türkiye'de de (hadi özel kumsalları geçtim) parkta aynısını yapmaya kalkınca olanlar oluyor
Mesela bunu bilen Danimarka, Türkçe nasıl yurttaş olunur kitapçığında bakın ilgili bölüme ne yazmış,
| Alıntı: |
Kişilerin birbirlerinin kişisel ve cinsel sınırlarına saygı duymaları çıkış noktasıdır.
Örneğin insanların yarı çıplak veya çıplak olarak parkta ve deniz kenarında güneşlenmesi veya yüzmesi, cinsel ilişki kurulması için bir çağrı değildir. Aynı zamanda moda olan beden sinyalleri de cinsel ilişki davetiyesi olarak algılanmamalıdır. |
http://www.nyidanmark.dk/tr-TR/Medborger_i_danmar ...g_brug.htm
Ha her soyunana sarkıntılık etmek yanlış da her yerde soyunmak doğru mu? o da yanlış, soyunulacak yer var soyunulmayacak yer var, herkes gittiği ülkenin geleneklerine göre kendisini ayarlayabilmeli. Ama sırf sarışın, şortlu askılı kızın üzerine atlayanların da kulağını çekmeli...
Turistleri geçtim bana Danimarka'dan gelince neler garip gelmişti ülkeye döndüğümde sayayım:
-Türkçe yazılar ve insanlar!!
-Çok rengarenk gazeteler, sanki ülkede hergün savaş var yahut deprem falan olmuş gibi!
-Aynı anda hepsinde yarışmaya yahut reklama rastlayabildiğim TV kanalları
-Yollardaki çukurlar
-Trafiğin hızı
-Şeritlerin çok düzensiz çekilmiş oluşu
-Çarpık kentleşme, yan tarafı alçısız, tuğlası gözüken binalar
-Heryerde hep cafe-restaurant ve giysi mağazası olmuş caddeler
-Tabelalar tabelalar tabelalar!!
-Ücretsiz müşteri servisleri, ücretsiz poşetler
-Okul üniformalı çocuklar
-Aşırı sayıdaki polis
-Şehir içerisinde bir sürü askeri bina, kapısındaki askerler
-Yolların, Alışveriş merkezlerinin çok geniş olması
-Trafik yoğunluğu
-Ucuzluk! Buradaki bisküvi fiyatına döner yiyebilmem
-Ulaşım araçlarının sıklığı
-En ufak marketlerin kasap reyonunda isteğinize göre et yaptırabilmeniz
-Tuvaletlerdeki pisuvarlar arasındaki beton perde
-Tuvaletin taharet musluğu
-Bira bardaklarının kulplu oluşu
-Denize sıfır yalılar, (burada kesinlikle yok, arada hep park var)
-üniversiteme güvenlik turnikesinde kart okutarak girmem
-alışveriş merkezinde x-ray cihazı, üst aranması
-müzik vs çalmadan sadece dilenenler
-budanmamış ağaçlar, şekil verilmemiş bahçeler
-çok sık aldığınız sigara kokusu
uzar gider.. ama üç günde alışıveriyorsunuz 
|
 |
sayfa 7  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|