Ahmet Özbuluk
7 yıl önce - Prş 05 Ksm 2015, 09:17
AKK (Atatürk’ü Koruma Kanunu) bir İsviçreli Yahudi hukukçusu Ernst Hirsch’in eseridir.
AKK (Atatürk’ü Koruma Kanunu) bir İsviçreli Yahudi hukukçusu Ernst Hirsch’in eseridir.
Zorlama yorumlarla sık sık toplumsal barışı dinamitleyen 5816 sayılı Atatürk’ü Koruma Kanunu’nu, Hitler’den kaçıp Türkiye’ye gelen yahudi profesör Ernst Hirsh’in hazırladığını habervaktim bir süre önceki bir haberinde ortaya çıkarmıştı. Haber daha sonra pek çok yazılı ve dijital medya tarafından da iktibas edilmişti. Habervaktim’in sözkonusu haberinde şu bilgilere yer verilmişti: “Yasakçı zorbaların elinde keskin bir silaha dönüşen 5816′yı hazırlayan kişi bir Alman yahudisi. Demokrat Parti iktidarının ilk yıllarında ‘provokasyon’ şüphesi uyandıracak biçimde çok yoğun olarak Atatürk heykellerine saldırılar yaşanmıştı. Demokrat Parti Milletvekili Ziyad Ebuzziya, kanunu çıkartabilmek için heykellerin emniyetçe kırdırıldığını, kanun çıkar çıkmaz da bu saldırıların durduğunu anlatmıştı. Ebuzziya, bir çok konuda birçok kanunun olduğunu ve hiçbirisinin anında suçları durduramadığını da hatırlatıyordu. Sonuçta, ‘komplo teorileri’nin, ‘zahirî bir zarar, son tahlilde bu zarara uğrayanın kazancını artırıyorsa böyle bir olayın tabiîliğinden şüphe duyun’ ilkesini andırır bir şekilde, Atatürk’ün heykel ve büstlerine verilen zarar; 5816 sayılı meşhur Atatürk’ü Koruma Kanunu’nun çıkartılmasına yol açmıştı. Bu da; devletin kurucusunun üzerinden iktidarlarını sürdürmek isteyen oligarşik, bürokratik, sermayedar kesimin daha muhkem ve tartışılmaz bir konuma gelmesine neden olacaktı. Dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar, ‘Bir gecede 17 Atatürk heykeline saldırı olunca böyle bir kanun çıkartmak zorunda kalmıştık’ diyerek, mezkûr kanunun gerekçesini açıklamaya çalışmıştı. Yahudi Hirsh’e gelen bir DP’li, Atatürk’ü koruyacak bir kanun hazırlayacaklarını ancak bizzat Atatürk’ün hazırladığı 1924 Anayasası’nın tek tek kişilere ilişkin kanun çıkartılmasını yasakladığını belirterek, bunun için bir mütalaa hazırlamasını istemişti. Hirsh de, hukuk açısından artık Atatürk diye bir kişinin bulunmadığını, tasarının getireceği ceza önlemleriyle, ‘Atatürk’ün maddi kişiliğinin değil, onun anısını zedelemeye yönelik hareketlere karşı halkın ona olan saygısının korunacağını’ içeren bir yorum hazırlamıştı. Kanunu getiren hükümet, Meclis’teki müzakerelerde bu mütalaadan geniş bir şekilde faydalanmıştı.”
Kaynak (Murat. habervaktim, 2008-12-17)
|