1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3  |
 |
bülent dizdar
14 yıl önce - Cmt 25 Ekm 2008, 00:26
Bir anda değinmemiz şart değil ki. Yalan yanlış bilgiler yazmaktansa hiç yazmamak daha iyi. Sonuçta büyüklerimizi yadetmek adına farkında olmadan incitiyoruz.
Buna gönlüm asla razı olmaz. Başlığı kilitlemek ve silmek zorunda kalırım.
Oysa araştırma yapmak hiç de zor değil. Tabi ki meraklısına.
Mesela hiç düşündünüz mü?; Mimar Sinan'ın mezarı nerede?
|
 |
abdullah1
|
 |
abdullah1
14 yıl önce - Cmt 25 Ekm 2008, 22:05
| Alıntı: |
Ülkemiz topraklarında tek peygamber kabri olan Hz. Danyal'in türbesi Tarsus'un merkezinde bulunan Makam Camiindedir.
|
İstanbul'da ve Gaziantep'te Hazreti Yuşa Peygamber'in makamı var.
Hazreti Yuşa Makamı-İstanbul: http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=9823&start=0
Hazreti Yuşa Makamı-Gaziantep: http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=54852
Ayrıca Peygamberler Diyarı Şanlıurfa Viranşehir ilçesinin Eyyub Nebi Köyü'nde, rivayetlere göre Hazreti Eyyub Peygamber'in kabri bulunmaktadır. Yine rivayetlere göre, Hazreti Elyesa Peygamber'in kabri de aynı köydedir.
Diyarbakır'da rivayetlere göre peygamber türbeleri vardır.
Peygamberlerin kesin olarak bu şehirlerde vefat edip etmediği bilgisinden ziyade, türbe veya makam vesilesi ile onların hatırlanması önemlidir.
|
 |
Güven Hoca
14 yıl önce - Cmt 25 Ekm 2008, 22:42
Somuncu Baba hazretlerinin Darende'de ve Aksaray'daki mezarlarına ilişkin bir açıklama yapayım.Çünkü 2 farklı açıklama var.Her ikisindede doğruluk payı da var.Farklılıkta var.
Ulu Cami’nin açılış hutbesini Şeyh Hamid-i Veli Hazretleri okumuş, hutbede Fatiha Suresini yedi farklı şekilde yorumlamıştır. Bu olağanüstü hutbeyi dinleyen cemaat Şeyh Hamid-i Veli Hazretlerine büyük bir teveccüh ve tazim göstermiştir. Manevi kişiliği ve bilgelik yönü ortaya çıkan Şeyh Hamid-i Veli Hazretleri şöhretten korktuğu için talebeleriyle birlikte Bursa'dan ayrılarak Aksaray'a gelmiştir. Aksaray'da Hacı Bayramı Veliyi dünyaya ve ahirete ait ilimlerde eğiterek yetiştirmiş, irşad vazifesi için Ankara'ya görevlendirmiştir. Şeyh Hamid-i Veli kabri Malatya'nın Darende ilçesinde Somuncu Baba Camii'nde bulunmaktadır.
Bir bilgi olarak bu ihtilafı ortadan kaldırmak için bu bilgiyi veriyorum.Buradan da anlaşılacağı üzere Aksaray'da mezarı değil ancak ona olan saygının nişanesi olarak makamı olabilir.Yunus Emre'nin her yerde mezarı olması gibi.
*Bursa'da Eski Yalova Yolu üzerinde Peygamberimizin hırkasını gönderdiği mübarek zat Veysel Karani'nin mezarı (makamı) yer almaktadır.Halbuki Siirt'in Baykan ilçesi Ziyaret Beldesi'nde de Veysel Karani Hazretlerinin türbesi yer almakta ve burası bir Külliye haline dönüşmüştür.
Anlatıldığına göre peşinden gelen Şeyh Osman, Veysel Karani nerede kalırsa bende olduğum yerde kalayım demiş ve şu an 200 m.ara ile karşılıklı mezarları var.Van-Diyarbakır istikametine giden otobüsler burada mola verir ve Doğulu vatandaşlarımız hemen türbeye koşarak dua eder,adağı varsa adak adar,namaz kılarlar.Burası da Güneydoğu'nun tam bittiği yerdir.Ben şahsen defalarca buradan geçtim zamanında.Bursa'daki ise sanki yeni yapılmış gibi geliyor.Bursa'da da sünnet cemiyetlerinde çocuklar Tophane'de Osman-Orhan Gazilere duaya götürülmezse buraya Veysel Karani Camiine getirilip dua edilir.Halbuki gerçek mezarın Yemen'in Karen Köyü'nde olması lazım.
*Yine Mevlid yazarı Süleyman Çelebi baştan Ulucami avlusuna gömülmüş,1950'lerde Atatürk Caddesi'nde yol genişletme çalışmaları sebebiyle mezarı açılarak kabri Çekirge yolu üzerindeki bugünkü mezarına nakledilmiştir.Vasiyetinde mezarının üstünün açık olmasını,yağan rahmeti almak istediğini söylemiş ama bugünkü mezarın yanları açıkken üstü kapalıdır,ne hikmetse?
|
 |
Rabia Aydın
14 yıl önce - Cmt 25 Ekm 2008, 22:53
Hangi ünlünün mezarı nerede?
Mimar Sinan'ın Mezarı (Türbesi) Süleymaniye'de
Koca Sinan rahat uyu mezarında.
Kâzım Karabekir Paşa'nın mezarı Eyüp Sultan'da dır. Millî Mücadele Dönemi Kumandanlarımızdan olup Doğu Cephesi savaşlarının kahramanıdır. Ermeniler üzerine 1920 yılı eylül ve ekim aylarında yaptığı başarılı savaşlarla Erzurum, Kars'ın geri alınmasını sağlamıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra Meclis'e girmiş milletvekili olarak hizmet vermiştir.
|
 |
bülent dizdar
14 yıl önce - Cmt 25 Ekm 2008, 23:35
Zeynel Abidin Cümbüş 1882 yılında Üsküp'te doğmuş, 1947 yılında İstanbul'da ölmüştür.
Cümbüş adlı müzik aletinin mucididir.
İlk mektebi Usküp'te okuduktan sonda Askerî Rüştiyeyi bitirmiştir. Tophane fabrikalarında uzun zaman ustalık yapmış, daha sonra İzmir'de Beyler sokağında dükkan açarak çalgı imalatına başlamıştır. İşini İstanbul'a naklettikten sonra, 1929'da Ud benzeri ve alüminyum gövdeli "Cümbüş" adını verdiği çalgıyı imal etmiştir. Madenî ve gür sesli bu çalgı Türk mûsikîsinin diğer çalgıları ile ses uyumu sağlayamadığından, sanat çevrelerinde tutulmamasına rağmen piyasa mûsikîsinde özellikle sahne ve gazinolarda çok yayılmış ve kullanılmıştır.
İlk yapım Cümbüşlerden birini Atatürk'e, birini de İran Şahı Rıza Pehlevi'ye hediye etmiştir.
Cümbüş ile katıldığı Prag ve Kahire sergilerinde ödül kazanmıştır.
Yukarıdaki bilgiler alıntıdır. Bu yazılanlarda Zeynel Abidin Cümbüş'ün mezarına ait bir bilgi bulunmamaktadır. Onu da ben ekleyeyim.
Zeynel Abidin Cümbüş'ün mezarı İstanbul Merkezefendi Mezarlığında bulunmaktadır. Aşağıdaki fotoğraf bana ait olup, geçen kış Şubat ayında çekilmiştir.
(+)
|
 |
bülent dizdar
14 yıl önce - Pzr 26 Ekm 2008, 20:40
"Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz
Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde"
Beyiti kimindir, hemen hepimiz biliriz.
Tabi ki bu beyit yazar, şair ve devlet adamı Ziya Paşa'ya aittir.
Peki Ziya Paşa kimdir ve mezarı nerededir? İşte onun yanıtı da burada.
Asıl ismi "Abdülhamid Ziyaeddin" dir.
1825 yılında İstanbul'da doğmuş, 17 Mayıs 1880 tarihinde Adana'da ölmüştür.
Galata Gümrüğü'nde katiplik yapan Erzurum'un İspir ilçesinden Ferideddin Efendi'nin oğludur. Bayezıt Rüşdiyesi'ni bitirdi. Özel derslerle Arapça ve Farsça öğrendi. Bir süre Sadaret Mektub-i Kalemi'nde çalıştı. 1855'te Mustafa Raşid Paşa aracılığıyla sarayda Mabeyn Katipliği'ne atandı. Bu sırada Fransızca öğrendi. Ali Paşa sadrazam olunca saraydan uzaklaştırıldı.
1861'de Kıbrıs, 1863'te Amasya Mutasarrıfı ve Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye üyesi oldu. 1865'te Yeni Osmanlılar Cemiyeti'ne katıldı. Yeniden Kıbrıs'a atanınca 1867'de Namık Kemal ile birlikte Londra'ya kaçtı. Birlikte Yeni Osmanlılar'ın yayın organı olan Hürriyet Gazetesini yayınladılar. Sonra 1871'de İstanbul'a döndü.
1872-1876 arasında Şurayı Devlet üyeliği ve maarif müsteşarlığı yaptı. Anayasayı hazırlayan Kanun-i Esasi adlı kurumda görevlendirildi.Birinci Meşrutiyet'in ilanından sonra 1877'de vezir rütbesiyle önce Suriye Valiliği'ne ardından Adana Valiliği'ne atandı. 17 Mayıs 1880'de Adana'da yaşamını yitirdi. Paris'te bulunduğu yıllarda çeviriler de yapmıştır.
Ziya Paşa, Namık Kemal ve Şinasi'yle birlikte, Tanzimat'la başlayan Batılılaşma hareketinin etkisinde gelişen Batılılaşma Dönemi Türk edebiyatının ilk aşamasını oluşturan üç yazardan biridir. Padişaha ve Reşid Paşa'ya kasideler yazmıştır. 1859'da yazdığı "Tercî-i Bend" şiiriyle tanınmıştır. Hece ile yazılmış birçok şarkısı dışında, Divan şiiri geleneğine bağlı kalmıştır.
(+)
Ziya Paşa'nın mezarı Adana Ziya Paşa Parkındadır.
Not: Fotoğrafı bugün çektim. 
|
 |
Rabia Aydın
14 yıl önce - Pts 27 Ekm 2008, 02:59
Edirne Müdafii Şükrü paşa
Balkan Savaşları'nın kahramanlarından Şükrü Paşa'nın ( 1857-1916) mezarı Mevlanakapı Merkez Efendi mezarlığındadır. Hiç bir yardım almaması halinde 40 gün direnmesi istenen Şükrü Paşa Edirne'yi tam 5 ay boyunca savunmuştur. Ancak bütün ihtimaller denendikten sonra teslim olmak zorunda kalmıştır. Ama bu anlamlı direnişi dünya tarafından takdirle karşılanmış, şehir teslim alınırken elegeçirilen kılıcı tekrar kendisinin kahramanlığından dolayı Şükrü Paşa'ya iade edlmiş, aynı zamanda Fransa adına altın kitap ve onur ödülü verilmiştir.
|
 |
C. H. Engin Er
14 yıl önce - Pts 27 Ekm 2008, 10:38
Neyzen Tevfik'in mezarı Kartal'da, Adnan Kahveci'nin mezarı ise Yakacık'da...
|
 |
ahmet.ersungur
14 yıl önce - Pts 27 Ekm 2008, 10:42
Ziya Paşa
1825'te İstanbul'da doğdu, 17 Mayıs 1880'de Adana'da yaşamını yitirdi. Ası ismi "Abdülhamid Ziyaeddin." Galata Gümrüğü'nde katiplik yapan Erzurumlu Ferideddin Efendi'nin oğlu. Bayezit Rüşdiyesi'ni bitirdi. Özel derslerle Arapça, Farsça öğrendi. Bir süre Sadaret Mektub-i Kalemi'nde çalıştı. 1855'te Mustafa Raşid Paşa aracılığıyla sarayda Mabeyn Katipliği'ne atandı. bu sırada Fransızca öğrendi. Ali Paşa sadrazam olunca saraydan uzaklaştırıldı. 1861'de Kıbrıs, 1863'te Amasya Mutasarrıfı ve Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye üyesi oldu. 1865'te Yeni Osmanlılar Cemiyeti'ne katıldı. Yeniden Kıbrıs'a atanınca 1867'de Namık Kemal ile birlikte Londra'ya kaçtı. Birlikte Yeni Osmanlılar'ın yayın organı olan Hürriyet gazetesini yayınladılar. Namık Kemal'in ayrılmasından sonra gazetenin sorumluluğunu üstlendi. 1870'te Cenevre'ye gitti. Ali Paşa'nın ölümünden sonra 1871'de İstanbul'a döndü. 1872-1876 arasında Şurayı Devlet üyeliği ve maarif müsteşarlığı yaptı. Anayasayı hazırlayan Kanun-i Esasi adlı kurumda görevlendirildi. 1'inci Meşrutiyet'in ilanından sonra 1877'de vezir rütbesiyle önce Suriye Valiliği'ne ardından Adana Valiliği'ne atandı. Adana'da yaşamını yitirdi. 2'nci Abdülhamit yönetimine karşı özgürlükleri ve meşrutiyeti savundu. Batılılaşma yanlısı, yenilikçi Tanzimat Edebiyatı'nın öncüleri arasında yer aldı. Namık Kemal ve Şinasi ile birlikte yeni Türk edebiyatının temellerini attı. Tür edebiyatının kendi geleneğine sahip çıkmasını istedi, şiir ve yazı dilinin halkın dili olması gerektiğini savundu. Şiirlerinde divan şiir biçimlerini kullandı ama içerikte hak, adalet, uygarlık, hürriyet gibi temaları işledi. "Terci-i Bend" ve "Terkib-i Bend" isimli iki şiirinde ise insanın yargısı ve gerçeği kavramanın olanaksızlığı, Tanrı'nın mutlak egemenliği gibi metafizik konular üzerinde durdu. 1874-1875'te Arap, Fars ve Türk şairlerin şiirlerini "Harabat" adlı 3 ciltlik ansiklopedide topladı.
-------------------------------------------------------------------------------
ESERLERİ
Zafername (1868, düzyazı şiir)
Rüya (ölümünden sonra, 1910)
Veraset Mektupları (ölümünden sonra 1910)
Eş'ar-ı Ziyâ (ölümünden sonra şiir, 1881)
Mezarı Ulu Camii yanındaki Türbededir
(Ziya Paşa Türbesi)
|
 |
sayfa 3  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|