1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3  |
 |
Orhan Kınık
14 yıl önce - Sal 21 Ekm 2008, 15:00
Dava dilekcesinden seçkiler
| Alıntı: |
Ve deniz kenti olan İstanbul'da, insanlar denizi göremeden yaşamaya mahkum edilecektir.
|
En çokta bu iddiaya güldüm. Metro da yapılmasın bundan sonra . İnsanımızı güneş görmeden yer altında yolculuk yaptırmaya mahkum(!) etmeyelim.
| Alıntı: |
| 11- İnşaatın yapılacağı bölgede kilometrelerce uzunluktaki ağaç toplulukları kesilecektir |
Ağaç kesileceğine göre yolun geometrisi düzeltilecek demektir. Yolun geometrisinin düzelmesi demek, hızın artacağı anlamına gelir. Kesilen ağaçların yerine daha fazlası dikilir merak etmeyin. 3-4 yılda 4-5 metreye yükselen ağaç türlerimiz var.
| Alıntı: |
| İnşaatın başlaması ve hattın işletmeye kapatılması ile birlikte, bölgede çalışan yaklaşık 3.000 personelin işyerlerinin değiştirilmesi söz konusu olacaktır |
Marmaray'a neden karşı çıktıkları şimdi anlaşıldı. 3000 insan 2 yıllığına yer değişterecek diye milyonlarca insanın yararlanacağı çagdaş bir sistemi engelleyelim öyle mi? Bu arada 100 bin insanı taşımak için 3000 insanın çalıştığını öğrenmiş olduk. Bir yumurtayı on kişi taşıyormuş
| Alıntı: |
| inşaat bölgesinde tozlanma ve çamur oluşumunun söz konusu olacağı, gürültü kirliliğinin meydana geleceği |
Tez elden, tüm kompresör, balyoz çekic , keser, testere ve motorlu araç satışları yasaklanmalıdır.
|
 |
halezer
14 yıl önce - Sal 21 Ekm 2008, 15:06
Bu davanın amacı önceki mesajlarda bahsedildiği gibi sadece projeyi baltalamak ve devamında "bakın yapamadılar beceremediler" deyip siyasi rant elde etmek.
Yıllardır hep benzer bahanelerde istanbulda pek çok projenin önüne geçilmeye engellenmeye yada geciktirilmeye çalışıldı. Örneğin metronun haliç geçişi.
Marmaray'ın bittiğinde bize sağlayacağı faydaları şimdi saymaya kalksak bu davada bahsedilen sözde zararları devede kulak bile sayılmaz. Fakat bu faydalara ulaşmak istiyorsak birtakım sıkıntıları da çekmemiz gerekiyor. Cefa çekilmeden sefa sürülmüyor.
| Alıntı: |
"...
Aslında en büyük tahribat Rumeli Demiryolu inşası sırasında oldu. O vakitler Tarihi Yarımada kentin merkeziydi. Yarımadanın merkezi ise Eminönü. Haliyle demiryolunun başlangıç noktasının burası olması gerekiyordu. Demiryolu şirketinin sorumluların devrin padişahı Sultan Abdülaziz’e bir proje sundular. Söz konusu projeye göre rayların İstanbul merkeze ulaşabilmesi için sarayın içinden geçmesi gerekiyordu. Sultan Abdülaziz, hiç tereddüt etmeden ferman ferdi ve “Şimendifer gelsin de isterse sırtımdan geçsin” ya da “Demiryolu hattı isterse yatak odamdan geçsin” yollu bir yorumda bulundu. Böylece Bizans yazlık sarayının ortasından geçen tren Ahırkapı’da surları yararak sahil saraylarını yerle bir ederek Sirkeci’ye ulaştı. "
Kaynak
|
|
 |
Orhan Kınık
14 yıl önce - Sal 21 Ekm 2008, 15:41
Marmaray Boğaz geçişi olmasa dahi mevcut banliyö hattının yenilenmesi gerekiyordu. Hattı kapatmadan ancak Ray, makas ve traversleri yenilemek mümkündü. Oysa alt temelin sağlamlaştırılması, geometrik bozuklukların düzeltilmesi için yolun yeniden kazılması, zeminin sıkılıştırılması ve betonlanması gerekiyordu. Diğer türlü traves , makas , ray değişimi , geçici bir yenileme olacaktı.
|
 |
İSMAİL ÇELİK
14 yıl önce - Sal 21 Ekm 2008, 16:23
İş yapmam ama yapmak isteyenide yaptırtmam mantığı ne derseniz deyin.Mesele sadece boğaz geçişi değil zaten bu hattın araçların yenilenmesi gerekiyordu,bu vesile ile bu iş hızlı olacak.Yarım yamalak iş yapıp 4-5 yıl bunu çekmektense 2 yıl sıkıntı çeker adam gibi birşey ortaya çıkmasına razı olurum.
1)Bir defa bu geçici kapanma,bazıları konuyu sanki temelli kapanacakmış gibi saptırıyor.
2)Haydarpaşa Gar'ı eski ehemmiyeti azalsada gene gar kalmalı zira bazı trenlerin kalkış yeri olacaktır.
3)Ülkemizde demiryolu taşımacığının gelişmesine paralel olrak aynı oranda Haydarpaşa trafiği ve ehemmiyetide artacaktır.
4)Asya yakasında güzergaha yanlış diyorlar,şehrin en merkezi yerlerinden geçen hazır hattın nesi yanlış anlamıyorum,yapılmalı dedikleri D100 güzergahındanda Kartal hattı yapılıyor zaten.
|
 |
Mehmet Kasım
14 yıl önce - Sal 21 Ekm 2008, 22:29
Ulaşım hakkının bireysel hak olduğunu belirterek banliyö hatlarının geçici de olsa kapatılmasını anayasal suç gibi gösterme gayreti içindeler. Utanmasalar marmaray'ı anayasaya karşı eylemlerin odağı olmaktan dava edecekler.
Halbu ki aynı yolcuları 2 seneliğine kara araçları ile taşırsınız, kimse ulaşım hakkından mahrum kalmaz. Yasalarda yolcular mutlaka banliyö ile taşınacaktır diye bir zorunluluk mu var?
|
 |
Ufuk Şanver
14 yıl önce - Sal 21 Ekm 2008, 23:17
| Alıntı: |
Banliyö hatlarının kapatılması halinde TCDD'nin yıllık gelir kaybının 67-71 milyon YTL olacağı söylenmiş. Sanırsınızki bu gelir, kardır. Oysa banliyö hatlarının giderleri bu rakamın iki katıdır. Geliri kar gibi göstermiş. Banliyö hatları uzun yıllardır zarar ediyor.
|
Banliyö trenlerinde gelir/gider oranı %60-70 civarında, doğrudur.
Yalnız sizin mantığınız da yanlış.Şu anda banliyö trenlerinde makinist,banliyö istasyonlarında güvenlik ve jetoncu ,banliyö ünitelerinin bakımından mükellef mühendis/teknisyen/ustalar
H.paşa-Gebze ve sirkeci-Halkalı hattında çalışan katenerciler,H.paşa daki banliyö müdürü aynen çalışmaya devam edecek.Bu çalışan grubunun (tamam makinist v.s. başka trenlere verebilirsin belki, ama )en azından bir kısmınından ödeyeceğiniz maaşın karşılığını hiçbir şekilde nakide dönüştüremeyeceksiniz.
|
 |
Ufuk Şanver
14 yıl önce - Sal 21 Ekm 2008, 23:18
Ya da bunların(taşeron eleman olan güvenlik/jetoncu/temizlikçi v.s.) işten çıkartırsanız bu sefer bu insanlar evine ekmek götüremeyecek.Yani ciddi anlamda mağdur olacaklar.
Ayrıca gene sizin mantığınızdan yola çıkarsak ; İETT de kar eden bir kuruluş olmadığına göre, İETT nin bu hatta takviye olarak yapacağı ek servisler de İETT nin kurum zararını artıracak.
Yani netice itibariyle bir hesap yapılacaksa her türlü düşünülmeli.
Not:sunucu hatası yüzünden mesajı bölmek zorunda kaldım;kusura bakmayın. iyi akşamlar
|
 |
Orhan Kınık
14 yıl önce - Sal 21 Ekm 2008, 23:47
| Alıntı: |
| Ya da bunların(taşeron eleman olan güvenlik/jetoncu/temizlikçi v.s.) işten çıkartırsanız bu sefer bu insanlar evine ekmek götüremeyecek.Yani ciddi anlamda mağdur olacaklar |
Bu hattın yenilenmesi için binlerce işçi çalışacak. Konuya bu açıdan bakarsanız evine ekmek götürecek insanların sayısı artacak.
Kaldı ki temizlikci, jetoncu, işsiz kalacak diye hurdaya dönmüş bir hattı kaderine terktemek anlamsız olurdu. Umumun menfaatları önceliklidir her zaman.
Bazı personel başka sahada görevlendirilecektir muhakkak Boşa düşecek bir kısm personelin maliyeti mevcut zararın altında olacaktır. Bu anlamda da devletin kaybı olmayacaktır.
|
 |
ozvardar2
14 yıl önce - Sal 21 Ekm 2008, 23:57
| Alıntı: |
| Ya da bunların(taşeron eleman olan güvenlik/jetoncu/temizlikçi v.s.) işten çıkartırsanız bu sefer bu insanlar evine ekmek götüremeyecek.Yani ciddi anlamda mağdur olacaklar |
Ekonomi dinamiktir, eski is alanlari ve sektorleri zamanla yerlerini yeni sektorlere birakirlar. Bunun cercevesinde de is gucu ayni sekilde kendini yeniden egitip bu yeni sektorlere yonelir. Yukaridaki mantikla isleseydi ekonomi kurallari hepimiz havyancilik ve tarimcilikla ugrasiyor olurduk.
Arti, bu tur yatirimlarin ulasim altyapisi yatirimlari ve ekonomik buyume icin kesinlikle gerekli olan yatirimlar. Ekonomik buyume de pek cok yeni taseron elemana is imkani demek.
En son ozvardar2 tarafından Çrş 22 Ekm 2008, 00:07 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Ufuk Şanver
14 yıl önce - Çrş 22 Ekm 2008, 00:44
| Alıntı: |
Kaldı ki temizlikci, jetoncu, işsiz kalacak diye hurdaya dönmüş bir hattı kaderine terktemek anlamsız olurdu. Umumun menfaatları önceliklidir her zaman.
|
Ben böyle bir şey demedim.Ayrıca işsizlik çok kötü birşey.Sadece o konuya değindim.
Esasen Benim demek istediğim özetle şu:
Bu işten mali olarak zarar uğrayıp uğramayacağımız anlamamız için kabaca şöyle bir denklem kurmalıyız.
Net elimizdeki para=(Banliyönün yıllık zararı)-(Yatırılacak personelin maaşı+Gebze de yapılan tesisin gideri+İETT nin yapacağı ilave servislerin zararı+trafiğin artacak olmasından dolayı civar hatlardaki İETT otobüslerinin rölantide çalışma ,dur-kalk yüzünden, süresinde meydana gelecek artış+ diğer maliyetler..)
Bu denklem pozitif çıkarsa mali açıdan zarar etmiyoruz;negatif çıkarsa zarar ediyoruz demektir.Ben diyorum ki bu tarz veriler elimizde olmadan konuşarak net bir sonuca ulaşamayız.
|
 |
sayfa 3  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|