Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2
ilker kuloglu
11 yıl önce - Çrş 01 Nis 2009, 03:41

Resimlere bir kez daha baktım ve Türk sineması'nın değişmeyen vedalaşma ve karşılama sahnelerine mekan olması, 1970'lerin ikinci yarısındaki bunalımlı dönemde asala ve diğer örgütlerin sıklıkla yolcu bekleme salonlarına ve tuvaletlere koyduğu bombalar neticesinde orada kaybedilen canlar ve meydana gelen hasar haberleri gibi terminalle ilgili aklımda kalan ayrıntılar aklıma geldi. Hatırladığım kadarıyla bu bina 29 ekim 1983'te Hayati Tabanlıoğlu'nun tasarladığı eski dış şimdiki iç hatlar terminalinin hizmete girmesiyle iç hatlar terminali olarak hizmet vermeye başlamış, 90'larda makyajlanarak son yıllarını yaşamış ve 2004 senesinde şimdiki dış hatlar terminali ek bina inşaatı esnasında yıkılmıştı.(diye hatırlıyorum)

Belirttiğim gibi birçok eski türk filminde burası klasik bir öğe halini almıştı. Hatırlayabildiklerim Kadir İnanır'ın Fırtına (1977), Teşekkür ederim büyük anne (1975), Beyaz Ölüm (1983), Cennetin Çocukları (1977), Şaka Yapma (1981).. Bu sözünü ettiğim filmlerin terminal içinde geçen sahneleri var. Tabi sayın üstad Yılmaz Büktel bu konuda benden daha bilgili en iyisi sözü kendisine bırakmak

Bu terminalde o yıllara ait anıları olan üstadlar bunları bizimle paylaşabilirler mi acaba? İstanbul'a yakışan bir terminal miydi yoksa o yılların da etkisiyle teknolojiden yoksun, prestij kaybettiren bir terminal miydi?

Teşekkürler.


Rifat Behar
11 yıl önce - Cum 03 Nis 2009, 13:50





betsy bourla

11 yıl önce - Cum 03 Nis 2009, 14:02

1930'lu yıllarda önce askeri amaçlara hizmet eden İstanbul'un ilk hava terminali 1938'de İstanbul-Ankara seferlerinin başlamasıyla sivil amaçlı havacılığa açılmış oldu. Bu ilk havaalanı uluslararası standartlar dışında bir meydan olarak bir süre hizmet verdi. 1944'ten sonra Amerikan Westinghouse-IG White firmasıyla yapılan bir anlaşma uyarınca 1949-1953 arasında uluslararası normlarda inşa edildi. 12.000 m²'lik bir alanı kaplayan bu meydan tesisleri hem iç, hem dış seferler için hizmet veren bir terminal binası, 2300 m uzunluğunda bir pist, bir hangar ve servis yapılarından oluşuyordu. 1957'de uluslararası seferlerde jet uçaklarının kullanılmaya başlanması, alanın kullanımını kısıtladı.

1975-1983 arasındaki inşaat çalışmalarıyla 1.271 hektarlık bir alana yapılan ek terminal binası ve 3000 m uzunluğundaki ikinci pist ile yolcu kapasitesi arttırıldı.Bu gelişmelere rağmen turizmin giderek artan yoğunluğu, havayollarının, özellikle charter seferlerini tercih etmeye başlamsı ve THY ile özel uçak trafiğinin artışı havaalanı terminalinin yolcu kapasitesinin 1980'li yılların sonunda yetersiz kalmasına yol açtı.Yolcu terminallerinin kapasitesinin önemli ölçüde arttırılarak hemen hemen iki katına çıkarılmasına karşın, Atatürk Havalimanı hava ulaşımının ağırlığını taşımaktan çok uzak kaldı.1993'te yolcu salonları, yapılan değişikliklerle iki katına çıkarıldı. İstanbul'a eski çevreyolu ile bağlanan Atatürk havalimanı TEM ve Marmara kıyısından gelen yollar da, geliştirililerek üçüncü bir yol bağlandı.

1998-2000 arasında yap-işlet-devret modeline dayanılarak Tepe-Akfen-Vie (TAV) tarafından sürdürülen inşaat çalışmalarında dış hatlar terminali geliştirildi.


Özellikler Atatürk Havalimanı, İstanbul şehir merkezine 24 km uzaklıkta, Batı istikametinde kurulmuş olup, havalimanına ulaşım; otobüs, taksi, metro ile sağlanmaktadır.

Atatürk Havalimanı, Uluslararası Havacılık Teşkilatının yaptığı sınıflandırmaya göre CAT II niteliklerine sahip olup, meteorolojik koşulların kötü olduğu zamanlarda bileuçak iniş-kalkışına imkân verebilecek düzeydedir.

Toplam 9.470.554 m² alana sahip olan Atatürk Havalimanı, 62.500 m² iç hatlar ve 179.000 m² dış hatlar terminali, beton kaplamalı 2300x60 m ve birbirine paralel iki adet 3000x45 m boyutlarında toplam 3 adet pisti ile Türkiye'nin en büyük havalimanıdır.

İç hatlar terminalinin kapasitesi 7,5 milyon yolcu/yıl'dır. İlave tesisin hizmete verilmesi ile birlikte dış hatlar terminal binası ıse toplam 264 km²'lik alanda 20 milyon yolcu/yıl kapasitesi, 23 yolcu köprüsü, 224 check-in kontuarı, 74 pasaport kontuarı ve 7.076 araçlık kapalı otoparkla hizmet vermektedir.


TAV firması tarafından işletilen dış hatlar terminalinin hizmete girmesi ile birlikte, mevcut C Terminali, limanın kargo terminaline olan ihtiyacı nedeniyle kargoya dönüştürülmüş ve depreme karşı güçlendirilerek, kargo hizmeti veren firmalara antrepo ve depo olarak kullanılmak amacıyla tahsis edilmiştir.


İstatistikler Yıl Toplam yolcu Dış hatlar yolcu yük (ton)
2008 24.935.258 14.483.672 813.647
2007 23.196.229 13.600.306 734.820
2006 21.265.974 12.174.281 644.901
2005 19.293.769 11.781.487 615.909
2004 15.600.601 10.169.676 573.284
2003 12.104.342 8.908.268 502.692
2002 11.357.691 8.506.204 480.022

(transit yolcu hariç)
yük=bagaj+kargo+posta


mert1969

11 yıl önce - Cmt 02 May 2009, 00:29

70'li yıllarada çekilen Kartal Tibet ve Hülya Koçyiğit'in başrollerini paylaştıkları Funda adlı filmde Yeşilköy Havaalanı sahneleri....








mert1969

11 yıl önce - Sal 12 May 2009, 02:09


Yeşilköy havaalanının bir bölümü ve Magırus marka servis otobüsleri...
(Kaynak:Gittigidiyor.com)



Akın Kurtoğlu

10 yıl önce - Cmt 29 Ağu 2009, 20:23

Yeşilköy Havaalanını'nın 1964'deki ana salon giriş kapıları...



Akın KURTOĞLU


Gökhan AsGül
10 yıl önce - Çrş 13 Oca 2010, 03:04

Yeşilköy Havaalanı, artık Atatürk Havalimanı adını almış ve modernleşme yolunda hızla ilerlediği dönemler. Yıl 1990. Dış hatlar terminalinin görünüşü

Not: 20 yıllık bir fotoğraf bu başlıkta paylaşılabilir diye düşündüm. Bilgilerinize...



(+)




Gökhan AsGül
10 yıl önce - Sal 02 Şub 2010, 02:50

1967yılı Yeşilköy Havaalanı



mert1969

10 yıl önce - Sal 16 Şub 2010, 02:19


1965 yılına ait filmden yaptığım alıntıda, Yeşilköy havaalanında bir bölümü gözüken Büssing 6500 model havaalanı otobüsü.Ön planda, küçük bir traktöre benzeyen bu araç acaba bavul taşıma aracı olabilir mi?


ilker kuloglu
10 yıl önce - Çrş 24 Şub 2010, 22:14

-Oğlum bu odanın hali ne? Yeşilköy Havalimanına dönmüş!
-Şu karışıklığa bak tıpkı Yeşilköy gibi...

Evet bir zamanlar özellikle 1970'ler ve 80'lerde halk arasında Yeşilköy Havalimanı sıfat olarak dağınık, düzensiz, rezil, pis, virane anlamına gelirmiş.
Bu konunun altına girdiğim ilk mesajdaki sorunun cevabını da böylece kendi kendime bulmuş gibi oldum. Ama bu cevabı bulmamda bana yardımcı olan biri var. 1970'lerin başında İngiltere'ye yerleşip orada hayat düzenini kurmuş olan dayım...
Geçen hafta Londra'dan İstanbul'a birlikte uçakla geldik. Tekerlekler şimdi uzatılmakta olan olan sorunlu 06-24 pistine indi ve penceremizden Atatürk Havalimanı'nın modern terminal binası solda gözüktü. Uçağımız pistin sonundan sola ayrılıp batı istikamete doğru Kargo terminalinin önünden geçti ve terminal binasının önünden gideceği körüğe doğru yol almaya başladı. Bu arada terminal binasının doğu tarafında (yanan eski kargo terminaline doğru olan kısımda) üç yeni körüğün daha hazır hale getirildiğini gördüm ancak açılmamışlardı.(Çıkışta görevlilerden birine sordum yakında hizmete açılacaklarmış ve batı tarafındaki mevcut bazı körükler İç Hatlar Terminaline eklenecekmiş )
O anda manzarayı dayıma da gösterdim ve:
-Bak terminale yeni bir bölüm daha eklemişler. Bu gidişle dünyadaki en uzun terminal bizde olacak! dedim
Dayım bunun üzerine dalga geçer gibi gülümsedi. Nedenini sordum?
-Sen eski terminali bilir misin? dedi
-Şu anda İç Hatlar olarak kullanılan mı? Bilmez miyim bir zamandan sonra ne kadar yetersizdi.
-Hayır orası değil. Ondan önceki...
Ondan önceki? diye düşünürken aklıma artık yerinde yeller esen o meşhur Türk filmlerinde gördüğümüz Yeşilköy Terminal binası geldi. Hani 1983'e kadar İç/Dış Hatlar ve Charter Terminali olarak kullanılan ve bu tarihten sonra 2000'e kadar sadece İç Hatlara hizmet veren o bina.
-Evet orası iyi bildin. dedi. Zaten o da eliyle işaret etti, "sanki şuralarda bir yerdeydi" dermiş gibi.
-Şimdiki nesil çok şanslısınız çünkü o rezilliği görmediniz. Bizim çektiklerimizi çekseydiniz uçak yolculuğundan soğurdunuz. diye devam etti.
Eski terminalin haline sadece birkaç Türk filminde rastlamıştım ve iç karartıcı, devlet dairesi gibi bir atmosferi vardı. O senelerde burayı sıklıkla kullanmış olan dayımdan hatırlayabildiği detayları dinlemek istedim.

-Bir kere 1970'lere kadar Yeşilköy nüfus ve turist yoğunluğunun fazla olmaması sebebiyle az çok kapasitesini kaldırıyordu ve o zamanlara göre gayet iyi ve modern görünüyordu. Hem uçağa binmek te çok pahalı idi, o yüzden pek talep yoktu denilebilir. Ancak iş 1970'ten sonra değişti. Yurtdışına gidip gelen yolcu ve turist sayısı artmaya başladı, bir de buna Avrupa'ya giden işçi sayısının yükselmesi ve nüfus yoğunluğu da eklenince havalimanı yetersiz kalmaya başladı. Ben 1972'de yurtdışına çıktım o zamanlar yine iyiydi ama sonraki yıllar burası o kadar köhneleşti ki utanılacak bir yer haline geldi. O zamanlar da yan tarafta şimdiki İç Hatlar'ın inşası yükselmeye başlıyor, "bir an önce açılsa da bu izbelikten kurtulsak" diye dua ediyoruz. Ama nerdeee? Kıbrıs Harekatı'ndan sonra ülke darboğaza girdi, ekonomi çöktü hatırlarsan. Eh para olmayınca ne Yeşilköy'ü yenileyebildiler ne de yeni terminalin inşaatını zamanında bitirebildiler. O rezillik anlatılamaz, dediğim gibi görseydin kendini eski Topkapı Otogarı'nın kapalı bir varyasyonunda zannedebilirdin. Koltukların üstünde ve yerlerde uyumuş gurbetçiler, üst üste yığılmış valiz dağları, insanların yüzlerinden okunan çaresizlik, kepaze tuvaletler (bu bir ara milli mesele haline gelmiş), berbat bir güvenlik, yani teknoloji ve modernlik denen olguları Yeşilköy'de bulamazdın evladım! O zamanlar (70'lerin sonundan bahsediyor) çantaları tek tek açarlardı, X-Ray cihazı denen bir şey yoktu. Bir ara ona benzer birşey koydular ama elektrik kesintileri, bakımsızlık, boşvermişlik şudur budur onlar da hemen bozulurlardı. Polisler üstünü ararken dayak yemiş gibi olurdun, bir de döviz araması yapılırken yüklü miktarda bulunursa al başına belayı. Terminal zaten tıkış tıkıştı, karşılayanların olduğu bölüm içeriye sığmaz dışarıya taşardı. Troleyler zaten yoktu, yazları o sıcakta içerisi cehennem gibi olurdu çünkü havalandırma çalışmazdı. Hele işçi uçakları indikten sonra çıkan kargaşayı tasvir etmek mümkün değil, ufacık bir bant düşün bu bantın üzerinde valiz dağları ve görevlilerle ya da birbirleriyle kavga eden insanlarımız. Free Shop'larda birşey ara ki bulasın, zaten yokluk zamanları ne bulacaksın? Haa bir de taksi sırası vardı, fiş alır ona göre beklerdin sıranı o da ayrı bir çile. Sonra anarşi zamanı ya anarşistler uçak kaçırır, ya terminal binasını bombalarlardı, hayatın pamuk ipliğine bağlıydı orada. Gideni de geleni de pişman ettirirdi Yeşilköy. Yabancı turistlerin çektiklerinden ve ne izlenimlerle ülkemizden ayrıldıklarından daha bahsetmedim farkındaysan!! 12 Eylül'den sonra yeni kurallar getirdiler biraz düzelir gibi oldu ama sonra tekrar eski haline döndü ve o yeni terminal taa 1983 senesinde açılabildi. Eh onca rezillikten sonra orası bize bayağı lüks gelmişti, hakikaten de öyle bir yerdi. Büyük, ferah, modern. Hatta Frankfurt'la, Heathrow'la karşılaştıran oluyor, gülüp geçiyorduk. O eski izbe yeri de İç Hatlar yapmışlardı artık, yenisi açıldıktan sonra birkaç kere oradan Antalya'ya gitmiştim, yine o çileli seneler aklıma geldi. Gel zaman git zaman bu yeni terminal de yetmemeye başladı, özellikle yolcular 90'lı yıllarda buranın çok sıkıntısını çektiler. Sen de hatırlarsın o günleri!
-Hatırlamaz mıyım! 94 senesinde ilk yurtdışına çıkacağım vakit çıkışta memur yetersizliğinden bankoların üzerine çıkıp isyan eden insanları ve acınacak halimize gülen turistleri anımsıyorum!
-İşte evladım diyeceğim odur ki nereden nereye. Senin anlattığın da rezalet ama bizim yaşadıklarımız tam anlamıyla rezaletti. O günleri yaşamayan bilemez oğlum, gerçekten çekilecek iş değildi.

Eve döndüğümüzde "yahu dayım biraz abartıyor mu acaba" diye düşündüm ve Milliyet'in web sitesinden arşivlerine bir göz gezdireyim dedim. Yeşilköy Havalimanı yazarak 1970 senesinden 1984'e kadar olan süre zarfında arama yaptım. Sonuç birkaç magazin haberi dışında gerçekten de pek iç açıcı değildi
Sırf terminal binası değil, teknik yönden de zayıftı Yeşilköy. Başıboş nöbetçi kulübeleri, tahrip olmuş tel örgüler, sürekli arızalanan elektronik aletler, eğitimsiz teknisyenler... Hatta ve hatta Türk Hava Yolları'nın uçaklarındaki eksikliklerden ve hatalardan bahsediliyor, denetime gelen yabancı mercilerin gördükleri karşısında dehşete düştüklerinden bahsediliyordu! Bir de 1980 senesinin kupürlerinden birinde Mete Akyol'un bir yazısına yer verilmiş, bir yabancının terminal hakkındaki izlenimlerini anlatıyor ve pek te iyi izlenimler değil bunlar
Bu sorunları o senelerdeki ekonomik istikrarsızlığa ve deneyimsizliğe bağlayabiliriz ancak söz konusu turizm ve ulaşım olunca hükümet bu konuda biraz daha fedakarlık yapıp titiz davranabilirdi diye düşünüyorum. Ne dersiniz?

Not: Milliyet'in arşivindeki kupürleri buraya kopyalama şansım olmadı, sanırım siteden de izin verilmiyor. Ayrıca terminalin içeriden çekilmiş fotoğrafları "Eski İstanbul Resimleri ve Fotoğrafları" başlığında var ancak hangi sayfada olduklarını unuttum.



sayfa 2
ANA SAYFA -> ULAŞIM