Bana ilginç gelen nokta :
"KÜRESEL" kriz başlığında bu konudan kimse bahsetmiyor!
Hatta sanki bu siteyi Türkiye'yi kötülemek için açmışız gibi,
küresel krizi görmemezlikten gelip, krizin Türkiye'ye en ufak etkisini ortaya çıkarıp,
hamdolsun lafını yedirme çabaları. Adeta Türkiye batsa göbek atacaklar.
Ne güzel söylemişsin Burç hocam.Gerçekten bu ulkede bu ülkenin nimetlerinden yararlanıpta bu ülkenin ipini çekmek için can atan insanlar var.Yazıklar olsun bu insanlara diyorum.
Söylenenlere göre bu Yurt dışı kaynaklı krizin Türkiye'ye yansıması 2009 ilk 6 ayında hissediceğimize dair ciddi kişilerin ciddi söylemleri var. Bazı kişilere bakıyorumda ne kriz umurunda ne de Türkiye. !
Böyük sermaye kendi kazancına ve karına bakmaktalar. Sabancı ve Koç ların tarihlerindeki en büyük karları bu parti döneminde yapmaları tesadüf mü.. Bence hiç değil !!
Bu krizin en büyük vurgununu Özel sektör yaşayacaktır. Büyük Sermayeden bazılarının şirketlerinin olduğu gibi Uluslararası Büyük Şirketlere geçerse kimse şaşırmasın. Kendi ülkemde neredeyse yabancı haline getiriliyorum.. Yazık !
uzun dönemli borçlanmalardan mümkün olduğunca kaçınmanızı tavsiye ediyorum. 2009 yılına da dikkat diyorum tekrardan..
Daha öncede bahsetmistim, dünyada egemen bazi odaklar tarafindan yaratilan krizler neticesinde maalesef belli bir sermaye el degistirir. Kriz nasil cikartilir ve yayilir, bu konuya deginmeyecegim, fakat krizde nasil firsat yakalanir, ona biraz göz atmakta fayda var.
Kriz kelimesi her zaman risk kelimesini icinde barindirir. Öz sermayesi kuvvetli yada krebilitesi yüksek sirketler her kriz ortamindan karli cikarlar. Bugün Koc, Sabanci yada uluslararasi bir sirket, kriz ortaminda daha rahat yatirim yapabilirler. Neden ? Böyle bir ortamda yatirima devlet daha fazla destek veriyor. Arkasindan rakiplerin bir kismi savunma hattina gectikleri icin o piyasada daha az rakip bulabiliyorlar. Diger taraftan bu sirketlerin mali gücü ve kredibilitesi ise krizi "firsata" dönüstürecek yatirimlara dönüsüyor.
Bir örnek vermek gerekirse, kriz öncesi borsa degeri 1 milyar YTL olan bir sirket, krizin girmesi ve belli mali zorluklar neticesinde 500-600 milyon YTL'ye alinabiliyor. Bu firsati mali yapisi kuvvetli yada devlet imtiyazli hangi sirket kullanmaz ki ?
Kriz 2009 yilinda hissedilecek, fakat bu krizin, eger devlet iyi bir para politikasi uygulayabilirse, Türkiye icin anlatildigi yada abartildigi kadar zor gecmeyecegini düsünüyorum. Yeterki insanimiz "kriz psikolojisi" altinda ezilmesin !
İsveç'te gazetelerin ekonomi sayfalarında ortaya konulan birçok rapor, ülkenin bütün dünyayı etkisi altına alan küresel mali krizde oldukça fakirleştiğini ortaya koydu
Volvo ve Saab gibi İsveç'i ayakta tutan büyük firmalardan sürekli olarak işten çıkarma haberleri gelirken, İsveç'teki işsizler ordusuna her geçen gün yenileri ekleniyor.
Bugünki Financial Times'daki haber: Asya'dan Avrupa'ya navlun ücretleri sıfırlandı yani asyadan avrupaya gemiyle mal taşımak artık bedava (kaynak: LLOYD'S LIST), yalnızca konyetner ücreti ödüyorsunuz.
bu haber önemli bir haber zira dünyadaki ekonomik durgunluğu tam anlamıyle ve tüm çıplaklığıyla yansıtıyor
bir sonraki adım armatörlerin batışı olacak. Ayrıca pekçok taşıma şirketi 2009 ve 2010 senelerinin navlun ücretlerini 2008 de bu kriz arifesinde (çok daha yükseğe çıkacağı beklentisi ile) ve en tepeden satın alarak kendilerini hesapta hedge'diler ama böylece terse geldiler
piyasada o kadar çok satılık gemi var ki fiyatlar tam anlamıyle göçtü. 10,000 tonluk bir kuru yük gemisi 1 milyon doların altında satılıyor ve bu fiyat hurda fiyatının bile oldukça altında
demirin hurda fiyatı şu anda $200 dolar/ton
Bu durumda dış takviyeli İhracatımız da tam dibi bulacak,işsizlik tavan yapacak,ortalık karışacak,döviz fırlayacak.
Ee Yıllardır elin mallarını tükettigimizden kendi sanayimizi bir türlü kuramadık.
Devam edelim hep beraber yerli mallara tu kaka demege,
devam edelim partizanlıga,
devam edelim birbirimizi yemege.
Bana ilginç gelen nokta :
"KÜRESEL" kriz başlığında bu konudan kimse bahsetmiyor!
Hatta sanki bu siteyi Türkiye'yi kötülemek için açmışız gibi,
küresel krizi görmemezlikten gelip, krizin Türkiye'ye en ufak etkisini ortaya çıkarıp,
hamdolsun lafını yedirme çabaları. Adeta Türkiye batsa göbek atacaklar.
2001 krizi de küresel kriz idi ama o zaman ki hükümeti götürdü. O zaman da, aman canım bu kriz küresel kriz, hükümetin suçu yok dendi mi? Denmedi elbette. Hatta çoğu kişi bilmez bile bunu. Kriz Türkiye'de çıkmış gibi anlatıldı o zaman. O zamanki kriz de ABD kaynaklıydı. Teknoloji hisselerinin aşırı şişmesi sonucu balon patlamış, borsalar 3 sene boyunca rekor seviyelere düşmüştü. Hali ile Türkiye de bundan etkilenmişti.
Şimdi aynı şey yine oldu. Tek farkı şimdi iktidar yalakası medya krizin küresel olduğu palavrasını millete yuturmaya çalışıyor. Gerçek şu ki, krizler global olabilir fakat sonuçları ve her ülkedeki gelişimi lokaldir. Küresel krizin oluşması suyun çekilmesine benzer. Su çekilince o döneme kadar kimsenin görmediği pislikler, arızalar ortaya çıkar. İşte Türkiye'de olan da budur.
Size şöyle söyleyeyim, işim ekonomi ve finans ile ilgili. Bu yaşadığınız günler iyi günler. O yüzden tüketmeyin ve tasarruf etmenin peşinde koşun. Bu kriz 1-2 senelik bir şey değil. 2015 yılına kadar ara vererek devam edecek bu krizin Türkiye ayağı. Ta ki, artık Türk insanı üretmeden tüketmenin mümkün olmadığını anlayana kadar.
Malezya hükümeti, küresel ekonomik kriz nedeniyle vatandaşlarının işsiz kalmasını önlemek için fabrika, mağaza ve restoranlarda yabancı işçi çalıştırılmasını yasakladı. Malezya'da yasal olarak çalışan 2,1 milyon yabancı işçi bulunuyor.