Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 7

Film hakkında görüşünüz
Çok beğendim, seyredilmesini tavsiye ederim 27.3%  27.3%  [6]
Fena değil, seyredilebilir 22.7%  22.7%  [5]
Pek beğenmedim 27.3%  27.3%  [6]
Seyretmedim ama seyretmeyi düşünüyorum 4.5%  4.5%  [1]
Seyretmedim, seyretmeyi de düşünmüyorum 18.2%  18.2%  [4]
Toplam Oy : 22

veli küçükayvaz
14 yıl önce - Çrş 05 Ksm 2008, 12:02

Alıntı:
Zorla şapka giydirip, zorla müzik dinleterek Batılı bir toplum yaratabileceğini sanıyordu.
Yaratılamazdı, yaratamadı......


Kendini aydınların aydını gören, yazılarının çoğunda zırvalayan, zemzem kuyusunu kirleterek şöhret olanlara özenen Ahmet Altan efendi, Atatürk olmasaydı, TC. kurulmasaydı Büyük Atatürkün gerçekleştirdiği devrimler olmasaydı , Osmanlının son zamanlardaki istibdat devam etseydi, Jurnalcılar etrafta gezer olsaydı, Bu makaleyi yazabilir miydi? Asla yazamazdı, zaten yazsaydı, yayınlandığında kendisi ya Taif yada Magosa zindanlarında okurdu kendi yazısını.
Utanmadan Atatürkün kendi küllerinden yarattığı bu güzel ülkenin konumunu eleştirmek cüretini gösteriyor.

Atatürk de faniydi mutlaka zaafları vardı, yaptıkları, eserleri, idealleri, isteyip yapamadıklarının araştırılıp incelenmesi varken, insandır , zaafları vardır deyip bunları sıralayarak belli bir kesim neden rencide ediliyor anlamak mümkün değil.
Yarın öbür gün biri çıkıpta insanların kutsal saydığı kişiler de insandı, onların da zaafları ve yanlışları vardı diye saymaya başlarsa ne yapacağız.
Onun içindirki bu konularda hassas davranmakta yarar var.

Konuyu anlamak amacıyla okuyanlar konunun sapmadığını, Mustafa filmi ile ilgili yorum yapan bir yazarın fikirlerinin irdelendiğini görecektir. Konu saptırılmıyor.


En son veli küçükayvaz tarafından Çrş 05 Ksm 2008, 13:44 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Hüseyin C
14 yıl önce - Çrş 05 Ksm 2008, 12:18

Alıntı:
Utanmadan Atatürkün kendi küllerinden yarattığı bu güzel ülkenin konumunu eleştirmek cüretini gösteriyor.

Eleştiriden neden rahatsız olunuyor hakaret içermedikten sonra eleştiri her zaman iyidir.
Alıntı:
Atatürk de faniydi mutlaka zaafları vardı, yaptıkları, eserleri, idealleri, isteyip yapamadıklarının araştırılıp incelenmesi varken, insandır , zaafları vardır deyip bunları sıralayarak belli bir kesim neden rencide ediliyor anlamak mümkün değil.

Şimdiye kadar eserleri, idealleri vs. zaten hep söylenmiş anlatılmıştır ve anlatılacaktır da. Ama diğer yönüne pek değinilmemişti şimdi değinilmesi rahatsız edici olmamalı. Hem zaaflarının söylenmesi belli bir kesimi neden rahatsız etsin ve o kesimin tanımı nedir?
Alıntı:
Yarın öbür gün biri çıkıpta insanların kutsal saydığı kişiler de insandı, onların da zaafları ve yanlışları vardı diye saymaya başlarsa ne yapacağız.
Onun içindirki bu konularda hassas davranmakta yarar var.

Hımm şimdi anlaşıldı yani şunu demeye getiriyorsunuz; Yarın öbür gün biri çıkıp da Hz.Muhammed de insandı onun da zaafları vardı yanlışları vardı diye saymaya başlarsa hoşnut olur musunuz?
Neden dini/kutsal değerlerle kişilerle Atatürkü karşılaştırma çabasına giriliyor? Ha ama doğru bazıları için Atatürk kutsal bir kişi oluyor. Kutsallık dini saygı uyandırma durumuna verilen addır. Atatürk de eğer peygamberler gibi kutsal kişi sayılıyorsa Atatürkçülük de bir din mi oluyor?


veli küçükayvaz
14 yıl önce - Çrş 05 Ksm 2008, 13:33

Alıntı:
Hımm şimdi anlaşıldı yani şunu demeye getiriyorsunuz; Yarın öbür gün biri çıkıp da Hz.Muhammed de insandı onun da zaafları vardı yanlışları vardı diye saymaya başlarsa hoşnut olur musunuz?
Neden dini/kutsal değerlerle kişilerle Atatürkü karşılaştırma çabasına giriliyor? Ha ama doğru bazıları için Atatürk kutsal bir kişi oluyor. Kutsallık dini saygı uyandırma durumuna verilen addır. Atatürk de eğer peygamberler gibi kutsal kişi sayılıyorsa Atatürkçülük de bir din mi oluyor?


Olayı müslüman hristiyan bazına getirmeyelim.
Benim yazım son derece sarih, yani açık ve anlaşılır.
Bu kişi Hz.Adem de olabilir, Hz. Yakup da,yada Telli Baba da olabilir olayı müslüman -Müslüman olmayan bazına çekmek bence yanlış.
Zaten Atatürk ve Kemalizm düşmanları eteklerindeki taşları dökerek yeteri kadar ortalığı provake ediyorlar, bir başka provakasyondan kaçınılmalı.

Ayrıca herkes istediği inaçta serbesttir. Benim için Kemalizm din Atatürk de peygamberidir dersem kime ne?
Bu hassas konularda herkes haddini bilecek.


Canas
14 yıl önce - Çrş 05 Ksm 2008, 13:57

Alıntı:
Bu hassas konularda herkes haddini bilecek.


Zaten boyle diye diye her konuyu tabu haline getirdik. Her konu Turkiye'de "hassas". Bu kapali toplum/Dikta ozelligidir. Turkiye'ye yakismiyor.

Sunun şurasında Ataturk'ü, insan olarak gösteren, karalamayan bir film yapıldı, ona bile tahammülümüz yok. Hatta Atatürkçü Düşünce Derneği, şahane bir aciklama yapti: "Ataturk niye kisa boylu gösterilmis" diye, inanılmaz!
Ataturk'un boyu 1.65 ya da 1.68 simdi yapimcilar boyunu 1.80 gösterseler (gerçeği çarpıtsalar) mutlu mu olacak bu dernek? Kısa boylu olunca yaptıkları önemsiz oluyor herhalde!

Artık öyle bir tabu yaratmışız ki gerçekler bile batıyor.


Mehmet F.
14 yıl önce - Çrş 05 Ksm 2008, 14:14



veli küçükayvaz
14 yıl önce - Çrş 05 Ksm 2008, 14:16

Alıntı:
Ataturk'un boyu 1.65 ya da 1.68 simdi yapimcilar boyunu 1.80 gösterseler (gerçeği çarpıtsalar) mutlu mu olacak bu dernek? Kısa boylu olunca yaptıkları önemsiz oluyor herhalde!


En azından nette bir araştırma yapılırsa;
Atatürkün fiziksel özellikleri öğrenilebilir,
Atatürkün boyu 174 cm, Kilosu 76 kg (yaşamının büyük bölümünde 76 kg dır ancak hastalığının ilerlediği dönemlerde epeyce kilo vermiştir) Ayakkabı numarası da 43 dür.


Mehmet F.
14 yıl önce - Çrş 05 Ksm 2008, 14:19



Turgay34

14 yıl önce - Çrş 05 Ksm 2008, 14:32



dilek_kordelya
14 yıl önce - Çrş 05 Ksm 2008, 15:01

Alıntı:
"... Söz burada, sanırım, "devrimci şiddet" sorununa dolaşıyor. Mustafa Kemal sık sık "diktatörlükle" suçlanmıştır. Hala suçlanır. Halk egemenliği adına halka acımasız davrandığı, büyük yasaklar koyduğu ileri sürülmüştür. Hala sürülür. Ne hikmetse hiç kimse, ister demokratik olsun ister sosyalist, her devrimin tarihten edindiği meşruluğu sürdürmek için, yine tarihten şiddet kullanma yetkisini aldığını söylemez. Devrimci şiddet, tarihsel meşruluk kavramının içindedir. Ondan ayrılamaz ki! Devrim, devirdiği iktidarın güçlerine yasallık tanıyamayacağı gibi, onu devirmek isteyenlere de hoşgörüyle bakamaz. Hiçbir devrim de bakamamıştır.Fransız Devrimi'nin ilkeleri neydi? "Özgürlük, eşitlik ve kardeşlik" öyle mi? İyi ama, şu yukarda andığımız Marat'nın "devrimin selameti için" yüzbin kafa kesilmesi gerektiğini, gazetesinde çatır çatır savunduğunu bilir miydiniz? Fransız Devrimi'ni kurcalamış olanlar, dönemleri arasında önemli yer tutan Terör/Tedhiş Dönemi'ni hatırlayacaklardır. Devrim, akıl almaz bir tutkuyla engel gördüğü herşeyi ezip geçer. Giyotin sepetlerine düşen kafalardan piramitler kurabilirsiniz. Özgürlük, eşitlik, kardeşlik devrimi bu. Demokrasiyi, temel hak ve özgürlükleri doğuran ana. Rus Devrimi, daha farklı olamadı: Kızıl ve beyaz terörler hem birbirlerini, hem kendi kendilerini yiyip bitirmişlerdir. Yalnız Stalin'in "kestiği" komünist sayısı onbinlerin üstündedir deniyor.

Mustafa Kemal, devrimini ciddiye alıyordu. İlginçtir, baskı altında tuttuğu gruplar, Fransız Devrimi'nin baskı görmüş gruplarının aynıdır: Dinci gericilik, saraya bağlı işbirlikçi ihanet! Rasih Nuri'nin şu yazdıklarını okumuş muydunuz? Hele bir göz atın, ben son derece ilginç buldum:

"...Atatürk döneminde eski ittihatçı liderlerden asılanlar oldu. Albay (Ayıcı) Arif Bey ve Rüştü Paşa (Zorlu) bunlardandı. Sarıklı yobazlar asıldı. Şapka devrimine ve reformlara karşı gelenlerden asılanlar oldu. Nakşibendiler asıldı. Bu sert tutum Atatürk devriminin gerçeklerindendi. Ancak asılan ya da ağır cezaya uğratılan sol eğilimli tek bir kişi yoktur."

(Attila İlhan devam ediyor:)"...... Anadolu İhtilali'nin tarihsel meşruluğu elbette tarihsel şiddetle pekiştirilmiştir. Mustafa Kemal, gizler mi bunu? Yooo! Hadi bir göz atalım, isterseniz;

"... Egemenlik ve saltanat, hiç kimse tarafından hiç kimseye, bilim gereğidir, diye görüşülerek, tartışılarak verilmez. Egemenlik, saltanat, güçle, kudretle ve zorla alınır. Osmanoğulları zorla Türk ulusunun egemenliğine ve saltanatına el koymuşlardı. Bu tasallutlarını altı yüzyıldır sürdürmüşlerdir. Şimdi de Türk ulusu bu saldırganların hadlerini bildirerek, egemenlik ve saltanatını isyan ederek, kendi eline bilfiil almış bulunuyor. Bu bir olupbittidir. Söz konusu olan, ulusa saltanatını, egemenliğini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız sorunu değildir. Sorun zaten olupbitti olmuş bir gerçeği açıklamaktan ibarettir. Bu " behemahal" olacaktır. Burada toplananlar, meclis ve herkes sorunu tabii görürse fikrimce uygun olur. Aksi takdirde, yine gerçek, usulü dairesinde açıklanacaktır. Fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir. "


Başka bir vesileyle, bakın ne kadar ağır konuşuyor:

" Derim ki ben şahsen onların düşmanıyım. Onların olumsuz yönde atacakları bir adım, yalnız benim kişisel inancıma değil, yalnız benim amacıma değil, o adım benim ulusumun hayatıyla ilgili, o adım ulusumun hayatına karşı bir kasıt, o adım ulusumun kalbine yöneltilmiş zehirli bir hançerdir. Benim ve benimle aynı biçimde düşünen arkadaşlarımın yapacağı şey, mutlaka ve mutlaka o adımı atanı tepelemektir.Sizlere, bunun da üstünde bir söz söyleyeyim. Eğer bunu sağlayacak yasalar olmasa, bunu sağlayacak meclis olmasa, öyle olumsuz adımlar atanlar karşısında herkes çekilse, ben kendi başıma yalnız kalsam, yine tepeler ve yine öldürürüm.
"


Atatürk'ün sözlerini, işte, okudunuz. Attila İlhan'ın dediği gibi ne kadar sert! Son iki paragrafta gerekenleri söylüyor Atatürk. Cumhuriyet rejimimizin sağlığı için Atatürk gerekeni yapmıştır, hatta az bile yapmıştır. Ben olsam daha beterini yapabilirdim.

O yüzden hiç kimse Atatürk'e diktatör dendi diye karaları bağlamasın. Atatürk mantık çerçevesinde davranmıştır.

Son sözüm, yeri gelmişken onu da söyleyeyim, bazı arkadaşlarımız diğer başlıklarda Atatürk'ün kendisinin ve devrimlerinin kanunlarla korunuyor olmasını saçmalık olarak değerlendirmişti. Kanunların niye böyle olduğunu Atatürk'ün şu sözü bana kalırsa çok güzel açıklıyor, tekrar yazıyorum:

Alıntı:
"Eğer bunu sağlayacak yasalar olmasa, bunu sağlayacak meclis olmasa, öyle olumsuz adımlar atanlar karşısında herkes çekilse, ben kendi başıma yalnız kalsam, yine tepeler ve yine öldürürüm."

Şimdi daha iyi anlarsınız zannediyorum, ATATÜRK'Ü KORUYAN YASALARIN NİYE VAR OLDUĞUNU!!!!!!!!!!!!!


ahmet_ozbuluk

14 yıl önce - Çrş 05 Ksm 2008, 15:34



sayfa 7
« önceki   123 ... 678 ... 151617   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET