1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 31  |
 |
ALTAR33
14 yıl önce - Cum 26 Arl 2008, 22:40
..size kısa bir hikaye anlatayım belki bazı arkadaşlar muhakeme ederek geçmişte tirajı sözde 1 milyonu bulan bir gazetenin bugün ki halini görerek bir şeyleri idrak edebilir......
............Türkiye'de cemaatlere yönelik abonelik sisteminin mucidi Zaman gazetesi değil, 1980'li yılların başında Nakşibendi cemaatinin medya bacağını oluşturan ve aynı zamanda cemaatin lideri konumundaki Hüseyin Hilmi Işığın damadı olan Enver Ören 'in sahipliğindeki Türkiye gazetesidir. Özal döneminde gazetenin altın çağını yaşadığı ve milyon adetlerdeki tirajlara ulaştığını görüyoruz. Yine enver ören sahipliğindeki İhlas okullarında burslu okuyan öğrencilerin sabahları çok erken saatlerde kalkarak gazete dağıtımlarını yaptığı bu gazete başka bir Enver Ören kuruluşu olan İhlas Ev Aletleri tarafından ithal edilen promosyonları ile (Rayma Bilezik vs.) yüksek tirajları ile bir döneme damgasını vurmuştu. Bu kurum ve iştirakleri ise Özal devrinin kapanması ile bitkisel hayata girmiş ve hatta Bankacılık krizi döneminde tüm iştiraklerine TMSF tarafından el koyulacak duruma gelmişti. Ne varki bugün ki hükümet ile yakın ilişkisi İhlas Holding ve Enver Ören'i ipten kurtaracak hatta TGRT'yi bu derin ilişkiler yumağı ile Murdoch'a rahmetli Ahmet Ertegün üzerinden satacak duruma getirmişti.. (Medyanın damatlar ve öz evlatlar tarafından yönetilmesi konusu da ülkemize çok da yabancı değil anlaşılacağı üzere.) TÜRKİYE ABONELİKTE ÖNCÜ Bu aboneler bağış, destek, alışveriş, ihlas ev aletlerinin yan promosyonları, İhlas Pazarlama şirketinin kampanyaları üzerinden ya da gerçekten gazete üzerinden verilen kuponlu kampanyalara katılım şeklinde oluyordu. Türkiye gazetesinin bu başarısının arkasında elbette cemaat, bağlı okulları, şirketleri, destekçileri, finansörleri vardı.Neredeyse her il, ilçe ve kasabada örgütlü İhlas temsilcilikleri gazeteleri toplu olarak dağıtım şirketinden teslim alıyor sonrasında öğrenciler ya temsilciler vasıtası ile abonelerine dağıtıyordu. Ne yalan söyleyeyim Zaman'dan farklı olarak çok akıllı kampanyalar ile gerçekten çok yüksek tiraj patlamaları yaptıkları da oluyor. Bugün ise Türkiye gazetesi onca pırıltılı dönemden sonra İhlas Pazarlama ile promosyon olarak verilen gazete aboneliklerinden ibaret, basın ilan kurumundan pay alma niyetiyle yüzbin adedin üstünde kalmak için çoğunluğu sözde abonelik ile yaşatılmaya çalışılan bir gazete. O gazeteler de gerçekten basılıyor mu emin bile değilim. İHLAS OKULU YERİNE IŞIK OKULLARI…Nakşiliğin yerini Fethullah hoca hareketinin almasıyla benzer yapılanma medyada da gerçekleşiyor ve Türkiye gazetesinin yerini Zaman, dağıtımı yapan öğrenilerin yetiştiği okullarda ise İhlas okullarının yerini Işık okul ve evleri alıyor.
|
 |
ömer..
14 yıl önce - Cum 26 Arl 2008, 23:08
Eskiden milyon satan başka gazeteler vardı. Onlar neden tiraj kaybetti?
Tiraj kaybı yaşayan gazeteler kendi durumlarını değerlendiriyor olmalılar.
Zaman ile Türkiye, birbirinden ayrı gazeteler. Tirajları da parallelik göstermiyor. Zamanın tirajı baştan beri genel olarak artıyor.
| Alıntı: |
| sözde 1 milyonu bulan |
Bir gazete bir milyon satar veya satmaz. Bunu tiraj raporları belirler. Gazetelerin ne kadar sattığını tiraj raporlarına bakarak öğreniriz.
|
 |
oki30
14 yıl önce - Cum 26 Arl 2008, 23:33
İki örnek vereceğim. İkisi de bizzat yaşadığım örnekler.
Cemaat evlerinde yaşayan, onların deyimiyle 'abi'lerinden birisi yakın bir arkadaşım. Bu 'abi' yeni gelenlerle sık sık görüşerek okullarındaki arkadaşlarıyla sürekli temas halinde olmasını ve gazeteye abone yapılması görevini veriyordu. Hatta bir sınır vererek (sayısını hatırlamıyorum) bu sınırın üstüne geçilmesini istiyordu. Abonelik teklifleri yaklaşık 10 kişilik grupların arasında yapılıp, vereceğimiz paraların fakir öğrencilere de yansıyacağını ve iftar çadırı için yardımda da kullanılacağı söylendikten sonra 'istersen alma!' durumu oluşturularak yapılıyordu.
Diğer örnek de; bir devlet kurumuna günlük 10 ile 15 arası günlük değişen miktarlarda isimsiz ve karşılıksız bırakılıyordu.
Bu bilgilerim sağdan soldan duyma olmadığı ve bizzat yaşadığım örnekler olduğu için bu tirajlar bana hiçbir zaman inandırıcı gelmedi.
Gazete için olumlu olarak söyleyebileceğim tek şey Türkiye'de basılan tüm gazeteler arasında en iyi gazete dizaynına sahip olmasıdır.
|
 |
ömer..
14 yıl önce - Cum 26 Arl 2008, 23:41
| Alıntı: |
bir devlet kurumuna günlük 10 ile 15 arasında isimsiz ve karşılıksız bırakılıyordu.
|
Her gazetenin alıcısı ve okuyucusu vardır. Abone sisteminde böyledir. Gazeteyi dağıtan isim bilmeden kime gazeteyi dağıtsın? Sonra parayı kimden tahsil edecek? Karşılıksız para verilmeden gazete basılacak, bunun maliyeti nasıl karşılanacak?
|
 |
oki30
14 yıl önce - Cum 26 Arl 2008, 23:44
Şöyle genişleteyim o cümlemi o zaman.
Gazeteler içeri alındıktan sonra isteyen gazeteyi alıp okuyor. Hiçbir zaman sabit bir miktarda gelmiyordu.
Nedenini ben bilmem. Ben sadece olanı söylüyorum.
|
 |
Mustafa Can Karakus
14 yıl önce - Cum 26 Arl 2008, 23:47
| Alıntı: |
Bir kere mecidiyeköy,perpa,beyoğlu,eminönü,beşiktaş,üsküdar esnafının çoğunluğunun zaman gazetesi okuduğunu gözlemlemişimdir.
|
Esnaflar bu gazeteyi gönülden almıyorlar. Bir şekilde almak zorunda bırakılıyorlar. Bu gazete bir nevi oraya yapıştırılan işaret gibi bir şey. Eğer o gazeteyi barındırmazlarsa cemaat tarafından aforopz ilan ediliyorlar. O işyerleriyle ticari ilişkilerini kesiyorlar. Eh cemaatin populasyonuda sırt çevirilemeyecek kadar genişlediği için bir zorunluluk doğuyor.
Bu bilgiler yanlış demeyin bu tür baskıları ben ve ailem yaşadık.
En son Mustafa Can Karakus tarafından Cum 26 Arl 2008, 23:52 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
ALTAR33
14 yıl önce - Cum 26 Arl 2008, 23:53
umarım daha önceki yazımda iki gazete arasında ki tarikat-siyaset-ticaret bağlantlarından aynı oyunun farklı karakterlerle nasıl oynandığını bazıları farkeder...ama bütün bunlara rağmen herşeyi cemaat taraftarları arasında sıkça söylenen bir hoşgörü!!!!! edasıyla karşılayanlar bu ülkenin geleceğinin ve kaynaklarnın sömürüldüğünün bir gün mutlaka farkına varacaktır fakat çok geç olacak...işte bizim en büyük düşmanımız aslında bu kendimide bu tanımın içine koyarak diyorum ki cehaletimiz!!!dünyadaki gelişmeleri algılama ve tanımlamadaki eksiğimiz bizi bu hale getirdi nedenmi?geleceği göremiyoruz bırakın geleceği önümüzü bile görmekte zorlanıyoruz.Bazen kendime soruyorum acaba benmi yanlış taraftayım sonra bir şeyin farkına vardım yıllardır fettullah hoca neden ABD.de yaşıyor diye sorar herkes ben cevabını buldum hoca efendi neden Türkiye de yaşasınki bu dünyayı haklı olan değil güçlü olan yönetiyor ve hoca efendide çok rasyonel bir insan doğal olarak güçlünün yanında olacak..her ne kadar kuran,da hristiyanları kendinize dost edinmeyin desede hoca efendi onlarıda kardeşimiz gibi görmeliyiz diyor hatta papa ile dinlerarası diyalog çalışmalarına destek veriyor...bende hoca efendi gibi olmak istedim yani rasyonel(akılcı) düşünerek haklının değil güçlünün yanında olmak istedim fakat yapamadım arkadaşlar ortadoğuda müslüman kardeşlerim abd tarfından katledilirken ben güçlünün yanında olamadım vicdanıma yenik düştüm...büyük önder bize aslında yıllar önce yanmemiz gereken en büyük düşmanı göstermişti...YENİLMESİ GEREKEN EN BÜYÜK DÜŞMAN CEHALETTİR!! MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
|
 |
ömer..
14 yıl önce - Cum 26 Arl 2008, 23:59
| Alıntı: |
| Esnaflar bu gazeteyi gönülden almıyorlar. Bir şekilde almak zorunda bırakılıyorlar. |
Esnaflık zor bir meslek. Kimseyi kırmaması ve güleryüzlü olması lazım. Malum esnafın bir yanlışını gören ondan bir daha alışveriş yapmayabiliyor. Çünkü alternatif bir başka yer var.
Tanıtımla, arkadaş tavsiyesi ile gazete alınmış olabilir. Ama almak istemiyorsa zaten almaz. Kimseye zorla bir şey yaptırılamaz.
| Alıntı: |
| Hiçbir zaman sabit bir miktarda gelmiyordu. |
Sayıda azalma varsa abonelikte iptaller vardır.
| Alıntı: |
| hoca efendi neden Türkiye de yaşasın |
Yıllarca yaşamış zaten. gelmesine de engel yok. Ama gelirse, hakkında rahatsız edici haberler çıkacağından ve bundan endişe ettiğinden gelmek istemiyor. Ulkesine özlem duyduğu çok açık.
En son ömer.. tarafından Cmt 27 Arl 2008, 00:15 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
TayfunCa
14 yıl önce - Cmt 27 Arl 2008, 00:05
Hakikaten milleti aptal mı sanıyorsunuz anlamıyorum. Zaman gazetesi her ne kadar isminde gazete ismi geçse bile gazete bile sayılmaz daha ziyade sahibinin sesi gibi bir bülten. Bizim işyerine bile geliyor, niye geldiğini de kimse bilmiyor. Meydanda ücretsiz dağıtıldığına da bizzat ben şahit oldum.
Yahu göz göre göre de yalan söylenmez ki! Kılıçdaroğlu PKK genelevine gitmişmiş bilmem neymiş, adam o tarihte yurtdışında bile olmadığını ispatladı. Ne kuyruk acısı olmuş adama karşı yahu, böylesi iftira atmaktan bile kaçınmayan kağıt müsvetteleri gazete oldu başımıza. Neyse bunlar konuşsun daha, konuştukça bu millet görüyor neyin ne olduğunu.
Neymiş efendim, "Dersim isyanı ile mehur Tunceli'de doğan Kılıçdaroğlu" demek yaftalamak değilmiş. O zaman her Sivas'lıyı "Sivas katliamı ile meşhur Sivas'da doğan xxx", her Diyarbakır'da doğanı "terör olayları ile meşhur Diyarbakır'da doğan yyy" diye çağıralım olacak iş mi? Bu yaftalamak değildir de nedir? Sonra oturup birileri bu yaftalamak değil diyor. Yahu lütfen ya, biraz samimiyet lütfen dürüst olmak bu kadar zor değil.
Doğruya doğru, yanlışa yanlış denir. Bu kadar kör göze parmak sokulmaz ki, insaf. Edep ya hu...
|
 |
ömer..
14 yıl önce - Cmt 27 Arl 2008, 00:08
| Alıntı: |
| Dersim isyanı ile mehur Tunceli'de doğan Kılıçdaroğlu" demek yaftalamak değilmiş. |
Yaftalamak değil. Dersimci dersen yaftalama olur. Yazılmayabilirdi ama yazılmışsa niye hemen bir art niyet aranıyor? Niye gazete siyasi bir taraf olmak gibi yanlış bir düşünceyle değerlendiriliyor. Taraf olsaydı, haberlere bunu belirten açık ifadeler konurdu.
| Alıntı: |
| Kılıçdaroğlu pkk genelevine gitmişmiş bilmem neymiş, adam o tarihte yurtdışında bile olmadığını ispatladı. Ne kuyruk acısı olmuş adama karşı yahu, böylesi iftira atmaktan bile kaçınmayan kağıt müsvetteleri gazete oldu başımıza. |
Tarafınızca doğru anlaşılmayan haberde alıntıdaki hiçbir ifade geçmiyor. Gazetede olmayan bir ifade ile ilgili yanlış bilgi vermeyin. Haberde Kılıçdaroğlu'nun ispat etmediği iddialar haber yapılmış. İddia ettiği kişiler arasında Genel Kurmay Başkanı da var. İddialarını ispatlasın. Bu da şahsi görüşüm.
En son ömer.. tarafından Cmt 27 Arl 2008, 09:35 tarihinde değiştirildi, toplamda 5 kere değiştirildi
|
 |
sayfa 31  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|