Alper K2
14 yıl önce - Pzr 14 Eyl 2008, 14:37
Dün bir kez daha gördük ki Süper Lig'de mutlaka profesyonel hakemlere ihtiyacimz var.
Yok hafta ici Dis Hekimi, Bakkal veya bilmem ne ve hafta sonu da hakem olmuyor !
Hakemlerimiz tüm enerji, güc ve konsantrasyonlarini bu ise vermezse ve adam gibi egitim alamazsa ülkemizdeki bu durum maalesef böyle kalmaya mahkumdur.
|
musttafa
14 yıl önce - Sal 16 Eyl 2008, 23:47
Almanya'da bizim ülkedekinin yarısı kadar bile yetenekli oyuncu çıkmazken displinleri, belli bir ekole sahip olmaları sayesinde her zaman yarı final, final oynamıştır, kupayı da aldıkları olmuştur. Ülkemizden çok yetenekli oyuncular çıkmakta ancak futbol ekolümüzün oturmamış olması en büyük eksiklik olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir ekol ve sistem edinirsek ileride kupalara ambargo koyabiliriz.
|
esesmania
14 yıl önce - Cum 26 Eyl 2008, 04:17
Tek sorun sanki türkiyede 3 takım varmış gibi davranılması.. Bu zihniyetten ne zaman var geçillir ve herkes kendi şehrinin takımını destekler o zaman Türkiye Futbolu gelişir.
Anadolunun yıkılmayan tek kalesi Eskişehirspor..... Anti-Bizans
BİZ Eskişehirsporuz, Biz Bursasporuz, Biz Kocaelisporuz Biz Karşıyakayız, Biz Sakaryasporuz....... BİZ ANADOLU'YUZZZZZZ......
En son esesmania tarafından Cum 26 Eyl 2008, 15:53 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
emre alb
14 yıl önce - Cum 26 Eyl 2008, 04:55
Genel anlamda sorun, ülkemizin kaynaklarını verimli kullanamayışı ile aynı temelli. Sistemli ve sürdürülebilir sonuç odaklı çalışma mantığı toplumumuzda yerleşmemiş durumda. Bir konu üzerinde kafa yorduğumuz zaman yaptığımız çıkarımlar ve aldığımız kararlar hep günü kurtarmaya yönelik. Çoğu zaman bunu da yapmıyoruz, iki kere düşünüp bir iş yapacağımıza bir kere belki düşünüp 50 tane işe girişiyoruz.
Çok genel oldu tabi bu tespitler, ben daha özelden bir iki şeye dikkat çekeyim.
Futbolcuda en önce olması gereken, fundamental denilen, topla iyi ilişkiyi ve temel oyun felsefesine hakim olmayı anlatan kavramdır. İngiliz futbolunda hemen her oyuncu bu konuda kendini yetiştirmiştir ve her zaman ne yapacaklarını bilirler, pas yüzdeleri yüksektir ve çok iyi şut çekerler.
Eğer oyuncu yetenekli ise yeteneğini de işin içine katar ve yıldız olur, ama yetenekleri kısıtlı olsa bile hemen her oyuncu kendi mevkisinde asla sırıtmadan görevlerini yerine getirir. Genel anlamda İngiliz futbolunda hiçbir oyuncu sahada sırıtmaz.
Biz de ise hemen her oyuncu sahada sırım sırım sırıtıyor, yeteneklerine bakılmaksızın. On tane Premier lig maçı izleyin, arkasından TR liginden bir maç izleyin, göz zevkiniz yerle bir olur. Nedeni bizim topçuların yeteneksiz oluşu değil, fundamental eksiklikleridir. Topu kontrol edişleri yanlış ya da amaçsız (amaçsız ne demek, bakın ALex'e topu alırken hep yapacağı şeye göre alır), top sürüşleri savruk, ortaları hep yanlıştır.
En iyi oyuncularımıza bakalım, Arda müthiş yetenekli, hızlı ve teknik. Ama şutları zayıf, ortaları yanlış ve bazen sahada kendini parçalıyor gereksiz yere. İngiltere'de yetişmiş olsa idi Ronaldo'nun Messi'nin rakibi olurdu (ama hala umut var Arda'da)
Tuncay çok güçlü ve hızlı bir oyuncu, ama topla barışık değil, yapması gerekeni biliyor ama bazen yapamıyor çünkü iyi yetiştirilmemiş, top hakimiyeti yeteneği olmasına rağmen yeterli değil.
Uğur Boral hem hızlı hem de iyi ortacı ama pas yüzdesi düşük, sadece çizgi oyuncusu, topu sağına alıp içeriye katiyen giremiyor. (Kanat oyuncularımızdaki klasik sıkıntı)
Volkan dehşet verici reflekslere hem de o cüsseyle beraber sahip ama yan toplarda, topu oyuna sokmada tam bir amatör.
Hasan Şaş güçlü teknik ve çabuk ama oyun zekası (zekası değil oyun zekası) kısıtlı, sonuca gidemiyor çoğu zaman.
Hemen her oyuncumuzda görülen temel eksiklikler.
Kezman gibi yetenekleri kısıtlı bir adam, bugün Avrupa'nın ünlü golcülerinden biri. Nasıl? Adam sağ ayağı ile iyi şut çekiyormuş ama, sol ayağı güçsüzmüş, sağ ayağını kırdırıp sol ayağına yüklenmiş (manyaklık tamam ama adam bir eksiğini kapatmak için neler yapmış) ve sol ayağı ile de çok iyi şut çekebilmeyi öğrenmiş. O sayede her iki ayağını birden çok iyi kullanmaya başlamış ve kalburüstü bir golcü olmuş.
Biz de ise senin sağ ayağın iyi geç sağa, sen kazmasın geç defansa mantığı var. Öyle olunca Uğur Boral gibi adam sağ ayağını hiç kullanamıyor ve ne zaman sıkışsa komik görüntüler ortaya çıkıyor.
Bir arkadaşın söylediği gibi, hala üçe beş top kapma çalışıyor Türk futbolcusu, elin İngilizi ise kendini elektrotlarla makineye bağlayıp sert sut atabilmenin matematiğini çözmeye çalışıyor.[/img]
|