Keçiören’deki Cumhuriyet Kulesi’nin mahkeme kararıyla yıkımının kesinleşmesi Başkent’te günün konusu oldu. Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek, “Kulenin yapımına karar veren ilgililer hakkında tazminat davası açılmalı” derken, Keçiören Belediye Başkanı Ak, “Karara uyup yıkacağız” ifadesini kullandı.
Cumhuriyet Kulesi’nin yıkımının mahkeme kararıyla kesinleşmesinin ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak Ankara Hürriyet’e konuştu.
Keçiören Belediyesi olarak hukuki olarak gerekli çalışmaları yaptıklarını belirten Mustafa Ak, şunları söyledi:
“Biz bu hale gelmesini istemezdik. Hukuk çerçevesi içinde her yolu denedik, biz kulenin tamamlanmasıyla alakalı çalışma yaptık ama bir türlü olmadı. Yapılan hatalar, yanlışlıklar düzeltilemedi. Ama yargının son kararını yerine getirilmesiyle alakalı biz de görevimizi yapacağız. Çözüm bulmak için Büyükşehir Belediyesi’yle diyalog içindeydik. Keşke bu diyalog, kule yapılmadan önce de iki kurum arasında kurulsaydı, belki bu hale gelmezdi. İmar değişikliği yapılarak da gerçekleştirilebilirdi.”
YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNER
“Kulenin yıkılıp yıkılmamasıyla ilgili vatandaşa anket yapacak mısınız” sorusuna ise Ak şu yanıtı verdi:
“Yargı kararı olmadan önce anket yapılabilirdi ama yargının kararını halka sormanın anlamı yok. Vatandaşın tepkisi olursa gerçeği, doğruyu anlatacağız. Emek ve para harcanmış bir yapının yıkılması hoş değil ama dünyada buna benzer örnekler de var. Yanlış hesap Bağdat’tan döner. Bir yanlış yapılmıştır ve bu yanlıştan dönülüyor. Yıkılmasıyla ilgili çalışmalara başlayacağız. Nasıl yıkılacağıyla ilgili araştırma yapıyoruz. Kulenin yerine çok daha güzel cazip bir alan oluşturmak istiyoruz.”
GÖKÇEK: TAZMİNAT DAVASI AÇILMALI
Danıştay 6’ncı Dairesi’nin kararının Büyükşehir Belediyesi’nin itirazını haklı çıkardığını ifade eden Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, kulenin hukuksuz ve imar mevzuatına uygun olmadan yapıldığını kaydetti. Kuleyle ilgili alınmış bir imar plan kararının bulunmadığını aktaran Gökçek, “Yasalara uygun olmadan, gerekli yasal prosedürü yerine getirmeden bu kulenin yapımına karar veren ilgililer hakkında 20 trilyon liralık tazminat davasının hemen açılması gerekmektedir. Bu görev de Keçiören Belediyesi’ne düşüyor. Biz sadece iptal ettirdik o kadar, bundan sonrası Keçiören Belediyesi’ne kalıyor” diye konuştu.
Ankara Hürriyet’in gündeme getirdiği Cumhuriyet Kulesi’nin ruhsatını iptal eden mahkeme kararının ardından, sular durulmuyor.
Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak’ın, “Mahkeme kararına uyup kuleyi yıkacağız” ve Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in, “Tazminat davası açılmalı” açıklamalarının ardından kulenin mimarı Keçiören eski Belediye Başkanı Turgut Altınok sessizliğini bozdu. “Kuleyi yıkmak cinayet işlemek demek” diyen Altınok sözlerini şöyle sürdürdü:
DÜZENLEME YAPILABİLİR
“Cumhuriyet Kulesi Keçiören’in gelişimine katkı sağlamış bir proje. Bittiği zaman içindeki nikah salonları, alışveriş merkezi ve kafeleriyle ayda bir milyon lira gibi bir katkı sağlayacak. Masrafını kısa sürede çıkarak bir yatırım. Bu kadar para harcanmış, yazık değil mi?
Mania hattı sorun teşkil ediyormuş. Keçiören’de mania hattını aşan bir AVM vardı. AVM’ye karşı değilim ama onun için bir düzenleme yapıldı. Burası için neden yapılmıyor?
KİNİN KURBANI OLMASIN
Melih Bey tazminat davası açılsın diyor. Demir kafes için kendisine dava açılması lazım. Faturalarını çıkarttım, 90 milyon sokağa atıldı. Cumhuriyet KUlesi gibi vizyonu olan bir proje demir kafesle kıyaslanılmamalı. Kinin ve komplekslerin kurbanı olmamalı. Yeni bir plan yapılarak kule tamamlanabilir.
Referandum yapılmasına çok meraklı. Bir referandum da Keçiören’de yapılsın. Keçiörenli kulesinin geleceğine karar versin.”
GÖNLÜMDEN BÜYÜKŞEHİR GEÇİYOR
Altınok 2014 yerel seçimlerinde MHP’den aday olacağı iddialarıyla ilgili ise, “Şimdilik çok erken köprünün altından çok su geçer. Herkesin gönlünde bir şey vardır” dedi. “Gönlünüzden ne geçiyor” sorusuna ise, “Gönlümüzde Büyükşehir var” yanıtını verdi.
Melih bey Kule için tazminat ödensin diyor ama kim ödeyecek bu tazminatı. Kendi kaybettiği tazminat davalarını kendi mi ödedi, millet mi ödedi ?
O zaman Çelikkafes için de tazminat isteminde bulunulamaz mı ?
Bu ne kindir? Daha aynı partideyken biri büyükşehir diğeri ilçe belediye başkanıyken Turgut Altınok'la müthiş bir rekabet içerisine giren ve Keçiören'in hizmetlerini engellemeye çalışan Gökçek, Turgut Altınok'un aday olmamasından en büyük karı çıkardı. Ama nasıl bir kinse, yaşananların üzerinden 5 yıla yakın zaman geçmesine rağmen Gökçek ağzını hala hayırlı açamıyor.
Benim düşüncem, Altınok Keçiören belediye başkanı olsaydı o kule biterdi. Ancak Keçiören kültür ateşesi (bu tabiri açık açık kullanacağım çünkü Keçiören Ankara'da belediyecilik anlamında şu an için eski merkez ilçeler arasında Etimesgut'la beraber en kötüsü diyebilirim. Belediye hizmetten ziyade salt kültür-sanat merkezine dönmüş) Mustafa Ak, önceki dönemin yaptığı yatırımı sahiplenmek ve sürdürmenin yollarını aramak yerine Gökçek'in arkasına takılıp yıkacağız diyor. Sahi, Mustafa Ak ne kazandırdı Keçiören'e? Turgut Altınok'un yaptıklarından ayrı olarak ne yaptı acaba? Mahkeme kararı yıkılsın der, ama ortada da fazlasıyla tamamlanmış bir yatırım var, ki karar da bu mantıkla yorumlanmalı, o nedenle bunu sürdürmenin ve planlara uygun bir şekil kazanması için plan tadili yapmanın yolları da mevcuttur. Ama bu yollar nedense tercih edilmiyor. Bu aşamada, Turgut Altınok'un illa ki hatası var ama bu hata yansıtıldığı kadar büyük ve giderilemeyecek bir hata değil. 4 yıldır siyaset arenasında olmayan bir insanı, tam da yeni dönemde Keçiören veya büyükşehir için adaylığı gündeme geldiği bir ortamda özellikle bu tip haberlerle anmak her iki belediye adına da tesadüf olmayacaktır bana göre. Biri 20. yılını doldururken artık iyice kaşarlaşıp Ankara'da belki temel hizmetleri düzgün yürütür ama başkent vizyonuna uygun hizmet sunamaz, diğeri zaten fuarda ayran dağıtmak ve kültür-sanat programı haricinde bir şey yapamazken gerçekten hiç ama hiç tesadüf değil Turgut Altınok'a yapılan bu salvolar.
Zaten Ankara'nın başına ne geliyorsa şu siyasi çekişmeler yüzünden geliyor. Belediyelerin birbirleriyle olan çekişmeleri Ankara'nın gelişimini sekteye uğratıyor.