Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Ermenistan'a Ziyaret
« önceki   123 ... 232425 ... 282930   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
sayfa 24

Cumhurbaşkanı ve Milletvekilleri Ermenistana maça gitmelimi?
1-Gitmeli 36.1%  36.1%  [120]
2-Gitmemeli 56.9%  56.9%  [189]
3-Farketmez 6.9%  6.9%  [23]
Toplam Oy : 332

osmancık
14 yıl önce - Sal 09 Eyl 2008, 22:16

Alıntı:
site kuralları 1. madde tarihimizi kötülemek yasak. ittihat terakki - 6-7 eylül diyerek tarihimiz kötüleniyor.


kötülemek, bir nevi iftira atmak ile gerçekleri gizlemek farklı şeyler.
6-7 eylül olayları, savunulacak şeyler miydi?
daha bu kadar yakın tarihimizle yüzleşemiyorsak, azınlık dükkanlarının yağmalanması doğruydu diyen yokken (yoksa var mı?), ermeni meselesini nasıl halledeceğiz?

ayrıca ittihat ve terakkinin icraatlarını eleştirme hakkına sahibim.

musul-kerkük petrollerini II. abdülhamit'in özel mülkiyeti olmaktan çıkaran da, büyüyeceğiz derken turan hayaliyle elindekini daha da parça parça düşmana kaptıran ittihat ve terakki için, ülkeyi iyi yönettiler, ne yaptılarsa ellerine sağlık diyemeyiz. ben diyemem.

ellerine yüzlerine bulaştırdıkları diğer olay da ermeni tehciridir.
diğer hatalarının cezasını ülkemiz çektiği için dünyanın umurunda değil ama bazı hatalarının uçları işte böyle başkasına dokununca, yıllar sonra bile karşımıza çıkıyor.

bence yöntem doğru değildi.
ya da doğru kabul edelim. bir imparatorluğun, ölenlerin kendi vatandaşı olduğunu düşünerek en azından üzgün olduğunu belirtmesinde ne mahsur olabilir.


hasan1
14 yıl önce - Sal 09 Eyl 2008, 22:18



umutyolu
14 yıl önce - Sal 09 Eyl 2008, 23:02

Alıntı:
kötülemek, bir nevi iftira atmak ile gerçekleri gizlemek farklı şeyler.


Sayın osmancık arkadaşım,

Sanırım çok iyi bilmediğiniz konularda atma - tutma tattiği ile kesin görüşler ileri sürmeseniz daha iyi olur. Bir kere İttihat ve Terakki'nin techirde öyle büyük bir rölü yoktur. Techir fikrini ilk Almanlar Enver paşaya söylemişler ve Enver paşada Talat paşaya söylemiştir. İttihatçiler buna karşı bile çıkmışlardır. Hatta Talat paşanın anılarında bu açıkça yazar. Techir aslında en son önlem olarak düşünülmüş. Ancak Almanların cephe kaybetmek istememesi ve Rusları doğuda oyalama düşüncesi techir için baskıya neden olmuştur. Osmanlı techir kararını aslından çokta istemeden çıkarmış ve 6 ay sonrada iptal etmiştir. Techir sırasında Osmanlı olabilecek her türlü önlemi almış, gidenlerin mallarını bile emanete alıp korumuştur. Techir edilenler Osmanlı vatandaşı idi ve onların hakları sonuna kadar korundu. Ayrıca bir kısmı tren ile gönderildi ve yemekleri en yakın cephedeki Mehmetçiğin karavanasından sağlandı. Bütün bunlar techir yasası içinde açıkça yazıyor ve uygulandı da. Bunların hep resmi evrakları ve ABD gibi ülkelerin resmi yazışmaları mevcuttur.

İkinci olarak, itham edilen İttihat ve terakki değil, bütün Türk milletidir. Nerdeyse hiçbir diaspora Ermenisi veya Ermenistan Ermenisi İttihat ve Terakkinin ismini bile bilmez. Bildikleri Osmanlı ve Türkiye'dir. Bunun için ortaya attığınız düşünceler daha baştan yanlıştır. Soykırım iddiası emperyalizmi yenen Türkiye'ye karşı bir aşağılama kampanyasıdır. Ermenileri piyon olarak kullanıp ortaya bir düşmanlık çıkarmak bu kirli planlarının en büyük amacıydı. Yoksa Osmanlı devleti hakkında hiçbir zaman soykırım olarak suçlama olmamıştır. Buna niyet eden ve işgal altındaki İstanbul'da padişahın izni ile kurulan Malta mahkemesinde alınan karar herşeyi açıklıyor. Buna göre ortada hiçbir delil, ispat yada tanık yoktur. Dolayısıyla Osmanlıyı yada Türk milletini soykırımla suçlamak mümkün değildir. Malta mahkemesinin sonucunda söylenen aynen şudur : Bir ülke kendisini, topraklarını korumak ve gerekirse vatandaşlarının bulundukları yerleri değiştirip güvenliği sağlamak hakkına sahiptir. Bütün bunlara bakarsanız neden bugüne kadar resmi bir karar olmadığını ve bize yapılan herşeyi neden gayri resmi olduğu daha açıkça görürsünüz.

Alıntı:
bence yöntem doğru değildi.
ya da doğru kabul edelim. bir imparatorluğun, ölenlerin kendi vatandaşı olduğunu düşünerek en azından üzgün olduğunu belirtmesinde ne mahsur olabilir.


Yöntem doğruydu yada değildi. Gözöne alacağınız başlıca şey 700 yıllık bir imparatorluğun 6 cephede savaşması ve halkının batı tarafından eziyete uğramasıdır. Bütün bunların içine birde içinizdeki en güvendiğiniz bir halkın bir kısmının sürekli isyanlar çıkardığını, Yıldız sarayını bastığını, Osmanlı bankasının rehin aldığını ve Doğu Anadolu'da Fransızlar + Ruslar ile işbirliği yaptığını düşünün. Ayrıca bu kişilerin birde padişaha bombalı suikast yaptığını ama buna rağmen padişahın yerli Ermeni halkını asla suçlamadığını düşünün. Durmak bilmeyen isyanlar, emperyalistlerin kandırdığı Ermeni çeteleri ve bunları malzeme sağlayan bazı sivil Ermeniler karşısında ne yapılabilirdi sizce? Neden acaba nufusları daha fazla olan Rumlar veya Süryaniler techir edilmedi? Bunu cevabına baktığınız zaman güvenlik riskinin ne derece olduğunu zaten görüyorsunuz.

Yukarıda dediğim gibi Osmanlı devleti vatandaşını korumak, olası bir iç savaşı engellemek ve sivillerin kaybını - riski en aza indirmek için techire karar verdi. Bu karar ile belki bugün hayatta olan birçok Ermeni (diaspora en başta) bu sayede hayatta kaldı. Fakat batı emperyalizmi bunu öyle bir saptırdı ve çevirdiki şimdi herkez tam tersi sanıyor.

Gözlerimizi açalım ve neyin ne olduğunu öğrenelim. İttihat ve terakki yaptı derseniz İstanbul'u kim İngilize teslim etti o zaman derler. Boşuna bu oyunu oynamaya çalışmayın. Türk milleti bu devleti bir baştan her beraber kurdu. Emperyalizme geçit vermedi. Bu saatten sonra emperyalistlere geçit vermeye çalışmak, onların 90 yıl önceki planların gerçekleştirmek akıl ve mantığa asla sığmaz.

Teşekkürler.


osmancık
14 yıl önce - Sal 09 Eyl 2008, 23:23

Alıntı:
Techir fikrini ilk Almanlar Enver paşaya söylemişler ve Enver paşada Talat paşaya söylemiştir.


bunu bile almanların üzerine attık ya, helal olsun.
savaşa da almanlar istediği için girdik zaten.
bu kararı kim almış, ittihat ve terakki değil mi?
ayrıca madem tehcir bu kadar savunulacak birşey, başka yolu yoktu, niye almanların üzerine yıkmaya çalışıyorsunuz?

Alıntı:
İkinci olarak, itham edilen İttihat ve terakki değil, bütün Türk milletidir. Nerdeyse hiçbir diaspora Ermenisi veya Ermenistan Ermenisi İttihat ve Terakkinin ismini bile bilmez.


ermeniler, talat ve enver paşa'yı bizim bilmediğimiz kadar iyi bilir.
yalnız bilmedikleri şey, enver ve talat paşa'nın hiç sahiplenilmediğidir.
türklerin, onların mezarının yerini bile bilmediğini hayretle karşıladıklarını, hrant dink'in cenazesi için gelenlere gazetecilerin bunu söylemesi ve yazmasıyla haberim oldu.

Alıntı:
İttihat ve terakki yaptı derseniz İstanbul'u kim İngilize teslim etti o zaman derler.


koca imparatorluğu türlü entrikalarla padişah'tan devralıp, daha sonra yönetemeyeceğini anlayıp kaçanlar teslim etti derim.
ayrıca istanbul'un ingilizlere sizin tabirinizle teslim edilmesi, ittihat ve terakkiyi aklamak için yeterli mi?

ordu'nun siyasete bulaşması işte böyle sonuçlara yol açıyor.
ittihat ve terakki bu milletin başına gelmiş en büyük talihsizliktir..
ermenilerden daha çok, türkler çekti bunlardan.


Canas
14 yıl önce - Sal 09 Eyl 2008, 23:46
Türkeş: "...yapılması gereken bu kazayı telafi edip eski dostluğu devam ettirmektir"


Alıntı:
"Tarihe böyle geniş bir perspektiften bakmak lazım. 1915 bu 600 yıllık ilişkinin bir kazasıdır. Olaylarda yabancı devletlerin çok dahli vardır. Buradaki insanları kullanmak istemişlerdir. Bizimkilerin de kabahatleri var, ama şimdi yapılması gereken bu kazayı telafi edip eski dostluğu devam ettirmektir."


Iste altina imza atacagim soylem.

Bu ara Gül'ün, Ermenistan ziyaretini elestirenler, Azerbaycan ile Ermenistan'in, aylardir konustuklarini ve de Karabağ konusunda cözum asamasina geldigini biliyorlar mi?

Ikinici olarak Gül'ün, Ermenistan ziyaretini elestirenlerin, bu meseleyle ilgili, herhangi bir cozum onerileri var midir?
Hic sanmiyorum.



umutyolu
14 yıl önce - Sal 09 Eyl 2008, 23:51

Alıntı:
bunu bile almanların üzerine attık ya, helal olsun.
savaşa da almanlar istediği için girdik zaten.
bu kararı kim almış, ittihat ve terakki değil mi?
ayrıca madem tehcir bu kadar savunulacak birşey, başka yolu yoktu, niye almanların üzerine yıkmaya çalışıyorsunuz?


İşte neyin ne olduğunu bilmezseniz böyle yazarsınız. Almanların üstüne attığımız filan yok bu fikrin anası zaten Almanlar ve oradan Enver paşa idi. İttihat ve terakki bu fikre hiçbir zaman sıcak bakmadı ancak sonuçta kabul etmek zorunda kaldı. Kabul edilme nedenini ise yukarıda yazdım. Lütfen bir zahmet bir okuyun neden olduğunu.

Alıntı:
ermeniler, talat ve enver paşa'yı bizim bilmediğimiz kadar iyi bilir.
yalnız bilmedikleri şey, enver ve talat paşa'nın hiç sahiplenilmediğidir.
türklerin, onların mezarının yerini bile bilmediğini hayretle karşıladıklarını, hrant dink'in cenazesi için gelenlere gazetecilerin bunu söylemesi ve yazmasıyla haberim oldu.


Ermeniler ile uzun süre konuşan, yazışan hatta bu konuda bir hayli zaman harcayan birisi olarak açıkça söyleyebilirim, birçoğu Talat paşayı bilir ama İttihat ve Terakki bilmez. Talat paşanın katledilmesi aslında büyük bir haksızlıktır. Ayrıca Talat paşa ve bazı İttihatçiler yurtdışında katledildi.

Alıntı:
koca imparatorluğu türlü entrikalarla padişah'tan devralıp, daha sonra yönetemeyeceğini anlayıp kaçanlar teslim etti derim.
ayrıca istanbul'un ingilizlere sizin tabirinizle teslim edilmesi, ittihat ve terakkiyi aklamak için yeterli mi?


Türlü entrika değil, modern yönetime ve ulusun yönetimde de söz sahibi olmasını istediler. Hepsi doğru mu yaptı? İçlerinde milli mücadeleye ve Atatürk'ün başlattığı direnişe bile karşı çıkanlar oldu. Ama bu demek değildir bu kişiler Ermeniler veya bir başkası üzerinde soykırım amacı güttüler diye. İmparatorluğun içinde hiçkimse birilerin katletme yada yoketme poltikası izlemedi. Ama bugün bakarsanız Ermeniler konuyla yakından uzaktan hiç alakası olmayan Atatürk'ü bile ağızlarına sakız yapıyorlar.

İstanbul dediğiniz şehir o sırada İslamın başkenti gibiydi. Gerisin siz düşünün. Öyle bir şehrin İngilizler gibi sömürgeci, empertalistlerin eline teslim edilmesi bence techirden kat ve kat büyük bir yanlıştır. Ayrıca padişahın ve çevresinin milli mücadeleye bakışını bilmeyen yoktur.

Alıntı:
ordu'nun siyasete bulaşması işte böyle sonuçlara yol açıyor.
ittihat ve terakki bu milletin başına gelmiş en büyük talihsizliktir..
ermenilerden daha çok, türkler çekti bunlardan.


Baklayı gördük ve niyeti anladık. Ne yazık ki size kötü bir haberi var, tarihteki bütün Türk devletlerini askerler kurmuştur. Yani istesenizde askerden kurtulamazsınız çünkü asker milletiz zaten. Ordu siyasete bulaşmasın ama siyasilerde dine bulaşmasın değil mi? Çünkü siyasiler ne zaman dini rant haline getiriyorlarsa o zaman karşısında orduyu görüyorlar. Demek ki her yaranın bir merhemi varmış.

Türklerde, Kürtlerde, Ermenilerde, Süryanilerde savaşta çok şeyler çektiler. Ama bizler haricinde hiçbirisi faturayı batıya kesmedi. Çünkü batı onlara büyük vaadlerde bulundu. İttihat ve terakki zaman zaman acemice davrandı. Ama sonuçta Atatürk'ü izleyenler ve ona katılanlar Türkiye'yi bir baştan inşa etmeyi becerdiler. Bir mucize yarattırlar.

Teşekkürler.


Atlan

14 yıl önce - Sal 09 Eyl 2008, 23:55



Orhan Kınık

14 yıl önce - Sal 09 Eyl 2008, 23:56

Alıntı:
Sanırım çok iyi bilmediğiniz konularda atma - tutma tattiği ile kesin görüşler ileri sürmeseniz daha iyi olur. Bir kere İttihat ve Terakki'nin techirde öyle büyük bir rölü yoktur.
Yorum yapan arkadaşlarımızı bilgisizlikle suçlamadan önce bizlerin doğru bilgileri sunması gerekir. Öncelikle ''techir' değil ''tehcir'' dir.

TDK sözlüğüne baktım ''techir sözü bulunamadı' sözü çıktı karşıma.

Tehcir: sürgün ,göç ettirme anlamlarına gelmektedir. Asıl Tehcir kararının alındığı 27 Mayıs 1915'te işbaşında olan hükümet, İttihat Terakki hükümeti idi. Dolayısıyla tehcir kararının tüm sorumluluğu İttihat Terakki hükümetine aittir.

Karar doğrudur ya da yanlıştır bu ayrı bir konu , ancak sorumluluk, o dönemin hükümetine aittir. Ve Tehcir kararının altında İttihat Terakkinin Selanik şubesi kurucularından Sadrazam Talat Paşa'nın imzası vardır.

Talat Paşa biraz incelenmesi gereken bir şahsiyettir.Talat Paşa 1874 yılının 17 Ağustosunda Edirne'de doğmuştur. Yoksul bir ailenin çocuğu olarak ilk ve orta öğrenimini bitirdikten sonra Alyans İsrail okulunda iki yıl Fransızca okumuştur. Bunu bir kenara not etmekte fayda vardır.


umutyolu
14 yıl önce - Çrş 10 Eyl 2008, 00:09

Alıntı:
"Tarihe böyle geniş bir perspektiften bakmak lazım. 1915 bu 600 yıllık ilişkinin bir kazasıdır. Olaylarda yabancı devletlerin çok dahli vardır. Buradaki insanları kullanmak istemişlerdir. Bizimkilerin de kabahatleri var, ama şimdi yapılması gereken bu kazayı telafi edip eski dostluğu devam ettirmektir."


Sevgili Canas,

Bunun altına imza atıyorsun ama tam tersini savunan adamların yazısını güzel bir yazı diye ekliyorsun? Bu çelişmiyor mu biraz? Sonra rahmetli Türkeş'in önerisi bazılarını işine gelmediği için zaten Petrosyan indirildi ve bugüne kadar süre politika izlendi. Şimde sizce Petrosyan'ı indiren sebepler yok mu oldu? Bir Cumhurbaşkanı ziyaretiyle herşey tersine mi döndü? Yapmayın, bu kadar teslimiyetçi olmayın lütfen. Bu konunun artık Ermenistan'ı bile aştığını söylediğim zaman aynen katılıyorum dediniz. Bugün ise farklı şeyler söylüyorsunuz. Bence bir noktada durmalısınız. Sürekli yerdeğiştirseniz, aklınıza yatan yazıları savunursanız kendiniz bile neyi savunduğunu unutursunuz.

Alıntı:
Bu ara Gül'ün, Ermenistan ziyaretini elestirenler, Azerbaycan ile Ermenistan'in, aylardir konustuklarini ve de Karabağ konusunda cözum asamasina geldigini biliyorlar mi?


Daha ortada çözüm yok. Aşamaya gelen şey nedir? Kaynağınız nedir? Ermeniler Azeri topraklarından çıkmaya razı mı? Keşke olsa, herşey düzelse insanlar barış ve mutluluk içinde yaşasa. Samimi olarak söylüyorum; Türkler, Azeriler ve Ermeniler hiç yoktan bir 100 yıl kaybettiler. Ama yine samimi olarak söylüyorum, bizler ne zaman temasa geçsek hep karşımızda suçlamalar gördük. Yani tıkanan taraf burası değil. Keşke olsada Erivan'a Türkeş'in heykeli dikilse.

Alıntı:
Ikinici olarak Gül'ün, Ermenistan ziyaretini elestirenlerin, bu meseleyle ilgili, herhangi bir cozum onerileri var midir?
Hic sanmiyorum.


Eleştirenlerden birisi benim ve halen eleştiriyorum. Çözüm önerisi sizin sandığınız gibi bütün yelkenleri suya indirip, olmayan birşeyi olmuş gibi kabul etmek ve Almanlar gibi marjinal bir toplum yaratmak değildir. AKP hükümetinin sayın Hallaçoğlu ile beraber ortaya koydukları tarihçiler komisyonu ve bu komisyonun sonucunu Lahey insan hakları ve BM ile dünyaya duyurulması bence en mantıklı seçenektir. Ancak Ermenileri hem tarihçiler komisyonuna hemde Lahey adalet divanına götürmek çok zordur. Zaten bu gerçekleşirse Ermenistan anayasasındaki sınır konusunu değiştirmek ve Türkiye'nin sınırlarını tanımak zorunda kalacaktır. Kısaca renginizi seçeceksiniz. Ya ülkenizi savunacak ve Türk tezine destek vereceksiniz yada Ermenilerin sürdürdüğü politikaların peşine takılıp kendinize bile gerçekleri söyleyemeyecek bir duruma geleceksiniz. Bilimsel yol ve resmi saptamalar en kesin ve çağdaş metottur. Siyasiler taviz verebilirler, her iki tarafta ama bu bir ateşkes antlaşması değildir. Bu tarihi bir konudur ve tarih biliminin çözüleceği yer bilimsel alan olmalıdır. Bilimsel alan sonrası hukuksal alan gelir ki en kesin çözüm orada ortaya çıkar. İşte size çözüm önerisi, hemde bütün TBMM'nin savunduğu ve esas aldığı yol budur.


EK:

Alıntı:
Talat Paşa biraz incelenmesi gereken bir şahsiyettir.Talat Paşa 1874 yılının 17 Ağustosunda Edirne'de doğmuştur. Yoksul bir ailenin çocuğu olarak ilk ve orta öğrenimini bitirdikten sonra Alyans İsrail okulunda iki yıl Fransızca okumuştur. Bunu bir kenara not etmekte fayda vardır.


Yani? İsrail okulunda okudu ve ?


Teşekkürler.


En son umutyolu tarafından Çrş 10 Eyl 2008, 00:12 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


fatih koyuncu
14 yıl önce - Çrş 10 Eyl 2008, 00:11



sayfa 24
« önceki   123 ... 232425 ... 282930   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET