Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 13
MeteHan!
12 yıl önce - Cum 08 Ekm 2010, 11:19

Uzunçayır'dan 34A'ya binip Mecidiyeköy'de inmek varken,Zincirlikuyu'da inip aktarma yapmak bana güç geliyor.Sabah sabah çekemiyorum valla.
7 Tane 34Z geliyorsa arada 1 tane 34A geliyor sabahları onada binmek imkansız.


Akın Kurtoğlu

12 yıl önce - Cum 08 Ekm 2010, 11:21

Alıntı:
Ben de bunu soruyorum zaten baştan beri her mesajımda.

E, o zaman Kadıköy geçişli olan kısmındaki bindirme üzerine kurmalıydın soru cümleni... Çünkü metrobüste binbirmeli hat mantığı terkedilmedi. Günboyu yoğun bir şekilde uygulanmaya devam ediyor.

Akın KURTOĞLU


Burç
12 yıl önce - Cum 08 Ekm 2010, 11:24

Bu arada ben "bindirmeli hat" sistemine karşı değilim.
"İndirmeli hat" sistemine karşıyım. Metehan'ın bahsettiği olay yani.
Yolcuları istemedikleri yerde zorla indirmeyeceksin.

Bindirme gene olsun, yani yoğun saatlerde aradan başlayan seferler olsun.
Ama otobüse binince hattın sonuna kadar gidebilsin yolcular.
İşi olmayan yerde zorla indirilip bir daha arkadan gelen otobüse bindirilmesin. Çünkü duraklarda iki kat yoğunluk ve vakit kaybına yol açıyor. Bu da yakıt masrafıdır, illa yakıtsa mesele.


Akın Kurtoğlu

12 yıl önce - Cum 08 Ekm 2010, 11:34

Alıntı:
Yolcuları istemedikleri yerde zorla indirmeyeceksin.

Hepimiz otobüs yolculuklarında günde iki defa çekiyoruz bu durumu... Yolcuların istedikleri yer gibi birşey sözkonusu olamaz. Fatih'ten Levend'e gitmek istediğimde otobüs beni istemediğim yerde, yani Taksim'de indiriyor. Bir de üstüne üstlük -utanmadan- fazladan bir yarım bilet daha kesiyor. İndirmesin, devam etsin benim için 87 ve Levend köprüsünün altından geri dönsün...

Alıntı:
Bindirme gene olsun, yani yoğun saatlerde aradan başlayan seferler olsun.
Ama otobüse binince hattın sonuna kadar gidebilsin yolcular.



Akın KURTOĞLU


Murat Caner
12 yıl önce - Cum 08 Ekm 2010, 11:39

Alıntı:
Pekiyi, "Avcılar-Topkapı" ve "Edirnekapı-Söğütlüçeşme" hatlarını ne yaptın bu arada? Yolda gelirken düşürdün mü?


Bu hatlar ek sefer. Ana aksı öpüştürdüler. Zaten olması gereken oydu. Senin üstüne söz söylememek için olması gerekeni hiç yazmamıştık. Ama işletmecilerin bindirme yerine öpüştürmeye geçeceği belliydi. Çünkü metrobüsün sığasını azaltıyor. Bindirilmiş biçimde yolda yer alan iki otobüsün birinin yerine yukarıdaki ek seferler konabiliyor. Böylece otobüslerin sıklığını 120 saniyede tutabiliyorsun. Eğer bindirirsen aynı boydaki yolda otobüs yoğunluğu 2 yerine 3 oluyor.

Bunu en kolay Estram'dan anlatırım. Orada yaklaşık 1 km boyunda bindirilmiş kuşak var. X biçimindeki tramvay bu 1 km'lik yolda aktarma için bindiriliyor. Ama bu o 1 km'lik yolda sıklığı en aza indirsen bile yolun sığasını yarıya indiriyor. onun yerine koşut iki tane 1 km'lik yol olması gerekir. Böylece 1 km'lik yolda iki kat taşıt yoğunluğu ile çalışabilirsin.

Estramda hacim sığayı doldurmadığı için sıkıntı yok ama metrobüs 5 yıl önce sığayı doldurduğu için sorunlar yaşanıyor. Okulun açıldığı gündeki gibi uzun kuyruklar oluşturuyor.



En son Murat Caner tarafından Cum 08 Ekm 2010, 11:44 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Burç
12 yıl önce - Cum 08 Ekm 2010, 11:41

Taksim veya Gaziosmanpaşa'daki bir otobüs hattı ile metrobüs hattını karıştırmamak lazım.
Burada bahsettiğimiz dümdüz ve araç girişi olmayan, tek biletle boydan boya gidilebilen bir hat.
İsmi de bu yüzden metrobüs.

Karşılaştırma yapabileceğin hat, Levent Şişhane metro hattı olabilir. Veya Sirkeci Halkalı tren hattı olabilir. Örneğin Bakırköy'den sonra yoğunluk azalıyor diye herkes Bakırköy'de trenden insin, burada yeniden başka trene binip Halkalı'ya devam edersiniz diye bir uygulama olabilir mi? Bu ne kadar saçma ise, işte şu anda metrobüste yapılan da o kadar saçma.


Akın Kurtoğlu

12 yıl önce - Cum 08 Ekm 2010, 11:41

Bu öpüştürme meselesi sadece geri dönüş kavşağının orada olmasından ötürüdür, yani geçici mecburiyetten. Yol üzerindeki "U" dönüşlerine ilaveler oldukça asıl mantığa geri dönecekler yine...

Akın KURTOĞLU


Akın Kurtoğlu

12 yıl önce - Cum 08 Ekm 2010, 11:44

Alıntı:
Örneğin Bakırköy'den sonra yoğunluk azalıyor diye herkes Bakırköy'de trenden insin, burada yeniden başka trene binip Halkalı'ya devam edersiniz diye bir uygulama olabilir mi? Bu ne kadar saçma ise, işte şu anda metrobüste yapılan da o kadar saçma.

Banliyö hattında yıllarca Sirkeci-Bakırköy ve Haydarpaşa-Bostancı deparları uygulandı. Siz zannediyor musunuz ki, metronun ileride Yenikapı-Bakırköy kısmı açıldığında; hat bütünüyle, yani Hacıosman-Bakırköy olarak çalıştırılacak? Önemli olan makas yerlerinin nerelerde deruhte edildiği...

Akın KURTOĞLU


Murat Caner
12 yıl önce - Cum 08 Ekm 2010, 11:46

Alıntı:
Bu öpüştürme meselesi sadece geri dönüş kavşağının orada olmasından ötürüdür, yani geçici mecburiyetten. Yol üzerindeki "U" dönüşlerine ilaveler oldukça asıl mantığa geri dönecekler yine...


Hayır değil. Eşyanın tabiatı gereği öyle. Model üzerinde çalıştılar ki böyle yaptılar. Vaktim olsa canlandırma yazılımı ile bunu sana anlatabilsem. Bindirme kuşakla yolu sığasını 3'te1 oranında azaltırsın.

Farkındaysanzı işin başından beri başka metrobüs kuşaklarının bu kuşağın içinden geçmesine karşı çıkıyordum. Şişli'deki otobüs yolunun çalışmama nedeni de buna benzerdi.


En son Murat Caner tarafından Cum 08 Ekm 2010, 11:48 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Akın Kurtoğlu

12 yıl önce - Cum 08 Ekm 2010, 12:39

Alıntı:
Hayır değil. Eşyanın tabiatı gereği öyle. Model üzerinde çalıştılar ki böyle yaptılar. Vaktim olsa canlandırma yazılımı ile bunu sana anlatabilsem. Bindirme kuşakla yolu sığasını 3'te1 oranında azaltırsın.

Maalesef işin aslı öyle değil... İstanbul kentiçi ulşaımında son yıllarda yaşanan karmaşanın asıl sebebi, teminallerde sonlanıp yine terminallerde başlayan dağılım mantığının uygulanmaya alınması oldu. Eskiden ring hatlar, ana terminaller üzerinden geçerek, yolcuyu homojen bir şeklde dağıtırdı. sizin öpüştürme diye tabir ettiğiniz mantıksa, son derece düz bir mantıktır. Bindirme ile uygun duraklarda yolcunun araç değiştirmesi sağlanırken, son nokta-ilk nokta mantığıyla aynı kalabalığı tek bir noktada yığarsın.

İstanbul'un statik bir sığası yok ki. Günlük, saatlik ve anlık olarka değişmektedir. Kavşak başlarında durup da geçen otomobil sayısını ya da insan adedini sayarak bir sonuca varılamaz bu kentte... Yılların izlenimi ve takibiyle birşeyler kafada oturmaya başlar yavaş yavaş...

Yol mühendisleri halkın içinden gelmedikleri için herşeyi bilgisayar üzerinde çözeceklerini sanmaktalar ve iş de burada kopmaktadır işte... Okulda öğretilen teorilerle İstanbul trafiği ve taşımacılığı çözülemez. Adamlar 300.000 nüfuslu bir kentin simulasyonunu İstanbul üzerine uygulama hatasına düşüp kentiçi taşımacılığı haliyle çuvallatıyorlar. 31-32 senedir bizzat yolların içinde olan bizlerse asıl işin ne şekilde yürüyebileceğini bildiğimiz halde, derdimizi anlatamadığımız için bu hatalar silsilesi devam edegelmektedir. Burayı Avrupa'nın gerçekten de bilgisayarla üzerinde çalışılan tabakvari kentleriyle karıştırmak çok büyük bir hata... İstanbul; nev-i şahsına münhasır bir kentiçi ulaşım talebiyle içiçedir. Buna uygun arzı veremediğiniz sürece, daha çok öpüştürmeler yapılır.

Burç'un ısrarla anlamak istemediği nokta da bu işte... (Gerçi buna biraz da; az parayla çok seyahat kaygısı da diyebiliriz "Hep bana" mantığının metrobüs versiyonu)

Akın KURTOĞLU



sayfa 13
« önceki   123 ... 12131415   sonraki »
ANA SAYFA -> ULAŞIM