1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2 |
 |
ozan_ks
14 yıl önce - Cmt 30 Ağu 2008, 23:42
gc
biz şeriatın ne olduğunu iran da görüyoruz allahın emrimi yerine getiriliyor görüyoruz
bir kere osmanlı meşrutiyetten değil ülkeyi satanlardan dolayı yıkılma seviyesine geldi
|
 |
ali-yavuz
14 yıl önce - Cmt 30 Ağu 2008, 23:52
| Alıntı: |
biz şeriatın ne olduğunu iran da görüyoruz allahın emrimi yerine getiriliyor görüyoruz
bir kere osmanlı meşrutiyetten değil ülkeyi satanlardan dolayı yıkılma seviyesine geldi |
Şeriatı sadece yönetim biçimi olarak anlamanın yanlış olduğuna değinmiştim.
Şeriat kelimesinin anlamına isterseniz tekrar bakınız.
İran'daki şeriat yönetiminin değerlendirilmesi için en azından dinimiz ve Allah'ın hükümlerini bilen konu uzmanı olmak gerekiyor.
Bizim yaptığımız değerlendirmeler bilgi eksikliğinden dolayı sağlıklı olmaz.
Bu konu farklı bir konu.
Konumuza dönersek, Osmanlı Devleti Sultan Abdülhamid'in yönetimden indirilmesinden sonra
10 sene içinde İttihadçılar yüzünden sona erdi.
Balkan Harbini kaybettik, kilometrelerce geri çekildik.
1.Dünya Savaşına girdik ve kaybettik, Çanakkale'de binlerce şehit verdik.
Doğuda binlerce askerimiz savaşmadan şehit oldu.
Ülkeyi kurtaracağız derken devletin sonunu hazırladılar.
Şehit olmanın şehit olanlar için çok büyük bir fazilet olduğunu da belirtmekte fayda var.
En son ali-yavuz tarafından Pzr 31 Ağu 2008, 00:16 tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi
|
 |
BurakAysu
14 yıl önce - Cmt 30 Ağu 2008, 23:53
| Alıntı: |
İran'daki şeriat yönetiminin değerlendirilmesi için konu uzmanı olmak gerekiyor.
Bizm yaptığımız değerlendirmeler gerçekten uzak olabilir.
Bu konu farklı bir konu. |
Biraz daha açabilir misiniz? Yani İran'da bizim yanlış dediğimiz durumlar aslında olması gereken hareketler mi?
|
 |
ali-yavuz
14 yıl önce - Pzr 31 Ağu 2008, 00:01
Yazdığımın açık olduğunu zannediyorum, konu dışına fazla çıkmak istemiyorum.
Çünkü konu dışına çıkıldıkça asıl mevzudan uzaklaşılıyor.
Yazılan mesajlar 2.Meşrutiyet ile ilgili olmalı.
Konuya dönersek daha uygun olacak.
Bu konuda bilgi ve düşüncelerimizi paylaşalım.
|
 |
tc-volkan
14 yıl önce - Pzr 31 Ağu 2008, 01:34
Osmanlının yönetim biçimi itibarı ile ilk dönemlerde modern bir orduya akıcı yönetim sistemine sahipti.İlerleme çok hızlı oldu akabinde dünya özellikle balkan devletleri yeniden yapılandı.Avrupa endüstiriyel anlamda atılımlar yapmaktaydı.En sonunda 1683 ll viyana kuşatması sonrası yaşanan buhran bu ordu ve devletlerle savaşabilmek için modern ordulara ihtiyaç duyulması ile başladı.Ordu yenilenince devlet bu yenilemeyede eksik kaldı mali açıdan sorunlar aldı başını gitti.Devletin yenilenmeside mali sıkıntının çözülmesine yetmedi.Vergiler ya tam anlamıyla merkezde toplanamıyor yada farklı angarya vergilerin dozajı kaçırılıyor devletle halk çoğukez karşı karşıya geliyordu.Tarıma dayalı yatırımlar yapılıyor rusyadan tahıl teminine gerek olmaksızın geçen süre içinde sanayi adına yapılan çok az çalışma olduğu görülmekte.Meşrutiyetlerle geçen sürede verilen imtiyazlar verimi artırsada reform niteliğinden çok uzak.
Şeriata gelince devlet yönetimi Kanun-i Esasiyeden sonra senbolik monarşi düzenine geçilmekte.Elbette cumhuriyet Türkiyesi bir anda vuku bulmuş bir oluşum olmamakla beraber bu ilk kanunamelerin sonrasında hayat bulabilmiştir.ll Meşrutiyet yada Hamidiye dönemi denilen süreçte bir çok çıkmaz olumsuzluk barınıyor görülsede yapılan hatalar,yanlışlıklar örnek alınarak yeni Cumhuriyet anayasasıyla çağdaş toplumlar mertebesinde yaşama olanağı sağlanmıştır.
Hilafet ll meşrutiyetle zayıflamış uygulamalarda çeşitlilik arzetmektedir.
Genel olarak çöküşte etken olan sebepler yönetimsel zayıflıklar,taşrada oturtulamayan merkeziyetçilik,olur olmaz verilen imtiyazlar,sanayileşememe tarıma dayalı yatırımlar,maliyenin tam anlamıyla çalışamaması,cılız bir ekonomi,giderek dışa bağımlılığın artması.
|
 |
ali-yavuz
14 yıl önce - Pzr 31 Ağu 2008, 08:56
| Alıntı: |
Vergiler ya tam anlamıyla merkezde toplanamıyor yada farklı angarya vergilerin dozajı kaçırılıyor devletle halk çoğukez karşı karşıya geliyordu.Meşrutiyetlerle geçen sürede verilen imtiyazlar verimi artırsada reform niteliğinden çok uzak.
|
Meşrutiyet pek çok kişide kontrolsüz bir hürriyet fikrini doğurdu. Bu yüzden vergi vermesek ne olur tarzında yaklaşımlarla, vergi verilmek istenmedi. "Böyle devr-i dilara-yı meşrutiyet devrinde vergi verilir mi?" lafıyla bazı vilayetlerde vergi tahsilatını sekteye uğratırken öğrenciler, "hürriyet geldi" diye imtihansız sınıf geçme hakkı istiyordu.
| Alıntı: |
| ll Meşrutiyet yada Hamidiye dönemi denilen süreçte bir çok çıkmaz olumsuzluk barınıyor görülsede yapılan hatalar,yanlışlıklar |
Sultan Abdülhamid Meşrutiyet yönetimini istememiştir. Ancak daha önceki mesajda belirttiğim üzere, mecbur kalmıştır. Ulu Hakan Sultan Abdülhamid zamanında 33 sene barış içinde dünya bir yönetim gösterildi. Onu tahtan indiren Meşrutiyetçiler 10 sene içinde ülkemizi ne hale getirdiler, devletin sonunu hazırladılar. Sultan Abdülhamid gibi müthiş bir siyasetçiye her dönem de, bugün de ihtiyaç var.
| Alıntı: |
| Genel olarak çöküşte etken olan sebepler yönetimsel zayıflıklar,taşrada oturtulamayan merkeziyetçilik,olur olmaz verilen imtiyazlar,sanayileşememe tarıma dayalı yatırımlar,maliyenin tam anlamıyla çalışamaması,cılız bir ekonomi,giderek dışa bağımlılığın artması. |
Çöküşte asıl sebepleri, emperyalist devletlerin oynadığı oyunları unutmamak lazım. Etrafta çok sayıda casus, dönmenin bulunduğu bir ortamda güvenilir insan bulmak gerçekten zordu. Sanayileşememe doğru değil. Son 10 sene öncesinde Osmanlı'da fabrikalar da vardı, donanma da, başka sanayi kuruluşları da. Ülkede savaş harici bir ortam varken, Sultan 2.Abdülhamid ülkenin pek çok kesimlerinde okullar açtırıp eğitim faaliyetlerine de önem vermiştir. Sultan Abdülhamid döneminde, dünyada İngiltere, ABD, Fransa, Rusya ile birlikte Osmanlı Devleti ilk beş devlet içinde yer alıyordu. Ama içteki ve dıştaki düşmanla mücadeleler ve son 10 yılda sürekli savaş ortamında bulunulması ülkeye sanayi dahil pek çok alanda yatırımlara engel oldu, yatırımı bırakalım devletin çöküşüne sebep oldu. Sultan 2.Abdülhamid Han'ın tahtan indirilmesinin ardından gelişen hadiselerden sonra bazı muhalifler, "Abdülhamid Han'ın Ruhundan istimdad" isimli şiirler yazmışlardır. Eleştirdikleri Sultan Abdülhamid'i padişahlığı dönemde anlayamamışlar, sonra gelenleri görünce onu hasretle aramışlardır.
Şimdi Türkiye Cumhuriyeti var, devletimiz yaşasın var olsun. Tarihi gerçekleri doğrusuyla birlikte öğrenmek, yapılan hataların gerçekte kime ait olduğunu da bilerek aynı hatalara düşmemek gerekir. Tarih tekerrürdür, olaylar zaman ve mekan olarak değişse de bir şekilde tekrar yaşanabilmektedir.
|
 |
semih89
14 yıl önce - Pzr 31 Ağu 2008, 20:23
Şu başlıcaktaki T.C. kısaltması da biraz abes kaçmış doğrusu ! Genelde o kısaltmayı ya cvlerde yada RojTv'ye açıklama yapan PKK'lı şerefsizlerin ağızlarında duyarız 
|
 |
sayfa 2 |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|