Ana Sayfa 915 bin Türkiye Fotoğrafı
bülent dizdar

6 yıl önce - Prş 28 Ağu 2008, 20:45
Tiyatro Sanatçılarımız [SANAT]







Afife Jale


Afife Jale 1902 yılında İstanbul'da doğmuştur.

İlk Türk kadın tiyatro oyucusudur. Dr. Sait Paşa'nın torunudur.

Tiyatro sevgisiyle 1918'de, Türk ve Müslüman kadınlarının sahneye çıkmaları yasak olan bir dönemde Dârülbedâyi'ye (Şehir Tiyatroları) alınmak üzere açılan sınava girer. Prof. Metin And, Türk Tiyatrosu Tarihi kitabında o dönemi "1920 yılında Dârülbedâyi, Hüseyin Suat'ın "Yamalar" adlı oyununu Kadıköy'deki Apollon Tiyatrosu'nda (şimdiki Reks Sineması) sahneye koyuyordu. Bu oyunda Emel adlı kızı oynayan Eliza Benemenciyan topluluktan ayrılıp yurt dışına gittiği için bu rolü yüklenecek bir bayan aranıyordu. bu rol için seçilen Afife, "Jale" takma ismiyle Kadıköy'de Apollon Tiyatrosu'nda sahneye çıkar.


O tarihi geceyi, altı yıl sonra Refik Ahmet Sevengil'e anlatırken "Hayatımda mesut olduğum ilk gece..." diyordu; "Sanatın, ruhuma verdiği güzel sarhoşluk içinde idim. Opiyekte güzel bir sen (scene:sahne) vardır; ağlama sahnesi... Orada taşkın bir saadetle ağladım. Sahiden ağladın... Alkış,alkış, alkış... Perde kapandı; açıldı, bana çiçekler getirdiler. Muharrir Hüseyin Suat bey, kuliste bekliyormuş; ben çıkarken durdurdu; alnımdan öptü: "Bizim sahnemize bir sanat fedaisi lazımdı; sen işte o fedaisin." dedi. şeklinde konuşmuştu.

Daha sonra "Tatlı Sır" ve "Odalık" oyunlarında da polis baskını ile karşılaşır. İçişleri Bakanlığı'nın gönderdiği bir genelgeyle müslüman kadınların sahneye çıkmaları yasaklandı. Ancak bu işin bir de geçmişi vardı. 10 Kasım 1918'de, Behire, Memduha, Beyza, Refika ve Afife stajyer kadrosuna alınmışlar, ötekiler işi bırakmışlardı. İkisi de sahneye çıkarılmamışlardı. Refika suflör olarak çalışıyordu. Tüm baskılara karşın bundan sonra Burhanettin Topluluğunda Seniye, Yeni Sahne'de Şaziye (Moral), Münir (Neyire Neyyir), Bedia (Muvahhit) Milli Sahne'de Huriye ve Hikmet, Ruhat gibi Müslüman Türk kadınları Afife'yi izlediler" diye anlatır.

Nezihe Araz'ın kaleminden Afife şöyle sesleniyor. "Beni acıyarak değil, düşünerek severek, kucaklayarak hatırlayın. Tiyatro varsa ben varım" inancı ve aşkıyla yaşıyordu Afife, "Olmak ya da olmamak" işte gerçek buydu onun için. "Olmak"la sanatını icra etmek eşanlamlıydı, bu eşanlam da tiyatroydu. Toplum hayatında ilk olmak; yani onun deyimle "ilk ateşi yakmak"," ilk türküyü söylemek"," ilk aşkı ya da direnişi başlatmak" bir olaydı ve bunun her zaman bir bedeli vardı. İlkler yol boyu bu bedeli ödediler."

Bu zaptiye baskının ilkinde Afife arkadaşlarınca kaçırılmışsa da daha sonra sokakta polisce yakalanarak karakola götürülür. "Dinini, milliyetini unutan sen misin?" diye hırpalanır. Aile içinde babası da onun tiyatrocu olmasına karşıdır. Evden de ayrı yaşamak zorundadır. Bu arada Darülbedai'deki ücretli görevine de son verilir. Güvencesiz ve parasızdır. Önüne geçilmeyen şiddetli başağrıları başlar. Hekimi morfinle tedavi yoluna giderek büyük bir yanlışlık yapar. Bunun sonucu Afife artık bir morfinmandır. Bu nedenle yaşamının son yıllarını Bakırköy Akıl ve Sinir Hastanesi'nde geçirir ve 24 Temmuz 1941 tarihinde 39 yaşındayken burada ölür.

Günümüzde, bir şirket tarafından düzenlenen ve gelenekselleşmiş hale gelen Afife Tiyatro Ödülleri, sanatçının anısına her yıl düzenlenmektedir.

Afife Jale ile Selahattin Pınar'ın yolları kısa süren fırtınalı yaşamları içinde kesişir. Evlenirler ama Afife'nin uyuşturucu bağımlısı olması bu evliliğin kısa sürmesine neden olur.

Bu aşkın büyüklüğünü anlamak için lütfen tıklayınız.


emrullah

6 yıl önce - Cum 29 Ağu 2008, 01:26


Nejat Uygur (10 Ağustos 1927 - ), Türk tiyatrocu.


Profesyonel olarak 60 yıldan bu yana tiyatroya eşi ve çocuklarıyla birlikte hizmet eden Nejat Uygur, hem gülmeyi, hem de insanları güldürmeyi seviyor. Hayatında en saygı duyduğu kişi ise eşi Necla Uygur...

Hayatı

Nejat Uygur 1927 yılında Kilis'te dünyaya geldi. Öğretmen bir annenin ve subay bir babanın üç oğlundan ortancası olan Uygur, eğitimini Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde tamamladı. İlkokulu Siirt, Ezine ve İntepe'de okudu ve bu dönemde tiyatroya müsamerelerle başladı. Sarıyer, Çanakkale ve Manisa'da ortaokulu tamamladıktan sonra Güzel Sanatlar Akademisi'nin Heykel Bölümü'ne girdi ama mezun olamadı. Tiyatroya profesyonel olarak 1949 yılında "Nejat Uygur Tiyatrosu" ile adım attı. Nejat Uygur, düşündüğü ilk mesleğin tiyatro olmadığını belirtti:
"Benim düşündüğüm ilk meslek pilotluktu. Çocukluğumda pilot olacağımı düşünürdüm. Hatta hiç unutmam Manisa'da olduğumuz yıllarda, yatak çarşaflarını alıp yüksek bir yerden aşağı atlamayı planlamıştım. Tecrübe pilotu olarak önce ağabeyim atladı ve ayağını kırdı. Ağabeyim Zeki Ayhan Uygur, Amerika'da ünlü bir beyin cerrahı şimdi. Onunla gurur duyuyorum. Ağabeyim burada deniz albayıydı, ordudan ayrıldı sonra."
Gençlik yıllarında Amerika'ya ulaşmak isteğiyle gemici oldu:
"Benim gençliğimde herkeste Amerika'ya gitmek gibi çok yoğun bir istek vardı. Bu yüzden liman cüzdanı çıkarttım ve gemici oldum. Hiç unutmam, bir Panama şilebinde çalıştım. Gemide kimsenin canı sıkılmazdı. Onlara fıkralar anlatır, taklitler yapardım. Herkes çok gülerdi. Sonra askere gittim, orada da arkadaşlarımı çok güldürürdüm. Giderek insanların yüzünü güldürmek bende tutku oldu. Sonra da tiyatro başladı zaten."
1943 yılında Sarıyer Halkevi'nde başladığı ***sla beraber spora karşı ilgisi arttı. Atletizm ve su topu yanısıra iyi bir at binicisidir.
1952 yılında eşi Nejla ile hayatını birleştirdi. 13 yıl süren Anadolu turneleri sürecinde sırasıyla Süheyl, Süha, Ahmet, Kemal ve Behzat adlı beş erkek çocukları dünyaya geldi. Süheyl ve Behzat babalarının deyimiyle "armut ağacının dibine düştüler" ve tiyatrocu oldular.

T.C. Kültür Bakanlığı tarafından 1998 yılında devlet sanatçısı seçildi.

Ödülleri

2006 - Kemal Sunal Kültür Sanat Ödülü "En İyi Tiyatrocu"
1999 - 22. Avni Dilligil Tiyatro Ödülleri "Belkıs Dilligil Onur Ödülü"


Filmografi

2004 - Vizontele Tuuba (Hacı Zübeyir)
1974 - Cafer'in Nargilesi
1971 - Cafer Bey İyi, Fakir Ve Kibar
1970 - Cafer Bey

Kaynak: http://www.msxlabs.org/forum/tiyatro-tr/9223-turk ...kinda.html

Tiyatro ile ilgili birkaç sözcükte kendim katmak isterim;Ordu'da, sarı gelin,kurtuluş savaşı,komutanım Mustafa Kemal,İstiklal marşının kabulü olmak üzare 4 oyunda görev almıştım.O zamanlar daha ortaokuldaydım,şimdi geçmişi baktığımda ne kadar zevkli bir iş yapmışım.Keşke bir ucundan tutup taa buralara kadar getirebilseydim.Tiyatroyu aklıma hep şu şemasıyla kazımıştım;

İşte bu yüzden tiyatroyla ilgim ve alakam olmuştur hep.


ersin55
6 yıl önce - Cum 29 Ağu 2008, 02:04
Ferhan ŞENSOY




Ferhan Şensoy

1951 yılının 26 Şubat günü Samsun'un Çarşamba ilçesinde doğan Ferhan Şensoy'un annesi Müjgan Şensoy ilkokul öğretmeni; babası Yusuf Cemil Şensoy ise tüccar ve o dönem Çarşamba Belediye Başkanıdır.

İlk öykü ve şiirleri Yeni Ufuklar ve Soyut dergilerinde 1969 yılında yayımlanan Şensoy'un, yazdığı skeçler de Devekuşu Kabare'de 1970 yılında oynanmaya başladı.

Galatasaray Lisesi'nde de bir süre okuyan Şensoy, 1970 yılında Çarşamba Lisesi'nden mezun oldu.

1971 yılında Grup Oyuncuları çatısında ilk profesyonel oyunculuk deneyimini yaşayan Şensoy, 1972-1975yılları arasında Fransa ve Kanada'da tiyatro eğitimine ve çalışmalarına Jerome Savary, Andre-Louis Perinetti gibi isimlerle devam ederken Montreal'de Ce Fou De Gogol adlı oyunuyla 1975'te En İyi Yabancı Yazar ödülünü aldı. Aynı yıl Türkiye'ye döndü.

1976'da ilk televizyon skeçlerini yazdı, bu skeçlerde bir garson rolüyle ilk kez televizyona çıktı. 1978'de, yazdığı Bizim Sınıf adlı televizyon dizisi ikinci bölümden sonra öğretmenlerin manevi şahsiyatını tezyif ettiği gerekçesiyle TRT'de yasaklandı, oyuncu olarak katıldığı diğer televizyon dizileri de yayından kaldırıldı; 1979'de Sizin Dershane dizisini hazırladı.

2005 yılında sayıları 15'i bulan kitaplarının ilki olan Kazancı Yokuşu 1977 yılında yayımlanan Şensoy, 1980 yılında Ortaoyuncular'ı kurdu. Bugüne dek 50'yi aşkın oyunun oynandığı Ortaoyuncular bünyesinde Nöbetçi Oyuncular adlı bir gençlik grubu kurarak yeni tiyatro sanatçılarının yetiştirilmesine katkıda bulunan Şensoy, 1989 yılında Münir Özkul'dan Kel Hasan Efendi'nin Ortaoyuncuları Kavuğunu devraldı. 1990'da Küçük Sahne'ye taşınan Ortaoyuncular, 1989'da Şensoy'un tarihi SES tiyatrosunu onartmasından sonra SES-1885 tiyatrosuna taşındı.

1977'de ilk filmi Kızını Dövmeyen Dizini Döver'i çekti. 1986'da Parasız Yaşamak Pahalı oyununu film senaryosu olarak yeniden yazdı ve yönetmen olarak filmi çekti; Bir Bilen filminin senaryosunu yazdı, filmde oynadı ve yönetti. 1990'da Sezen Aksu ile Büyük Yalnızlık filminde oynadı.

1987'de yazıp yönettiği Muzır Müzikal adlı müzikal, gerici kesimin tepkisi ile karşılaştı. 7 Şubat 1987 günü oyunun 77. gösterisinden sonra sahnelendiği Şan Tiyatrosu şüpheli bir biçimde yandı; Şensoy 21 gün hapis cezasına çarptırıldı. Aynı yıl yazıp sahnelediği Ferhangi Şeyler adlı tek kişilik gösterisi 2004'te 1530. gösterime ulaştı.

Ferhan Şensoy, 1980'de oyuncu Derya Baykal ile evlendi, 1989'da kızı Müjgan Ferhan, 1990'da Neriman Derya doğdu; evlilikleri 2004 yılında sona erdi.

**Oyunları, filmleri ve kitapları hakkında diğer ayrıntılı bilgiler için kaynak:

http://tr.wikipedia.org/wiki/Ferhan_%C5%9Eensoy


En son ersin55 tarafından Cum 29 Ağu 2008, 02:05 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


MİHRİŞAH
6 yıl önce - Cum 29 Ağu 2008, 02:26
Tiyatro Sanatçilarimiz


NISA SEREZLI



Nisa Serezli Gerçek adıyla Nurinisa Aşkıner, (d. 1928 İstanbul, ö. 25 Ağustos 1992 İstanbul) Sinema, tiyatro ve seslendirme sanatçısı.

Lozan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Fransız Filolojisi ve İktisat Fakültesi Gazetecilik Enstitüsü’nden mezun olan sanatçı, sanat yaşamına amatör olarak Gençlik Tiyatrosu’nda, On Küçük Yaramaz oyunuyla başladı (1954). Dormen Tiyatrosu, Oda Tiyatrosu vb. topluluklarda çalıştı. Dormen Tiyatrosundan ayrıldıktan sonra, Ayfer Feray'la birlikte, Ayfer Feray - Nisa Serezli Topluluğu ve Çevre Tiyatrosunu kurdu. 1957'de evlendiği Metin Serezli'den ayrıldıktan sonra Tolga Aşkıner'le evlendi. Birlikte Nisa Serezli - Tolga Aşkıner Tiyatrosu'nu kurdular. Ölümünden sonra topluluk dağıldı.Ilk esi Bülent Veziroglu ndan Levent isimli 1946 dogumlu bir oğlu vardir..

Sinema filmleri çevirmesinin yanında, seslendirmeler de yapan sanatçının adı bugün de yaşatılmakta; Afife Tiyatro Ödülleri kapsamında Yaşamı Boyunca Tiyatro Dalında Başarılı Çizgisini Sürdürmüş Tiyatro Sanatçılarına Nisa Serezli Aşkıner Ödülü verilmektedir.


Ödülleri [değiştir]1964 - Şahane Züğürtler Yılın en başarılı kadın oyuncusu İlhan İskender Tiyatro Armağanı.
1966 - Tatlı Kaçık Yılın en başarılı kadın oyuncusu İlhan İskender Tiyatro Armağanı.

Filmografisi [değiştir]Eda Hanım - 1992
Kupa Kızı - 1986
Yorgun Savaşçı - 1979
Tatlı Kaçık - 1977
Caniko - 1976
Nereden Çıktı Bu Velet - 1975
Köçek - 1975
Yaban Gülü - 1970
Küçük Hanımın Şoförü - 1970
Utanç Kapıları - 1967
Demir Kapı - 1967
Bozuk Düzen - 1965
Dünkü Çocuk - 1965



Alinan kaynak:http://www.msxlabs.org/forum/sinema-tr/68257-nisa-serezli-nisa-serezli-kimdir-nisa-serezli-hakkinda.html


En son MİHRİŞAH tarafından Cum 29 Ağu 2008, 02:30 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


MİHRİŞAH
6 yıl önce - Cum 29 Ağu 2008, 02:49
Tiyatro Sanatçilarimiz


CAHIT IRGAT








Cahit Irgat
Vikipedi, özgür ansiklopedi
Git ve: kullan, ara

Cahit IrgatCahit Irgat (d. 1915 - Lüleburgaz, ö. 5 Haziran 1971 - İstanbul) Tiyatro ve sinema sanatçısı, şair.

Son sınıftayken Edirne Öğretmen Okulu'ndan ayrılan Irgat, birçok tiyatroda oyunculuk yaptı. 1932 yılında girdiği Ankara Devlet Konservatuvarı'nı, 1936'da bıraktı. İstanbul Şehir Tiyatroları, Küçük Sahne, Devlet Tiyatrosu, Adana Şehir Tiyatrosu, Dormen Tiyatrosu, Oda Tiyatrosu ve Cahide Sonku ile kurduklari Cahitler Tiyatrosu’nda çalıştı, birçok sinema filminde de rol aldı. Sanatçı şiirleriyle de tanınmaktadır. Sanatçı, bir film yönetmiş ve şiirlerinin dışında bir de roman yazmıştır. Mina Urgan'la bir dönem evli kalmış olan sanatçı, bu evlilikten dünyaya gelen şair Mustafa Irgat ve oyuncu Zeynep Irgat'ın babasıdır.


Eserleri [değiştir]Şiir
Bu Şehrin Çocukları 1945
Rüzgarlarım Konuşuyor 1947
Ortalık 1952
Irgatın Türküsü 1969
şiirlerinden örnekler
MEMNUNUM DİYEMEM

Memnunum diyemem yaşadığıma,
Bana bir şey söylemiyor
Bu deniz parçası, bu taka.
Gün bitti, yollara düştü kahır
Ötme vapur, gelemem
Dört duvara sarılmışım.
Sarmadı gitti beni
Bu yandan çarklı dünya;
İki yakam bir araya gelmiyor
Ivırı zıvırı caba.
Parmak parmak çürüdü
Bir karış ömrüm,
Yalan şeyleri özlemişim, nâfile
Nâfile şiir yazmış, kahırla yıkanmışım,
Gülmüşüm söylemişim, boşvermişim her şeye,
Senin için yaşamışım insanoğlu, nâfile!
ADAM OLANA ÇOK BİLE

Ekmeğimi gözyaşıma bandım da yedim.
AĞAÇ

Ağacım, dört kol çengi kıyamet
Her dalımda bir memleket
Uzar kollarım uzar
Taşımda toprağımda bereket
Köklerimden başlar hürriyet
Bana çarptıkça anlar
Yağmur yağmur olduğunu
Rüzgâr, rüzgâr.
Taşımda toprağımda kıyamet
Köklerimden başlar hürriyet.



Roman
Geri Dönemezsin (1947)

Filmografisi [değiştir]Casus Kıran / Yedi Canlı Adam 1970
İntikam Yemini 1969
Ana Mezarı 1969
Anadolu Soygunu 1969
Boğaziçi Soygunu 1969
Seninle Ölmek İstiyorum 1969
Fakir Kızı Leyla 1969
Lekeli Melek 1969
Casus Kıran 1968
Dağları Bekleyen Kız 1968
Beşikteki Miras 1968
Sevemez Kimse Seni 1968
Leylaklar Altında 1968
Eşkiya Kanı (Hakimo) 1968
Ana Hakkı Ödenmez 1968
İftira 1968
Erikler Çiçek Açtı 1968
Şeyh Ahmet 1968
Baharda Solan Çiçek 1968
Son Vurgun 1968
Urfa İstanbul 1968
Sabahsız Geceler 1968
Kader 1968
Kara Duvaklı Gelin 1967
Killing Canilere Karşı 1967
Soy Ve Öldür 1967
Kelepçeli Melek 1967
Çelik Bilek 1967
Kurbanlık Katil 1967
Krallar Ölmez 1967
Düşman Aşıklar 1967
Killing İstanbul'da 1967
Killing Uçan Adam'a Karşı 1967
Caniler Kralı Killing 1967
Ölüm Saati 1967
Acı Günler 1967
Son Gece 1967
Kozanoğlu 1967
Çalıkuşu 1966
Yedi Dağın Aslanı 1966
Kanlı Mezar 1966
İhtiras Kurbanları 1966
Bar Kızı 1966
Aslanların Dönüşü 1966
İntikam Ateşi 1966
Fatih'in Fedaisi 1966
Kıran Kırana 1966
Meydan Köpeği 1966
Para Kadın Ve Silah 1966
Sana Layık Değilim 1966
Aşk Mücadelesi 1966
Altın Küpeler 1966
Kasımpaşalı 1965
Siyah Gözler 1965
Hırsız 1965
Dünkü Çocuk 1965
Çapkınlar Kralı 1965
Dört Deli Bir Aptal 1965
Severek Ölenler / Kartalların Öcü 1965
Tehlikeli Adam 1965
Ekmekçi Kadın 1965
Şeytanın Uşakları 1964
Mor Defter 1964
Dullar Tercih Edilir 1964
Yasak Aşk 1961
Sığıntı 1960
Kıtipiyoz'a Tuzak / Fosforlu'nun Oyunu 1959
Karasu 1958
Büyük Sır 1956
Kara Çalı 1956
Günah Bizimdir 1956
Sevdiğim Sendin 1955
Safiye Sultan 1955
Sahildeki Kadın 1954
Drakula İstanbul'da 1953
Altı Ölü Var / İpsala Cinayeti 1953
Aşk Izdırabtır 1953
Cinci Hoca 1953
Kezban 1953
Mahallenin Namusu 1953
Kızıltuğ 1952
Can Yoldaşı 1952
Deli 1952
Göçmen Çocuğu 1952
İmralı'dan Doğan Güneş 1952
Kan Kardeşler 1952
Kubilay 1952
Sabahsız Geceler 1952
Yavuz Sultan Selim Ağlıyor 1952
Yıldırım Beyazıt Ve Timurlenk 1952
Dudaktan Kalbe 1951
Vatan ve Namık Kemal 1951
Vatan İçin 1951
İstanbul'un Fethi 1951
Barbaros Hayrettin Paşa 1951
Lale Devri 1951
Hayat Acıları / Gülnaz 1951
Bırakılan Çocuk 1950
Estergon Kalesi 1950
Kapanan Gözler 1950
Onu Affettim 1950
Parmaksız Salih 1950
Soysuz 1950
Üçüncü Selim'ın Gözdesi 1950
Fato / Ya İstiklal Ya Ölüm 1949
İstiklal Madalyası 1948
Gençlik Günahı 1947
Seven Ne Yapmaz 1947
Büyük İtiraf 1947
Toros Çocuğu 1946
Senede Bir Gün 1946
Onüç Kahraman 1943
Kahveci Güzeli 1941
Yılmaz Ali 1940
Şehvet Kurbanı 1940


ersin55
6 yıl önce - Cum 29 Ağu 2008, 04:41



YILDIZ KENTER

(Asıl adı:Ayşe Yıldız)(d. 11 Ekim 1927, İstanbul). Türk-İngiliz tiyatro ve sinema sanatçısı.

11 Ekim 1927 yılında İstanbul’da doğdu. Ankara Devlet Konservatuarı Yüksek Bölümünü sınıf atlayarak bitirdi. On bir yıl Ankara Devlet Tiyatrosunda çalıştı. "Rockefeller" bursu kazanarak, American Theatre Winng, Neighbourhood Play House ve Actor’s Studio’da oyunculuk ve oyunculuk öğretiminde yeni teknikler üzerine çalışmalar yaptı. Ankara Devlet Konservatuvarı'na hoca olarak atandı.

1959'da Devlet Tiyatrosu’ndan ayrıldı. Muhsin Ertuğrul ile bir yıl çalıştı. Kardeşi Müşfik Kenter ve eşi Şükran Güngör ile Kent Oyuncuları Topluluğunu kurdu. Daha sonraki yıllarda sürekli olarak Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de "Değişen Eğitim Metotları" ve "Oyunculuk Metotları" üzerine çalışmalar yaptı.

1962’de Tiyatro hizmetlerinden ötürü “ Yılın Kadını ” seçildi. 1968’de İstanbul’da Kenter Tiyatrosunun binasının inşaatını tamamladı. Sinema oyuncusu olarak üç kez “ Altın Portakal ” ödülüne layık görüldü. Sovyetler Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Almanya, Hollanda, Danimarka, Kanada, Yugoslavya ve Kıbrıs’ta İngilizce ve Türkçe oyunlar sergiledi.

100’ün üstünde oyun oynadı. 100’e yakın oyun sergiledi. Shakespeare, Cehov, Brecht, Inoesco, Pinter, Albee, Tennessee Williams, Alan Ayckbourn, Arthur Miller, Brian Freil, Neil Simon, Athol Fugard, Sergey Kokovkin gibi pek çok yazarların yanısıra Melih Cevdet Anday, Necati Cumalı, Güner Sümer, Adalet Ağaoğlu, Zeki Özturanlı, Güngör Dilmen, Muzaffer İzgü gibi pek çok Türk yazarının oyunlarını da sahneye koydu, oynadı.

1981’de “ Devlet Sanatçısı ” olarak ödüllendirildi. 1984 de Roma’daki İtalyan Kültür Birliğince “ Adalaide Ristori ” ödülüne layık görüldü. Profesör Yıldız Kenter, 37 yıldır Sahne Hocalığı yapmaktadır.

1989 yılında, Korsika - Bastia Film Festivalinde “ Hanım ” filmindeki rolüyle “ En İyi Kadın Oyuncu ” ödülünü aldı.

1991 yılında Tiyatro Sanatına hizmetlerinden ötürü Uluslararası Lions Kulübünün “ The Melvin Jones ” yla ödüllendirildi. İki kez Ulvi Uraz “ En İyi Kadın Oyuncu ” üç kezde aynı dalda Avni Dilligil ödülüne laik görüldü.

1994’de “ Konken Partisi ” oyunundaki Fonsla rolü ile “ Olağanüstü Yorum ” ödülünü aldı. Finlandiya Dünya Kadın Kuruluşu tarafından yüz yılın en başarılı yüz kadınından biri olarak onurlandırıldı. 1995’de Kültür Bakanlığı, Tiyatro Sanatına katkılarından ötürü “ Onur ” ödülüne layık gördü. Profesör Kenter’e aynı yıl tiyatro sanatına katkılarından dolayı “ Mevlana Kardeşlik ve Barış ” ödülü verildi.

1996’da Magazin Gazetecileri Derneği tarafından Ramiz ile Jülide’deki Jülide rolü için “ En İyi Kadın Oyuncu ” ödülü verildi. 19 Mayıs 1997'de Uluslararası İstanbul Festivali tarafından ömür boyu Tiyatro Sanatına katkısından dolayı verilen onur ödülü Yıldız Kenter’e Dame Diana Rigg tarafından takdim edildi.

1998’de Ankara Sanat Kurumu “ Yılın Kadın Sanatçısı ” ödülü, 1998 Muhsin Ertuğrul yaşam boyu tiyatro sanatına katkılarından dolayı onur ödülü, 1998 Cumhurbaşkanlığı Büyük Kültür ve Sanat Ödülü, “ MARTI ” adlı oyunda Madam Arcadina rolüyle 1999, Afife Tiyatro Ödülleri - En İyi Kadın Oyuncu ödülü

**Sanatçı hakkında daha detaylı bilgi için kaynak:

http://tr.wikipedia.org/wiki/Y%C4%B1ld%C4%B1z_Kenter


Atilla DÜNDAR
6 yıl önce - Cum 29 Ağu 2008, 11:19


Adile NAŞİT (1930 - 1987)

17 Haziran 1930'da Istanbul'da doğan Adile Naşit'in asıl adı Adile Keskiner'dir. Tiyatro oyuncusu Amelya Hanım ile ünlü komedyen Naşit'in kızıdır. Babasının ölümü üzerine öğrenimini yarım biraktı. 1944 yılında Istanbul Şehir Tiyatrosu Çocuk Tiyatrosu'na girdi. "Herşeyden Biraz" oyunuyla sahneye çıktı. Aynı yıl Halide Pişkin'in grubuyla İstanbul'da turneye çıktı. Daha sonra Muammer Karaca'nin tiyatrosuna girdi. 1948'de komedi oyuncuları Aziz Basmacı ve Vahi Öz'le birlikte kurduklari toplulukta 1951 yılına kadar çalıştı. Yine 1948 yılında "Lüküs Hayat" filmiyle sinema oyunculuğuna başladı. 1950'de, kendisi gibi tiyatorcu olan Ziya Keskiner ile evlendi. 1954'te yeniden Muammer Karaca tiyatrosuna döndü ve 1960'a dek burada sahne aldı. 1961'de, eşi Ziya Keskiner ve abisi Selim Naşit Özcan ile birlikte, Naşit Tiyatrosu'nu kurdular. Bu topluluğun dağılmasından sonra 1963'te girdiği Gazanfer Özcan-Gönül Ülkü tiyatrosunda, 1975'e kadar aralıksız olarak sahnelerde boy gösterdi. Adile Naşit, sinemaya ikinci ve asıl girişini 1970'lerde yaptı. 1976'da "İşte Hayat" adlı filmdeki rolüyle, Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Kadın Oyuncu" ödülünü kazandı. Bu, Türk sinemasında, "star" olmayan bir başoyuncunun kazandığı ilk ödüldü. Rıfat Ilgaz'ın eserlerinden sinemaya aktarılan Hababam Sinıfı filmlerinin birçoğunda, müstahdem kadın rolüyle yeraldı ve buradaki oyunculuğuyla da büyük beğeni kazandı. 1978'de Uluslararası Sanat Gösterileri'nin tiyatro ve müzikallerinde rol almaya başladı. 1981 yılında TRT televizyonunda Uykudan Önce isimli bir çocuk programı yapmaya başladı. Bu programda anlattığı masallar ve öykülerle, çocukların gönlünde taht kurdu. Gerek sinema filmlerinde, gerekse oyunlarda, basit, saf, iyi yürekli kadın tiplemesini başarıyla oynadı ve kendine has bir üslûpla yenileyerek karakteristik hale getirdi. Adile Naşit, 11 Aralık 1987'de Istanbul'da öldü.


Burak Canpolat
6 yıl önce - Cum 29 Ağu 2008, 11:23
Hüseyin Avni Danyal


1962 yılında Trabzon'da doğdu.


1985 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro-Oyunculuk Bölümü'nden mezun oldu. Bir süre Ankara Devlet Tiyatrosu'nda görev aldı. 1988-94 yılları arasında Bursa Devlet Tiyatrosu'nda görev aldı. 2001 yılında Sanat Kurumu En İyi Erkek Oyuncu Ödülünü aldı.


Oynadığı Bazı Oyunlar


Azizname
Getto
Çılgın Dünya
Kadıncıklar
Kör Döğüşü
Benimle Oynarmısınız
Kafkas Tebeşir Dairesi
Savaş Baba
Hayvanat Bahçesi


Oynadığı Dizi ve Filmler


Kurtlar Vadisi Pusu-Yalçın Bulut-2007
Çinliler Geliyor-Hayri-2006
Hatırla Sevgili-Adnan Menderes-2006
Fırtına-Besim-2006
Aşka Sürgün-Nizar Azizoğlu-2005
Tam Pansiyon-Şahin-2004
Çalınan Ceset-2004
Ablam Böyle İstedi-Azmi-2004
Hayalet-Yalçın-2004
Çemberimde Gül Oya-Kenan-2004
Bir Aşk Hikayesi-2004
Hürrem Sultan-Ahmet Paşa-2003
Kurşun Yarası-Binbaşı Kenan-2003
Şarkılar Seni Söyler-2003
Esir Şehrin İnsanları-Ramiz-2003
Pembe Patikler-Niyazi-2002
Ferhunde Hanımlar-1993
Dost Eller-1982



Burak Canpolat
6 yıl önce - Cum 29 Ağu 2008, 11:36
MÜMTAZ SEVİNÇ


9 Ocak 1952 yılında Elazığ'da doğdu. Mümtaz Sevinç, Hacettepe Üniversitesi Fizik Mühendisliği'nden mezun olduktan sonra sanat hayatına 1978 yılında Ankara Devlet Tiyatrosu'nda atılmıştır. Nazım Hikmet ve Mazlum Çimen'in şiirlerini de seslendiren sanatçı, tiyatro oyunculuğunun yanısıra, bir çok tv dizisi ve sinema filminde de rol aldı. 1994 yılında İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda görev aldı. Özel tiyatrolarda oynadı.

Nebil Özgentürk'ün Bir Yudum İnsan belgeselinin tanınması ve sevilmesine çok büyük katkısı olmuştur. Mümtaz Sevinç 24 Ocak 2006 günü, birlikte yaşadığı Banu Baldır tarafından bıçaklanarak öldürüldü.
Bazı Seslendirmeler
San Francisco Sokakları adlı dizide Müfettiş Steve Keller (Michael Douglas)
Doludizgin-Bonanza dizisinde Küçük Joe Cartwright (Michael London)
Küçük Ev dizisinde Charles Ingalls ( Michael London)
Steve McQueen
Steve Martin
Paul Newman
Alain Delon
Dizileri
Şehnaz Tango (1996)
Deli Divane (1997)
Eltiler (1997)
Gülün Bittiği Yer (1998)
Hoşçakal Yarın (1998)
Hayal Kurma Oyunları (1999)
Sır (1999)
Savunma (2000)
Baykuşların Saltanatı (2000)
Çifte Bela (2001)
Emanet (2002)
Sihirli Annem (2003),
Aşkımızda Ölüm Var (2004)
Nehir
Tiyatro oyunları
Peter Pan 1964 - 1965
Bal Sineği 1965 - 1966
Keziban
Köşebaşı
Yakut Balık 1966 - 1967
Bir Ölümün Toplumsal Anatomisi 1978 - 1979
Kırmızı Sokağın Suzanı 1979 - 1980
Elif Ana
Sultan Kız 1982 - 1983
Son Gülen 1983 - 1984
Osmancık 1984 - 1985
10. Senfoni 1985 - 1986
Karakolda 1985-1986
İnsanlar ve Hayvanlar 1986 - 1987
Bir Kadın Bir Düş Bir Oyun 1987 - 1988
Aşkımız Aksaray'ın En Büyük Yangını 1989 - 1990
Vatan Diye Diye 1990 - 1991
Barbaros Hayrettin 1990-1991
Tamirci 1991 - 1992
Bahar Noktası 1992 - 1993
Yeşil Papağan Limited 1994- 1995
Kamyon 1995- 2006
Ferhat İle Şirin 1998 - 1999
Odada Savaş (Bakırköy Belediye Tiyatrosu) 2005-2006
Sinema Filmleri
Gülün Bittiği Yer
Hoşçakal Yarın
Ödülleri
Ferhat ile Şirin oyunuyla İsmet Küntay En İyi Erkek Oyuncu
Tiyatro Ödülü.



bülent dizdar

6 yıl önce - Cum 29 Ağu 2008, 13:11



İsmail Hakkı Dümbüllü


İsmail Dümbüllü, silahşör Zeynel Abidin Efendi ve Fatma Azize Hanım’ın oğulları olarak, 1897 yılında İstanbul Üsküdar’da doğdu.

Üsküdar İttihat-ı Terakki Mektebi’ni bitirdikten sonra askeri ortaokuluna başladı. Tiyatro merakı yüzünden askeri ortaokulunun üçüncü sınıfından ayrıldı.

Önceleri amatör olarak Karagöz Hüseyin’in sahnesinde oynayan Dümbüllü, sonraları, profesyonel olarak, Kel Hasan’ın tiyatrolarında sahneye çıktı.

30 yaşına kadar Kel Hasan’ın yanında çalıştı. Bu dönemde tuluat (önceden hazırlanmadan, sahnede akla geliveren sözlerle oynanan oyun) geleneğini öğrendi.

Kavuklu Hamdi, Naşid, Abdi, Küçük İsmail, Abdürrezak gibi dönemin ünlü ortaoyuncularıyla çalıştı.



Geleneksel kavuğu Kel Hasan’dan aldı. Kendiside, ölmeden bu kavuğu Münir Özkul’a devretti. 1989 yılında da ortaoyuncular kavuğu Ferhan Şensoy’a devroldu.

Dümbüllü, Tevfik İnce ile birlikte kendi topluluğunu kurarak 1928 yılında perdesini Direklerarası’ndaki Hilal Tiyatrosu’nda açtı. 1933’den sonra Anadolu turnelerine çıktı.

Dönemin tiyatro anlayışı ve beğenisi giderek değişmesine rağmen Naşid’in ölümünden sonra geleneksek tiyatronun en ünlü adı oldu ve ortaoyunu geleneğini tek başına sürdürdü.

Bu dönemde Ayşem, Cebe Gitti, Bülbül gibi operetlerde de oynadı.

II.Dünya Savaşı yıllarından sonra özgün ses tonu, saf görünüşü ve sevimli mimikleriyle 1947’de itibaren sinemada da görünmeye başladı. Memiş(1947), Dümbüllü Macera Peşinde(1948) ve Keloğlan (1948) filmlerinde başrol oynadı.

Harman sonu(1950), İncili Çavuş(1952), Ne Sihirdir Ne Keramet(1951), Sihirli define(1951) adlı filmlerde ününü pekiştirdi. Ancak bir çok eleştirmene göre, çok seyirci toplamasına karşın, filmlerdeki Dümbüllü, tiyatrocu Dümbüllü kadar başarılı olamamıştı.

Kel Hasan’dan ortaoyunu konusunda öğrendiklerini kendi kişiliğiyle birleştirerek oluşturduğu “Dümbüllü Tarzı”nı hem sahnede hem de perde de sergilemeyi sürdürdü.

1953’de Kırk Gün Kırk Gece, 1954’de Mihrimah Sultan, 1956’da Dümbüllü Tarzangibi filmlerde oynadı. 1968’de jübile yaparak tiyatroyu bıraktı.Ama sanattan kopmayarak zaman zaman sahneye çıkmayı ve radyo oyunlarında yer almayı sürdürdü.


Diğer filmleri:

Kılıbıklar (1947),
Harman Sonu Dönüşü(1950),
Vur Patlasın Çal Oynasın(1952),
Yıldızlar Revüsü(1952),
Bayram Gecesi(1954),
Fındıkçı Gelin(1954),
Şeytan Mayası(1959),
Gol Kralı Cafer(1962),
Ekmek Parası(1962),
Temem Bilakis(1963),
Soytarı (1965),
Nasreddin Hoca(1971).

5 Kasım1973’de İstanbul’da öldü. Kabri, Üsküdar’da Karacaahmet Mezarlığı’ndadır.





cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET