Karamanoğlu İbrahim Bey tarafından 1448 yılında onarılan Kızkalesi bugün
İçel turizminin sembolü haline gelmiştir.
Korikos'ta yaşayan Krallardan biri, bir kız çocuğu olsun diye gece gündüz Tanrıya yakarmaktadır. Sonunda dileği yerine gelir ve kız büyüdükçe güzelliği ve yardımseverliği ile herkesin sevgisini kazanır.
Günlerden bir gün şehire bir falcı gelir. Kral onu saraya çağırtır, kızının geleceğini öğrenmek ister. Falcı prensesin eline bakınca irkilir ama bir şey söylemez. Kral zorlayınca "Kralım" der,
Kızınızı bir yılan sokacak. Bu yazgıyı hiçbir şey bozamayacak der ve siz dahi engel olamayacaksınız deyip oradan ayrılır.
Kral, kıza birşey söylemez ama düşüncelere dalar. Sonunda kıyıya yakın üçük bir adacık üzerinde, ak taşlardan bir kale yaptırmaya karar vererek kaleyi yaptırır ve kızını buraya kapatır.
Olan biteni bilmediğinden kızı üzülmekte, günden güne eriyip gitmektedir. Günün birinde saraydan kaleye gönderilen bir üzüm sepetinin içinden çıkan bir yılan kızı sarar ve öldürür.
kızkalesi ve daha da batısı özellikler koylar bölgesi gercekten güzeldir türkiyenin en temiz suları yine burada yapılasmada yok fazla olanlarla küçük balık restoranları yada pansiyon hep denizi dalmayı sakinliği sevenler buralarına bayılıcaklar helede sırasıyla kızkalesi altınorfoz karayolları koyu narlıkuyu akyar ve yapraklı koy zaten yaprak koydan sonra susanoğlu baslıyo oldukça hareketli bi bölge seneye burada 8yeni büyük 5yıldızlı otel acılıcakmıs biriside 7yıldızlı olucakmıs ve antalyadaki rixos tan cok büyük acıolar insaat hala sürüyo ismide hyatt holiday dreams falan olucakmıs diğerleride sheraton holiday inn swiss dedeman ve magic life oteller zincirininmiş ama hepside ayrı ayrı bölgelerde oldugu için merkezde pek yer işgal etmiolar ve gercekten bölgenin cehresini değiştiricek bu oteller çünkü ülkemin her köşesi güzel ama mersin turizm için biçimmiş kaftan oyüzden antalya bodrum bana çöl gibi gelio her gitmem de tabi bana göre yoksa gercekten güzel benım yurdumm hemde her yeri
Korikos'ta yaşayan Krallardan biri, bir kız çocuğu olsun diye gece gündüz Tanrıya yakarmaktadır. Sonunda dileği yerine gelir ve kız büyüdükçe güzelliği ve yardımseverliği ile herkesin sevgisini kazanır.
Günlerden bir gün şehire bir falcı gelir. Kral onu saraya çağırtır, kızının geleceğini öğrenmek ister. Falcı prensesin eline bakınca irkilir ama bir şey söylemez. Kral zorlayınca "Kralım" der,
Kızınızı bir yılan sokacak. Bu yazgıyı hiçbir şey bozamayacak der ve siz dahi engel olamayacaksınız deyip oradan ayrılır.
Kral, kıza birşey söylemez ama düşüncelere dalar. Sonunda kıyıya yakın üçük bir adacık üzerinde, ak taşlardan bir kale yaptırmaya karar vererek kaleyi yaptırır ve kızını buraya kapatır.
Olan biteni bilmediğinden kızı üzülmekte, günden güne eriyip gitmektedir. Günün birinde saraydan kaleye gönderilen bir üzüm sepetinin içinden çıkan bir yılan kızı sarar ve öldürür.
arkadaşımızın yazdığı bu hikayeyi ben istanbul kız kulesinin hikayesi olarak biliyorum.Yanlışım varsa şimdiden özür dilerim.Ama doğrusunuda bilmemizde de fayda var dimi.