Bölgedeki alt yapı eksiktir, kimi yerde yoktur. Yapılan çalışma restorasyon çalışmalarının yanında yürütülen bir alt yapı çalışmasıdır. Alt yapısı olmayan sağlıklı su hatları olmayan, kanalizasyon ve yağmur suyu sistemleri olmayan yerlere bu hatlar daha yeni döşenmektedir. Ayrıca havadan giden elektrik ve telefon hatları da yer altına alınmaktadır. Bu çalışmaların yavaşlığı ya da yapılış yöntemi, tarihi vs eleştirilebilir. Ama orada öyle keyfi bir çalışma yapılıyormuş gibi yansıtmak yanlıştır.
Bu çalışmalar turizmin gelişmesi için yapılmaktadır. Sağlıklı turizm bölgeleri oluşabilsin diye yapılmaktadır. Ankara Kalesi'nin 90 yıllık kaderine terk edilmişliği, çalışmaları zorlaştırmaktadır tabi. Bu nedenle 2 günde yapılıp bitirilemiyor, sıfırdan yapılıyor tüm alt yapı.
Keşke 90 sene beklenmeseydi de birileri zamanında bu çalışmaları yapsaydı, Ankara 2000'li yıllarda kentin göbeğinde böyle manzaralarla karşılaşmasaydı.
Başkent’in rekabet avantajını elinde tutması gerektiğini ifade eden Vali Alaaddin Yüksel, “50 milyon turist ağırlayan Prag, çuvalla para kazanıyor. Yeni şeyler konuşulmazsa, Ankara patinaj yapmaya devam edecektir” dedi.
Ankara Valisi Alaaddin Yüksel, Başkent’te yeni şeyler konuşmanın gerektiğini dile getirerek, “Ankara’da aidiyet duygusu yaratmalıyız. Eğer kendimizi buraya ait hissediyorsak şehrimizin potansiyelini ortaya çıkartmamız gerekiyor. Dünya Başkentleri artık rekabet başlıklarını belirleyerek yarışıyorlar. 20 tane üniversitemiz, 6 adet teknoparkımız, yüksek hızlı trenimiz, Anadolu’ya açılan bölünmüş yollarımız varken bunları yapmazsak, Ankara olduğu yerde patinaj yapmaya devam edecektir” dedi.
GAZETE BAŞLIKLARI HEP AYNI
Başkent’in, 20 yıl önce tartışılan konuları tartışmaması gerektiğinin altını çizen Yüksel şöyle devam etti: “Üç haftada bir gazete başlıklarını Eskişehir Yolu’ndaki Demir kafesin sökülüp sökülmeyeceği süslüyor, her kış geldiğinde, kabak lastiklerle dolaşmayın kar kastiği takın haberleri çıkıyor. Ne yazık ki bu şehir gündeminde Expo’yu, uluslararası fuarları tutmuyor. 3 gün önce açılan Ankara Sanayi Fuarı, çadırda açıldı. Dünya şehirlerinde fuarlar çadırlarda açılmıyor. Bu durum Ankaralıları rahatsız etmiyor herhalde.”
ÇUVALLA PARA KAZANIYORLAR
Ankara’nın müthiş bir tarihi zenginliğe sahip olduğunu vurgulayan Yüksel, Avrupa çapında bir havaalanı olan Esenboğayı kullanıp turistleri getiremediğimizi açıklayarak şöyle devam etti: “Güneyde 2 milyon nüfusu olan bir şehir yılda 9 milyar dolar turizmden para kazanıyor ancak Başkentin sanayi ihracatından kazandığı miktar sadece 6.2 milyar dolardır. Buna rağmen turizm gündemde tutulmuyor. Tarihi Roma Hamamı’ndan Hacı Bayram-ı Veli Camisi’ne, Augustus Tapınağı’ndan Selçuklu Köprüsü’ne kadar birçok tarihi eser var ama biz tanıtamıyoruz. Bir şehrin bunları konuşması için denizinin olması gerekmez. Yılda 50 milyon turist ağırlayan Prag, turizmden çuvalla para kazanıyor.”
ÇOLUK ÇOCUK ALIŞVERİŞ MERKEZİNE
Türkiye’de çalışan 10 bin Ar-ge personelinin 6 bininin Ankara’da bulunduğunu belirten Vali Yüksel, “Bu şehrin bilişim vadisini yapması için haklı gerekçeleri var. 57 yabancı sermayenin 39 tanesi Ankara’dadır. Sabah işe gidip, akşam gelip evde yatıyoruz, haftasonu olunca da çoluk çocuk alışveriş merkezine doluşuyoruz. Anadolu şehirleri yeni şeyler konuşmaya başladı. Başkent olarak rekabet avantajını kent olarak elimizde tutmalıyız” dedi.
19 MAYIS GÖZÜMÜZE BAKIYOR
Spor tesislerimizde eskidiğini ve hepsinin yenilenmesi gerektiğinin altını çizen Yüksel şöyle konuştu: “19 Mayıs Stadyumu beni yenileyin, ben yıkılıyorum diyerek gözümüzün içine bakıyor. A Milli Futbol Takımı en son ne zaman Ankara’da maç yapmış bilen yok. Böyle bir şey olamaz ancak kimse bunu sorgulamıyor, çünkü tesis yok. Artık basketbol turnuvalarının 3’üncü ya da 5’inci ayağı değil, merkezi olmalıyız. Ankara‘da spor tabanlı olimpiyat yapılmalıdır.”
Vali güzel söylüyor da, medya ve sivil toplumun eksiklerinin yanında bunlar devletin de eksikleri. Biz burada stadyum meselesini de gündeme getiriyoruz, fuar alanı ne olacak onu da konuşuyoruz, turistik projeleri de değerlendiriyoruz. Ama devlet stadyum yapmazsa, fuar alanı yapmazsa, müze yapmazsa bunu konuşmanın da değeri günden güne azalıyor.
Bence Ankara'da bunların farkında olan önemli bir kitle var. Medya bu olayı kavrayabilmiş değil, Ankara'da siyasetten başka bir şey konuşmuyorlar çünkü. Devlet de daha çok siyasetle ilgileniyor, yatırımlar da genelde kurum binası yapmak, savunma sanayi yatırımı yapmaktan öteye geçmiyor. Valinin bu konularda söylediklerini gidip hükumete de söylemesi lazım.
Ankara’nın müthiş bir tarihi zenginliğe sahip olduğunu vurgulayan Yüksel, Avrupa çapında bir havaalanı olan Esenboğayı kullanıp turistleri getiremediğimizi açıklayarak şöyle devam etti: “Güneyde 2 milyon nüfusu olan bir şehir yılda 9 milyar dolar turizmden para kazanıyor ancak Başkentin sanayi ihracatından kazandığı miktar sadece 6.2 milyar dolardır.
Buna rağmen turizm gündemde tutulmuyor. Tarihi Roma Hamamı’ndan Hacı Bayram-ı Veli Camisi’ne, Augustus Tapınağı’ndan Selçuklu Köprüsü’ne kadar birçok tarihi eser var ama biz tanıtamıyoruz.
Sayın Valimiz konuşunca mangalda kül bırakmıyor ama aradan geçen 1,5 senede bütün finansmanı ATO tarafından karşılanacağı taahhüt edilen TULUNTAŞ mağarasının devrini bile henüz onaylamadı.
Sayın Valim önce kendi yetki alanınızdaki sorunlarda Ankaraya hareket getirin sonrası ......
-TULUNTAŞ İÇİN EL ELE- 16.07.2011
Başkent’in Damlataş’ı olarak bilinen Tuluntaş Mağarası’nın restorasyonu ve turizme kazandırılması için çalışmalar yürüttüklerini hatırlatan Bezci, şunları söyledi:
“Tuluntaş Mağarası için Ankara Valiliği, Gölbaşı Belediyesi ve Ankara Ticaret Odası olarak projelendirme çalışmaları başlatacağız. Restorasyonu en kısa sürede tamamlanacak mağara, Ankara’ya özgü ürünlerin satıldığı, Ankara’ya özgü yemeklerin yendiği, güzide bir turizm merkezi olarak Başkent markasına önemli katkı sağlayacak”
Vali her konuda haklı!Asıl suçlu da Ankara halkıdır.Bir kaç ay önce Ankara'da milli maç oynanması için başlık ve facebook sayfası açmıştım,2-3 kişi dışında kimse ilgi göstermedi.
Ankara insanında kente aidiyet duygusu yok.Kimse onu,bunu suçlamasın.Her kişi ve kurumun az-çok hatası vardır ama asıl suçlu biziz.
Ankara nın en önemli sorunu vizyon sorunu. Mevcut yönetici kadroları baştan aşağı yenilenmeyip tazelenmedikten sonra Ankara patinaj yapmaya daha çok devam eder...
Ankara insanında kente aidiyet duygusu yok.Kimse onu,bunu suçlamasın.Her kişi ve kurumun az-çok hatası vardır ama asıl suçlu biziz.
Kente sahip cikmak icin bin tane mail atiyoruz, telefon ediyoruz, belediyeler gene kendi bildiklerini yapiyor, cogu zaman dinlermis gibi yapip ilgilenmiyorlar.
Nasil sahip cikalim ?
En basta yoneticilerin adam gibi halkla ortaklasa proje gelistirmesi lazim, Mimarlar ve sehir plancilari ile calismalari lazim.
Trafigi igrenc hale getirdiler zaten turist gelip ulasimda problem yasayacak, araba kiralara yollar arapsaci zaten ukome denen gereksiz merkez yuzunden, yuruyerek kenti dolasmak ise neredeyse imkansiz zira kaldirimlar ya yok yada cok kalitesiz.