Ankara belediyesi İstanbul’da “En yaşanılır kent” olarak billboard reklamı vermiş.
çok da iyi olmuş ankaranın tanıtımı zaten yetersiz bu şekilde yavaş yavaş ankara üzerine kalıplaşmış düşünceler kırılabilinir...Zaten ankara bilboardlarında istanbulda yapılan fuar,kongre reklamlarını görmekten sıkılmıştım birazda onlar görsünler
Ben aslen izmirliyim doğma büyüme ankaralıyım eğer illa deniz deniz diye bi takıntınız varsa ankaradan sıkılırsınız ankarayı iyi çözmesseniz ön yargılı gelirseniz sıkılırsınız ama deniz görme gibi takıntınız yoksa ve ankaranın gezilecek hareketli yerlerinin sadece kızılaydan ibaret olduğunu zannetmeyip diyer burda bahsettğimiz yerlerindede vakit geçirirseniz sıkılmazsınız ankarada yayaların dolaştığı hareketli bölgeler izmirden çok fazla şehir içi geniş parklar ve avm çeşitliği olarak seçenek izmire göre çok fazla
Ankara'mızın yurtdışı tanıtımına katkısı olan ve turist çekecek güzel bir haberi veriyorum.
Başkan Tiryaki Avrupalı Seçkin Destinasyon ödülünü Brüksel’de aldı
Avrupa Parlamentosu tarafından 2008’den beri düzenlenen Avrupalı Seçkin Turist Destinasyonu yarışmasının ödül töreni Brüksel’de görkemli bir seremoni ile gerçekleştirildi. Türkiye’yi Hamamönü restorasyon çalışmaları ile temsil eden Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki, ödülünü, Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Antonio Tajani’nin elinden aldı.
Türkiye’yi Brüksel’de Hamamönü temsil etti
21 Avrupa ülkesinin katıldığı organizasyonda gündüz EDEN (Avrupalı Seçkin Turist Destinasyonu) fuarındaki Hamamönü standı ile göz dolduran Altındağ Belediyesi, akşam saatlerinde ise 2011 yılı ödüllerine ismini yazdırdı. Tarihi bir binada gerçekleştirilen ödül töreninde alfabetik sıraya göre tüm ülkeler sahneye davet edildi. Önce ülkelere ait tanıtım filmleri gösterildi, ardından da ödülleri verildi.
Türkiye’yi temsilen sahneye Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki, Başkan Yardımcısı Tuncay Temel, Kültür ve Turizm Bakanlığı Daire Başkanı Onur Gözet ve Bakanlık uzmanı Yusuf Fırıncı çıktı. Ödülü projenin mimarı Veysel Tiryaki’ye takdim eden Antonio Tajani, çalışmalarından ötürü Başkan Tiryaki’yi tebrik etti. Başkan Tiryaki de kendisine bakır ve çini süslemeli bir ibrik hediye etti.
Tüm kazanan destinasyon temsilcilerinin toplu fotoğraf çekiminin ardından Başkan Tiryaki Brüksel’deki Türk basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Türkiye’yi Avrupa’da temsil etmekten büyük gurur duyduğunu belirten Başkan Tiryaki, bu ödülü tüm Altındağlılar adına aldığını belirtti.
Tiryaki: Altındağ’ın tarihi dokusunu yeniden ayağa kaldırmayı hedefliyoruz.
Böyle bir ödülün çok anlamlı olduğunu belirten Tiryaki, Hamamönü’nün ününün artık Türkiye sınırlarını aştığını belirtti. Brüksel’de gerçekleştirdikleri temaslarla Hamamönü’nü Avrupa ülkelerinden gelen ziyaretçilere tanıttıklarını aktaran Başkan Tiryaki, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ankara için önemli bir cazibe merkezi haline gelen Hamamönü, artık Ankara dışından hatta yurt dışından bile turist çekmeye başlamıştır. Gerçekleştirdiğimiz tanıtım çalışmalarının meyvelerini önümüzdeki yıllarda çok daha fazla toplayacağımızı ümit ediyorum. Tüm bunlarla birlikte restorasyon çalışmalarımız da hızla devam ediyor. Daha önce Hamamönü ve çevresinde 300 yapının restorasyonunu tamamladık. Şu anda ise Hamamarkası bölgesinde 70 adet tarihi Ankara evinin yeniden inşa çalışmalarını yürütüyoruz. Etap etap ilerlemeyi ve Altındağ’ın tarihi dokusunu yeniden ayağa kaldırmayı hedefliyoruz. Biz ödül almak için yapmıyoruz bu çalışmaları ancak çalışmalarımızın Avrupa Parlamentosu tarafından fark edilmesi ve ödüle layık görülmesi de çok gurur verici…”
Kaynak: Altındağ Belediyesi
--------------------------------------------------------------------------------
Ben aslen izmirliyim doğma büyüme ankaralıyım eğer illa deniz deniz diye bi takıntınız varsa ankaradan sıkılırsınız ankarayı iyi çözmesseniz ön yargılı gelirseniz sıkılırsınız ama deniz görme gibi takıntınız yoksa ve ankaranın gezilecek hareketli yerlerinin sadece kızılaydan ibaret olduğunu zannetmeyip diyer burda bahsettğimiz yerlerindede vakit geçirirseniz sıkılmazsınız ankarada yayaların dolaştığı hareketli bölgeler izmirden çok fazla şehir içi geniş parklar ve avm çeşitliği olarak seçenek izmire göre çok fazla
İzmirde 3 yıl yaşamış biri olarak Ankarayı izmire tercih etmem. Ankarayı hiç beğenmedim, bahsettiğiniz gezi alanlarıyla hiç karşılaşmadım, ankarada kızılaydan başka gezilebilecek bir semt yok sanırım. Keçiörenden Kızılaya kadar yürüyerek yol kattettim ve keçiörenden kızılaya kadar olan bölge ölü bir bölge, gezilecek hiçbir yer yoktu. Kendi izlenimlerimi aktarıyorum sadece hatalı olabilirim. Bir de ankaradaki mimari hiç ilgi çekici değil. İzmirde mesela konak ve alsancağı gezerseniz mimari kimlik hemen göze çarpıyor. Ayrıca izmirdeki Fuar( Kültür Park) ankaradaki tüm geniş parklara bedel( kendi yorumum)
İzmir'i de gördüm. Ankara'yı da. Bir istanbullu olarak İzmir'de yaşamayı tercih ederim Ankara'ya.
O kadar ihmal edilmesine ve yönetimi şehrin hak ettiği kadar başarılı olmamasına rağmen daha renkli daha güzel bir şehir.
Ama konumuz turizm. Gerçi turist olsam da İzmiri tercih ederdim.
İzmirde 3 yıl yaşamış biri olarak Ankarayı izmire tercih etmem. Ankarayı hiç beğenmedim, bahsettiğiniz gezi alanlarıyla hiç karşılaşmadım, ankarada kızılaydan başka gezilebilecek bir semt yok sanırım.
Ankaralıların çoğu artık Kızılay'a mecbur olmadıkça gitmez. Ankara'ya gelenlerin en büyük yanılgısı araştırmadan, ismi meşhur diye direk Kızılay'a gelmeleri. Kızılay, Ankara için bir sosyalleşme mekanı filan değildir. Dersaneler ve otobüsler sayesinde ayakta duran bir yer artık.
Alıntı:
Keçiörenden Kızılaya kadar yürüyerek yol kattettim ve keçiörenden kızılaya kadar olan bölge ölü bir bölge, gezilecek hiçbir yer yoktu.
Ankara'da deniz veya büyük bir nehir filan olmadığı için semtler yan yana, üst üste dizilmiştir. Mesela İzmir'de nedir, körfezin kuzeyindeysen güneyine, güneyindeysen kuzeyine doğru bir miktar yürüyünce denize ulaşırsın, deniz de başlı başına bir gezi alanıdır, bir merkezdir. Ama Ankara'da böyle bir olay olmadığı için gezilecek yerlere ulaşmak için daha fazla yol kat etmek gerekir. Yani bizde gezilecek yerleri biz kendimiz yaptığımız için, maalesef şehrin her tarafına dağıtılmış değildir bir deniz gibi.
Alıntı:
Bir de ankaradaki mimari hiç ilgi çekici değil. İzmirde mesela konak ve alsancağı gezerseniz mimari kimlik hemen göze çarpıyor. Ayrıca izmirdeki Fuar( Kültür Park) ankaradaki tüm geniş parklara bedel( kendi yorumum)
İzmir'in mimari kimliği göze çarpıyor mu? Bu biraz farklı bir konu. Alsancak'taki manzara bu. Aralarda tek tük mimari özelliği olan yapı kalmış vaziyette. Hatta bu bölgede gökdelenler filan yapılmaya başlanmış.
Bu bölgeler tamamen tarihi yapılarla, eski halindeki gibi olsaydı çok harika yerler olurdu. Ama bu haliyle içler acısı.
Ankara'daki mimari karakteri belirleyen şeyler ekseriyetle devlet daireleridir. Bir de eski Ankara evleri vardır. Eski Ankara evleri belli yerlerde toplanmıştır. Hacıbayram çevresi, Kale ve Hamamönü. Bu noktalarda Osmanlı dönemi Ankara'sının evleri görülebilir. Kızılay tarafı ise Cumhuriyet sonrası dönemin izlerini taşır. Ulus-Sıhhiye-Kızılay aksı bir dönüşümün yaşayan tablosudur. Ulus Ankara'nın en eski dönemini, Opera-Sıhhiye kısmı Cumhuriyet'in ilk dönemlerini, Kızılay ise 80'li yılların Türkiye'sini anlatır.
Kültürparkı da gördüm. Bizim Gençlik Parkı'na benziyor. Zaten İzmir'in merkezindeki tek büyük park orası. Bizde ise Kurtuluş Parkı, 50. Yıl Parkı, TBMM Parkı, Botanik Parkı, Seğmenler Parkı, Dikmen Vadisi gibi şehrin merkezindeki parklar çok yaygındır.
Turistler ne düşünür bilmem ama şehir hayatı bakımından ilçelerimizin Keçiören standardını yakalaması gerekiyor. Gayet yeşil, sular akan, canlı, ışıldayan bir ilçeye dönüştü. Bazı çocuksu disneyland tarzı şeyler de var ama genel itibariyle parklarıyla örnek bir ilçe.
Ankaralıların çoğu artık Kızılay'a mecbur olmadıkça gitmez. Ankara'ya gelenlerin en büyük yanılgısı araştırmadan, ismi meşhur diye direk Kızılay'a gelmeleri. Kızılay, Ankara için bir sosyalleşme mekanı filan değildir. Dersaneler ve otobüsler sayesinde ayakta duran bir yer artık.
Tamam Kızılay bir mecburiyet rotasına mahkum edildi,ancak bu durumu işin doğası gibi görmek Ankarayı seven ve sadece yeni gelişen değil tüm ve topyekün mekanlarındaki canlılığın sürmesi sayesinde bütüncül bir güzellik olacağını bilenlerin çok da içine sinen bir durum değil...
Ulus tükendi şimdi de Kızılay....
Ne kadar inkar da etsek,ne kadar çirknileştirmek için adeta yarış halinde olsak da Kızılay hala bu kentin merkezidir ve zannımca öyle de kalacaktır,
Kentimize dışardan gelenlerin kızılayı görüpde yaşadığı hayal kırıklığına bakıp ,boşverin orayı canım falanca yer var siz oraya gidin hoyratlığının da sonu yok ne yazıkki , inanın tarihin ve çarpık kentsel dengelerin etkileri sayesinde o "bugünün sözümona yükselen mekanlarını" da günün birinde Kızılayden beter halde görebiliriz...
Bakın Ulus bitti de ne oldu,bugünkü yönetimde farkına vardıki öyle biten mekanları dersaneci otobüscü(bunuda anlamadım ya,ne otobüsü yazıhane falanmı kastedilen?) milletine bırakarak kaderine boğun eğmesini bekleyerek kentinizi topyekün güzel ve bayındır kılamıyorsunuz,yani kızılay o halde iken şehrimizin diğer güzellikleri bundan hiç etkilenmiyor diyemeyiz..
Tanıkın Kızılay ve civarında yaptığı ve çokda büyük bütçeli olmayan iyileştirmelerin bile bölgeye nasıl bir farkındalık getirdiği ortada..
Başbakan ve başkan Gökçeğinde dile getirdikleri kızılay projeleri sanırım dersaneci ve otobüscü milleti için yapılmıyor,merkezi olmayan kent olamayacağımızı er geç farkettikde ondan bence,