Görülen o ki anıtkabir ankaranın kalbi konumunda. Eger tanıtım yapılırsa gelecekte yurtdısından sadece anıtkabiri görmeye gelecek turistler olur. Tanıtım konusunda ankara cok geri. Ayrıca sehri cazibe merkezi yapacak yeni sembollere ihtiyac var. Dünya capında sembolik olacak medeniyetler müzesi yapılsa birde ilgi cekici meydan yapılabilirse ankaranın imajına katkısı olur.
Son olarakta avrupa baskentlerinin hepsinde görkemli sanatsal opera binaları , kültür merkezleri mevcut. Ankara bunun yoklugunu hissettiriyor.
Yazar 800 milyonluk Ankapark ve 20 milyonluk Altınköy'ü karşılaştırdıktan sonra tema parkı ve eğlence parkı arasındaki farkları sıralıyor. Turist getirecek çok daha etkili ve ucuz şeylerin niçin yapılmadığını soruyor.
Yazar 800 milyonluk Ankapark ve 20 milyonluk Altınköy'ü karşılaştırdıktan sonra tema parkı ve eğlence parkı arasındaki farkları sıralıyor. Turist getirecek çok daha etkili ve ucuz şeylerin niçin yapılmadığını soruyor.
Evet, yazar aslında çok güzel bir noktaya değinmiş. Örneğin Ankara kent müzesi çok güzel bir fikir. Ankara'nın kent müzesi eksikliği var. Yapılacak bir kent müzesi sayesinde Ankara'ya gelen bir kişi Ankara hakkında her şeyi bu müze sayesinde öğrenebilir. Bu müzede bir taraftan kent tarihi, diğer yanda da tematik konular işlenebilir. Örneğin Ankara'da yüzlerce yıllık ahilik kültürü, Ankara'yla özdeşleşmiş ürünler Ankara keçisi, Ankara tavşanı, Ankara kedisi, Ankara üzümü ve armudu vs. Ayrıca Ankara yemeklerinin tanıtıldığı ayrı bir bölüm olur. Bunun yan ısıra geniş bir fotoğraf sergisi. Şunu çok iyi biliyoruz ki, Kızılay metrosundaki sergilerden anlıyoruz ki aslında böyle bir sergi için malzeme de çok fazla. Bu fotoğraf sergisinde Ankara tarihi, Ankara ve parklar, Ankara ve doğa, Ankara ve çocuk, Ankara'da dört mevsim gibi temalar seçilebilir.
Bunun dışında örneğin ABB 2012'de Kültür Bakanlığı ile imzaladığı ve Uygarlıklar Müzesi yapımına ilişkin protokolü hayata geçirip mimarisi ve peyzajıyla da dikkat çeken büyük bir müze yapabilir. Bilindiği gibi Ankara'daki müzeler kurulduğu dönemde çok nitelikli müzelermiş ama ne yazık ki, onlarca yıl geçtikten sonra artık bu müzeler hem teşhir alanı, hem de depo bakımından artı yeterli olmuyor. Yapılacak bu müze sayesinde hem Anadolu'nun arkeolojisi paleolotik dönemden bugüne görülebilir, hem de etnografik eserler ve 19.yüzyıldan günümüze güzel sanatların gelişimine ilişkin eserler aynı kompleks içerisinde sergilenebilir. Düşünün sırf Anadolu Medeniyetleri Müzesi bile küçük bir müze olmasına karşın 200 bini yabancı turist olmak üzere 400 bine yakın ziyaretçi ağırlıyor. Böylece devasa bir ulusal müze kurulmuş olur. Meraklı bir ziyaretçi bu müzeyi ancak 3-4 günde gezebilir. Bunun dışında Ulus Tarihi kent merkezi, Hamamönü ve Hamamarkası projeleri ile bütün tarihi doku ortaya çıkarılmalı. Ayrıca Roma döneminden kalma eserlerin restorasyonu tamamlanıp tanıtımı daha iyi yapılabilir. Bütün bunların yanı sıra Erken Cumhuriyet döneminin mimari eserleri(İş bankası, Osmanlı Bankası, Ziraat Bankası binası, Eski TEKEL başmüdürlük binası, eski Maliye Vekaleti, Eski Hariciye Vekaleti, Resim Heykel Müzesi, Etnografya Müzesi ve Anafartalar Caddesi ve bağlı sokaklardaki 1920 ve 30'lara ait binalar)korunarak halka açık sergi salonları olarak düzenlenebilir. Ankara Çayı tamamen ıslah edilebilir. Kent merkezindeki levha kirliliği önlenebilir. Eski hipodrom alanı 19 Mayıs kompleksi ve Gençlik Parkı'yla bir bütün oluşturacak şekilde büyük bir park olarak düzenlenebilir.
Sanılanın aksine bir İstanbul, Antalya ve Nevşehir kadar olmasa da Ankara'da da bir miktar potansiyel var ama bizim eksiğimiz duyarlı bir halk ve bu konuda gerçekten vizyon sahibi olan yerel ve ulusal yöneticiler.
En son Hamza BAŞYURT tarafından Sal 19 May 2015, 06:31 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Samsun Belediyesi TCDD'den devralınan binada bir kent müzesi kurmuş. Avrupa Müzeler yarışmasında ilk altıya girmiş. Ankara'da da yapılabilir ama böyle şeyleri vakit kaybı olarak gören yönetimlerle olmaz.