Ankaranın tarihi belki çok eskilere dayanıyor ama şehir içinde sergilenebilecek çok bir tarihi yapısı da yok.
Roma Dönemi kalıntıları var, 2000 yıldan fazla tarihi olan Kale'si var, ödül almış Müzesi var, Ulus'a gidin her döneme ait tarihi eser görürsünüz.
http://webdeyim.net/tr/e_kitap/ankara-buyuksehir- ...nkara/1/80
Bu kadar eski tarih pek çok Avrupa kentinde bile yok. Bence hepsi bahane, Dubai'de tarih mi var?
drcy size katılıyorum. Hem youtube görüşleriniz için hem de Kızılay ve Ulus görüşleriniz için haklısınız. Bende 3 senedir Ankara'da yaşıyorum ve yaklaşık 1-2 ayda bir İstanbul'a gidiyorum ve gördüklerim üzerinden yorum yapacak olursam; (Evet belki Ulusta çeşitli müzeler ve tarihi yerler bulunmakta ama yeterli olmuyor ve ayrıca Ankara'nın iyi bir şekilde reklamının yapıldığını düşünmüyorum.)
Kıyaslama gibi olacak belki ama bu tamamen benim görüşüm. Ne yazık ki Ankara'da gelişim İstanbul'a göre daha yavaş ilerliyor ve işin bir başka üzücü tarafı Ankara'daki gelişimin hızlanması için yönetimin de bu durum karşısında pasif kaldığını görmekteyim.
Olması gereken değer yeterince verilmiyor. Bilmiyorum yönetim mi bunu göremiyor mu anlamıyorum
Yoksa Belediye Başkanı İ.Melih Gökçek mi?(Aslında Gökçek'i ilgilendiren konular ama ne yazıkki yönetimden medet umulacak bir durum söz konusu)
Esasında ben Gökçek'in de işini layığıyla yapığına inanmıyorum. Ankara için çırpınmıyor.
Adam televizyon programlarına çıkıp(ÜLKE TV vb.) belediyecilikten başka her şeyi konuşuyor. Görende bakanlıklarda bürokrat zannedecek. inşallah bu durumu anlarlar da bir an önce gelişim hızlanır.
Ama şunu da belirtmek isterim Kızılay da değil de(Çünkü Kızılay özellikle Yeni Ankara Garı yapılması ve CerModernin arkasındaki yeni yapılan yapı bu değişim için güzel bir başlangıç olacağını düşünüyorum tabi ki bunlarla kalmayıp daha da farklı projeler hayata geçerse...
(Ayrıca bu yorumuma cevap olarak kötü yani kişisel hakaretler şeklindeki eleştirilere cevap vermemekle birlikte yapmış olacakları yorumları şimdiden kendilerine iade ediyorum. Saygılarımla)
Nallıhan’ın Çayırhan Mahallesi, Gülşehri bölgesinde bulunan Juliopolis Antik Kenti ve nekropolünde, 4 yıldır sürdürülen kazılarda, bugüne kadar 6 değişik tipte 460’ın üzerinde mezar odasına ulaşıldı.
Kazılarda ortaya çıkan klineli mezar odalarında, cesetlerin konulduğu özel bölmeler ve kemerle birbirini tamamlayan mezarlar oldukça ilgi görüyor. Juliopolis Antik Kenti’ne ait bir kilise ve kentin etrafını çeviren sur duvarları da ortaya çıkarıldı.
Benim için Ankara'ya ne yapılsa boş şuan öğrenci olarak yaşıyorum ama hiç sevmiyorum bir turistte gelirse yazık olur bence buraya, gidip başka yerleri gezsin
Ben bir kaç defa gittim ankara'ya her gittiğimde düzenli bir şehir gördüm açıkçası , Fikir edinmemiz için neden sevmediğinizi söylermisiniz?
Bergama Müzesi (Almanca: Pergamonmuseum) Berlin'deki Müzeler Adası'nda bulunan beş müzeden biri. Müze, Alfred Messel tarafından tasarlandı ve Ludwig Hoffmann denetimindeki inşaat 1910'da başladı. 20 yıl sonra, yani 1930'da tamamlandı.[1]
Bergama Zeus Sunağı, Milet'in Market Kapısı, İştar Kapısı ve Mshatta Alınlığı gibi yapılar ve bu yapılara ait eserler, gerçek yerlerinden ayrıntılı bir şekilde toplanarak bu müzede yeniden birleştirilmiş, Bergama Müzesi'nin adını dünya genelinde meşhur etmiştir. Sergilenen diğer eserlerin başlıcaları; Bergama Athena Tapınağının Girişi, Bergama'dan Athena Heykeli, Halep Odası'dır.[2] Bunun yanı sıra, Türk çini (bkz.İznik Çinisi ve halılarından da örnekler görülür.
Özellikle Bergama ve Milet'ten alınan eserlerle oluşturulan koleksiyonun Almanya'ya yasal olarak getilip getirilmediği konusunda tartışmalar vardır.[3] Türkiye Hükümeti, bu eserlerin çoğunun gün ışığına çıktığı yer Türkiye topraklarında olduğu için, koleksiyonun iade edilmesi konusunda Almanya Hükümeti'ne başvurmuştur.
Müze yılda yaklaşık 850,000 insan tarafından ziyaret edilmektedir. 2007 yılında 1.135.000 kişi tarafından ziyaret edilmiş ve Almanya'nın en çok ziyaret edilen sanat müzesi olmuştur.
Wiki
Bravo, her yıl Türkiye'nin kaybı olan turistlerimiz bakın nerede?
Eserlerin birazı da Rusya'daki müzelerdeymiş.
En son Serkan Berk tarafından Cmt 14 Şub 2015, 19:22 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
A. Sicimoğlu Osmanlı bu eserleri satmış diyor ama çeşitli web sitelerinde öyle demiyor. Önce kaçırdı, sonra kazı izni aldı deniyor. Zaten daha sonraları Kayzer Wilhelm de başka şeyler için yüzsüz bir şekilde bir takım isteklerde bulunmuş, Abdülhamid de izin vermişti.
Petronas kuleleri malezyanın en önemli simgelerinden birisidir , Ankara yapılacak bu tarz bir kule ile turist sayısında ciddi bir artış olacağını düşünüyorum.
Gökdelen yada kule tek başına turist çekmez. Gökdelen yada kule görmek isteyen Dubai'ye gider. İstemediğin kadar gökdelen ve kule var orada. Ankara'nın turist çekmesi için daha farklı ve özgün şeylere ihtiyacı var.
Bence Ankara tarihi bölgelerine sahip çıkarsa, onlar için güzel bir düzenleme yaparsa, artık yetersiz kalan müzeleri için dünya çapında büyük bir müze yaparsa, uluslararası fuar alanı hayata geçerse, uluslararası festivaller ve spor karşılaşmaları düzenlenirse, Ankara Çayı tamamen ıslah edilirse, Kale ve çevresinin restorasyonu tamamlanırsa, Atatürk Orman Çiftliği, Central Park gibi düzenlenirse daha fazla turist çeker.