Anıtkabir'in bulunduğu Rasattepe bir höyüktür. Anıtkabir yapılacağı zaman kazı yapılıyor ve çıkan parçalar Anadolu Medeniyetleri Müzesine konuyor. Beştepe de bir höyük ama sanırım kazılmamış.
Bu konuya ilişkin kısa ama bilgilendirici bir yazı:
Alıntı:
Ankara (Ankyra) Tümülüsleri:
Beştepeler semtinde bulunan yirmiye yakın Frig dönemine ait Tümülüslerden bazıları; Theodor Makridi, Hans von der Osten ve M. Schede tarafından kazılan Beştepeler Tümülüsleri; 1945 yılında Anıtkabir’in yapımına başlamadan önce Rasattepe’de bulunan ve kazısı Türk Tarih Kurumu adına Tahsin Özgüç, Nezih Fıratlı ve Mahmut Akok tarafından yapılan Anıtkabir Tümülüsleri
Bahçelievler’de Atatürk Orman Çiftliği yolu üzerinde, yolun sol tarafında Merhale ve Misket Sokakların köşesinde yer alan, Ankara’da 20 adet olduğu bilinen tümülüslerden en büyüğü olan, 1925 yılında Atatürk’ün emriyle kazısı yapılmış, ancak mezar odası bulunamamış, 1968-69 yıllarında Prof. Dr. Sevim Buluç tarafından yapılan kazıda, tepeden 16 m. aşağıda zengin ölü armağanlarının bulunduğu ve M.Ö. 7 yüzyıla tarihlenen mezar odası bulunmuş, yaklaşık 24 m. yüksekliğinde olan Büyük Tümülüs; Yenimahalle İlçesi, Beştepeler Semti, Gençler Birliği Spor Tesisleri’nin bulunduğu arazide yer alan, 1987 yılında Prof. Dr. Sevim Buluç Başkanlığı’nda Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nce kazısı yapılan Gençlerbirliği Tü-mülüsü ; Yenimahalle İlçesi, Şenyuva Mahallesi, Atlı Spor Klu-bü’nün karşısında bulunan Şenyuva Tümülüsüdür.
Gordion Tümülüsleri:
Polatlı İlçesi, Yassıhöyük Köyü’nün doğusundaki vadi ile Şa-banözü Köyü’nde, M.Ö. 8. yüzyılın son çeyreği ile M.Ö. 6. yüzyılın ortalarına kadar Gordion’da hüküm süren Frig kraliyet hanedanına ait soylular ve diğer ileri gelen Frig soyluları için dağınık olarak yapılan 111 adet tümülüs tespit edilmiştir. Bunların üstleri yığma toprakla örtülmüş, ağaçtan yapılmış oda şeklindeki mezarlardır. Gömüler, tarih olarak M.Ö. 8. yüzyıl ortalarından Helenistik döneme (M.Ö. 3.-2. yüzyıl) kadar uzanır. M.Ö. 7. yüzyılın sonlarına kadar tümülüslerde genellikle ahşap mezar odasına bir kişi konulmuştur. Bu tarihten sonra ölüleri mezar odasına koymak yerine, yakmak (kremasyon) tercih edilmiştir. Bu tarz gömme biçiminin Tunç Çağı’nda Orta Anadolu’da bilinmediğinden, Tümü-lüs tarzının Frigler’le birlikte Avrupa’dan geldiği varsayılmaktadır. Tümülüslerden sadece birkaçının içinin zenginliğinden, bunların soylular için ayrıldığını ortaya koymuştur.
Kral Midas’ın Tümülüsü:
Gordion’da “Midas’ın mezarı” diye anılan en büyük Tümülüs, Polatlı İlçesi, Yassıhöyük Köyü’nde, yolun sağında, Gordion Mü-zesi’nin tam karşısındadır. Midas Tümülüsü, 53 m. yüksekliğinde, 300 m. çapında, içindeki mezar odası zemin seviyesindedir. Odanın etrafını Poros taşı blokları ile yapılmış bir duvar çevirmektedir. Bu duvar ile ahşap mezar odası arasındaki mesafe, moloz taşlarla doldurulmuştur. İki odalı mezarda odalar ardıç ve sedir ağaçlarından, kütüklerin değişik yönlerinde birbirleri üzerine konulmasından oluşmaktadır. Mezar odasının iç kısmının uzunluğu 6,20 m., genişliği 5,15 m.dir. Mezar, ağaç halkası analizi (den-drokronoloji) ve ölüyle gömülen eşyalara dayanarak, Tümülüs Midas dönemi, M.Ö. 720-725 yılları arasına tarihlenmektedir.87 Mezar odasının imitasyonu ve oda buluntuları, Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmektedir. Tümülüsteki kazılar, Amerikalılar tarafından yapılmıştır.
Museum of Anatolian Civilizations reaching the present time with its historical buildings and its deeply rooted history was elected as the first "European Museum of the Year" in Switzerland on April 19, 1997.
http://en.wikipedia.org/wiki/Museum_of_Anatolian_ ...ilizations
Bu tek başına yeterli mi? Hayır, bunun dışında müze, Avrupa'daki örnekleriyle kıyaslandığında oldukça küçük. Buna rağmen, daha önce defalarca paylaştığım gibi. yılda 150 binden fazla yabancı turist ağırlıyor ve pek çok turun kapsamında bu müze yer alıyor. Ayrıca Anıtkabir yılda 200 binin üzerinde yabancı konuk ağırlıyor. İnsanlar Kızılay'da pek turist görmediği için Ankara'ya hiç turist gelmediğini zannediyor.
Kusura bakmayın ama koskoca Türkiye Cumhuriyeti başkentine 350,000 yabancı turist geliyorsa ben buna turist geliyor demem. Avrupa'nın küçücük şehirlerine bile milyondan fazla turist geliyor.
Sizin verilerinize göre 350,000 sayısı çok komik bir rakam bir ülkenin başkentine göre. Izmir'de geçen sene sadece Efes'e 1 milyon 304 bin turist gelmiş. Ankara'ya bu kadar az turist geliyorsa bir sorun var demektir. Bu yüzden herkes taşın altına eline koymalıdır.
Üstünde kafe ,restoranları olan +600m lik bir tv kulesi yapılsa turist sayısında ciddi bir artış sağlayacağını düşünüyorum .... Turistlerin çeken üç şey var doğa ,tarih, modern yapılar..
Benim için Ankara'ya ne yapılsa boş şuan öğrenci olarak yaşıyorum ama hiç sevmiyorum bir turistte gelirse yazık olur bence buraya, gidip başka yerleri gezsin
Kendinizi yabanci biri olarak hayal edin ve avrupa da oturuyorsunuz. Gelirmiydiniz Ankara`yi görmeye?
O mantıkla yaklaşırsak, Eskişehir'e de bir 10 yıl öncesine kadar hiç kimse gitmezdi, Örneğin bir on beş yıl öncesine kadar Beypazarı'nı sorsanız, insanlar "Orası neresi?" diye sorardı. Demek ki bu iş iyi yerel yönetim ve vizyon işi, ne yazık ki Ankara'yı yönetenler bu işi bilmiyor. Bilinenin aksine Ankara'da tarih-kültür her şey var ama bunu biraz parlatıp sunacak yöneticiler eksik. Bakın bir İsviçreli yazar bile Ankara için daha 1933'te bir turistik gezi rehberi hazırlamış.
Bir turist için bir şehirde ne çekici olabilir?
Ya o şehir çok tarihi olmalı yada.....çok dinamik cıvıl cıvıl olmalı ...
Ankaranın tarihi belki çok eskilere dayanıyor ama şehir içinde sergilenebilecek çok bir tarihi yapısı da yok.
Hamamönü hacetepe bölgelerine yapılan eski görünümlü yeni evler turist çekmez .Adam zaten Avrupa'da bir asırlık taş binada oturuyor.
Turist geldiğinde ilk o şehrin merkezine gelir. İşe kızılay ve ulustan başlamak gerek. Bu bölgelerin mevcut durumu Ankarayı ve Türkiye'yi olduğundan güçşüz ve az gelişmiş gösteriyor.
Ankara bir başkent olduğu için entellektüel yönünüde ön plana çıkartmalı.
Google yada Youtuba'a Ankara yazınca demek istediğim anlaşılır. Sincanlı şarkıcılar ve ucuz gece eğlenceleri gerçek Ankara'yı yansıtmıyor.