Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Burç

14 yıl önce - Cmt 03 Nis 2004, 19:13
Türkiye İslâm cumhuriyeti ?


Amerika dış işleri bakanı Powell, ülkesindeki genel kültür seviyesini
çok güzel bir biçimde temsil ederek, Türkiye için : "İslâm cumhuriyeti" deyimini kullandı.

50 yıllık "müttefikimiz" Türkiye hakkında bu kadar bîhaber ise,
bunlardan ne medet umulduğunu ben merak ediyorum.

Bu kadar salak insanlardan oluşan bir hükûmet dünyaya bir daha gelmez inşallah.
Allah Amerikalılara sabır ve akıl fikir versin..


alimemo
14 yıl önce - Cmt 03 Nis 2004, 19:15

Cumhuriyet'in bugünkü manşeti:
Powell Saçmaladı

Bazı gazeteler bunu "büyük gaf" olarak yorumladı. Bence bu gaf falan değil; dervişin fikri neyse zikri de odur. Adam doğal olarak ülkesinin politikası doğrultusunda konuştu.


Kerem K
14 yıl önce - Cmt 03 Nis 2004, 19:16

Bolgede Turkiye gibi islam cumhuriyetleri ornek olmali gibi bir laf etmis ve buyuk bir gaf yapmis. Sonucta demek istedigi , halki musluman olan ve boyle rejimleri olan ulkeler ornek olmali. Ama bulundugu makam dusunulurse...



Bülent
14 yıl önce - Cmt 03 Nis 2004, 21:27

Alıntı:
Bazı gazeteler bunu "büyük gaf" olarak yorumladı. Bence bu gaf falan değil; dervişin fikri neyse zikri de odur. Adam doğal olarak ülkesinin politikası doğrultusunda konuştu.


Sana katiliyorum Alimemo, bencede bu söz ABD'ki bazi cevrelerin nasil bir Türkiye istediklerinin ve neye dogru calistiklarinin göstergesidir.


En son Bülent tarafından Pzr 04 Nis 2004, 02:41 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Mutlu K
14 yıl önce - Cmt 03 Nis 2004, 22:49

Arkadaslar hanginiz Powell a mektup yazdiniz? Ben su anda yaziyorum. elimizden gelen neyse onu yapacagiz bu adamlara karsi.

Taha
14 yıl önce - Pzr 04 Nis 2004, 02:17
Perinçek: ABD, Kemalizm’e son darbeyi vuracak


Perinçek: ABD, Kemalizm’e son darbeyi vuracak

İP Genel Başkanı Doğu Perinçek, ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell’in Türkiye’yi “İslâm cumhuriyeti” olarak nitelendirmesini eleştirerek, “ABD artık Kemalist rejimin son kalelerine de darbe vurarak, bu işi bitirmenin zamanının geldiğini duyurmuş oluyor” dedi.
Perinçek, İP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, Powell’in “Kemalist devrimin yerine İslâm cumhuriyeti rejiminin kurulduğunu” ilan ettiğini söyledi.
“Bu ABD güdümlü haçlı-tarikat rejimi gayrimeşrudur” diyen Perinçek, hükümet üyelerinin tarikat mensubu olduğunu ileri sürdü. Annan Planı’nın da Kıbrıs’ı “ABD’nin batmayan bir uçak gemisi” haline getirmeyi hedeflediğini ileri süren Perinçek, “Başbakan Erdoğan, bu planda ABD’nin görevlisi olarak yer almaktadır” dedi.
Perinçek, “MGK’yı buradan uyarıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin beklentileri doğrultusunda karara davet ediyoruz. Türkiye, Kıbrıs’ta referandumu kabul edemez. MGK’nın hükümet dışındaki diğer üyelerine sesleniyoruz. Milletin mi, ABD’nin mi Ortadoğu’daki güvenliği sağlanacak?” diye konuştu.



Ufuk

14 yıl önce - Pts 05 Nis 2004, 15:20

Buna en güzel cevabı paşamız verdi.

"Eğer müttefiklerimiz 50 yıldır bizi tanıyamamışsa, bundan sonra kendimizi tanıtırız."


Furkan

14 yıl önce - Pts 05 Nis 2004, 16:03
Fehmi Koru - Gaf


Alıntı:
ABD dışişleri bakanı Colin Powell, Irak'ta yapmayı tasarladıklarını anlatırken pek çok şeyi birbirine karıştırdı. Önce, Türkiye'yi 'İslâm Cumhuriyeti' ilân etti, sonra da adını Pakistan ile aynı klasmanda geçirdi. Powell'ın devirdiği çam, hem ABD'nin Ankara büyükelçisi hem de bakanın Washington'daki sözcüsü tarafından düzeltildi, ama söyledikleri üzerine açılan tartışma kesilmeksizin sürüyor...

Türkiye'den tepki gösterenler haklı; ülkemiz bir 'İslâm Cumhuriyeti' olmadığı gibi bir askerî diktatörlük de değil. Türkiye'nin benzemek isteyeceği ülkeler arasında Irak en sonlarda bile yer almıyor. Colin Powell'ın ağzından çıkanların tartışılması bu sebeple doğal.

Colin Powell'ın kişiliği tartışmayı daha da anlamlandırıyor. Bugün ABD dışişleri bakanlığı koltuğunda oturuyor, ama Powell en üst makamlara kadar yükselmiş bir asker aslında. NATO'da görev yaptığı gibi Birinci Körfez Savaşı sırasında da sorumluluklar taşıdı. Bu görev ve sorumlulukları yüzünden yolunun sıkça Türkiye'ye düştüğü biliniyor. Askerlikte geçirdiği uzun süre boyunca ülkemizden pek çok komutanla tanıştığını, hatta bazılarıyla kişisel dostluklar kurduğunu varsayabiliriz. Onun gibi biri, Türkiye'yi söz konusu ettiğinde, nasıl böyle bir gaf yapabilir?

Amerikalılar gaflarıyla ünlü bir ulus, politikacıları da uluslararası ihtilâflara sebep olacak kadar patavatsız olabiliyorlar. Buna rağmen, Powell gibi birinin ağzına hâkim olması beklenir. İfade edilen görüşün gaf sayılmayıp tartışma konusu yapılması bu yüzden...

Sonradan düzeltilse de Powell'ın ağzından çıkan sözleri bir 'niyet' izharı olarak görme eğilimi ağır basıyor. Bu eğilimdekiler, ABD'nin Türkiye'yi Pakistan gibi bir 'İslâm Cumhuriyeti' yapma niyetinden kuşku duyanlar var. Saddam Hüseyin Bağdat'ta ipleri elinde tutarken Irak 'lâik' bir ülkeydi; Amerikan müdahalesi sonrasında yaşanan gelişmelerle, anayasasında 'hukuk kaynaklarından biri olarak' Şeriat'ın gösterildiği bir ülke haline geldi. ABD'nin 'Büyük Ortadoğu Pojesi' tartışmaya açıldığında, ortaya atılıp, "Bu proje bizi Ortadoğu ülkelerinden biri haline getirmeyi amaçlıyor" diyenler, Powell'ın sözlerini görüşlerinin doğrulanması olarak değerlendiriyorlar şimdi.

Amerika'nın başka ülkelerin içişlerine burunlarını sokma merakları olduğu kesin; rejimlerini beğendikleri ülkeler var, bir de beğenmedikleri. 'Beğenileri' üzerinde rejimin demokratik olma özelliği fazla bir rol oynamıyor; askerî diktatörlü bir ülkeyi sevebiliyor da, bir diktatörü askerî güç kullanarak koltuğundan edebiliyor da... 'İslâm' söz konusu olduğunda 'Haçlı Savaşı' sözcüğü dilinden dökülüveren ABD Başkanı, ABD yanlısı olmak şartıyla İslâm'ın hâkim renk teşkil ettiği rejimlerle iş tutmakta tereddüt göstermiyor.

Bu noktada durup, Washington veya bir başka başkentin Türkiye ile ilgili hesaplarını bir kenara bırakarak, son tartışmalar ışığında kendi durumumuzu değerlendirmekte yarar var.

Türkiye'de iktidar değişikliğinin içte ve dışta kafaları karıştırdığını tahmin etmek zor değil; Türkiye'nin muhafazakârlaştığı, bunun elle tutulur gözle görünür hale geldiği de belli. 'İslâm Cumhuriyeti' dil sürçmesi biraz da bu görüntüyle ilişkili. Powell'ın zihninde Türkiye ile Pakistan'ın yanyana yer alması da, bize özgü başka görüntülerle açıklanabilir. Bir yabancı ülke dışişleri bakanının 'gafı' konusunda görüş açıklayan kuvvet komutanı başka hangi ülkelerde var acaba?

Önemli olan görüntü değil esastır. Türkiye'de bugün kendi bireysel dindarlıklarını rejime kimlik olarak giydirmemeye kararlı bir iktidar var. Temel hak ve özgürlükler, demokrasi, Cumhuriyet gibi kavramlar yanında dindarlığı dışlamayan bir lâiklik anlayışını da içeren toplumun ortak paydalarına sahip çıkan bir hükümet işbaşında. Birakın siyaset alanını bir yana, koskoca toplumda Cumhuriyet'in başına herhangi bir sıfat getirme sevdasını telâffuz eden tek kişi çıkmıyor. O yönde herkesin gönlü rahat olabilir. Powell yaptığı işgüzarlık...

Asıl kaygı, ABD dışişleri bakanının Türkiye'yi Pakistan ile aynı kategoriye oturtmasından duyulmalı; bu kaygıyı giderme de devletin bütün kurumlarının demokrasiye bağlılık duymasıyla sağlanabilir. Ege Ordu Komutanı Org. Hurşit Tolon, hazır cevap verme ihtiyacı duymuşken, eski silâh arkadaşı Powell'a, kurumunun demokrasiye bağlılığını genişçe anlatabilirdi. Bundan sonra da hatırlatılabilir.


Ufuk

14 yıl önce - Pts 05 Nis 2004, 16:53

Furkancım, buraya çok sevdiğin sayın dışişleri bakanımızın , konuyla ilgili olarak, "Ne var bunda canım, biz İslam Cumhuriyeti değilmiyiz" diye verdiği yanıtı koymanı beklerdim



ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET