1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2  |
 |
Akın Kurtoğlu
15 yıl önce - Prş 07 Ağu 2008, 02:54
| Alıntı: |
| Yalnız herkes biliyorki son zamanlarda özellikle baş duraklarda peronlar bayağı arttı ve artık alanlar bile yetertsiz duruma gelmeye başladı.Turnike sistemi bugünki yoğunlık ve yer sıkıntısından dolayı uygulanabilecek bir formül olarak gözükmüyor malesef. |
Evet, meselenin tıkandığı nokta da işte tam burası... Ancak, İETT'nin otobüs hareket ettirme mantığı biraz enteresandır. Meselâ aynı duraktan kalkarak uzun bir süre ortak bir yol kullandıktan sonra s ondurağa yaklaşılınca bol miktarda dallanan hat çiftleri var. Bunların kalkış frekansları da son derece düşüktür (70-90 dakika arasında gibi): 26A ve 26B, 58 ve 59 serileri, bazı 89 ve 98 serileri gibi... Bunlar ilk aşamada ortak olarak kullandırılabilinir.
Ayrıca terminüslerin dizaynı da kullanışsızlık rekorları kırmakta bazı merkezlerde. Eminönü'ndeki kalkış durakalrı birbirlerine paralel ve caddeye 45 derece açıyla yerleştirilseler çok daha fazla yer kazanılacak burada...
İlk olarak ortak kullanılan hatların kısaltılması veya MİA içinde farklı merkezlere dağıtılmasıyla yoğunluk biraz olsun azaltıldıktan sonra, alan düzenlemesi yeniden yapılarak, olabilen en faydalı kullanım yüzeyi oluşturulabilinir.
Akın KURTOĞLU
|
 |
Akın Kurtoğlu
15 yıl önce - Prş 07 Ağu 2008, 03:08
1. Adıgeçen turnikeli duraklar, genelde standart bir tarz arzederlerdi: iki sıralı bekleme koridoru ve her iki cephesinde birer girişi ağzı. Bu tarz turnikelere; herbir koridorda ortalama 20-25 kişi olmak üzere, toplamda 50 kadar yolcu sıralanırdı. İstanbul'da en çok rastlanan form şu şekildeydi:
2. Bunun haricinde özel uygulamalar da vardı. Tek sıralı koridorlar ile iki ayrı hatta rezerve edilmiş ortak duraklar gibi (Taksim'deki 83 ve 87 durakları, yer darlığından ötürü mecburen bu şekildeydi):
Üstteki 2 numaralı örnekte; 2 ayrı hattın araçları durağa yanaşıp yolcularını alır ve hiç bekleme yapmadan bir aradurakmış gibi derhal kalkarlardı. Önce biri gelir, yolcularını toplayarak devam ederdi. 5 dakika sonra bu sefer diğer hattın otobüsü/troleybüsü durağa yanaşır (turnike ağzına tam olarak hizalayabilmek için bir miktar (1-2 metre kadar) ileri-geri kayık şekilde dururlardı) ve o da yolcularını alıp beklemeden kalkardı. İETT hat ortalamasına göre oldukça yüksek sayılan ve 70 dakikalık turlarda tam 7'şer troleybüsü olan 83 ve 87 hatlarının araçları, bu sayede periyodik olarak 5'er dakikalık aralarla durağa yanaşır, saatte 12 aracın kalkmasına müsait turnikelerden son derece başarıyla yolcularını alıp hareket ederlerdi.
Bugün itibarıyla; 62/63, 27/27A, 29F/29T, 70FY/70KY, 28/28T, 83/87, 26A/26B, 39B/39Y, 71T/72T... çiftleri gibi birbirine yakın hatlar, bu tarzda ortak kullanım yapabilirler...
Akın KURTOĞLU
|
 |
Çağrı Tekin
15 yıl önce - Prş 07 Ağu 2008, 22:28
Ben küçükken bu uygulama Gebze'de de vardı, o zamanlar istasyondan binip merkeze giderdik. Zaten tek hat olduğu için sıkışıklık sorunu da yaşanmıyordu ama bir düzen vardı. Daha sonradan bu sıra sistemi kaldırıldı, otobüsler de özelleştirildi, şimdi minibüs mantığı hakim.
İstanbul'da bu sistem pek çok yerde yeniden uygulanamaz gibi geliyor bana. Peronlar çok yetersiz, bazı yerlerde peron bile yok. Taksim'de otobüsler bir kaldırıma yaklaşmıyorlar, Üsküdar gerçekten rezil durumda örneğin.
Kimi yerlerde ise bu uygulama başlatılarak kapasite arttırılabilir. Mesela Kozyatağı'nda az hat, çok müşteri ve yeterince yer var. Fakat yolcular tek ve uzun bir sıra oluşturuyorlar. Çiftli ya da üçlü sıra oluşturulması durumunda kuyruklar taşmayacak, daha düzen hale gelecek peronlar.
Kadıköy Rıhtım'da çok fazla yığılma var, kimi otobüsler yarım saat bekleyebiliyorlar boş yere. Ayrıca kimi hatlarında kendiliğinden kuyruk sistemi oluşmuş durumda. Bu halde bile 21U kuyruğu, 21A sırasına kadar uzuyor, oradan geri dönerek 21U ve 21K sıralarına kadar varıyor. Kış aylarında yaşanan gecikmelerden ötürü E-10 sırasına onlarca kez taştığını gördüm. Durakların fiziki yapısı en fazla iki ya da üç sırayı kısa mesafede yapmaya izin verebilir, o bile yetersiz kalacaktır. Otobüslerin ikinci şeritte yolcu alımı yapması, arkadan bir otobüsün sefere başlaması, gelip geçen sucular, tam bir kargaşa. Düzeltilmesi çok zor, düzeltileceğini de sanmam, kaldırılacaklar zaten.
Kumluk Peronları da çok hatta hizmet etmesine rağmen, yolcu sirkülasyonu çok az. Yolcu için Altıyol taraflarında çalışma yapılmalı, bu sefer de bir çok hat geçeceği için imkansızlaşıyor.
Mecidiyeköy Boğaz Peronları da çok daha iyi kullanabilir mesela. 129K için iki körüklü otobüs boyunda alan var ama tek sıra olarak kullanılıyor, boşa alan israfı. Diğer Mecidiyeköy Peronları ise daha modern olmasına rağmen yine yetersiz gibi göründü bana. Kimi hatlarda müthiş bir kalabalık var.
Turnike? sistemi aslında çok kolay bir şekilde uygulanabilir, en azından bazı yerlerde pilot uygulamaya geçilebilir. Clear Channel, Wall, Ströer gibi firmalar reklam karşılığında bu işi yapabilirleri durakları yaptıkları gibi.
|
 |
Akın Kurtoğlu
15 yıl önce - Prş 07 Ağu 2008, 23:01
Evet, hiç değilse "pilot uygulamalar"la sistemin ugulanabilirliği takip edilebilinir. Verimli olduğuna kanaat getirilirse de, tüm kent geneline yaygınlaştırılır.
Akın KURTOĞLU
|
 |
mehmetkonyar
15 yıl önce - Prş 07 Ağu 2008, 23:14
Akın Abi senin dediğin pilot uygulama en azından Üsküdar Meydanı'nda denenebilir. Biliyorsun meydana otobüsler yanaşıp hemen kalkıyorlar. En kötü ihtimalle 5 dakika bekleme yapıyorlar. Üstüne üstlük pik saatlerde otobüslerin biri gidip biri gelirken yoğunlukla beraber tam bir karmaşa yaşanıyor. Marmaray inşaatının durak alanlarını kısıtlamasıysa cabası. Bahsettiğin yöntem mantıklı da mevcut durak alanları buna yeterli olacak mı? Bugünkülerde biliyorsun tek sıra ancak yetiyor. Senin dediğin gibi 2-3 hat aynı durağı kullanırsa belki. Bir de şöför ihtiyaçlarını göz ardı etmemek lazım. 5 dakikalığına da duruyor olsalar o sırada ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyorlar. Meydanlardaki bu duraklarda eğer otobüsler Üsküdar modeli gibi durmadan devam edeceklerse başduraklarda(otobüslerin merkeze geldikleri ilk duraklar) şöförlerin ihtiyaçlarını giderebilmesi için bazı ünitelerin yapılması şart.
|
 |
Akın Kurtoğlu
15 yıl önce - Prş 07 Ağu 2008, 23:32
Eminönü'nde "3'lü durak sistemi" denenebilir. Bir turnike grubu, 3 ayrı hatta hizmet verecek şekilde dizayn edilebilinir. Durak yerleri de 45'er derecelik eğimlerle yeniden tanzim edilirse, cebe yanaşan araç, hangi hattın otobüsü ise o turnikenin ağzına ön kapısı gelecek tarzda durur ve yolcularını alarak kalkar. Herbir cep 3 ayrı hatta hizmet verecek şekilde, Eminönü alanına bu şekilde 15 kadar cep hazırlanabilir. Bu şekilde 2 veya 3 cep sıralı olmak kaydıyla; 15 X 3 = 45 hat istihdam edilir. Deniz tarafında da yine otobüslerin yanyana parkedebilecekleri geçici bir geri istif alanı oluşturulur. Vaktini bekleyen otobüsler burada dururlar. Saati gelen turnikesine yanaşır. Hiç yer işgal eteden 1-2 dakika içinde kalkar ve gider...
Akın KURTOĞLU
|
 |
Akın Kurtoğlu
15 yıl önce - Prş 07 Ağu 2008, 23:58
Eminönü Meydanı'nı biraz temizleyerek yeni bir dizayn üzerinde kafa yordum...
2 sıra dizili ve 3 koridorlu turnikelerden 14 adet sığabiliyor...
(+)
Yani; 14 X 3 = 42 İETT hattı, bu şekilde benzer olanlar biraraya gelmek kaydıyla bu alandan kalkış yapabilir. Gerideki istif alanı da, henüz kalkış vakti gelmeyen 10 kadar otobüsü alabilir. Terminale girmeden evvel oluşturulan bir ortak indirme durağı da (mavi renkli), alanın yoğunluğunun daha önceden azaltılmasını sağlar.
Akın KURTOĞLU
|
 |
ümit 806
15 yıl önce - Cum 08 Ağu 2008, 20:13
| Alıntı: |
| Halbuki eskiden herkes turnikelerden sırayla otobüse binerken, velev ki aradan biri kuyruk harici turnikenin başına gelip binmeye kalkışsa, halk tarafından uyarılır, yine de ısrarla binmeye çalışırsa, bu sefer olayı takipteki şoför tarafından engellenirdi. Kimse kimsenin hakkını yemezdi, yemeye tenezzül dahi etmezdi... |
Benim annem ilkokul mezunu, ortaokul terk olmasına rağmen İstanbul içinde doğup büyümüş, şehir yaşantısının gerektirdiği tertip ve düzeni kavramış bir insandı. Bu tür şeylere hiç bir zaman tenezzül etmeyip bizim de etmemize müsaade etmediği gibi, bomboş durakta bile zaman ve yol kazanmak için turnike altından geçtiğimizde bize kızar ve azarlardı. Bomboş duraklarda bile bizleri turnike içini boydan boya kat'etmek zorunda bırakırdı.
Bu turnike sistemli duraklardan en son kalanı Beykoz Ortaçeşme peronları olsa gerek, yakın zamana kadar turnikeli duraklar duruyordu, bir ara gidip incelemek lazım, çünkü epeydir gitmedim.
Altunizade başdurağındaki bu gün mevcut olan 129 turnikesi maalesef camlı yani reklamlı durağın önüne yapılmış üstü açık bir eklentiden ibaret. Yine de oturmak için bir sonrakini bekleyeceklerin geçebilmesi için biraz geniş tutulmuş.
Eski Altunizade Aktarma merkezi Altunizade Köprüsü'nün üstünde iken sabah yoğun saatlerde kaldırımdaki deliklere demirler sokularak üzerlerinden zincir geçirilerek turnike oluşturulur, 1-2 saat sonra duraklardaki yoğunluk hafifleyince de sökülürdü. Bu seyyar turnike sistemi sanıyorum Altunizade Kavşağı inşaatının başladığı 2003 yılı son baharına kadar sürdürülmüştü.
Bazı sabahlar Altunizade Köprüsü'nden taa Vezirspor'un yakın köşesine kadar upuzun kuyruklar oluşurdu. 129'lar sabah saatlerinde Altunizade Köprüsü üzerinden polis müsaadesi ile U dönüşü yaparlar ve vakit kazanarak yolcuları eritirlerdi. Bu kuyruk bu derece uzadığı zamanlar bazen 3 bazen de 4 tane 129 arka arkaya dizilip aynı anda kapıları açar, otobüsler kendi ön kapısından sonraki yolcularla boş koltuk kalmayacak kadar dolduktan sonra kuyruğun arkasındakiler de üç otobüse dengeli bir şekilde dağılırdı. Bu olay sırasında bazen zincir turnikenin aralardan açılması unutulursa garip karışıklıklar yaşanırdı.
Aslında turnike sistemine uydurulabilecek reklamlı duraklar yapılması da mümkün. Bu duraklar modüler ve uzatılabilir şekilde tasarlanmış. Yeterince uzatılıp reklam panoları durak içi ve arkasına bakacak şekilde yerleştirilebilir. Sonuçta peronlarda durağın arkası da başka bir perona baktığından reklamın görünürlüğünde bir kayıp da olmaz.
|
 |
Akın Kurtoğlu
15 yıl önce - Cum 08 Ağu 2008, 20:45
| Alıntı: |
| ...bomboş durakta bile zaman ve yol kazanmak için turnike altından geçtiğimizde bize kızar ve azarlardı. Bomboş duraklarda bile bizleri turnike içini boydan boya kat'etmek zorunda bırakırdı. |
Aynı şeyi validem de söylerdi: "Âdâbınla dolaş" derdi bana. Âdâbınla dolaşmaktan kastı, kestirmeden, alttan geçmek yerine, bütün turnikeyi "U" boyunca dolaşmaktı. Hiç kimse olmasa dahi... Halbuki kestirmeden geçmenin ne zararı olabilirdi?... Yetişme çağındaki çocuğuna bu konudaki lâzımgelen dersi vermek için, ekstrem durumlarda bile kurallara riayet ettirerek, normal zamanlarda haydi haydi uyulması gerektiğini aşılamaktı elbete...
Sene 2008... Artık âdâbımızı bir daha geri gelmemecesine kaybettik hepimiz...
Akın KURTOĞLU
|
 |
Nejat Bilginoglu
15 yıl önce - Pzr 10 Ağu 2008, 02:02
| Alıntı: |
| İETT İdaresi, son 10-15 yıl zarfında, başduraklardaki turnike sistemini terketti ve ortaya çok kötü bir görüntü ortaya çıktı. |
Altunizade'de 129 Hattının yolcu bekledikleri yer. Acaba eskilerden kalma turnike sistemi mi ?
Nejat BİLGİNOGLU
|
 |
sayfa 2  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|