Görevim gereği, Türkiye'nin birçok ilinde görev yaptım. Ankara'da da dört farklı evde oturdum. Ancak ilk defa bu kadar emniyetli, özellikli ve huzur dolu bir sitede oturuyorum.
Buradan site yönetimine, güvenliğimizi sağlayan güvenlik şirketi personeli ile sitenin idari işlerini yapan fedakâr hizmetlilere teşekkür ediyorum. Gerek yaya, gerekse araç giriş noktalarından emniyetli bir şekilde kartlı giriş yapmak, blok girişinde güleryüzlü güvenlik görevlisi tarafından karşılanmak insana huzur ve güven veriyor.
Sitenin yeri çok güzel, etrafı parklarla çevrili olduğundan manzarası çok güzel, gece saat 23:00'a kadar evin ihtiyaçlarını alışveriş merkezinden sağlayabiliyorum, yüzme havuzu, spor merkezi, eğlence merkezi, sinema salonları hemen yanımızda. Sitenin etrafından, minibüs, otobüsler geçiyor, 1,5 yıl sonra metro da geçecek yani ulaşım imkânları çok iyi. Kış boyu kapalı garajdan istifade ettiğimizden sabah arabamızın üstündeki karı temizlemek, camın buzunu kazımak zorunda kalmadık. Yazın AVM'nin bahçesindeki canlı müziği dinlerken balkonumuzda çayımızı yudumladık. Sitenin bahçesindeki ve AVM'nin botanik parkındaki süs havuzlarını seyretmek ve suyun sesini dinlemek günün stresini atmamızda başrol oynadı.
Gerçekten böyle bir sitede oturduğum için çok mutluyum ve huzurluyum. Oturmak isteyenlere kesinlikle tavsiye ederim.
Ayrıca, gelip gözleri ile görmeden "yan yattı, çöktü, çamura battı" vs. dedikodusu çıkaran iyi niyetli veya kötü niyetli insanların, buraya riske girerek yatırım yapan şirkete, mühendislere alın teri döken işçilerin emeğine saygısızlık yaptıklarını düşünüyorum. Gelip yerinde göstererek "bakın burada çökme var" veya "elimde çöktüğüne dair bilimsel rapor var" "fotoğraf var" diyebilen var ise biz de site sakinleri olarak gidip inşaat şirketinden ve bize burayı satanlardan hesap sorup hukuki yollardan hakkımızı arayacağız. Ama ben Ağustos 2011 tarihinden beri oturuyorum. Oturduğum blok vaya diğer bloklarınn herhangi bir tanesinin herhangi bir yerinde ve kapalı garajlarda en küçük bir çatlama veya çökmeye rastlamadım.
"Orası daha önce bataklıktı o yüzden çökme oldu" diyenler oldu. Ancak televizyonlarda konunun uzmanları diyorlarki, "bırakın bataklığı denizin içine de yüksek katlı binalar güvenli bir şekilde yapılabilir; yeterki bina o zemine göre yapılacak mühendislik hesaplarına uygun inşa edilsin." Atlantis City'nin de zemine uygun mühendislik hesaplarına göre temelinin yapıldığını şirket belgeliyor. Ayrıca yapım aşamasına ait fotoğraflar ve video kayıtlarından da özenilerek yapıldığını anlamak mümkün. Çöktü diyenler şirketten o belgeleri de inceleyerek konuşsunlar. Bilgi ve belgelere dayanmadan ne Siteyi ne de yatırım yapan ve çalışanları karalamasınlar. Bu açıkça vicdansızlıktır.
Bu Siteyi beğenmediğini yazmış arkadaşlar da var. Umarım onlar bir araya gelip daha iyisini yaparlar veya yaptırırlar ve daha iyi ev ve sitelerde otururlar.
Aynı fiyata daha iyi ev var onu alırım diyerek link veren arkadaş var. Ben öyle müstakil bahçeli bir evde de oturdum. Müstakil olmasının dışında, konumu, cephesi, ulaşım imkânı, alışveriş kolaylığı, eğlence, spor yapma olanakları vs. olmadığı sürece o evin dört duvar olmaktan başka bir özelliği kalmıyor. Bahçeye de düzenli bakabilmek para, zaman ve emek gerektiriyor. Ben de o evden iki tanesine buradaki tek daireyi asla değişmem.
Yani insanların zevkleri, olayları değerlendirme şekilleri ve algılamaları farklı.
Netice olarak, herkes istediği, gönlüne göre, mutluluk ve huzur bulacağı evlerde otursun, ancak gerçekdışı beyanlarda bulunmasın, çamur atmasın, başkalarının alın terine emeğine saygı göstersin.
Ayrıca, gelip gözleri ile görmeden "yan yattı, çöktü, çamura battı" vs. dedikodusu çıkaran iyi niyetli veya kötü niyetli insanların, buraya riske girerek yatırım yapan şirkete, mühendislere alın teri döken işçilerin emeğine saygısızlık yaptıklarını düşünüyorum.