Bence sorun burada.
Bir planlama yapılmadan kentleşme yapılıyor, sonradan çare aranıyor.
Sorun şehirlerin yönetiminin tek elden yapılmaması ama çözümün tek elden yapılması gerekmesi.
Hükumet ve ilçe belediyeleri, yapılaşmayı yönlendirirken oluşan trafiğe karşı önlem alacak konumda değiller. Örneğin Park Oran konutları yapıldı, hükumet yaptırdı. Ama gerisine karışmadı. Orada yaşanacak trafiğin çözümü Büyükşehir'e kaldı. TOKİ projelerinin hepsi bu şekilde. Buna bir de ilçe belediyelerinin hareketlerini ekleyebiliriz.
Sonuç olarak isteyen istediği yere kafasına göre blokları dikiyor. Daha sonra Büyükşehir oraların trafiğini çözmeye çalışıyor. Meselenin özü bu.
odalar neyapsın adamların elinden anca o geliyor. iyi ki de dava ediyorlar yoksa melih başgan'ın eline bıraksalar şehri bir sirk müdürü gibi yönetecek. şehir merkezini otobana çevirmek, fibrobeton cephe giydirme, milyon dolarlık fıskiye şov, peluş hayvanat bahçesi, teleferikle toplu ulaşım, yol tehdidiyle eymir'i odtü'den alıp aile çay bahçesi ve rezidans yapmak gibi "proje"lere izin vermemeye çalışıyorlar.
odalar neyapsın adamların elinden anca o geliyor. iyi ki de dava ediyorlar yoksa melih başgan'ın eline bıraksalar şehri bir sirk müdürü gibi yönetecek. şehir merkezini otobana çevirmek, fibrobeton cephe giydirme, milyon dolarlık fıskiye şov, peluş hayvanat bahçesi, teleferikle toplu ulaşım, yol tehdidiyle eymir'i odtü'den alıp aile çay bahçesi ve rezidans yapmak gibi "proje"lere izin vermemeye çalışıyorlar.
Şu an yapılan her iş yanlışsa ve odalar doğrusunu biliyorlarsa, çıkıp aday olsunlar belediye başkanlığına.
Odalar, o meslek grubunun menfaatlerini korumak için kurulurlar. O mesleğin itibarını savunmak için kurulurlar. Meslektaşlarının gelişimlerine faydalı olmak, uygunsuz davranışlarda bulunan kişilerin ıslah edilmesi ya da sektörden ayıklanması için kurulurlar. Asli görevleri bunlardır. Türkiye'deki odaların yaptığı şey ise doğrudan siyasete bulaşmaktır.
Siyaset, odada yapılmamalıdır. Yapılınca şu anda yaşanan abukluklar meydana gelir.
Ama tabi bizdekiler siyasete de giremez. Çünkü odaların argümanları hep tek ayaklı. Sadece, belediye ya da hükumet ne yapıyorsa, onu eleştirmekten başka bir yönleri yok. Halbuki muhalefet olarak, siyasi başarı elde edebilmeniz için halkı ikna etmeniz gerekir. Bunun için de üç argümanınız olması gerekir. Halkın yaşadığı sorun ne? Ortaya atılan proje ne ve neden yanlış? Olması gereken çözüm ne?
Bizim odalar sadece ortaya atılan projenin neden yanlış olduğu ile ilgilendiği ve geri kalanına karışmadığı için, elbette gerek oda olarak gerekse de siyasete girseler halkı ikna edemezler.
Ben makina mühendisiyim ve aynı durum bizim oda için de geçerli. Gönderdikleri aylık bülten sanki işçi partisinin faaliyet bülteni gibi, hep siyaset... Bakıyorsun oda çalışmalarına ne yapıyorlar diye, elle tutulur hiçbirşey yok.. He yılda bir-iki defa kokteyl düzenleyip masaya yapışan beleşçilere verdikleri hizmet çok büyük tabi
Bu arada Büyükşehir Belediyesi ODTÜ'NÜN sınırından geçen Anadolu Bulvarı'nın devamı olan yeni yol için proje çalışmalarına başlamış. 10-15 gün sonra proje bitecekmiş. ODTÜ'NÜN altından geçecek tünel yol için ise senatoya gönderilen yazıya cevap bekleniyormuş.
Benim evimden Anadolu Bulvarı'nın uzatılacağı yeni yol görünüyor. Çalışma başlarsa fotoğrafla burada paylaşırım.
Şu an yapılan her iş yanlışsa ve odalar doğrusunu biliyorlarsa, çıkıp aday olsunlar belediye başkanlığına.
Odalar, o meslek grubunun menfaatlerini korumak için kurulurlar. O mesleğin itibarını savunmak için kurulurlar. Meslektaşlarının gelişimlerine faydalı olmak, uygunsuz davranışlarda bulunan kişilerin ıslah edilmesi ya da sektörden ayıklanması için kurulurlar. Asli görevleri bunlardır. Türkiye'deki odaların yaptığı şey ise doğrudan siyasete bulaşmaktır.
Siyaset, odada yapılmamalıdır. Yapılınca şu anda yaşanan abukluklar meydana gelir.
Ama tabi bizdekiler siyasete de giremez. Çünkü odaların argümanları hep tek ayaklı. Sadece, belediye ya da hükumet ne yapıyorsa, onu eleştirmekten başka bir yönleri yok. Halbuki muhalefet olarak, siyasi başarı elde edebilmeniz için halkı ikna etmeniz gerekir. Bunun için de üç argümanınız olması gerekir. Halkın yaşadığı sorun ne? Ortaya atılan proje ne ve neden yanlış? Olması gereken çözüm ne?
Bizim odalar sadece ortaya atılan projenin neden yanlış olduğu ile ilgilendiği ve geri kalanına karışmadığı için, elbette gerek oda olarak gerekse de siyasete girseler halkı ikna edemezler.
Hayır efendim Şehir Plancıları Odası'nın, Mimarlar Odası'nın belediyenin yapmak istediği şeyler için fikir belirtme hakkı vardır. Alternatif proje sunma mecburiyeti de yok. Adam "peluş hayvanat bahçesi ve 80 metrelik semazen heykeli yapacağım" diyor, beriki "yapma" diyor. "Semazen heykeli yapma, şu heykeli yap" mı demek gerekiyor? Yok öyle bir şey.
Siyaset sadece partilerin tekelinde bir şey değil. Her vatandaş ve Sivil Toplum Kuruluşu (hiç böyle bir terim duydun mu İsmail Hakkı?) yaşadığı şehirle ilgili fikir belirtme, muhalefet ve protesto hakkına sahiptir. "Beğenmeyen belediye başkanlığına aday olsun" sözü demokrasi kültüründen yoksun cahil bir anlayışı gösteriyor.