Halkın olanı, halktan 80 senedir sakladınız ama artık o devirler bitiyor.
İnşallah belediye de buna uyar, bakın Saray Spor Tesisleri'ne giremediğini ifade eden kişiler mevcut.
Saray Spor Tesisleri'ne herkesin elini kolunu sallaya sallaya girmesi gerekir, halkın parasıyla yapılan bir tesis bir takıma veriliyor, içeriye de halkın girmesine müsaade edilmiyor.
Eymir eğer halka açılacaksa belediyenin de daha şeffaf olması gerekir.
Tabi bir de çiftlik arazisini işgal eden özel mülk sahiplerinin derhal bulundukları arazileri terk etmeleri gerekir.
Bir de şöyle bir tezat var, bir kesim çiftlik arazilerini hiddetle savunuyor, iyi güzel, ama yapılan işgale ses çıkarmıyor, bir sürü özel kurum çiftlik arazisinden ufak ufak arsa kapatırken hiç ses çıkmıyor, çiftlik arazisi her geçen yıl dekar dekar erirken kimse sesini çıkartmıyor, ancak 5 milyonluk Ankara için yol yapılacak denildiğinde herkes ayaklanıyor. Sanki yapılacak yoldan belli bir zümre gidip gelecekmiş gibi bir cephe alınıyor.
ismail hakkı şu eymir belediyeye verilirse somut olarak şimdikinden farklı ne yapılacak da "halka açılacak" bir anlatır mısın?oraya yeni restoran, üçyüz metrelik fıskiye ve bir sürü çirkin şeyler yapılır, çok daha büyük otopark yapılır, tepelere villa yapılır diyoruz, yok öyle bir şey diyorsun.
peki ne yapılacak? şu anda halkla odtü mensubu arasında sadece otopark farkı var, gökçek şimdiki haline kıyasla ne yapacak da eymir "halka açılmış" olacak? benim aklıma ilk gelen içki içilmesini kısıtlamak. gökçek ve diğer akp'li belediyeler görünür ve erişilir ortamlarda içkiyi engelliyorlar. oraya elaltından birkaç serseri sokulup olay çıkartılır, bu bahaneyle sahilde içki içilmesi ve hatta büfelerde bira satılması yasaklanır ki halka açılmış olsun. birkaç tane plastik döküm keçi heykeli, beton mangal kamelyası, birkaç mavi ladin ve diğer pahalı peyzaj bitkisi, pavyon gibi renkli ışıklandırma, serdar ortaç konseri, vs vs.. belediyenin estetik anlayışı bu.
İnşallah belediye de buna uyar, bakın Saray Spor Tesisleri'ne giremediğini ifade eden kişiler mevcut.
Saray Spor Tesisleri'ne herkesin elini kolunu sallaya sallaya girmesi gerekir, halkın parasıyla yapılan bir tesis bir takıma veriliyor, içeriye de halkın girmesine müsaade edilmiyor.
Eymir eğer halka açılacaksa belediyenin de daha şeffaf olması gerekir.
Yalnız elma ile armut karıştırılmamalı. O zaman ODTÜ de kampüsü açsın. O da bizim vergilerle finanse ediliyor. Girelim ne var ne yok bakalım fakültelerde. O zaman ASKİ, arıtma tesislerini açsın oraları da görelim. Sizin istediğiniz bu kapıya çıkıyor.
Alıntı:
ismail hakkı şu eymir belediyeye verilirse somut olarak şimdikinden farklı ne yapılacak da "halka açılacak" bir anlatır mısın?oraya yeni restoran, üçyüz metrelik fıskiye ve bir sürü çirkin şeyler yapılır, çok daha büyük otopark yapılır, tepelere villa yapılır diyoruz, yok öyle bir şey diyorsun.
peki ne yapılacak? şu anda halkla odtü mensubu arasında sadece otopark farkı var, gökçek şimdiki haline kıyasla ne yapacak da eymir "halka açılmış" olacak? benim aklıma ilk gelen içki içilmesini kısıtlamak. gökçek ve diğer akp'li belediyeler görünür ve erişilir ortamlarda içkiyi engelliyorlar. oraya elaltından birkaç serseri sokulup olay çıkartılır, bu bahaneyle sahilde içki içilmesi ve hatta büfelerde bira satılması yasaklanır ki halka açılmış olsun. birkaç tane plastik döküm keçi heykeli, beton mangal kamelyası, birkaç mavi ladin ve diğer pahalı peyzaj bitkisi, pavyon gibi renkli ışıklandırma, serdar ortaç konseri, vs vs.. belediyenin estetik anlayışı bu.
Fark otopark farkı değil. Fark vatandaşın girememesi, ODTÜ'lünün girmesi farkı. Bunu ben demiyorum, ODTÜ'nün sitesi diyor. Bu sayfada bin tane link ve alıntı paylaşıldı. Onları bir okumalısın önce. Eymir'e normal vatandaşın girişi yasaktır. Öncelikle Eymir halka açılacak, yapılacak ilk şey bu.
Restoran yapılmasına neden karşısınız anlamıyorum. Eymir'de zaten restoranlar var. Belediyenin yaptıracakları mı batacak?
Otopark ve villa yapılması konusuna gelirsek, Eymir'in çevresi doğal sit alanı zaten. Yani bir tek ağacı kesip, otopark yapamazsın, villa yapamazsın.
İçki konusuna gelelim. Şu anda Eymir halka açık olmadığı için içeri girip çıkabilen sayısı makul seviyede. Bu nedenle içkiden ötürü sorun çıkması ihtimali, ODTÜ kampüsü içinde 100km/s ile kaza yapma ihtimali kadardır. İhtimal düşük de olsa şu anda olay çıkıyordur, onu da söyleyeyim. Çünkü kampüste şenlikler zamanında olaylar çıkmaktadır, Eymir'de de çıkıyordur ama kişi sayısı az olduğu için olay sayısı da azdır. Şimdi halka açılınca giren çıkan sayısı artacak, bununla paralel olarak olay sayısı da artacaktır. Bunu engellemek için de güvenlik personeli ve gerekiyorsa içki yasağı konulabilir. Belediyenin çözümü genelde bunlar oluyor.
Zaten aslında bazılarının halka açılmamasını istemesinin de temel sebebi bu. Şu anda halka açık olmadığı için sorunlu tipler de(örn:modifiye araçlarda camlardan sarkarak gezen işsiz takımı) buraya gelemiyor. Halka açık olursa ve belediye burada içki yasağı ve güvenlik önlemleri uygulamazsa Eymir'de huzur kalmaz. O nedenle bazı ayrıcalıklı zümreler, Eymir bizde kalsın. Ne güvenlik olsun, ne içki yasağı, biz kendi kendimize keyfimize bakalım demektedirler. O nedenle halka açılmasını istemiyorlar.
Yalnız elma ile armut karıştırılmamalı. O zaman ODTÜ de kampüsü açsın. O da bizim vergilerle finanse ediliyor. Girelim ne var ne yok bakalım fakültelerde. O zaman ASKİ, arıtma tesislerini açsın oraları da görelim. Sizin istediğiniz bu kapıya çıkıyor.
Karıştırmamak lazım tabi ki, ama öyle bir görüş var ki devletin olan her yere girme sevdası oluştu herkeste, orası halkın parasıyla yapıldı, orası halkın arazisi değil mi? Hatta iş iyice abartılıp kamu kurumları işgalci olarak gösterildi, ODTÜ Ankara'yı işgal etmiş diyenler bile çıktı. Sanki yabancı bir devletin tekelinde bu okul, yahu burada okuyanlar senin benim gibi TC vatandaşları değil mi, bu işgal lafı nereden çıktı?
Bugün isteyen istediği yere giremez, Başbakanlık binası milletin vergileriyle yapılmadı mı, bu mantığa göre orası da halkın kullanımına açılsın denilebiliyor mu?
ODTÜ, Eymir Gölü'nü savaş karşılığı almadı, zamanında birileri Ankara o zamanlar küçükken bu büyük arazileri üniversiteye tahsis etmiş, bugün herkes sanki ODTÜ bu arazileri gasp etmiş gibi arazileri geri istiyor.
Orduevleri halkın vergisi ile yapılıyor, girebiliyor mu halk? Ya da herhangi bir kurumun sosyal tesisi oluyor, misal Karayolları'nın, bu tesislere herkes girebiliyor mu, giremiyor. Olay bence bu kadar basit. Kalkıp da ODTÜ'den buraları bize ver demek saçma. Eğer burada bir hata yapıldıysa o dönemki hükümetlerin hatasıdır, bugün bu problemde ODTÜ'nün herhangi bir suçu olduğunu düşünmüyorum.
Bugün herkes ODTÜ ile uğraşıyor, ilerde de heralde Hacettepe Üniversitesi'nin Beytepe kampüsü ile uğraşırlar, kampüsün ortasından yol geçireceğiz diye tutturulur.
Bu arada ODTÜ'de yalnızca Eymir gölü yok, yine kampüs içerisinde Yalıncak tarafında ufak bir de gölet var, uydu haritalarından bakılabilir. Büyükşehir buraya niye talip olmuyor?
ODTÜ'ye buralar zamanında tahsis edilmiş, kanuni dayanaklarla verilmiş. ODTÜ buralarda devletin verdiği yetkiyle yerleşik bulunuyor. Şimdi aynı devletin yasaları kapsamında bir yetki kullanılarak (Kıyı Kanunu ve İmar Kanunu) bu tahsis edilmiş arazilerin bir kısmı geri alınacak.
ODTÜ buraları işgal etmedi, şimdi de Büyükşehir işgal etmeyecek. Kanuni haklarını kullanarak alanları halkın kullanımına açacak. Sorun nedir?
Belediye herkesin arazisinin yüzde 40'ını alabilir, ODTÜ'nün senden benden ne üstünlüğü var?
Sorun ODTÜ'ye işgalci tanımı yapılmasında, bu ülkenin gençlerini yetiştiren bir eğitim kurumuna, devletin kurumuna böyle bir yakıştırma yapılması çok çirkin.
ODTÜ buraları işgal etmedi, şimdi de Büyükşehir işgal etmeyecek. Kanuni haklarını kullanarak alanları halkın kullanımına açacak. Sorun nedir?
bir gün elbette halk daha kolay yararlanacak eymir'den ama bu gökçek zevksizliği döneminde olmayacak, ne zaman başka bir başkan gelir o zaman. kimse gökçek zihniyetinin SİT alanlarına moğol işgali gibi girmesine izin vermeyecek. zevk sahibi bir başkan seçilir, hah işte o zaman halk da daha kolay faydalanır
Sorun ODTÜ'ye işgalci tanımı yapılmasında, bu ülkenin gençlerini yetiştiren bir eğitim kurumuna, devletin kurumuna böyle bir yakıştırma yapılması çok çirkin.
ODTÜ elbette işgalci değil. Ancak belediyenin yol projeleri meclisten geçtikten sonra arazileri terk etmezse işgalci denilebilir. Şu anda o araziler ODTÜ'nün, plandan sonra ise belediyenin olacak.
ODTÜ işgalci değil de ODTÜ'nün işgalci olmasını isteyen çevreler var, bu da bir gerçek. Bu planlar geçse de araziler belediyeye bırakılmasın, ODTÜ işgal etsin diyenler var. ODTÜ bu çevrelere uyarsa işgalci durumuna düşer. Yoksa şu anda fiili bir işgal yok.
İçki konusuna gelelim. Şu anda Eymir halka açık olmadığı için içeri girip çıkabilen sayısı makul seviyede. Bu nedenle içkiden ötürü sorun çıkması ihtimali, ODTÜ kampüsü içinde 100km/s ile kaza yapma ihtimali kadardır. İhtimal düşük de olsa şu anda olay çıkıyordur, onu da söyleyeyim. Çünkü kampüste şenlikler zamanında olaylar çıkmaktadır, Eymir'de de çıkıyordur ama kişi sayısı az olduğu için olay sayısı da azdır. Şimdi halka açılınca giren çıkan sayısı artacak, bununla paralel olarak olay sayısı da artacaktır. Bunu engellemek için de güvenlik personeli ve gerekiyorsa içki yasağı konulabilir. Belediyenin çözümü genelde bunlar oluyor.
afedersinizde halkın giremediği dediğiniz Eymir Gölü ve ODTÜ kampüsünde içki yüzünden olayların çıktığını nasıl biliyorsun merak ediyorum. basında bu konuda bi haber falan çıktıda biz mi görmedik.