ben çayyolunda oturuyorum ve batı ankarada 1,5 milyon kişi oturuyor.tabi yol geçmesin demesi kolay.peki o 1.5 milyon kişinin vakit kaybını kim karşılayabilir?
ODTÜ'yü yıkmak yerine, işinize yakın bir yere taşınmanız daha kolay olmaz mı? Ya da başkana Metro konusunda baskı yapmanız?
Otobüs: 1.75 TL
Toplu Taşıma: Az ve 24:00-6:00 arası yok.
Metro: Bitiş tarihi belirsiz.
Düzensiz şehirleşme: Tam gaz
Çözüm: Üniversite arazisinden yol geçirmek.
AŞTİ'ye gelince, mesela sabah 5'de, Çayyolu'na nasıl gelebiliyorsun merak ediyorum. ODTÜ'den geçen yol mu seni evine getirebilecek? Yoksa AŞTİ taksiye mi binmen gerekecek?
Alıntı:
Eymir konusundan istenen Eymir'in halka açılmasıdır.
Eymir ODTÜ sorumluluğuna verilmiştir. Korunması ODTÜ'ye aittir. Yaya girişinde bir sıkıntı yoktur. Ama araç girişi haliyle kısıtlıdır. Bu kısıtlama özel orman vasfına sahip bir arazide, aynen bir alışveriş merkezinde uygulandığı gibi uygulanır. Mesela kapalı otoparka LPG'li araç giremez değil mi? Doğal sit alanına da motorlu araç akını olamaz.
Eymir isteği, Melih Gökçek'in talepleri arasında en kanuni dayanağı olmayanıdır.
Diğer yandan, hani ODTÜ'den yol geçireceğim diye bir ısrar var ya, insan ister istemez Eymir'den de TOKİ geçer diye korkuyor. "Adın çıkmış, inmez" misali...
Eymirin hala halka kapali oldugunu soylemek.. soyleyecek hicbirsey bulamiyorum gercekten.
Otopark sorunu oldugu icin belirli sayida aracin iceriye girmesine izin veriliyor, halka tamamen acik bir yer Eymir golu.
Isteyen Oran sitesi onundeki giristen ODTU ormanina serbestce girebiliyor ve yuruyerek golun kenarina gidebilirsiniz hicbir engel yok. Araba ile gol girisine park edip gene serbestce her isteyen golden faydalanabiliyor.
Bunu bile bile halka kapali demek bu iste bir hinlik oldugunu gosteriyor.
Benzer uygulama Ankara Belediyesine ait Çamkoru Göleti nde de uygulaniyor. Arac ile iceri giremiyorsunuz, giriste park edip yuruyerek girilebiliyor. Tek farki gol bos olsa dahi iceri otomobille girmek yasak
ODTU ormanini katledip ortasindan yol gecirmek, yada doga harikasi Eymir' i imara acmak icin bu kadar caba gosterilmesi cidden akil almaz uygulamalar, cok ayip ve medeni oldugunu soyleyen hicbir insana yakismayan projeler.
yaa kardeşim bu odtü sizin kurtarılmış bölgeniz mi?ödtü bizim vermeyiz deyip burada ahkam kesiyorsunuz.eymiri halka açmayan siz dibine villa kondurmayı biliyorsunuz.istediğiniz gibi gölün imkanlarından yaralanıyorsunuz.kamu yararını düşünmek size mi kaldı?siz oradaki asli göreviniz olan eğitim ve öğretim faaliyetlerini düzgün yapın kafi.neymiş efendim metro yapılsınmış.o metro bittiğinde sadece bana değil sanada faydası dokunacak sen de kullanacaksın.haa birde çıkmış beyefendi metro yapılsaydı bu yola gerek kalmazdı gibi bencilce bir ifade kullanıyor.kardeşim adamın arabası varsa ve araba ile gitmek istiyorsa sana ne.niye metroyu sebep gösteriyorsun?sen o eskişehir yolunu sadece çayyolunda oturanlar mı kullanıyor sanıyorsun.o yol üzerinden kaç tane semte toplu taşıma aracı gidiyor.anadolu bulvarının yapılma amacı o yolu rahatlatmak.ama için dışın siyaset olmuş yaptırmam diye tuturuyorsun.oraya bile bile ağaç dikiyorsunuz iki gün sonra yol yapımı başlayınca kankanız basın mensupları ile ağaç katliamı yapıyorlar deyip basacaksınız yaygarayı.küçücük fidanlar bir anda kocaman ağaçlara dönüşecek.o yol siz istemesenizde 5 yıl sonra 10 yıl sonra kamu yararı adına geçecek.
Eymir'in imara açılacağını söylemek... söyleyecek hiçbir şey bulamıyorum gerçekten.
Eymir Gölü'nün çevresi tescilli ormandır. Doğal sit alanıdır. Bunu Ankara Büyükşehir Belediyesi 1/25 bin ölçekli Ankara Nazım İmar Planı'nda belirlemiştir. Bu planı yapan Ankara Büyükşehir Belediyesi, Eymir'in imara açılmasının önünü kapamıştır.
Ayrıca İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca, belediyenin düzenleme ortaklık payı olarak arazilerde okul, ibadethane ve karakol yapıları dışında inşaat yapması yasaktır.
Alıntı:
Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerlerin ihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibi umumi hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz.
Bunları bile bile Eymir kenarında yapılaşma olacağını iddia edenler yalancıdırlar. Çok net söylüyorum. Kanunen olması mümkün olmayan şeyler üzerinden böyle konuşan insanlar yalancı insanlardır.
Biz bunların yalancılıklarına alıştık artık, şaşırtmıyor bile bizi.
Şimdi gelelim Eymir meselesine. Eymir, şu an resmi olarak halka kapalıdır. 2008 yılında Melih Gökçek, Eymir'i halka açalım diye ortaya çıktığında ODTÜ zaten halka açık diyelim halk celallenmesin diyerek yaya girişlerinde kontrolleri gevşetmiştir. Ancak Melih Gökçek'in görev süresi bittiğinde, ODTÜ yeniden denetimleri başlatıp girişleri yasaklayabilir. Buna kanunen hakkı var çünkü.
Eymir Gölü ve çevresi normal vatandaşın ziyaretine kapalıdır, sadece ODTÜ'lülere açıktır. Bu nedenle de ODTÜ'lülerin girerken kimlik göstermesi talimatı vardır. Normal vatandaş ODTÜ kimliği olmadığı için içeri giremez. Ama şu anda yukarıda anlattığım gibi, Gökçek'in kopardığı yaygara sayesinde ODTÜ sözde halka açıktır. Tabi yersen..
Alıntı:
Akademik ve İdari personelimiz ile öğrencilerimiz ODTÜ Kimlik Kartlarını, mezun ve misafir statüsündeki kişiler ise Eymir Gölü üye kimlik kartlarını göstererek kış aylarında 08.00-21.00, yaz aylarında ise 06.00-22.00 saatleri arasında hergün giriş yapabilirler.
Kamu yararı?
ODTÜ'den geçen yol Mamak'a mı bağlanacak? Yol geçmesini isteyenler ATO, ASO ve Ankara Giyim Sanayicileri Derneği. Yani Ankara'nın zenginler klübü. ATO Başkanı aynı zamanda Panora ve Armada'nın sahibi. Bu kurumların desteğiyle Gökçek yol geçirmek istiyor. Ama ODTÜ'nün asıl unsuru ODTÜ'lüler karşı çıkınca "sana ne" mi oluyor?
Bizler dersimizi iyi çalışırız beyefendi. Aynı zamanda iyi ders veririz.
Sizin ya da yakınlarınızın ODTÜ'yü kazanacak kadar ders çalışmamış olmasının yarattığı kıskançlığın bedelini Eymir Gölü ödeyemez.
Diğer yandan, evet ODTÜ bizim kurtarılmış bölgemiz. Çünkü ODTÜ arazisi ODTÜ'nün "kapı gibi" tapulu malıdır. Orası bir "ÜNİVERSİTE"dir... Yani zaten kamu yararına çalışan bir kurumdur.
Bu sizin kamu yararınız, biraz da yıllarca çalışıp alın teri akıtarak bu okulu kazananları düşünse ya??? Daha yolu nereden geçtiğini bile bilmeden yorum yapıyorsunuz. Öğrenciler ders çalışırken yanlarından otoyol geçecek. Türkiye'nin belki de en iyi üniversitesine reva görülen bu eziyetteki kamu yararı nerede?
Ankara'nın yeşil kuşağı, 1. derece doğal ve arkeolojik sit alanı olması, orman bakanlığı tarafından olman vasfına sahip olması vs. vs.
Melih Gökçek Ankaragücü'nde çuvalladığı için beyhude yere bizleri meşgul ediyor herhalde.
Bu arada oğlunun kayınçosunun arabasını gördünüz mü? Güzelmiş.
En son ayberkyagiz tarafından Pts 05 Eyl 2011, 00:28 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Kamu yararı?
ODTÜ'den geçen yol Mamak'a mı bağlanacak? Yol geçmesini isteyenler ATO, ASO ve Ankara Giyim Sanayicileri Derneği. Yani Ankara'nın zenginler klübü. ATO Başkanı aynı zamanda Panora ve Armada'nın sahibi. Bu kurumların desteğiyle Gökçek yol geçirmek istiyor. Ama ODTÜ'nün asıl unsuru ODTÜ'lüler karşı çıkınca "sana ne" mi oluyor?
Bizler dersimizi iyi çalışırız beyefendi. Aynı zamanda iyi ders veririz.
Sizin ya da yakınlarınızın ODTÜ'yü kazanacak kadar ders çalışmamış olmasının yarattığı kıskançlığın bedelini Eymir Gölü ödeyemez.
Diğer yandan, evet ODTÜ bizim kurtarılmış bölgemiz. Çünkü ODTÜ arazisi ODTÜ'nün "kapı gibi" tapulu malıdır. Orası bir "ÜNİVERSİTE"dir... Yani zaten kamu yararına çalışan bir kurumdur.
Yahu lütfen şöyle saçmalamayın. Türkiye bir hukuk devletidir, bir avuç gürültücü elitistin keyfine göre devlet idare edilmez. Yol planlamak ve bu yolları yapmak belediyelerin görev ve yetkisindedir. ODTÜ'ye o tapuyu veren devlet, belediyeye de gerektiğinde o tapu üzerinde oynama hakkını vermiştir.
Hukuki olarak gölün zaten tapusu olmaz. Göl dediğimiz yer tüm milletindir. 72 milyon vatandaşındır. Gölün çevresindeki araziler ODTÜ'nün malıdır. Burada da yine ODTÜ'ye o arazileri veren devlet, Kıyı Kanunu diye bir kanun çıkarmak suretiyle kıyıların halkın kullanımına açılması gerektiğini emretmiştir.
ODTÜ'nün mevcut durumunun meşru olmasını sağlayan devletimiz gölü de yol arazilerini de almak kaydı şartıyla ODTÜ'ye bu hakları tanımıştır.
Eymir Gölü'nün imara açılmasının imkansız olduğunu bir önceki mesajımda kanıtlarıyla ortaya sundum. Zaten sizin derdiniz de o değil. Eymir'in imara açılmayacağını siz de biliyorsunuz. Maksadınız bir avuç gürültücü elitistin tüm devleti ve milleti esir almasını sağlamak esasında. Tabi bu alttan alta güdümlendiğiniz maksat. Burada, konu üzerinde düşünürsek, Eymir'i Melih Gökçek'e verip, halka açtırıp, Melih'e prim yaptırmayız fikrindesiniz. Bu çok açık.
Yol konusu da aynı, bu yol açılırsa batı koridorunun en önemli sorunlarından bir daha çözülür. 1.5 milyonun yaşam kalitesi artar. Bu ne demek, Gökçek'in bir başarılı projeyi daha hayata geçirip, prim yapması demek, buna da karşı olmanız gayet doğal.
Alıntı:
Bu sizin kamu yararınız, biraz da yıllarca çalışıp alın teri akıtarak bu okulu kazananları düşünse ya??? Daha yolu nereden geçtiğini bile bilmeden yorum yapıyorsunuz. Öğrenciler ders çalışırken yanlarından otoyol geçecek. Türkiye'nin belki de en iyi üniversitesine reva görülen bu eziyetteki kamu yararı nerede?
Saçmalamayın lütfen, Ankara Üniversitesi DTCF Sıhhiye'de tren ve bulvarın ortasında, başarı düşük mü demek bu? Çocuklar ders çalışamıyor mu demek bu?
Eskişehir Yolu'nu Konya Yolu'na bağlayacak olan ve 1993'te ilgili işlemleri yapılan yol için her hangi bir sorun yok. Sanki 18 yıldır yol yapılmak istenmiş ve sırf ODTÜ'nün orayı ağaçlandırması ve telleri sökmemesi yol yapımını engellemiş gibi bir edayla ODTÜ'ye adeta işgalci etiketi yapıştırmak yanlıştır. Şehiriçinden geçen karayolları yapılan protokollerle KGM'den Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne devredildiği için bu yolu da Ankara Büyükşehir Belediyesi yapacak, ancak belediyenin bu yolu yapması için ilk önce en ayrıntılı planlardan biri olan 1/5000'i yapması lazım. Daha o plan dahi yapılmamışken, belediye o yol için gerekli yükümlülüklerinden biri olan 1/5000'lik planı yapma vazifesini yerine getirmemişken bu ne bağırış ne çağırış? Haybeye bağırmanın, sesinizi boş yere tüketmenin anlamı yok.
Tabi yukarıda bahsedilen ilk yol % 99 olasılıkla yapılacak ve bu yoldan herkes memnun olacak. Ki bu yol bir ucu İvedik'ten başlayıp diğer ucu ta Dikmen'e ve hatta Dikmen'deki ara yollarla Dikmen Vadisi üzeri köprüyle Çankaya'ya uzanan bir aksın da temeli olacak. Hatta şu anda harbi ucube yani Söğütözü kongre merkezi önünde aşırı yoğunlaşan trafik de bu sayede rahatlayabilecek. Ancak bir yol fikri var ki gerçekten fantastik. Eskişehir Yolu'na paralel bir yol isteniyor ve bu yol ODTÜ'yü bölüyor. Ülkemizin sayılı mimarlarından Bihruz Çinici'nin projesini yapmaktan büyük gurur duyduğu, araçlardan ziyade yayaların tercih edildiği, Türkiye'nin kesintisiz en uzun yaya yollarından birine sahip olan ODTÜ'nün içinden 3+3, ve hatta belki de 4+4 yol geçecek. Hemen karşı taraflardaki AOÇ arazileri yıllar yılı tüm kesimler tarafından büyük bir özenle talan edilmişken, kendisi de evvel zamanda İhsan Doğramacı'nın YÖK'ten elde ettiği kudretle gerçekleştirdiği Bilkent talanının kurbanı olan ve son yıllarda artan talan teşebbüslerini bertaraf etmenin uğraşı içindeki ODTÜ şimdi en net talan tehdidiyle karşı karşıya: Yerleşkesi bölen bir yol yapmak. Belediyenin fikri adeta ODTÜ'yü talan etmek olacaktır. Üniversiteyi üniversite yapan en temel olgulardan birinin de yerleşkes olduğu bir ortamda Türkiye'nin sayılı yerleşkeslerinden birini fantastik bir yol fikri uğruna bölmek telafisi imkansız kayıplara neden olacaktır. Çözümün merkeze giden yolları arttırmak ve tüm trafiği merkezde kitlemekten değil de merkeze giden toplu taşımayı geliştirip araçları da mümkün oldukça çevreden yönlendirmek olduğu bir ortamda uzun vadede de kendisini tüketecek ve paraleli Eskişehir Yolu’nun yükünü boşaltacağı yer de yine Eskişehir Yolu, Eskişehir Yolu’nun şehriçindeki kesimi İnönü Bulvarı olacak bu fantastik yolu, 50 yılın birikimi ODTÜ yerleşkesini talan etmek uğruna yapma fikri gerçekten fantastiktir. Üstelik bu fikre kamu yararı kavramını alet etmek, içeriğinden ve işlevinden bihaber olunan bu kavramı uçana kaçana bahane olarak sunmak da pek bir yanlıştır.
Tabi fantastik fikirler bununla bitmiyor. Kendimi bildim bileli her daim yaya girişlerinin serbest olduğu, Ankara yeşil kuşağının en önemli parçası, kentin güneybatısının gecekondularla dolmasını engelleyen ve İmrahor Vadisi’nin başlangıcı olarak en önemli hava koridorlarından birinin kaynağı olan Eymir Gölü ve çevresi de edinilmek isteniyor. Bu amaç için de iftiralar atılıyor. Eymir Gölü’ne evvel zamanda araçla giriş de serbestti, yayaların yanı sıra araçlar da bu gölün çevresine serbestçe girerdi. Ne zaman ki doğal güzellik olarak değerlendirdiğimiz Eymir Gölü başkalarınca mangal alanı olarak değerlendirildi ve yasak olan bu mangallar bazı yangın hadiseleri de çıkardı, işte o zaman Eymir araçlara kapandı. Ancak göl yayalara açıktır; yaya olarak gerek Çankaya’da Oran Sitesi’nden inerek gerek Gölbaşı’ndaki TEDAŞ tarafından gelerek Eymir önüne yaya olarak gelinir. Araçlar da TRT’nin yanındaki yokuşu inip giriş kapısı önünde park eder ve yaya veya bisikletli olarak bu bölgeye girilir. Sanki her taraf telle kapatılmış, askeri bölgeye girişiyormuş, bu bölgeyi kullanım yasakmış gibi hava estirmek de bazı kimselerin amaçlarına kılıf aramasının eseri olsa gerek.
Kıssadan hisse bazı amaçlar var. ODTÜ’den 2. yol ve Eymir konuları da kasıtlı olarak bir araya getiriliyor. Ancak son dönemde durduğu, hız kestiği açık olan muhterem şahıs acep yapamadığı icraatların örneğin metronun acısını neden buradan çıkarmak istiyor veya doğru düzgün yollarla alamayacağını ve hakkı da olmadığını bile bile neden Eymir’e heves ediyor? Zat-ı muhteremi 4. dönemdeki hız düşüklüğünden ve kendi oluşturduğu polemik bataklığından sıyrılıp Ankara’nın hayrına olacak çalışmalara davet, bu fantastik ve kamu yararı değil kamu kaynaklarının kaybını oluşturacak fikirlerini sadece bilgisayardaki kurgu oyunlarında hayata geçirmesini tavsiye ediyoruz.
Bu mesajlardan anlıyorum ki, herkesin üzerinde ittifak ettiği Anadolu Bulvarı'nın devamı olan yol bir an önce yapılmalı, Eskişehir Yolu'na paralel gidip, ODTÜ arazisini bölen yolda ise ısrar edilmemelidir, illa yapılması gerekiyorsa tünel olarak yapılmalıdır. Ama zaten kimsenin karşı olmadığı ilk yolun yapılması, ve 3-4 sene içinde halihazırdaki metro projelerinin bitmesi ile bu yola ihtiyaç kısa vadede çok fazla olmayacaktır. İşbu noktada Melih Gökçek'in ısrarları devam ederse, insanların bunun altında siyasi hesaplar araması gayet normal olacaktır.
Eymir Gölü ise bu başlığın konusu değil zannedersem.
Bu mesajlardan anlıyorum ki, herkesin üzerinde ittifak ettiği Anadolu Bulvarı'nın devamı olan yol bir an önce yapılmalı, Eskişehir Yolu'na paralel gidip, ODTÜ arazisini bölen yolda ise ısrar edilmemelidir, illa yapılması gerekiyorsa tünel olarak yapılmalıdır. Ama zaten kimsenin karşı olmadığı ilk yolun yapılması, ve 3-4 sene içinde halihazırdaki metro projelerinin bitmesi ile bu yola ihtiyaç kısa vadede çok fazla olmayacaktır. İşbu noktada Melih Gökçek'in ısrarları devam ederse, insanların bunun altında siyasi hesaplar araması gayet normal olacaktır.
Zaten öncelik ilk yolda olacak. Melih Gökçek, Twitter'da ilk aşamada bu yolu yapacaklarını ifade etti zaten. Eylül ayı meclis toplantısında proje kabul edilirse, birkaç içerisinde 1. yol yapılacak. Diğer yol ve Eymir konusunda ise tartışmalar sürebilir.
ODTÜ kim yahu? ODTÜ bu devletten daha üstün bir kurum mu? ODTÜ'ye bu araziler haşa Allah tarafından mı verilmiş? ODTÜ kim oluyor da, benim gölümü benim ormanımı benden koruyor? Üniversitelerin eğitim öğretim dışında, ormanı araziyi korumak gibi bir görevlerimi mi var? Diğer kurumlar kamu yararını düşünemiyor mu, arazileri koruyamıyor mu, ODTÜ padişahın sol tarafındaki mi, Allah tarafından kutsanmış mı ki kimseye güvenmeyip ODTÜ'ye güveneceğiz? ODTÜ'ye bu görevi kim ne zaman hangi yasaya dayanarak vermiş? ODTÜ'yü hangi özelliği diğer kurumlardan üstün ya da dokunulmaz yapıyor?
Statükocuların Eymir konusundaki ikiyüzlülüğü konusunda ise hiçbirşey söylemiyorum, halk millet vatandaş deyip koskoca gölün bir avuç elite tahsis edilerek çevrilmesini alkışlıyorlar ve savunuyorlar. Muhtemelen, halkın göle akın edip vatandaşın gölden mahrum kalmasından endişe ediyorlar...