Vapurun o gün denize indiriliş töreni yapıldı. Yani "Fatih" ilk defa suyla tanıştı. Şimdi de iç dizaynı ve diğer yapılması gereken işlere geçildi. 2 ay içinde inşaallah İstanbul sularında mekik dokumaya başlayacak...
Hareket kabiliyeti henüz yok... Sadece suyüzünde durmayı becerebilen (ayağa kalkmayı öğrenebilen) bir bebek gibi henüz... Kendi başına ilerleyemez, mutlaka birkaç motorun yedeğinde yüzebilir.
Öncelikle, yeni gemilerimizin hepimize hayırlı olması dileğiyle başlayalım
İndirme töreni ve muhtelif fotoğraflara istinaden (alışılmadık rıhtım yükseklikleri ve yeni bir gemi profili nedeni ile gözlerim yanılabilir) görüş ve düşüncelerim şöyle:
i. Geminin yanlarında lastik usturmaça kullanılacak ise, beyaz kısımlar kısa zamanda lastik izlerinden kararacak, hatta hasar alabilir durumda olacaklar. Umarım gördüklerim geçicidir ve ahşap usturmaça eklenecektir. Ayrıca, usturmaçalar çok geriden başlıyor (alt yan açığın bile gerisinde); yanaşma anında olası bir mekanik/navigasyonel arızada geminin bu bölgelerinden hasar alma ihtimali var.
ii. Giriş sağ ve solunda bulunan dörder adet babanın (her yanda dörderli gruplar halinde toplam 8 adet baba var) nasıl kullanılacağını çözemedim; ayrıca görmemiş olmakla beraber kıç alt güvertede umarım baba vardır.
iii. Camlar açılmaz tipte olmamalı; malum insanımız cinstir; klimadan üşür, bahar aylarında Levent Bey'in de dediği gibi içerisi kavanoza döner. Aslında, gemi gibi her şekilde havalanabilme ihtimali olan güvertelere sahip bir taşıtta klima bana anlamsız durdu.
iv. Benzer şekilde, bebek odası, plazma ekran, dvd zıplatıcı gibi "sosyalleştirici" ekipmanı "odunlaştırıcı" ekipman olarak gördüğümden bunlar da pek şirin durmadı, hatta gereksiz lüks bile diyebilirim. Ancak, geminin hangi hatlarda kullanılacağı net olarak ortaya konulmadan bu konuda konuşmak yersiz. Eğer 20-30 dakikalık rutin Anadolu-Avrupa hatlarında kullanılacak ise bu üniteler anlamsız, ama 120 dakikalık bir Adalar posta seferi yahut Yalova-Çınarcık gibi uzun hatlarda kullanılacak ise anlamlı olabilir. Bununla beraber, uzun hatlar için de sürat sorun olacak gibi.
v. Gövde profili, baş bodoslama altından çok ani genişler gibi duruyor. Fırtınalı havalarda sorun çıkartma ihtimali olmakla beraber, denizde tam ekipman, esas draft ve kendi gözlerimle görmeden bunun üzerinde durmanın anlamsız olacağı kanaatindeyim.
vi. Tek giriş-çıkışın ve kapak/kapı ilavesinin geminin emercensi durumlarda tahliyesine etkisi negatif olabilir.
vii. Promenad güvertesi ön açık kısmında, Paşabahçe, Fenerbahçe, bacadan direkliler ve Şüheda sınıfının tahlisiye sandalı bu kısımda bulunanlarında alışageldiğimiz, kışları yolcuyu rüzgar etkisinden koruyacak uzunlukta açık camlı alan yok. Kışları açık güvertede gitmekten keyif alan yolcu bundan pek hoşlanmayacak gibi duruyor.
viii. Ön iticinin yanaşmayı kolaylaştıracağı kadar, kapak/kapı eklentili inişin klasik inme süresini dengeleyeceğini düşünmekteyim. Burada emniyet gözardı edilip gerekli uyarılar yapıldıktan sonra iniş ve biniş yolcunun inisiyatifine bırakılabilir (eski metod). Çok merak etmekteyim; acaba İstanbul'da son 100 senede kaç kişi vapurdan düşüp öldü; ve aynı sürede kaç kişi belediye otobüsü çarpması sonucu hayatını kaybetti..Daha da merak ettiğim, olagele iskele ile vapur arasına düşen olsa, acaba kaç iskele görevlisi ne yapılması gerektiğini tam olarak biliyor...
ix. Tüm taşıtlar için olduğu gibi, burada da gemiyi kullanacak insanlar ile gemi arasında oluşacak "duygusal" bağlar beni endişelendiriyor (koltuk yarma, duvara cama yazma, simit araklama ve benzeri bağları kast etmekteyim.)
Aktif sefere başlamadan daha fazla irdelemenin mantıklı olacağını düşünmemekteyim, bekleyelim ve görelim diyerekten saygılarımla tüm Wow ailesine iyi hafta sonları dilerim.
Vapurlardan teknik olarak, kullanım olarak pek anlamam ama Adil beyin dile getirdikleri çok mantıklı görünüyor, bunların bazılarını zaten bizde tören alanında dile getirmiştik.
Tören alanına girişte bizi karşılayan levha aslında bir prototip görüntüsü. levhanın sağ köşesinde Fatih'in kardeşlerinin adı ve sağ alt köşede de teknik ölçüleri yazıyor.
(+)
Gemi doldurma-boşaltma bölümünün detayları. En dikkat çeken yanı vapurun ön ve arka yan güverteleriyle bağlantısının kesildiğini göstermesi.
(+)
Evet vapura yandan bakıyoruz ama burnunu göremiyoruz
(+)
Temmuz ayının sonlarında denizle buluşan ŞH-Fatih’te çalışmalar devam ediyor.Daha ileri bir noktada görmeyi düşündüğüm vapuru gezme fırsatım oldu bugün.Denize indiğinden bu yana neler değişti aslında tam olarak bilemiyorum çünkü o gün içerisini görme şansımız olmamıştı.İki direkte yerine takılmış ki benim ilk gözüme çarpan şey bu oldu.Baş açık kısımdaki birkaçı dışında tüm camlar takılmış.Bazı üyelerimizin endişe ettiği kaptan köşkünün camları da dahil Paslanmaz malzemeden üretilmiş korkuluklar yerlerine konmuş (Öncekiler idareten konmuşlardı) Alt kat yan taraflardaki oturma yerlerinin montajı devam etmekteydi.Çapaları yerlerine konmuş vs…Yazdığım gibi, içeriyi ilk kez gördüğümden ne değişmiş sorusuna cevap veremiyorum.Ama içeride ne vardı sorusunu yanıtlayabilirim belki.Öncelikle tek parça salon yapısından dolayı çoğu zaman vapurun neresinde olduğumu kestiremedim. Camların çoğu kapalı olmasına rağmen bu büyük salon yapısıyla beraber ferah olacaklar gibi geliyor.Duvar panelleri ve pencerelerin çerçeveleri takılmış.Tavan kaplamaları büyük ölçüde bitmiş.Her taraftan sallanan kablolar bulunmasına rağmen sanırım tesisat işleri de hafiflemiş.Köprü üstü son halini almamış olsa da (üzerleri kapalı olduğundan tam olarak anlamasam da) seyir cihazları yerlerini almış.Personele ait olan yaşam mahalleri oluşturulmuş.Aşağıya inecek olursak!4 adet Volvo-Penta makine yerlerini almış ve sistem çalışabilir durumda.Elektrik motorları da takılmış sanırım ancak henüz gemi pervanelerine sahip değil.Daha aklıma gelmeyen çok fazla şey vardır eminim.Vapurun bana mevcutlardan farklı görünen kısımlarını düşünürsem en başta hiç şüphe yok ki yolcu giriş-çıkışını sağlayacak olan sürgülü kapılar geliyor.Daha önce bahsettiğim tek parça yolcu salonu, salonun ortasında bağımsız şekilde duran büfe ilk etapta ilginç gelebiliyor.Alt katın bu tasarımı nedeniyle tuvaletler baş kısma alınmış.Baş açık salona çıkışlar da bu bölümden yapılıyor.Ayrıca kıç taraftan ikinci kata ve oradan da 3. kata çıkış mümkün.3. katın tamamı kullanılabilir durumda.Daha sona gelinmemiş olmasına rağmen vapurun mevcut hali hoşuma gitti.Genel olarak tasarımda hala tartışacağım noktaları vardır ama vapur içime sinmedi diyemem.Sanırım bittiğinde daha da hoşuma gidecek.
Bu arada temmuz ayındaki törende kızağın başında yer alan ŞH-Kadıköy’de denizde.O vapurda da oldukça yoğun bir çalışma söz konusu.Kalan üç vapurun kızak üstü işleri malum askeri tersanede yapılmakta ve ikisi inşa halinde.Kızaktaki işleri bittiğinde Çeliktrans’a getirilerek donatımları yapılacak.
Çeliktrans'ın internet sitesinde olan fotoğraf ve haber ingilizce olarak verişmiş aşağıdaki gibi;
Alıntı:
IDO 1800 pass. ferries
Celiktrans-Duzgit joint venture awarded the contract for the newbuilding of 5 (five ) pieces of 1800 passenger capacity passenger ferry boats for IDO. The project vessels are the first batch of renewal project for the ageing passenger ferry boats operating at the Bosphorus and Marmara Sea.
İSTANBUL -AA- "Haydi İstanbul Vapurunu Seç" kampanyası kapsamında İstanbullular'ın kullandığı 400 bin oyla seçilen şehir hatları vapuru "Fatih", Tuzla ile Pendik arasında seyir tecrübesi yapıyor.
İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş'den (İDO) yapılan açıklamada, şu aralar Tuzla ve Pendik açıklarında seyir tecrübesi gerçekleştirilen vapurun, manevra sistemi, pervane kontrol sistemleri ve hızının denetimden geçirildiği ifade edildi.
İstanbul'un simgesi olacak olan vapurlardan 5'inin ilki olan "Fatih"in, 23 Temmuz 2008 tarihinde törenle suya indirildiği hatırlatılan açıklamada, Türk mühendisleri ve işçileri ile İDO tarafından inşa edilen geminin, dünyanın en gelişmiş manevra kabiliyetine sahip olduğu belirtildi.
İlk yolculu seferine yıl sonuna kadar törenle başlayacak olan "Fatih" adlı vapurun 68 metre boyunda boyunda, 13 metre eninde, 1800 yolcu kapasiteli olduğu ve 15 deniz mili hız yaptığı kaydedilen açıklamada, geniş ve ferah salon, panoramik camlar, klima sistemi ve minimum titreşime sahip geminin üst, ön ve arkasının açık olduğu, güvertede oturma yerleri bulunduğu, otomatik kapı sistemi ile iskeleye yanaşmadan kapıların açılmayacağı hatırlatıldı.
Her türlü konforun düşünüldüğü vapurun, minimum yakıt sarfiyatı ve ideal egzoz emisyon değerleriyle de çevreci özelliğe sahip olduğu belirtilen açıklamada, vapurun içinde revir, bebek bakım odası, evcil hayvan barınakları, büfe, 6 adet plazma televizyon ve 1 adet DVD player, GPS üzerinden uyduya kilitlenebilen dijital anten sistemi gibi sosyal donatı alanlarının da bulunduğu ifade edildi.
Açıklamada, vapurda ayrıca fiziksel, görme ve işitme engelliler için de tasarımların yer aldığı, engelliler için uygun rampa, engelli tuvaleti, özel ışık ve ses düzeni zemin kaplaması gibi özelliklerin bunlardan bazılarının olduğu kaydedildi.
Açıklamada, yeni vapurlarda gemicilerin halat mahallinin de yolculardan ayrılarak oluşabilecek herhangi bir tehlikenin önüne geçildiği ifade edildi.
Kaynak: Haber Anadolu Ajansı'na ait, sabah Hürriyet'te okumuştum fakat internet sitesinde ulaşamadım, Google'da taratınca karşıma netgazete.com ve güncel-haber.com sitelerinde de çıktı, paylaşmak istedim.