1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 5  |
 |
Kemal ÇONTAY
15 yıl önce - Prş 24 Tem 2008, 18:34
Aslında bizim istediğimiz iki yaka arasında 8 dakikada falan gidip gelmek değil,
klima, plazma vs. hiçbiri değil.
Mutlaka bunların olması artı bir durum ama bizim vapur kültürümüz bambaşka.
Yoğun yaşam kargaşası içerisinde güvertede geçirdiğimiz 25 dakika doyumsuz bir zaman aralığı bizler için dinlenme vakti.
Martılara simit atmak varken ben plazmayı pek tercih etmem , ya siz?
Yada güzelim İstanbul"u seyretmek varken, reklam izlemek?? kesinlikle ilgi alanım dışında..
İstanbul"lulara vapurları sevdiren İstanbul ve boğazın, Adaların , Marmara denizinin kendisi değilmidir?Müzeleri gezdiren rehber gibidir vapurlar. Hele boğaz vapurları..
Boğazın her zaman serin olan oksijen dolu havasını teneffüs etmek varken neden klima?
Mutlaka artı olan bu donanımları savunan arkadaşlar vardır . Lütfen bizi mazur görün.
Beş yıldız gemi istemiyoruzki biz. Yalova hattının iptal edilmesiyle Vapurda geçen süre Adalar Hattıyla Maksimum 90 dakika.
Bu ilavelere ayrılan ödeneklerle
onarım maliyeti yüksek denen zarif kraliçemiz FENERBAHÇE"nin makinaları revize edilemez mi?
Bu lüks ilaveleri Deniz otobüsleri için anlarım ama vapurlarda soru işareti ??
Sonuçta onlar kapalı ve uzun mesafelerde etkin. zaman zaman ayağa kalkmak bile yasak, mecbursunuz oturmaya .. hava alacak pencere yok . 500 kadar insanın nefeside havayı değiştirmeye mecbur kılıyor. klima şart.
uzun yolculuklarda plazma tv evet, güzel bir düşünce vakit geçirme açısından,
ama vapur da ne kadar gerekli bunlar bilmiyorum arkadaşlar.
Aşağıda yazdığım örnek hakkında dikkatinizi çekmek istiyorum. Düşüncelerime eşdeğer olduğu kanısındayım.
Akdenizin gözde turizm ülkelerinden olan Yunanistan"da turistlere sunulan konaklama hizmetinin
neredeyse tamamına yakınının bizdeki pansiyonlar tipindeki evlerde yapıldığını biliyormuydunuz?
Oysa biz de tam tersine 15 , 20 yıldızlı oteller yapma sevdası var. Öğünürkende otellerimizle öğünüyoruz, güzelliklerimizle pek değil,
İnsanların geldikleri yerlerde zaten bu lüks"ler var. Onlar Doğa, Tarih görmeye ve Nefes almaya gelmiyorlar mı? Sıkıldıkları hayat biçiminden sıyrılıp natürel yaşamayı istemezlermi?
ne demek istediğimi ifade edebildiysem ne mutlu bana sevgili dostlar
|
 |
Levent71
15 yıl önce - Prş 24 Tem 2008, 18:46
Kemal Bey, ne güzel yazmışsınız. Ben de vapurla ilgili bazı eleştiriler getirince bir partinin düşmanı ilan edildim. Özel mesajla "adam" olmadığım şeklinde hakaretlere maruz kaldım. Oysa Marmara'da salınacak bir vapurda ne klimaya, ne TV'ye, ne DVD oynatıcısına gerek var. "İstanbul'un vapuru" öyle bir şey değil, öyle bir manası yok onu kullananlar için.
Vapur bir duygu, bir şarkı, bir hatıra. Öyle olmasa bu forumda eski vapurlar için sayfalar dolusu yazı yazılır mıydı? Vapur, İstanbulluyu denizle yakınlaştıran, sevgiliyi yarine getiren, çocuğu Eyüp Sultan'a götüren, bacasından çıkan dumanla gökyüzüne şiir yazdığımız bir güzelliktir.
Bunu herkes anlayamaz.
|
 |
Kemal ÇONTAY
15 yıl önce - Prş 24 Tem 2008, 19:02
Kendinizi hiç üzmeyin derim.
Onların varlığı bizi daha değerli yapar, unutmayın .
Gönül zengini insanlar olarak bizlerin frekansını yakalamak her yiğidin harcı değil.
Kalbinizi hoş tutun
|
 |
Gökçe Aydın
15 yıl önce - Prş 24 Tem 2008, 19:08
Lektem ve Kemal Çontay pek katılamadığımı söylemeliyim. Katılamadığım nokta şu: Vapurlara yönelik olarak duygusal yaklaşımlarda olmanıza kimse itiraz edemez; bu sizin zevkiniz ve tercihinizdir. Ancak, ulaşım sistemini planlarken de çoğu kimsenin duygusallıktan ziyade nesnel fayda elde etmeye yönelik tercihler içerisinde olduğunu düşünmek ve planlamamızı bu niyetle yapmak zorundayız. Açıkçası, her sabah ama her sabah erkenden kalkıp yollara düzülen ve vapuru kullanarak işine/dersine/sınavına yetişmeye çalışan, kafasında iş, okul, sınav, geçim derdi, gelecek kaygısı, ailevi ve sosyal sıkıntılar gibi bin türlü tilkiler gezinmekte olan kişilerin bu koşullar altında "yavaş, konforsuz ama romantik" bir yolculuk yapmak sevdası içinde olduklarını hiç sanmıyorum(Böyle olanları da vardır mutlaka, ama kaideyi bozmayacak istisnalardır). Bu rutin içerisinde her gün seyahat yapmakta olan kişilerin birinci önceliği tabii ki güvenlik olacaktır. İkinci önceliği de, ekonomi/konfor/hız arasında iyi bir denge yakalamış bir ulaşım sistemidir. Romantizm tabii ki en son sırada gelecektir.
Yeni vapurların bu bakımlardan başarılı olacaklarını düşünüyorum. Geleneksel vapurlarımız iyiler, hoşlar ama gelin kabul edelim, konforsuzlar. Açık mekanlarında zaten kışın buz gibi soğuğunda oturmak pek mümkün değil. Kapalı mekanlarında ise, pik saatlerde doğal olarak meydana gelen kalabalık durumunda gerçekten havasız ve boğucu bir ortam oluşabiliyor. Bu yüzden, klima, havalandırma vb teknolojik donanımlara kabul etsek de etmesek de ihtiyaç var.
Hız konusuna gelince: Manevralarda kaybedilen zamanı azaltacak donanımları ve seyirde de bir miktar hız artışını kesinlikle yerinde buluyorum. Ama dediğim gibi hız/konfor/ekonomi dengesini bozmayacak miktarda(Örneğin boğazda tutup da 32 mil yapacak gemi satın almanın elbette anlamı yok). Tekrar hatırlamakta fayda var: Bu vapurların oransal olarak en büyük daimi kullanıcıları her sabah ama her sabah erkenden kalkıp yollara düzülen ve vapuru kullanarak işine/dersine/sınavına yetişmeye çalışan, kafasında iş, okul, sınav, geçim derdi, gelecek kaygısı, ailevi ve sosyal sıkıntılar gibi bin türlü tilkiler gezinmekte olan kişiler.
En son Gökçe Aydın tarafından Prş 24 Tem 2008, 21:29 tarihinde değiştirildi, toplamda 5 kere değiştirildi
|
 |
Levent71
15 yıl önce - Prş 24 Tem 2008, 22:10
Dentur'un motorları da insan taşıyor ama bir Dentur motoru ıskat edilse ne kimsenin ruhu duyar, ne kimse arkasından ağıt yakar. Ama hızlılar, çevikler. Yanaşmaları 30 saniyeyi bulmuyor. Bir anda dolup bir anda boşalıyorlar. (Bazısında kapılar içeri doğru açılıyor. Panik halinde o motordaki insanların hali nice olur, bu motorları denetleyen kimse yok mudur bilmiyorum.) Ama sonuçta bunlar, teneke yığınları ve sevimsizler. www.motorumuvermiyorum.com diye bir site açılabileceğini düşünür müsünüz? Olacak şey değil. Kimse açmaz. Adı Urfalı Cemal olan bir teneke Marmara'dan gitse n'olur, gitmese n'olur. G.doğuluları falan küçümsediğim düşünülmesin sakın ola.
Ama vapur, adından boyasına, motorundan seren direğine bir manalar ve işlevler bütünüdür.
Zamanın gerektirdiği yenilikleri elbette sunsunlar ama gereksiz şeylerle de maliyetleri yükseltilmesin. Vapurun yapacağı sürat bellidir. Eminönü-Kadıköy arasını 23 dakika sürüyorsa hadi olsun olsun 17 dakikaya insin. Tamam. Özürlülerin inip binmesini kolaylaştıran işlevler eklensin. Güvenlikleri artırılsın. Ama geçmişi 1850'lere kadar uzanan bir mirasınız varsa her adımınızda buna dikkat etmeniz gerekir. Kalkıp vapurları kırmızıya boyayamazsınız mesela. Ama boyarsanız da bunu engelleyen bir yasa herhalde yoktur. Ama boyayamazsınız. Adama sorarlar niye yaptın diye.
Belli çerçeveler içinde her türlü yenilik yapılmalı. Ama çerçevenin çizgilerine de riayet edilmeli. 
|
 |
Alexandros
15 yıl önce - Prş 24 Tem 2008, 22:24
Bizim haddimize dusmez IDO'nun muhendislerine ne yapip ne yapmiyacaklarini gostermek, art niyetsiz bir elestiride bulunmak isterim. Tenkitlerimiz vapurlara olan sevgimizden geliyor, onlarin kusursuz ve Marmara denizinde kuğularin zerafeti gibi gormek istedigimizden ileri geliyor.
Geminin cok kisa zamanda kapilarinin acik sekilde seyahat edeceginden eminim, bilemedin Kabatastan Kinaliadasina kadar kapilar kapali gider, obur adalar arasinda kapilar acik gidecek,, yazin sicaginda, kapilar kapali, insanlar sardalya gibi istiflenmis Calisacagini pek zannetmiyorum, ama yanilmis’ta olabilirim.
Konuya gelince yeni vapurumuza iyi yolculuklar diler, Aktif hayatini kazasiz, belasiz gecmesini diler, siz (sansli ) Istanbul halkina iyi hizmetler vermesini temmeni ederim.
Istanbulumun bagri buyuktur bu vapurada sefkatla sarilacagindan eminim.
Hoscakalin Istanbullu hemserilerim.
|
 |
mordehay kohen
15 yıl önce - Prş 24 Tem 2008, 22:53
| Alıntı: |
| Kalkıp vapurları kırmızıya boyayamazsınız mesela. Ama boyarsanız da bunu engelleyen bir yasa herhalde yoktur. Ama boyayamazsınız. Adama sorarlar niye yaptın diye |
Araba vapurlarını nedense alışılmış renklere boyamadılar hatta 1912 senesinden beri kullanılan o güzelim çiftçapa ayyıldız logosunu kulanmadılar. belki bu logonun mucidi seyrusefain'in alman müdürü karl leke'ye karşı senpatileri yok .
istanbul büyükşehir belediyesi ve ido şehir hatlarını Türkiye denizcilik işletmelerinden emanet aldı bu demek değildir vapurların kimliği değişecek diye .
|
 |
Gökçe Aydın
15 yıl önce - Prş 24 Tem 2008, 23:03
| Alıntı: |
| Dentur'un motorları da insan taşıyor ama bir Dentur motoru ıskat edilse ne kimsenin ruhu duyar, ne kimse arkasından ağıt yakar. Ama hızlılar, çevikler. Yanaşmaları 30 saniyeyi bulmuyor. Bir anda dolup bir anda boşalıyorlar. (Bazısında kapılar içeri doğru açılıyor. Panik halinde o motordaki insanların hali nice olur, bu motorları denetleyen kimse yok mudur bilmiyorum.) Ama sonuçta bunlar, teneke yığınları ve sevimsizler. www.motorumuvermiyorum.com diye bir site açılabileceğini düşünür müsünüz? Olacak şey değil. Kimse açmaz. Adı Urfalı Cemal olan bir teneke Marmara'dan gitse n'olur, gitmese n'olur. G.doğuluları falan küçümsediğim düşünülmesin sakın ola. |
Haklısınız, ama öte yandan bakarsak da örneğin banliyö treni ile Haydarpaşa'ya gelen yolcuların garın kapısından çıkar çıkmaz kitle halinde Turyol iskelesine yönlendiğini görürsünüz; çoğu insan İDO iskelesine dönüp bakmaz bile. Birkaç meraklı hariç hiç kimse vapur nostaljisi yaşayayım diye Turyol motoruyla direkt karşıya gitmek yerine ekstra bir Kadıköy turu atmayı kabullenmiyor. Yine Beşiktaş - Üsküdar hattında vapur nostaljisi yapacağım diye 30 dakika beklemeyi göze alanı da pek görmüyoruz. Yani kişiliksiz bulunsa bile ulaşım aracı olarak pratik bulunuyorsa maalesef çok daha kişilikli olanlara tercih ediliyor. Bu yüzden de, ulaşım aracı olarak pratikliği ve tercih edilirliği düşünmek zorundayız. Bu bağlamda,
- Arttırılmış manevra kabiliyeti.
- Güvenlik ve ekonomi sınırlarını zorlamayan bir hız (14 knot iyi bir hız bence)
- Klima
- Daha konforlu koltuklar.
gibi özellikler mutlaka yeni vapurlarda bulunmalıdır diye düşünüyorum. Vapurun görüntüsüne bakarsak çok ciddi bir kimlik değişikliği de gözükmüyor; bu da olumlu bir gelişme. Buralara nereden geldiğimizi lütfen hatırlayalım; İDO bu işi ilk devraldığında vapurları tümden kaldırıp yerlerine ithal deniz otobüsleri koymayı planlıyordu. Vapurumu vermiyorum kampanyası çok başarılı bir muhalefet örgütleyerek, deniz taşımacılığımızın başına getirilmek istenen bu felaketi engelledi. Bence içinde bulunduğumuz durumun keyfini çıkartalım.
| Alıntı: |
| Bizim haddimize dusmez IDO'nun muhendislerine ne yapip ne yapmiyacaklarini gostermek, art niyetsiz bir elestiride bulunmak isterim. Tenkitlerimiz vapurlara olan sevgimizden geliyor, onlarin kusursuz ve Marmara denizinde kuğularin zerafeti gibi gormek istedigimizden ileri geliyor. |
Ne demek efendim, onlar mühendisse siz de kullanıcısınız, mühendisler diktatör değillerdir, dediğim dedik çaldığım düdük tavrına girmeye hakları hiç bir zaman yoktur. Sonuçta kullanıcı için sistem tasarlamaktadırlar.
|
 |
Kemal ÇONTAY
15 yıl önce - Cum 25 Tem 2008, 01:58
Sayın Gökçe Bey,
Prensip olarak ortak kullanım alanımız olan bu sayfalara kişilere yönelik mesajlar yazmıyorum.
Lütfen bir istisna olarak görün bu mesajı.
Herşeyden önce biz bu yeni nesil evlatların dünyaya gelmesinden memnunuz. Karşı olduğumuzu nasıl tayin ettiniz pek anlamadım doğrusu?
Mutlaka artı ve eksi yönleri vardır. Konuşuruz, tartışırız, paylaşırız bunlar normal şeyler.
Bence İDO en doğrusunu yaparak simge haline gelmiş bu kentin dokusunu bozmayarak Şehir Hatları formunda yaptığı dizaynla takdir topladı.
Vapurlara olan tutkumuzu sıradan bir romantiklikle örtüştürmeniz üzücü bir durum.
Elbetteki kimseden kendimiz gibi düşünmesini beklemiyoruz.
Daha ziyade herkesin görüşüne saygı duyuyoruz.
Düşüncelerinizi yazdığınız içinde teşekkür ediyoruz.
Mesajınızda bahsi geçen binlerce İstanbul"lu daimi kullanıcılardan biride bendim çok yakın bir zamana kadar.
Evimin önünden Karşıya geçen otobüsler olmasına rağmen 18 yıl boyunca her sabah öğrencilerle beraber seyahat ettim vapurlarda. Her sabah ama her sabah erkenden kalkıp yollara düzülen ve vapuru kullanarak işine/dersine/sınavına yetişmeye çalışan, kafasında iş, okul, sınav, geçim derdi, gelecek kaygısı, ailevi ve sosyal sıkıntılar gibi bin türlü tilkiler gezinmekte olan kişilerden biride bendim.
Klimalı deri koltuklu ve televizyonlu bir ulaşım aracıyla çözülecekse bunlar ne mutlu bize. Çözüm basitmiş demekki.
Bunca yıllık İstanbul hayatımda bir tane öğrenci şikayeti duymadım vapurlarla ilgili.
Aksine hallerinden gayet memnun gözüküyorlardı.
Sitede mutlaka bu öğrencilerden vardır , emin olun.
Güvenlikten bahsetmişsiniz.
Siz zannediyormusunuzki 1952 yapımı olan bir vapurun şimdikelerden güvensiz olduğunu.. İnanın üzülürüm.
Seyir kabiliyetleriyle, Hava muhalefetlerindeki hünerleriyle emin olun çok güvenlidirler.
Konfordan bahsetmişsiniz.
Milyarlarca dolarlık dış borçlarımızla yaşamayı öğrenmeye çalışırken, her bebeğin borçlu doğduğu bir ekonomik düzende ayakta durmaya gayret ederken, konfor ve lüks merakımızın bizi nerelere götürdüğünün farkındamıyız?
Yabancı ülkelerden gelenlerin ilgisini çeken bu konu inanın bana nahoş bir durum.
Çünkü onlar bizlerden çok daha sade yaşıyor.
Bilgisayar fiyatına alınan cep telefonları, komşuda var niye bizde yok denen ve 5 yıllık borçlanmalarla alınan lüks arabalar, marka giyeceğim uğruna maaşlarını kredi kartlarına yatırıp hala açık verenler..Sizce çokda fazla lüksü toplum olarak abartmıyormuyuz?
Kaldıki bunlara rağmen ben mevcut vapurları hiç de konforsuz bulmuyorum.
Hızdan bahsetmişsiniz.
Aman PAŞABAHÇE duymasın, celallendin mi bir tutamazsınız onu!
Günümüz istanbul"unda bir yerden bir yere gitmenin minumum süresi yarım saatken ve zaman zaman bu 1,5 veya 2 saatlere tırmanırken, trafikte saç baş yolarken,ben bu yirmibeş dakikayı hiç ama hiçte çok görmüyorum. Varsın sizin dediğiniz olsun, 15 dakikada geçilsin, kalan on dakikada bir sigara içilir artık.
Yakın birzamana kadar hız konusunda eline su dökülmeyecek olan deniz otobüslerimizin iskelelerini ve akıbetlerini Karaköy ve Eminönü"de hatırlayacaksınızdır.
Planlamadan ve verimden bahsetmişsiniz
Çok değil 10 gün kadar önce akşam vakti Yalova"dan İstanbul"a dönmeye çalışırken yer olmadığı için bir sonraki deniz otobüsünü beklemek zorunda kaldım. Tek başıma olsam neyse , ailemle beraber binbir zahmetle. Yıllarca bindiğim Yalova vapurunda böyle bir durumla hiç karşılaşmamıştım.
Haydarpaşa"da sinek seferleri yapan Turyol"dan bahsetmişsiniz.
Böyle bir planlama hatası var ise bunun sorumlusunu konforsuz ve güvensiz gemilerde aramamak gerekir. Araştırırsanız bu konuyu Zamanında Şehir hatları yönetiminde sadece Haydarpaşa seferi yapan vapurlarımıza rastlayacaksınız. Bunun çözümünü ultra lüks gemiler tek başına yapamayacaktır.
Sayın Gökçe,
Amacım asla sizinle tartışma havası yaratıp sinirleri germek değil. Tutkunun matematiği olmuyor ne yazikki. Üzülüyoruz inanın. Değerlerimize geçmişimize sahip çıkamadığımız için üzülüyoruz.
Sistematik bir şekilde zamana uydurulup tüketen toplum olma yolunda ilerliyoruz.
Milli değerlerimizden uzaklaştırılıyoruz.
Eğitim gören kaç tane evladımız Kurtuluş savaşı destanımızda bu vapurların askerlik yaptığını biliyor?
Vapur geleneği atalarımızdan bize miras.
Varın siz bizi gerçekleri göremeyen romantik Romeo"lar olarak görün, ziyanı yok , canınız sağolsun.
Size ve tüm wowturkey ailesine saygılarımla..
|
 |
Saro Silelyan
15 yıl önce - Cum 25 Tem 2008, 12:15
Lektem ağabey'in dediklerine katılıyorum,çok güzel şeyler yazmış.Vapur genelde iyi gibi fakat ön tarafının görünümü pek hoşuma gitmedi tabiiki kaptan köşkünde değişiklikler olacaktır fakat çok fazla birşey değişeceğini sanmıyorum ön tarafın görünümünde.ŞH yazısına bir anlam veremedim,bence ya tüm vapurlarda olmalı yada hiçbirinde.Açık alanların arttırılmış olması en büyük artısı olmuş bana göre.Plazma,klima,DVD bencede gereksiz.Fakat eğer uzun mesafeli seferlerde kullanılacaksa plazma ve dvd biraz daha mantıklı olabilir.Bu arada geçen yaz Zübeyde Hanım vapurunun bir personeliyle yeni vapurlar hakkında konuştuğumuzda bana bir tanesinin devamlı olarak Çınarcık seferine koyulacağını söylemişti bakalım göreceğiz.Böyle hızlı bir vapura sanırım en çok Çınarcığın ihtiyacı var tabiiki konserve gibi deniz otobüsünde seyahat etme merakı olmayanlar için.Bence bu vapurun o hatta konmasıyla vapur yolcu sayısındada göze çarpan bir artış olacaktır.Sonuçta bu vapurun 25 dakika mesafelik hatlarda harcanması çok yazık olur.
|
 |
sayfa 5  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|