30 Eylül 2008 tarihinde Sabah Gazetesi’nin manşetinde yer alan “En güzel bayram Hattat’a geldi” haberi ile ilgili olarak bir açıklama gereği doğmuştur. Bu nedenle aşağıdaki hususları kamuoyunun dikkatine sunmak istiyoruz:
Söz konusu parsel üzerindeki yapı için 2005 yılında Şişli Belediye Başkanlığı'nca yapı ruhsatı düzenlenmiştir. 11.12.2007 tarihinde Şişli Belediye Başkanlığı'nca yapı yüksekliği artırılarak, 59.20 m olacak şekilde tadilat ruhsatı düzenlenmiştir. Mevcut inşaat, bu ruhsata göre devam etmektedir.
Parsel, 15.04.2008 tarihinde Başkanlığımız teknik elemanlarınca tetkik edilmiş ve kanat kısımlarının 2007 tarihli onaylı projesine göre uygun olarak devam ettiği ve ruhsatına göre 2 kat daha yapma hakkının olduğu, ancak çekirdek olarak kullanılan ve iskân edilmeyen kısımda Şişli Belediyesi tarafından onaylanan projesinde belirlenen 59.20 m kotunun aşıldığı tespit edilmiştir.
30.06.2008 tarihinde yapıya ait avan projeler “onaylanması” talebiyle Başkanlığımıza iletilmiştir. Sunulan projede bina konturları Şişli Belediyesince daha öne onaylanmış bina konturlarıyla aynı olup, bina yüksekliği 235.00 m dir.
13.08.2008 tarihli yazımızla proje, onaylanabilmesi için gerekli diğer evrakların ilgili kurum görüşlerinin ve protokolün eksik olması nedeni iade edilmiş ve eksiklerin tamamlanarak başkanlığımıza iletilmesine müteakip projelerin incelenebileceği ilgililere bildirilmiştir. Yeni proje Ulaşım Daire Başkanlığı ile yapılacak protokol sonrasında netleşecektir.
Haberde bahsi geçen alan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nce planlanan “Ayazağa Transfer Merkezi Alanı” içinde kalmaktadır ve toplam 80.000 m2 lik transfer merkezi alanının bir kısmını (yaklaşık 11.000 m²) kapsamaktadır.
Söz konusu parseli kapsayan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli İmar Planları, 13.06.2008 tarihinde E: 3, Taks: Serbest ve H: Serbest yapılaşma koşullarında Ulaşım Daire Başkanlığı'nın görüşü doğrultusunda “Transfer Merkezi Alanı” olarak onaylanmıştır.
Söz konusu alan, ilgilinin talebine göre değil, Büyükşehir Belediyesi’nin planlaması doğrultusunda “Ayazağa Transfer Merkezi” ile bütünlük sağladığından transfer merkezi sınırlarına dahil edilmiş ve 14.12.2007 tarihinde Büyükşehir Belediye Meclisi’nce de uygun görülmüştür.
Söz konusu parselin de yer aldığı Transfer Merkezi Alanı’nda 1) Toplu taşım araçları peron yerleri ve araç depolama alanı, 2) Taksi durakları, 3)Park&ride (5000 araçlık) otopark alanı bulunmaktadır. Alan, alışveriş merkezi ve /veya Kültür Merkezi ve /veya Kongre Merkezi ve/veya Eğitim Alanı ve/veya Hastane Alanı ve/veya Turizm Merkezi, Büro , Apart Otel fonksiyonlarını içermektedir.
Transfer Merkezleri, ulaşım sistemlerinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Bu tür yerlere Transfer Merkezi fonksiyonu vererek kamu kaynaklarını daha etkin bir şekilde kullanmak amaçlanmaktadır. Ayazağa Transfer Merkezi’nde de Parsel sahibine taviz verilmemiş, aksine taviz alınmış ve İstanbulluların menfaati gözetilmiştir;
1) 300 araç kapasiteli otoparkın yapılarak Büyükşehir Belediyesi’ne bedelsiz terki, 2) Zemin altı ring yolunun yapılması, 3) Bodrum katların 4’ü, lehine irtifak hakkı olması nedeniyle İSKİ için ayrılmıştır. 3) Zemin altı yaya ve araç geçişlerinin 7gün/24 saat açık tutulması ve 4) Transfer merkezi çevresinde yapılacak ulaşım yatırımlarına 10 milyon YTL ile katkıda bulunması sağlanmış ve teminatları alınmıştır. Ayrıca, turizm+ticaret alanı bünyesinde yer alacak olan seyir terası+konferans salonunun ortak kullanım hakkının İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne verilmesi karara bağlanmıştır.
Bahse konu parseldeki inşai faaliyet, ilçe belediyesince onaylı ruhsata göre devam etmekte olup, transfer merkezi imalatını da içeren haklar ancak avan projesinin İmar Müdürlüğü’nce onayı ve ilçe belediyesince ruhsatlandırılmasıyla mümkün olacaktır.
Belirtmek gerekir ki, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ‘kişiye özel düzenleme’ ile değil, imar mevzuatı çerçevesinde, planlama esasları, şehircilik ilkeleri ve kamu yararına uygun olarak karar almaktadır. Tüm plan teklifleri İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde görüşülerek ve en üst seviyede kamu yararı gözetilerek değerlendirilmektedir.
haklar ancak avan projesinin İmar Müdürlüğü’nce onayı ve ilçe belediyesince ruhsatlandırılmasıyla mümkün olacaktır.
En güzel bayram Hattat a mı geldi....
Biraz fazla bir başlık olmuş gazetelerin abartması.... Ama yine de binanın RUHSATI YOK....
Ancak benim bir arsam var 3+1 kat imarlı. (nedemekse ? 3 kat imarım var ancak birkaç milyarı toka edersem 4 kat imarım olacakmış) Ben buraya apartman inşaatını ruhsatımı almadan başlarsam (inşaatı yaparken alırım hele ben bir başlayayım desem) NE olur söyleyebilecek olan var mı?
Şimdi, Yani bu yukarıda belediyenin açıklanadığına göre emsal teşkil ederek birkaç Belediye Hizmeti yaparak (örnek : binamın temelini 450 m² değilde 400 m² yapıp halka açık ÜCRETLİ otopark ve çocuk parkı yapacağım diyerek Ben bu arsaya kalkıp 8 katlı bir bina dikersem ben halka mı hizmet etmiş olurum kendime mi?
Ben bu tür MODERN projelerin yapılmasına karşı değilim, ancak bunlara PEŞKEŞ çekilip zenginin daha da zengin edilmesine de ses çıkarmamak abesle iştigal dir.
Dünyaca ünlü belgesel kanalı Discovery Channel Diamond of İstanbul'u belgesel haline getiriyor.
kaynak http://www.tgrthaber.com/news_view.aspx?guid=%7B7 ...7890FC5%7D
"Diamond Of İstanbul Discovery'de
Dünyaca ünlü belgesel kanalına İstanbul'da inşa edilen bir bina konu oldu. Discovery Channel Diamond of İstanbul'u belgesel haline getiriyor.
İstanbul, 27 Ağustos 2008 18:55
Discovery Channel'in sunduğu "Built After Disaster" doğal afetlerin, saldırıların, terörist saldırıların ve benzeri tehlikelerin ardından dünya çapında insanlara kendilerini güvende hissedecekleri daha sağlam yapıların inşasını ve mühendislerin inşa tekniklerini geliştirme çabalarını konu alıyor. Bu kapsamda Diamond Of İstanbul binası programın ilgisini çekti ve dizinin bir bölümünü ona ayırdı. Bina bir alışveriş merkezinin etrafında yükselen 3 birleşik kuleden oluşuyor. Kulelerden biri rezidans, biri ofis ve üçüncüsü ise otel işlevi görecek şekilde tasarlanmış. Deprem etkilerine uygun mimari tasarımı, yüksek kalitedeki mühendisliği, uygun ekonomik teknolojik sistem ve malzeme seçimi binayı sağlam kılan diğer etkenler arasında yer alıyor. Bu binaların idealden ağır olması, daha pahalı ve olası bir depreme karşı esnekliklerini zayıf olması dolayısıyla Diamond Of İstanbul'un mimar ve mühendisleri her iki malzemenin de avantajlarını göz önünde bulundurup, gerekli yerlerde doğru bir şekilde kullanmış. Sonuçta bina yatay yükleri taşıyan sağlam, beton bir çekirdek ve düşey yükleri taşıyan çelik bir kabuktan oluşan kompozit bir sistem olarak inşa edilmiş bina 267 metrelik boyu ile Türkiye'nin en yüksek binası özelliğini taşıyor."
bu nasil bir skandaldir... ruhsat yok deprem raporu yok bina var.
istanbulda belediyelerin eli kolu bagli maglesef hicbir mueyyide yok parkotel istanbulun siluetine bir hediye oldu kimse birsey yapamadi heryer gokdelen doldu trafik kilit yapilan birsey yok heryer gecekondu doluyor hala ve hala belediyelerden cit cikmadigi gibioy ugruna birde tapu dagitiliyor son 30-40 senede belediyenin istanbula yaptigini kimse yapmadi valla... ancak burs versinler iftar cadirinda yemek dagitsinlar... adam ruhsatsiz kule mi dikiyor ses cikartan yok... ondan sora saray muhallebicisi adina istanbul buyuksehir belediyesi basin danismani cikar aciklama yapar.